zaman tüneli

para olsa çok mutlu olcağımdan eminim.
devamını gör...

günaydın. boşluklardan boşluk beğendiğim bir sabah daha.
devamını gör...

herkesin 'iyi ki'si farklı işte... kimi parkta çocuğunu /torununu gezdirir mutlu olur benimki de bu.. ilk kez çime basan minik patilerin heyecanı görülmeye değer..

ağaçların gölgesi, çim kokusu ve ilk kez sokağı keşfeden bir can dostu... pazar sabahından daha başka bir beklentim yoktu zaten.
ruhunuza dokunan güzel detaylarla dolu, sevdiklerinizle ve dostlarınızla geçecek mis gibi bir pazar günü olsun.
pazar kahvenizin tadı, gününüzün huzuru bol olsun.
herkese günaydın..

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

günaydın sözlükcüm.
denemekten vazgeçmediğiniz harika bir gün olsun.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

en sevmediğim. evet sevmiyorum ama saçmalayacağım.
çünkü neden saçmalamayayım
devamını gör...

ne demiş atalarımız. erken evlenen yol alır, erken kalkan göl alır.
devamını gör...

çok ilginç bu midi klavyenin aylardır sol framede kalıyor. geçen bir feyk nick açtım aynı gün arkaplana postalandı.
yoksa midi klavye de yoldaşın köylüsü mü
devamını gör...

günaydın kızlar. sabah şerifleriniz hayrolsun
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

okul yıllarımdan beri bu eylemi sürekli gerçekleştirmeme rağmen alışamadığım alışmak istemediğim şey.

uykuyu çok sevip sevmemekle alakalı değil, mecburi olan şeylere alerjik tepkiden ötürü.
devamını gör...

günaydın ponçiklerim manita kişisi gitti. benim tatil devam. sizin içğn bugün birkaç kulaç atıp boy vercem.
güzellikler sizinle olsun. hadi bakayım herkese bilim teknolojiye döneyim.
devamını gör...

bana ne lan sueda benim olacak #4056327
devamını gör...

mekanı cennet olsun.
devamını gör...

polonya'nın doğusunda lipka tatarları tarafından 18. yüzyılda inşa edilmiş, doğu avrupa ahşap mimarisinin sıra dışı bir örneğidir. dışarıdan bakıldığında geleneksel bir polonya köy binasını andıran yapı, islam ibadet alanı ile yerel ahşap ustalığının bir sentezidir. tamamen çam ağacından yapılmış olup yeşil ahşap kaplaması ve kule şeklindeki iki minaresiyle öne çıkar. polonya'daki müslüman tatar azınlığın yüzyıllardır koruduğu tarihi ve dinsel kimliğin sembolüdür.
devamını gör...

çok sevdiğim bir adamdı. tam bir sahne hayvanıydı bence. oyunculuk, şarkı, şarkı arası konuşmalar falan on numara bir insandı. gerçekten üzüldüm ölümüne, allah rahmet eylesin, yakınlarına sabırlar diliyorum.
devamını gör...

43 yaşında değilsindir.
devamını gör...

nuh tufanı bölgesel bir tufandır ve tek bir kavme yönelikti bu felaket.

kutsal kitap kuran, tufanda sadece nuh halkının cezalandırıldığını ve felaketin sadece onların bölgesinde gerçekleştiğini anlatır bizlere: emre1974tr.blogspot.com/201...
devamını gör...

2026 yapımı netflix filmi.

feminist bir film. dünyayı bayanlar yönetseydi ne olurdu bize bunu anlatıyor. erkekler kariyer olarak yükselmesi zor, cinsel obje olarak görülüyorlar vesaire.
film eğlenceli ama konu olarak feminist kafası saçma.

kadınların görmezden geldiği pek çok nokta var. en feminist kadınlar bile eş olarak seçtiği erkeğin kendinden daha güçlü olmasını ister, kadınların tabiri ile premses erkek istemez. diğer yandan kadın süse püse düşkündür. sen kabul etsen de etmesen de kadın ve erkeğin fıtratı bu. yani filmde anlatılan durum olsa kadınlar, erkeklerden daha fazla memnuniyetsiz olur.

