zaman tüneli
ateşin evcilleştirilmesi
ateşin de insanı evcilleştirmesi;
ateşte pişen et ile elde edinilen kalori ve protein miktarı artmış, çiğ eti sindirmek için uzun süre 20'lik dişlemiz ile çiğnemek zorunda kalmamış, 20'lik dişler ve çene kasları atıl kalıp beynimizin hacim olarak genişlemesine yer açılmıştır.
ateşte pişen et ile elde edinilen kalori ve protein miktarı artmış, çiğ eti sindirmek için uzun süre 20'lik dişlemiz ile çiğnemek zorunda kalmamış, 20'lik dişler ve çene kasları atıl kalıp beynimizin hacim olarak genişlemesine yer açılmıştır.
devamını gör...
bombacı mülayim
her devrin filmi olan korkusuz korkak’ta yer alan efsanevi karakterin ismi. ne zaman canım sıkılsa açıp izlerim.
mülayim abimizin, sabah kendisine selam veren adamı usulünce selamlayışından sonra “bu herifi de hiç sevmem” deyişi bana göre filmin en favori anıdır.
mülayim abimizin, sabah kendisine selam veren adamı usulünce selamlayışından sonra “bu herifi de hiç sevmem” deyişi bana göre filmin en favori anıdır.
devamını gör...
lucifer'in kişisel bilgilerinin paylaşılması suçu
o değil de panelcilik buraya kadar gelmiş mi ?
eylül meylül gün geçtikçe boka batıyoruz. sanırım bir dönemler ekşi sözlüğün boydan boya soruşturma yediği gibi burası da yiyecek. siyasi entryleri silin gençler.
eylül meylül gün geçtikçe boka batıyoruz. sanırım bir dönemler ekşi sözlüğün boydan boya soruşturma yediği gibi burası da yiyecek. siyasi entryleri silin gençler.
devamını gör...
kızkaçıran
yıllar yılı şu zımbırtıya kim “kızkaçıran” demiş acaba.
hani bunu kızlara atıp onları kaçırmıyorduk ki, tam aksine biz kaçıyorduk bizi yakalamasınlar diye.
hani bunu kızlara atıp onları kaçırmıyorduk ki, tam aksine biz kaçıyorduk bizi yakalamasınlar diye.
devamını gör...
insan öleceğini bile bile nasıl yaşar
iki şekilde yaşar.
birinci seçenekte, insan öleceğini matematiksel bir değer olarak bilir sadece. 2+2’nin dört ettiğini ezbere bilmesi gibi. öleceği bir realitedir. onu kabul eder ve haricinde kendisine ölümü konduramaz. aklına dahi gelmez çoğu zaman. yakıştırmaz, yakıştıramaz. hep gençtir, daha vakit vardır. sonunu düşünmez, ölümün soğuk yüzüyle karşı karşıya kalana kadar da ölüm sözünden dahi kaçar.
insanın öleceğini bilerek yaşaması, bu düşünceden gafil olmaması ise haddini bilerek yaşamasıdır. eski insanlar bu sebeple mezarlıkları şehir dışına yapmazmış. ölümü sürekli hatırlamak, farkında olmak, bir gün bu diyardan göçeceğini unutmadan yaşamak için. öyle olunca, küçük dağları ben yarattım edasına girmiyormuş insan. sevdiklerinin ve onlarla geçirdikleri zamanın kıymetini daha iyi biliyormuş. yine biliyormuş ki, uyandığı her yeni gün, aldığı her yeni nefes; yeni bir fırsat, bahşedilmiş bir zaman.
ölümü sindirmiş bir ruh, dünyadaki hiçbir metaya ‘bu benim’ gözüyle bakmaz. çünkü bilir ki, aslında kendisi bile kendisine ait değildir.
birinci seçenekte, insan öleceğini matematiksel bir değer olarak bilir sadece. 2+2’nin dört ettiğini ezbere bilmesi gibi. öleceği bir realitedir. onu kabul eder ve haricinde kendisine ölümü konduramaz. aklına dahi gelmez çoğu zaman. yakıştırmaz, yakıştıramaz. hep gençtir, daha vakit vardır. sonunu düşünmez, ölümün soğuk yüzüyle karşı karşıya kalana kadar da ölüm sözünden dahi kaçar.
insanın öleceğini bilerek yaşaması, bu düşünceden gafil olmaması ise haddini bilerek yaşamasıdır. eski insanlar bu sebeple mezarlıkları şehir dışına yapmazmış. ölümü sürekli hatırlamak, farkında olmak, bir gün bu diyardan göçeceğini unutmadan yaşamak için. öyle olunca, küçük dağları ben yarattım edasına girmiyormuş insan. sevdiklerinin ve onlarla geçirdikleri zamanın kıymetini daha iyi biliyormuş. yine biliyormuş ki, uyandığı her yeni gün, aldığı her yeni nefes; yeni bir fırsat, bahşedilmiş bir zaman.
