zaman tüneli

buna benzer bir şey yaşadım. cepte bu salak diye gitti geldiğinde hayatımda biri olduğunu görüp beni aldattın falan dedi abv.düşman götüne böyle insanlar... iliğimle nefret ettim artık ilişkilerden.
devamını gör...

hayır arkadaşlar ben soslu adana seviyorum*
onu da sadece zonguldak şehrinde yapıyorlar.
ama nasıl yapıyorlar var ya uff...
hani onun (tabi ki mezgit de var) için 800km gitmişliğim var.
öyle bir lezzet.
devamını gör...

o kadar sevdim ki resmini
işte bugün konuştu benle
yorulmuştum çalışmaktan
karda uzun yürüdük senle
geceleri resmine baktım
olanları anlattım
"seni bir görsem" diye diye
uyudum yağmurun sesiyle
o kadar sevdim ki resmini..

içimden hepsini yazmak geldi
devamını gör...

#4061025 beatles’a rezillik denen dünyada ben bu kelimeyi koluma sadece dövme yaptırabilirim ragebait diye baktıkça hatırlarım yalnız ayrı yazıldığını bilmiyodum
devamını gör...

hayali bile sınırlı, neden banyo yani küvet veya jakuzi değil de, küvetin ancak bir parçası olan duş? bu kadar mı hayatınızdan lüks, konfor çıktı, hayalinizde bile gariban fanteziler kuruyorsunuz...
devamını gör...

ses ve kalabalığa tahammül edemememe..
devamını gör...

seksten, muzikten, crusader kings 3’ten ve dogusmekten sonra dunyadaki en eglenceli sey. greentext board’larda, reddit’te ars-i alaya cikmis sonra da tum internete yayilmistir.
devamını gör...

kralların kebabıdır.
devamını gör...

kebapların krallarındandır.
devamını gör...

kavga etmeyi değil izlemeyi seven ılık bir yazar. *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

rage bait queenim.
seviyorum midiyi.
devamını gör...

sosyal zekasız ama akademik başarısı yüksek tipler olduğuna eminim ama ispatlayamam. tabi bu korelasyon arka sıralara doğru gittikçe tersine döner.
devamını gör...

müzik konusunda bayılıyorum bunu yapmaya... sadece sözlükler değil, twitter ve hatta gerçek hayatta da aşığım müzikal rage baite. bence müzik, insanları en hızlı ve en eğlenceli şekilde birbirine düşürmenin en kestirme yollarından birisi, hatta en kestirmesi bile diyebilirim...

bunu neden yapıyorum diye düşününce dürüst olmak gerekirse bazen ben de bilmiyorum. pozitif ilgi görmek için yetenek ya da sempati lazım, o bende yok açıkçası, insanlara kendimi sevdiymeye çok üşniyorum ama rage bait? sıfır maliyet, maksimum etkileşim. belki de bu, küçüklükten kalma tuhaf bir ilgi görme biçimi... biri bana sevgiyle sarılsa bu kadar yoğun bir duygu hissettiremez... hissettiremez yani dürüst olayım ama adam orada köpürüp ''sen git manifest dinle.s...'', ya da ''radiohead hakkında böyle konuşuyorsun da tek şarkıyla radiohead'i nasıl eleştirisin aptal karı'' diye giydirince olay bambaşka bi boyuta ilerliyo...
devamını gör...

italo-amerikan filmi.

bu filmi ilk bakışta dahi izlenir kılan en önemli şey filmde kullanılan renklerdir. sarı, yeşil ve kırmızının pastel tonları o kadar yoğundur ki dikkat çeker.

pastel renkler yaşanmışlık hissiyatıyla insanlara güvene dayalı bir huzur verir aynen sıcak evinizin penceresinden yaprak dökmüş ağaçları, dinmeyen soğuk rüzgarlı fırtınaları ve sağnak yağmuru huzurla izlemek gibi. evet dışarısı durulacak halde değil ama endişelenmeyin siz evinizde güvendesiniz.

filmdeki her bir sahnede bitmek bilmeyen gerilim bu arkaplanla bilinçli bir tezat oluşturur. her insanın içinde olan saldırganlık duygusunu bu güvenli arkaplanda tatmin edersiniz.

aynı tantanalı senaryo ve benzer arkaplan renkleri breaking badte de var. evet hiç şaşırmadınız değil mi? o da sevilen bir dizi.