misal bir kadın işi gücü var, evleniyor ama kocası çalışmıyor. kocası yemek, ütü, temizlik yapıyor geri kalan zamanda da paso playstation oynuyor. bu hayata belki erkeklerin %50'si ok der, ama hiçbir kadın çalışmayan kocaya bakmaz.

kadın para, statü, makam sahibi erkekleri kovalarken, erkek ise işveli cilveli kadını kovalar.

mesela başka konuya bakalım. pink tax diye bişey var.
pembe ürünler diğer renklere göre daha pahalı. iyi de ablacım kimse senin kafana silah dayayıp pembe renk al demiyor ki. bu arz talep meselesi. kadınları sırf pembe diye daha fazla ödemeyi göze alıyorsa satıcı da bir güzel kazıklar. sen biyolojiyi inkar ediyorsun, psikolojiyi inkar ediyorsun, sosyolojiyi inkar ediyorsun.
devamını gör...

seni çok sevdim çok destekledim de kusura bakma kredini tükettin başkan. anadolu kavağında balık tutması gereken adamı getirip hoca yaparsan aha sonucu bu olur
devamını gör...

günaydın.
devamını gör...

42 yaşına geldiğinizde artık yalnızca ne istediğinizle baş başa değilsinizdir. çünkü geride, istediğiniz şeylerin peşinden giderken verdiğiniz kararlar, seçtikleriniz, vazgeçtikleriniz, uğruna mücadele ettikleriniz ve bütün bunların hayatınızda bıraktığı sonuçlar vardır.

daha erken yaşlarda insan önündeki ihtimallere bakar. 42’de ise önünüz kadar arkanıza da bakarsınız. artık yalnızca hayal ettiğiniz bir hayat değil, yaşadığınız bir hayat vardır. bu yaşa gelindiğinde “ne istiyorum?” sorusu hala önemlidir ama artık tek başına yeterli değildir.

burada bir başka soru daha vardır artık: “bugüne kadar istediklerim, seçtiklerim ve yaşadıklarım beni kim yaptı?”. 42’yi ayna gibi düşünüyorum ve aynalar yalnızca görmek istediğimiz şeyi göstermez.

42 yaşında insan kendisini yalnızca kendi içinde görmez. eşiyle, sevgilisiyle, ortağıyla, rakibiyle, müşterisiyle, karşısına çıkan insanlarla, kısacası ‘diğeri’ üzerinden kendisiyle karşılaşır. bazen karşı tarafın yaptığı bir şey sizi tahammül edemeyeceğiniz kadar rahatsız eder. bazen bir başkasının hayatında gördüğünüz özgürlük size kendi sıkışmışlığınızı gösterir. bazen birinin cesareti, sizin ertelediğiniz şeyi hatırlatır. başkaları yalnızca kendilerini anlatmaz. kendimizde doğrudan göremediğimiz ve ‘diğeri’ aracılığıyla karşılaştığımız taraflarımızı da anlatır.

42 yaşındaki insanın arkasında 42 yıllık bir birikim vardır. bir şeyleri denemiştir. bir şeylerin işe yaramadığını görmüştür. bazı seçimlerinin bedelini ödemiş, bazılarının karşılığını almıştır. bu noktada kimisi için “bundan sonra da böyle mi devam edeceğim?” sorusu bir ok gibi saplanır zihne. çünkü kimisi için hayatının merkezi yaptığı o yerde deprem olur. özellikle uzun süre değişime direnilmişse açılan kapı daha sarsıcı hissedilebilir. kimisi için artık ertelenemeyen, isyanla karışık bir heyecan belirir. kimisi için otoritesini sarsan kontrol dışı olaylar.

42’de sorulan soru “doğru karar mı verdim, yanlış karar mı verdim?” kadar basit olmayabilir. doğru soru “peşinden gittiğim şey beni kendime yaklaştırdı mı?” olabilir. insan bazen yanlış bir seçim yaptığı için değil, bir zamanlar kendisi için doğru olan seçimin artık ömrünü tamamladığını kabul etmekte zorlandığı için sıkışır. bu noktada hayatınız gayet yolunda olsa bile hikayeye yeni bir boyut eklenebilir. yabancılık her zaman tehdit değildir, bazen davettir. fakat bu davet rahatsız edici olabilir. çünkü insan 42 yaşına geldiğinde hayatının üzerinde belli bir otorite kurduğunu düşünmek ister.

bir şeyleri çözmüş olmak ister. neyi sevdiğini, kim olduğunu, kiminle olduğunu, ne yaptığını bilmek ister. sonra hayat masaya başka insanları, başka ihtimalleri, başka sonuçları koyar. ve siz o masada tek otorite olmadığınızı yeniden hatırlarsınız. belki de bu yüzden 42’nin önemli kelimelerinden biri kabul. fakat teslimiyet anlamında değil, inatlaşmayı bırakmak anlamında. 42’ye kadar bir başka şey de değişmiştir. zaman artık soyut bir kavram değildir. 20 yaşında önünüzde sonsuz ihtimal varmış gibi hissedersiniz. 42’de hala çok fazla ihtimal vardır. yeni bir meslek seçilebilir, yeniden aşık olunabilir, sıfırdan bir şey kurulabilir. ama artık bütün ihtimallerin aynı anda yaşanamayacağını da bilirsiniz. öncelikler artık kaçınılmaz olarak belirlenir ve zaman böyle pay edilir.

gençliğin bir kısmı geride kalmıştır ve insan ister istemez dönüp bakar. “benim için anlamlı olan şey neydi ve ben onun peşinden ne kadar gidebildim?” burada kendimize karşı adil olmamız gerekiyor. çünkü herkes kendisi için anlamlı olan hayatı bütünüyle yaşayamaz. insan bazen geçinmek zorundadır. birçok sorumluluğu taşır. doğduğu coğrafyanın, ekonomik koşulların, zamanın sınırları vardır. dolayısıyla 42 yaşında kendinize “hayal ettiğim hayatı kurabildim mi?” diye sormak acımasız bir muhasebeye dönüşebilir. belki burada kaç kez hayallerinize yeltenme cesareti gösterdiğiniz daha değerlidir. çünkü anlam her zaman varışta bulunmaz. bazen insanın kendi yönüne gösterdiği sadakatte bulunur.

ve sanıyorum 42 yaşın ağırlığını biraz hafifletebilecek yer de burası. başkalarının hayatlarına bakıp “o yaptı, ben yapamadım” demek çok kolay. fakat dışarıdan gördüğümüz hayatlar çoğunlukla sonuçlardan oluşur. o sonuçlara hangi şartların, hangi imkanların, hangi kayıpların ve hangi sebeplerin eşlik ettiğini bilmiyoruz. hayat zaten dümdüz ilerleyen bir başarı hikayesi değil. sapmalar var. yanlış hesaplar var. yarım kalanlar var. geri dönülen yollar var. bir zamanlar uğruna çok şey verdiğiniz halde artık istemediğiniz şeyler var. ve bunların hiçbiri tek başına hayatınızı yanlış yaşadığınız anlamına gelmiyor. belki 42 yaşında yapılabilecek en dürüst şey geçmişi mahkemeye çıkarmak değil. onu okumak. 42 biraz da böyle bir çıktı yılı.

30’ların ikinci yarısında verdiğiniz kararların, aldığınız risklerin, kurduğunuz yapıların ve peşinden gittiğiniz anlamların nerelere vardığını 42’de daha iyi görebilirsiniz. bu yaş size kendinizi dışarıdan görme fırsatı verebilir. 36–37 yaşlarında “içimde canlı bir şey var, engellere rağmen peşinden gidebilir miyim?” sorusu ve cesareti baş gösterirken, 42’de insan yolun bir yerinde durup arkasına ve önüne aynı anda bakar. vardığı noktada bundan sonra kendime sadık kalarak nereye gitmek istiyorum diye sorar. 42’de zaman artık sonsuzmuş gibi görünmez. bu yüzden kalan yolun size ait olması eskisinden çok daha önemli hale gelir.

hayat, 42’de önünüze bir bilanço koyabilir ama kalemi elinizden almaz. 42’nin ağırlığı da umudu da aynı yerde, sonuçlarla yüzleşmek zorundasınız ama onlardan ibaret değilsiniz.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim