zaman tüneli
20-09-2026 amedspor beşiktaş maçı
süper ligde mücadele eden bir takımı lider olmak için yenmemiz gerekiyor.
aptal saptal anlamlar yükleyip olası bir kayıpta maçı gereğinden fazla probleme yol açacak bir şeye dönüştürmeye gerek yok. israil takımıyla evinde oynamanı sağlayamayan hükümetin işi o.
aptal saptal anlamlar yükleyip olası bir kayıpta maçı gereğinden fazla probleme yol açacak bir şeye dönüştürmeye gerek yok. israil takımıyla evinde oynamanı sağlayamayan hükümetin işi o.
devamını gör...
sevilen kadının birden malatya malatya bulunmaz eşin demesi
ışıktan hızlı kaçmak gerekir.
devamını gör...
normal sözlüğün enleri
en yargı dağıtıcı: çözülemeyen sudoku
en hamaratı: sevimlihortlakkespır.
en hamaratı: sevimlihortlakkespır.
devamını gör...
mindhunter
yavru karganın bana kilitlediği yine seri katillerle dolu olan bir dizi.. ilk bölümü çok sıkıcı ama sonrasında sarıyor..
dizi fbı’ın profil tanımlamaya ilk adım atmasını konu alıyor.. bir çok işlenen cinayet, bir sürü seri katil var..
içlerinden biri diyor ki “aynı vahşeti işleyen insanların duygu durumları ve o an hissettikleri aynı olabilir mi?” önce kendi aralarında bunu konuşup ispat etmeye çalışırlarken, iş birden komisyona ve en azılı seri katillerle görüşmeye başlamalarıyla devam ediyor..
dizi tam da burada başlıyor..
birçok katille, birçok görüşme yapıyorlar..
ve sanırım dizinin en fazla rahatsız eden tarafı da burası.. insanoğlunun zihnindeki karanlıkları, çocuklukta maruz kalınan şiddetin, aşağılanmanın, ihmalin ve türlü travmanın bazı insanlarda nasıl korkunç yerlere varabildiğini dinlemek bile insanın içini ürpertiyor.. tabi bunların hiçbiri tek başına bir insanı katil yapmıyor.. zaten dizi de tam olarak bunu anlatmaya çalışmış.. aynı acılardan geçen binlerce insan hayatına devam ederken bazıları neden bütün öfkesini başka insanların üzerine kusuyor? o kırılma nerede oluyor? hangi noktada düşünce - dürtüye, dürtü de eyleme dönüşüyor?
ilk seri katille görüşmeye gittiklerinde donup kalıyorsun.. ne bileyim, bilinçaltında o adamın tehlikeli olduğunu biliyorsun.. ve öyle dikkat çekici bir seri katille başlamışlar ki görüşmeye, koltuğunda ses çıkarmadan izliyorsun.. sanki fazla kıpırdansan dönüp sana bakacak gibi..
o cüssesine rağmen son derece sakin, aklı başında hatta yer yer sempatik biçimde konuşmaya başlayınca insan daha çok geriliyor.. çünkü kafamızdaki katil görüntüsü bu değil.. bizim ülkemizde gördüğümüz bir anlık öfkeyle işlenen cinayetler.. ama bunlar öyle değil.. adamın sakinliğinden korkuyorsun.. bağırmasını, gözlerinin dönmesini, bir yerinden kötülük akmasını bekliyorsun.. ama akmıyor.. oturmuş gayet normal konuşuyor.. ve o sakinlikle her cinayetini planladığını düşününce daha çok geriliyor insan..
neyse,
ajanlardan hiç bahsetmeyeceğim.. hangi duyguda ne görmemiz gerekiyor "bak burada şundan bahsetti, hemen diğer katillere bakalım" titizliğini görüyoruz zaten dizi boyunca..
ve son olarak üçüncü sezonun olmaması var ki onu çok garipsedim.. yani “eh, burada da hikayeyi kapattık” denilecek bir yerde bırakmamışlar.. aksine bazı şeyleri ağır ağır hazırlayıp, taşları dizip, insanı iyice meraklandırıp tam kilit bir noktada bitirmişler ki "eeeeeee" diye kalıyor insan..
en azından o adam öldü mü onu tam gösterseydiniz!!!
dizi fbı’ın profil tanımlamaya ilk adım atmasını konu alıyor.. bir çok işlenen cinayet, bir sürü seri katil var..
içlerinden biri diyor ki “aynı vahşeti işleyen insanların duygu durumları ve o an hissettikleri aynı olabilir mi?” önce kendi aralarında bunu konuşup ispat etmeye çalışırlarken, iş birden komisyona ve en azılı seri katillerle görüşmeye başlamalarıyla devam ediyor..
dizi tam da burada başlıyor..
birçok katille, birçok görüşme yapıyorlar..
ve sanırım dizinin en fazla rahatsız eden tarafı da burası.. insanoğlunun zihnindeki karanlıkları, çocuklukta maruz kalınan şiddetin, aşağılanmanın, ihmalin ve türlü travmanın bazı insanlarda nasıl korkunç yerlere varabildiğini dinlemek bile insanın içini ürpertiyor.. tabi bunların hiçbiri tek başına bir insanı katil yapmıyor.. zaten dizi de tam olarak bunu anlatmaya çalışmış.. aynı acılardan geçen binlerce insan hayatına devam ederken bazıları neden bütün öfkesini başka insanların üzerine kusuyor? o kırılma nerede oluyor? hangi noktada düşünce - dürtüye, dürtü de eyleme dönüşüyor?
ilk seri katille görüşmeye gittiklerinde donup kalıyorsun.. ne bileyim, bilinçaltında o adamın tehlikeli olduğunu biliyorsun.. ve öyle dikkat çekici bir seri katille başlamışlar ki görüşmeye, koltuğunda ses çıkarmadan izliyorsun.. sanki fazla kıpırdansan dönüp sana bakacak gibi..
o cüssesine rağmen son derece sakin, aklı başında hatta yer yer sempatik biçimde konuşmaya başlayınca insan daha çok geriliyor.. çünkü kafamızdaki katil görüntüsü bu değil.. bizim ülkemizde gördüğümüz bir anlık öfkeyle işlenen cinayetler.. ama bunlar öyle değil.. adamın sakinliğinden korkuyorsun.. bağırmasını, gözlerinin dönmesini, bir yerinden kötülük akmasını bekliyorsun.. ama akmıyor.. oturmuş gayet normal konuşuyor.. ve o sakinlikle her cinayetini planladığını düşününce daha çok geriliyor insan..
neyse,
ajanlardan hiç bahsetmeyeceğim.. hangi duyguda ne görmemiz gerekiyor "bak burada şundan bahsetti, hemen diğer katillere bakalım" titizliğini görüyoruz zaten dizi boyunca..
ve son olarak üçüncü sezonun olmaması var ki onu çok garipsedim.. yani “eh, burada da hikayeyi kapattık” denilecek bir yerde bırakmamışlar.. aksine bazı şeyleri ağır ağır hazırlayıp, taşları dizip, insanı iyice meraklandırıp tam kilit bir noktada bitirmişler ki "eeeeeee" diye kalıyor insan..
en azından o adam öldü mü onu tam gösterseydiniz!!!
devamını gör...
bir kadından alınan en güzel iltifat
"aaa gözlük mü kullanıyorsun gözlük çok yakışmış". kesin hoşlanıyor benden neyse..
devamını gör...
orgazm esnasında zılgıt atan sevgili
ayyyy kurmanci here gule açtım helecandan.
devamını gör...
ayetler kitabı
insan elinden çıktığı bariz belli olan, ancak spiritüel bazı unsurları dışarıda bırakınca inanılmaz akılcı bir kitap. spiritüel satanistlerin kutsal saydığı bir kitaptır aynı zamanda. okuduğumda saçma bulduğum yerler olsa da aklıma yatan pek çok nokta da oldu.
devamını gör...
threads
yeni eğlençemiissssss..
devamını gör...
bir kadından alınan en güzel iltifat
babasına benzediğimi* söylemişti bir kız arkadaşım.
devamını gör...
fuhuş var istismar var kent var marlboro var diyen işportacı
bir işportacıdan daha fazlasıdır şüphesiz. 3 gün pelesenk derler, dördüncü gün işportacı demeye başlarlar böyle tiplemelere.
devamını gör...
donald trump
abd başkanı donald trump pazar günü yaptığı açıklamada, abd'nin iran'da kalıp venezuela'daki gibi ''petrolü elinde tutabileceğini'' öne sürdü.
(bkz: https://www.haberturk.com/e...).
herkes, israil yüzünden abd iran'a saldırdı sanıyordu. sonunda gerçek neden ortaya çıktı. tramp'in derdi iran petrolüne çökmekmiş.
devamını gör...
ben seni üzerim diyen kız
üz be kızım, biz üzülmeyi meslek edinmişiz bize koyar mı beeaa hehe..
"hayallerle yaşayan müziksiz de dans eder" obbaa hadi bakayimm...
"hayallerle yaşayan müziksiz de dans eder" obbaa hadi bakayimm...
devamını gör...
manifest dinleyip daha 17 izleyen kitle
sübyancı kitledir, çılgın fantazilere sahiptir, uzak dursun.
devamını gör...
manifest dinleyip daha 17 izleyen kitle
bende başka bir cahil ktlledenim sanırım. daha 17 nin ne olduğunu bile bilmiyorum ama teomandan şüpheleniyorum.
devamını gör...
manifest dinleyip daha 17 izleyen kitle
kendilerine sunulanı tüketen beyinsiz kitledir.
cahil kitledir...
bunların ataları da castın biber dinlerdi.
cahil kitledir...
bunların ataları da castın biber dinlerdi.
devamını gör...
kurbanda billurlar benim diye bağıran enişte (yazar)
bir daha gelirsen kafana billur fırlatırım.
herşey gönlünce olsun .
edit: dgko
herşey gönlünce olsun .
edit: dgko
devamını gör...
kurbanda billurlar benim diye bağıran enişte (yazar)
doğum günün kutlu olsun...
devamını gör...
ben seni üzerim diyen kız
sen kimsin de beni üzen y... derim ama içimden.
devamını gör...
kocaelispor tribününde açılan pankart
türkiye'de futbol kulübü taraftarlığı bu maalesef. genel olarak bir toksiklik var zaten memlekette. futbol da bundan nasibini ziyadesiyle alıyor.
beyni olmayan taraftar olabildiği, hiçbir ahlaki değer gözetilmediği için bunlar yaşanıyor. uygar dünyada şu pankartı açan tipler, tribünlerde kendine yer bulamaz, stada alınmaz.
gerçi o kadar toksik ve sapık memlekette dışarıda geziyorken, lgbti derneklerine operasyon yapılması bize yeterince şey anlatıyor.
beyni olmayan taraftar olabildiği, hiçbir ahlaki değer gözetilmediği için bunlar yaşanıyor. uygar dünyada şu pankartı açan tipler, tribünlerde kendine yer bulamaz, stada alınmaz.
gerçi o kadar toksik ve sapık memlekette dışarıda geziyorken, lgbti derneklerine operasyon yapılması bize yeterince şey anlatıyor.
devamını gör...