ölümü sindirmiş bir ruh, dünyadaki hiçbir metaya ‘bu benim’ gözüyle bakmaz. çünkü bilir ki, aslında kendisi bile kendisine ait değildir.
devamını gör...
normal sözlük'teki ılık ve samimi aile ortamı
samimi olması neyse de ılık olması sorundur.
şaka bir yana burası benim “apartman grubum” yahut “mahalle kıraathanem” :)
aranızdaki en genç kişi benim zaten, 20’lerinin baharında genç bir erkeğim. burada kendimi benden 10-15 yaş büyük ancak kafa yapısı ve hayat tarzı olarak bana benzeyen insanlarla kaynaşırken görüyorum.
oğlum böyle insanları üniversitede bulamıyoruz lan, valla bak!
sınıftaki en yaşlı kişilerden birisi olmasam da ortalamaya göre yaşlı kalıyorum, alttan alınan derslere girmeye korkuyorum lan :d
onun haricinde güzel bir ortam, samimi ve aile gibi.
ailede de her şey olur zaten.
gerçi burası “sülale gibi” :)
şaka bir yana burası benim “apartman grubum” yahut “mahalle kıraathanem” :)
aranızdaki en genç kişi benim zaten, 20’lerinin baharında genç bir erkeğim. burada kendimi benden 10-15 yaş büyük ancak kafa yapısı ve hayat tarzı olarak bana benzeyen insanlarla kaynaşırken görüyorum.
oğlum böyle insanları üniversitede bulamıyoruz lan, valla bak!
sınıftaki en yaşlı kişilerden birisi olmasam da ortalamaya göre yaşlı kalıyorum, alttan alınan derslere girmeye korkuyorum lan :d
onun haricinde güzel bir ortam, samimi ve aile gibi.
ailede de her şey olur zaten.
gerçi burası “sülale gibi” :)
devamını gör...
ateşin evcilleştirilmesi
evrimsel biyolojide, temel sosyal dönüşüm becerilerinden biridir.
tahıl, hayvan evcilleştirmeden çok bin yıllar önce doğada rastlayıp yakıcı olan ateşi (volkanlar, orman yangınları, meteor yatakları) elini yakmadan alıp götürmeyi sonra parça tahtalarla besleyip sürdürmeyi başarmak ai programcılığından bile öte bir beceriydi.
hemen her yerde farklı topluluklarca bu başarıldı ve insan değişmeyecek bir dönüşüme uğradı; "ateş ile tüm diğer canlıları ürkütme kudreti".
işte şimdi tanrıya sıra gelmişti. kudret ve hükmetme, nöral ağlarda "analoji" işlevi nedeniyle tanrımızı da akla getirmişti. böylece "soyutlama" da başladı.
yani ateş sadece araç değildi, yeni yaşam tarzının başlatıcısı idi: anlam arayan canlılık.
tahıl, hayvan evcilleştirmeden çok bin yıllar önce doğada rastlayıp yakıcı olan ateşi (volkanlar, orman yangınları, meteor yatakları) elini yakmadan alıp götürmeyi sonra parça tahtalarla besleyip sürdürmeyi başarmak ai programcılığından bile öte bir beceriydi.
hemen her yerde farklı topluluklarca bu başarıldı ve insan değişmeyecek bir dönüşüme uğradı; "ateş ile tüm diğer canlıları ürkütme kudreti".
işte şimdi tanrıya sıra gelmişti. kudret ve hükmetme, nöral ağlarda "analoji" işlevi nedeniyle tanrımızı da akla getirmişti. böylece "soyutlama" da başladı.
yani ateş sadece araç değildi, yeni yaşam tarzının başlatıcısı idi: anlam arayan canlılık.
devamını gör...
normal sözlük'teki ılık ve samimi aile ortamı
bazı sıkıntılar var. ınstagram sözlük isteyenler yasta. kelle istiyorlar
devamını gör...
jean-jacques rousseau
kendisinin emile isimli kitabını çocuk eğitimi kapsamında okutmuşlardı. kitap aslında epey kalın olup sadece ilgili bölümleri içeren özetleri de vardı. okudum ama hiçbir şey hatırlamıyorum zira sınav için okunan şeyler akılda kalmıyor.
devamını gör...
poppy playtime
en sevdiğim oyun serilerinden biridir fakat son çıkan oyunu (chapter5) de prototype gösterildi.açıkcası benim prototype dan beklentim daha yüksekti evet şuan ki tasarımı kötü değil ama daha yüksek bir potansiyel vardı tam hayal ettiğim gibi çıkış yapmadı diyebilirim serinin ilk oyunları gerçekten çok iyi baya sarıyor fakat son çıkan oyunu (chapter5) o kadar çok puzzle var ki gerçekten çok fazla keşke biraz daha az puzzle olsaymış
devamını gör...