şimdi vay anassını derken bi arkanıza yaslanın, bankaların kredi onaylanan müşteri hizmetleri bölümü, avukatlık büroları ve kumarhanelerin hakim renklerini hatırladığınız kadarıyla göz önüne getirin.

bunların hepsi stresli sayılabilecek bir ortamda hayatınızı etkileyen radikal kararlar almanızı kolaylaştırmak için kendinizi güvende hissetmeniz algısı sağlamak amacıyla yapılmış bilinçli renk tercihleridir. tesadüf değildir.

yani eğer böyle bir ortamdaysanız ve içinizde en ufak bir tedirginlik varsa emin olun yanılmıyorsunuz ve o an ne yapmak üzereyseniz asla yapmayın, sizi ayakta öpecekler farkında değilsiniz.
devamını gör...

evrenin "ulan bütün bu fizik yasaları aslında tek bir şeyden çıkıyor olabilir mi?" sorusuna verilmiş en manyak cevaplardan biri. olay kısaca şu: sicim teorisinin birden fazla versiyonu var. ilk bakışta birbirinden farklı teoriler gibi duruyorlar. sonra fizikçiler diyor ki "dur lan, bunlar aslında aynı şeyin farklı görünümleri olabilir." işte bu daha büyük çatıya "m kuramı" deniyor.

sicim teorisinde evrenin en temel yapı taşları minicik titreşen sicimlerken, m kuramında olay biraz daha büyüyor. sadece sicimler değil, farklı boyutlara sahip "brane" denen daha büyük yapılar da işin içine giriyor. bir de meşhur "11 boyutlu bir evren" meselesi var. bizim üç uzay boyutu + zaman dışında, göremediğimiz ekstra boyutların var olabileceği düşünülüyor. bunların aşırı küçük ölçekte kıvrılmış olması mümkün. hatta bazı modellerde bizim evrenimiz bile daha yüksek boyutlu bir "brane" olabilir. ama burada önemli bir ayrıntı var: m kuramı henüz deneysel olarak kanıtlanmış "evrenin gerçek teorisi" değil. daha çok kuantum mekaniğiyle kütle çekimini aynı çatı altında birleştirmeye çalışan, matematiksel olarak son derece ilginç bir aday.

özetle; sicim teorisi: "parçacık dediğimiz şeyler aslında titreşen sicimler olabilir."

m kuramı: "belki bu sicimler ve diğer bütün yapılar, 11 boyutlu çok daha büyük bir teorinin farklı görünümleridir."

yani fizikçilerin yıllardır aradığı o meşhur "her şeyin teorisi" için atılmış en büyük adımlardan biri. tabii evrenin kullanım kılavuzunu henüz bulamadık. bulursak ilk iş 11. boyutun nerede saklandığına bakarız...
devamını gör...

ekşi sözlükte cemregillerden diye bir eleman vardı. rage bait konusunda gördüğüm en büyük usta o dur bu sözlük camiasında hehe..
devamını gör...

#4060893 o gözü bozuk tek tük tip benim. selam. okudum, adam olamadım çünkü kadınım. bir tek restoran yönetiyorum işte… kendi restoranım değil. param olsaydı kendimin de olurdu. demek ki her şey okumakla olmuyormuş. neys’ söze döneyim;

ilk sıra en solda otururdum akademide. dersi dinlemekten çok sıramın köşesinde kütüphaneden aldığım sci fi romanlarını düşünürdüm. konusu ne, nasıl yazıldı acaba, eve gittiğimde nasıl bir kafa sineması bekliyor beni diye. edebiyat ve literatürde çok iyiydim. tüm almanca hocalarım sınıfta en çok beni severdi. sınıf arkadaşlarım sevmezdi, kıyaslandığım için. mobbingin dik alasını yedim, zeki biri olsaydım da değseydi bari. *. özene bezene yaptığım o powerpoint sunumlarını özledim bir de işletme dersini.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yaklaşık 10 gün önce can suyunu verdiğimiz fidanların güncel hali. çok ii gidiyoruz. içinde çalışmayı özlemişim.
devamını gör...

ilkokuldan yüksek lisansa kadar hep en önün ortasında oturdum.

bazı şeyler değişmez, belki de değişmemeli..
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim