zaman tüneli
poine
geçmiş olsun poine.
devamını gör...
aynı evde yaşıyormuş gibi entryler
netflix - amazon prime - disney+ - tabii - exxen'in teker teker yazdığı kağıtlar yazılır,
hatuna gösterilir ve birisini seç der,
seçtikten sonra onun istediği film veya dizi şarap eşliğine tüketilir.
buradaki dialog ise;
b: hatun seç şunlardan birisini.
h: bunlar ne be?!
b: ya seç işte.
h: üff tamam.
-netflix çıkar-
h: ne oldu şimdi netflix çıktı.
-o sırada mutfaktan şarap ve bardaklar getirilir.
h: yaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
hatuna gösterilir ve birisini seç der,
seçtikten sonra onun istediği film veya dizi şarap eşliğine tüketilir.
buradaki dialog ise;
b: hatun seç şunlardan birisini.
h: bunlar ne be?!
b: ya seç işte.
h: üff tamam.
-netflix çıkar-
h: ne oldu şimdi netflix çıktı.
-o sırada mutfaktan şarap ve bardaklar getirilir.
h: yaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
devamını gör...
aynı evde yaşıyormuş gibi entryler
giyilmiş çoraplarınızı çalıp "anime kızından ikinci el çorap" şeklinde instada çiftini bin liradan satıyorum.
devamını gör...
aynı evde yaşıyormuş gibi entryler
midi klavyeni kırarım senin.
devamını gör...
uzak kalacak kadar güçlü olamamak
benim bundanım vardı.. garip uzak durduğum an, mesafeyi artırdığım an kaybetme korkusu ile tetiklenen bir his.
ben nasıl başa çıkacağım, onsuz nasıl devam edeceğim o boşlukla nasıl yüzleşeceğim.. en azından orada biri var diyerek oraya tutunmayı bırakacak cesareti bulamadığımız bir his..
garip, bir kere bırakıp devam edince yeniden yapabilirim zannediyor insan ama boşluklar değişkenler çok başka olunca zor.. kendimizin değerini başkalarının gözünden yansıttıkça kendimize oofffff yani belki tüm sır burada bilemiyorum. arıyorum. bulacağıma inanıyorum.
ve zamanın büyüsü… ilmek ilmek işliyor her seferinde o an için.. bırakabil diye seni de hazırlıyor şartları da. hiç beklemediğin anda siktiri basıp gidiyorsun işte arkana bile bakmadan.. ve yine ceplerin dolu, kalbin ferah.. sandığından daha güçlü hissederek..
(bkz: bu muymuş)
ben nasıl başa çıkacağım, onsuz nasıl devam edeceğim o boşlukla nasıl yüzleşeceğim.. en azından orada biri var diyerek oraya tutunmayı bırakacak cesareti bulamadığımız bir his..
garip, bir kere bırakıp devam edince yeniden yapabilirim zannediyor insan ama boşluklar değişkenler çok başka olunca zor.. kendimizin değerini başkalarının gözünden yansıttıkça kendimize oofffff yani belki tüm sır burada bilemiyorum. arıyorum. bulacağıma inanıyorum.
ve zamanın büyüsü… ilmek ilmek işliyor her seferinde o an için.. bırakabil diye seni de hazırlıyor şartları da. hiç beklemediğin anda siktiri basıp gidiyorsun işte arkana bile bakmadan.. ve yine ceplerin dolu, kalbin ferah.. sandığından daha güçlü hissederek..
(bkz: bu muymuş)
devamını gör...
poine
geçmiş olsun poinecim.
devamını gör...
başlıktan kesilen yazar
valla yazar olamadığımız için m.ö açılan başlıklara salça olacağım yakında. öhöm öhöm...
devamını gör...
tez antitez sentez
sonu gelmez bir girdap. en nihayetinde bir senteze ulaşsan bile onu sorgulamaya başladığın andan itibaren tekrar başa dönüp yeni bir tez ortaya atmış oluyorsun.
devamını gör...
alınan en garip iltifat
eski nişanlım bana evim derdi. çok hoşuma giderdi ya. neden bilmiyorum ama o zamanlar çok hoşuma giderdi.
devamını gör...
başlıktan kesilen yazar
sırf insanlar intihar etmesin diye çöpe attığım entry’lerim var.
*
*
devamını gör...
ekonovich'in ciddiyet ararken ekonovich'e rastlaması
devamını gör...
mehdi (yazar)
koştursun birader yazar.
devamını gör...
the idol
blackie lawless'ın can alıcı vokalinin yanında doug blair'in gitarı tabiri caizse ağlatarak çaldığı ve mümkünse ölmek üzereyken dinlemek isteyeceğim son gitar solosuna ev sahipliği yapan bir w.a.s.p. başyapıtı. grubun the crimson idol albümündeki jonathan steele’in hikayesinin en can acıtan yerlerinden birini anlatır.
jonathan, çocukluğunda ailesinden göremediği sevgiyi hayatı boyunca başka yerlerde arayan bir adam. sonra büyüyor, rock yıldızı oluyor; para geliyor, şöhret geliyor, binlerce insan onun adını bağırıyor. dışarıdan bakınca bir insanın isteyebileceği her şeye sahip. ama mesele şu ki jonathan aslında hiçbir zaman şöhret istemiyordu. görülmek istiyordu. özellikle de babası tarafından. the idol tam olarak bunun fark edildiği yer biraz. dünyanın seni sevmesinin, sevmesini istediğin tek kişinin sevgisinin yerini tutmadığını anlıyorsun...
ve insanın içini asıl burası burkuyor: jonathan zirveye çıktığında bile hâlâ çocukken eksik kalan aynı şeyi arıyor. bazı insanlar başarıya ulaşmaz aslında; sadece yaralarından çok uzağa koşarlar.
tıpkı sen, tıpkı ben, ha?
"where is the love to shelter me?
only love, love, love – love set me free"
jonathan, çocukluğunda ailesinden göremediği sevgiyi hayatı boyunca başka yerlerde arayan bir adam. sonra büyüyor, rock yıldızı oluyor; para geliyor, şöhret geliyor, binlerce insan onun adını bağırıyor. dışarıdan bakınca bir insanın isteyebileceği her şeye sahip. ama mesele şu ki jonathan aslında hiçbir zaman şöhret istemiyordu. görülmek istiyordu. özellikle de babası tarafından. the idol tam olarak bunun fark edildiği yer biraz. dünyanın seni sevmesinin, sevmesini istediğin tek kişinin sevgisinin yerini tutmadığını anlıyorsun...
ve insanın içini asıl burası burkuyor: jonathan zirveye çıktığında bile hâlâ çocukken eksik kalan aynı şeyi arıyor. bazı insanlar başarıya ulaşmaz aslında; sadece yaralarından çok uzağa koşarlar.
tıpkı sen, tıpkı ben, ha?
"where is the love to shelter me?
only love, love, love – love set me free"
devamını gör...
ekonovich'in ciddiyet ararken ekonovich'e rastlaması
seni yoldaşa söylicem.
devamını gör...
the serenity prayer
reinhold niebuhr isimli teoloğa atfedilen dua, kısa hali tam olarak türkçesi şöyledir.
"tanrım, değiştiremeyeceğim şeyleri kabullenme huzurunu, değiştirebileceğim şeyleri değiştirme cesaretini ve ikisi arasındaki farkı bilme bilgeliğini bana ver."
"tanrım, değiştiremeyeceğim şeyleri kabullenme huzurunu, değiştirebileceğim şeyleri değiştirme cesaretini ve ikisi arasındaki farkı bilme bilgeliğini bana ver."
devamını gör...
kimi okuyacağına karar verememek
sana ben tapardım, benim olsaydın. değilsiniz o yüzden sadece uzaktan seviyorum.
hangi birinizi okuyacağım? nasıl yetişeceğim? seçemiyorum da, kararsızım. o piti piti yapayım takip ettiklerim arasında. en mantıklısı bu.
hangi birinizi okuyacağım? nasıl yetişeceğim? seçemiyorum da, kararsızım. o piti piti yapayım takip ettiklerim arasında. en mantıklısı bu.
devamını gör...
ekonovich'in ciddiyet ararken ekonovich'e rastlaması
şu an balkonda abi demeyeydi iyiydi diye hüzün sigarası içiyor...
devamını gör...
güne bir şiir bırak
eylül'de gel,
harman olalım,
demiştin .!
kavrulur,
hep birlikte
yanarız diye söz vermiştin..
eylülde gelir şiirine akar,
yüreğini yakarım demiştin..
eylül de geldi gönül yaram
sen gelmez oldun..
ey sevgili,
yoksa sen;
hâlâ o eski hazan'da mı kaldın..?
harman olalım,
demiştin .!
kavrulur,
hep birlikte
yanarız diye söz vermiştin..
eylülde gelir şiirine akar,
yüreğini yakarım demiştin..
eylül de geldi gönül yaram
sen gelmez oldun..
ey sevgili,
yoksa sen;
hâlâ o eski hazan'da mı kaldın..?
devamını gör...