gelecekte meyve yemenin yasaklanması
bence insan birbirini yemesin diye koç inmiş olabilir. sonuçta yamyamlık ciddi bir mesele ve bugün bile tamamen çözülebilmiş değil.
yakın zamanda komşularına kıyma çekip yemek yaptığını anlatanlar bile oldu. hannibal yapınca dizisi çekilen olayın bizde kıymeti olmadı. sadece çok temiz delirdiğimiz ile kaldık.
meyve konusuna gelirsek insanın özgür irade kazanması yani bilginin meyvesi gibi alegorik bir anlatım da olabilir dümdüz yeşil elma da olabilir bilmiyorum ama yeşil elmanın şekeri az.
istesen de öyle kendini çok yedirmiyor.
yakın zamanda komşularına kıyma çekip yemek yaptığını anlatanlar bile oldu. hannibal yapınca dizisi çekilen olayın bizde kıymeti olmadı. sadece çok temiz delirdiğimiz ile kaldık.
meyve konusuna gelirsek insanın özgür irade kazanması yani bilginin meyvesi gibi alegorik bir anlatım da olabilir dümdüz yeşil elma da olabilir bilmiyorum ama yeşil elmanın şekeri az.
istesen de öyle kendini çok yedirmiyor.
devamını gör...
bombacı mülayim
aşırı kıskandım şu kutunun sahibini şuan
devamını gör...
insan öleceğini bile bile nasıl yaşar
yaşamı katlanılır kılan şeyin kendisi bu zaten.
asla ölmeyeceğimi bilseydim yaşam dayanılmaz olurdu. bence gayet basit bir prensip; kısıtlı olan kaynaklar daha değerlidir. sonsuz bir yaşamım olsaydı yaşamın bir değeri olmazdı.
bir de 2020'li yılları bile sindirebilmiş değilim. bu zamanın müziği, filmleri, teknolojisi, jargonu, değer-yargıları vs bana fazla geliyor. 500 yıl sonrasını düşünemiyorum.
asla ölmeyeceğimi bilseydim yaşam dayanılmaz olurdu. bence gayet basit bir prensip; kısıtlı olan kaynaklar daha değerlidir. sonsuz bir yaşamım olsaydı yaşamın bir değeri olmazdı.
bir de 2020'li yılları bile sindirebilmiş değilim. bu zamanın müziği, filmleri, teknolojisi, jargonu, değer-yargıları vs bana fazla geliyor. 500 yıl sonrasını düşünemiyorum.
devamını gör...
kızkaçıran
bunun güzelliği yanmaya başladıktan sonra spontane şekilde hareket ederek bir nevi dans etmesidir. mesela torpil böyle değildir.
zamanında yarım kalan inşaatlarda çok deney yaptım. kiremitleri patlatma deneyleri. bombacı mülayim olabilirdim ama harcanmış bir başka kariyer şansı.
zamanında yarım kalan inşaatlarda çok deney yaptım. kiremitleri patlatma deneyleri. bombacı mülayim olabilirdim ama harcanmış bir başka kariyer şansı.
devamını gör...
ayinesi iştir kişinin lafına bakılmaz
ne kişniş mi
devamını gör...
ayinesi iştir kişinin lafına bakılmaz
devamını gör...
jean-jacques rousseau
çelişkinin vücut bulmuş halidir. 5 çocuğunu yetimhaneye bırakmış ve çocuk eğitimine dair mavralar anlatmıştır. (yetimhane dediğime bakmayın, dönem kayıtları bırakılan çocukların yüzde yetmişinin öldüğünü ifade ediyor.) voltaire, kendisini bu konuda ağır şekilde eleştirmiştir. oysa bugün bile bu şahsiyetsiz ismin eğitime dair karaladıklarına hayli önem verilir. bu toprakların güzel bir özlü sözü vardır: ayinesi iştir kişinin lafına bakılmaz
ardında büyük bir sömürgecilik, ırkçılık, kölelik v.b. karanlık bir geçmiş bırakan batının aydınlanması da bu kadar olurdu zaten. çok da bir şey beklememek gerek. asıl sorun ‘batı batı’ diye mabadını yırtanlardadır.
ardında büyük bir sömürgecilik, ırkçılık, kölelik v.b. karanlık bir geçmiş bırakan batının aydınlanması da bu kadar olurdu zaten. çok da bir şey beklememek gerek. asıl sorun ‘batı batı’ diye mabadını yırtanlardadır.
devamını gör...


