zaman tüneli

gentleman adlı dizide gördüm bugün. adam ihaneti birlikte planladığı adamı, kardeşine testere ile zorla kestiriyor. adam ölüyor, kardeş deliriyor. muazzam bir ders, ewd, 10/10.
devamını gör...

like verdiğinde titretiyo.
neyse sır küpü bir adam.
ağzından laf çıkmaz.
ama siz yine zorlamayın.
ben özelim.
devamını gör...

kadınlar isterse aynı anda kaç erkeği idare edebiliyor bilseniz donunuz kanar.
devamını gör...

ben de bu kadar biliyorum. in my head i nfs2 den beri dinlerim.. deri ceket falan anlamam, düz dinlerim. in my head dinlerken arada pısııısıı vuııı gibi nitro sesi, motor sesi karışık gaipten sesler duyuyorum o kadar. tşkler..

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

duygulara tercüman olmuş ibrahim tenekeci;
“burası dünyadır. insan sözünü tutamamış olandır. yapmam diyen yapar, söylemem diyen söyler, gitmem diyen gider. kalanlara selam olsun.”
devamını gör...

worst person in the world...

çoğu insan ''öff ne istediğini bilmeyen bi kadının hayatı işte...'' diye kesip atıyo aslında filmi... çünkü insanın ne istediğini bilmemesi dışarıdan çok basit bi problem gibi görünüyo... sanki bir sabah kalkıp "ben aslında ne istiyorum?" diye düşününce cevabı geliyor gibi hissettiriyo di mi? gelmiyo işte...

bazen ne istediğini bilmediğin gibi, istediğin şeyi isteyip istemediğini de bilmiyorsun. bir şeyi elde edince bu sefer onu neden istediğini sorgulamaya başlıyorsun... julie'nin yaptığı her şeyi doğru bulduğum için değil, tam tersine bazılarını izlerken "abla bunu niye yaptın şimdi" dediğim için seviyorum filmi. çünkü ben de benzer şeyleri yaptım.... hayatımda istikrar adına yalnızca kararsızlığım var...

filmin bence en acı tarafı da bu... julie'nin kötü bir insan olması değil. ne yaparsa yapsın bir tarafının hep başka bir ihtimali düşünmesi... kafamada her zaman başka ihtimallerin olması...

bu film ne istediğini bilmediği halde hayatına devam etmek zorunda olan insanların filmi ve maalesef ben de o insanlardan biriyim.
devamını gör...

az önce kendime rozet olarak aldım.

çok güzel bir teorisi var çok hoşuma gider.

derler ki, birine ayçiçeği verirken her zaman iki tane vermelisin.
çünkü ayçiçekleri, güneş parladığında ışığa döner; ama gece çöktüğünde birbirlerine dönerler. karanlıkta bile birbirlerinde ışığı bulurlar. yani birine ayçiçeği verdiğinde aslında şunu söylermişsin: “karanlıkta bile benim ışığım sensin.”

ne güzel, değil mi?
gökyüzü karardığında bile solmayan bir sevgi bu. büyümek için sürekli güneş ışığına ihtiyaç duymayan bir sevgi…
sessiz odalarda, sıradan sabahlarda, bitmek bilmeyen fırtınaların ortasında bile birbirini seçmeye devam eden bir sevgi.
dünya soğuk hissettirdiğinde, onun gözlerinde sıcaklığı bulacağını bilmek…
hayat ağırlaştığında bile yine onun eline uzanacağını bilmek…

çünkü gerçek aşk, ışığın peşinden koşmak değildir; birbirine ışık olabilmektir.
en uzun gecelerde bile, aşka doğru usulca dönen iki ayçiçeği gibi…
devamını gör...

bir realite. aksini iddia eden, ispatlasın da görelim.
devamını gör...

bugün senin yanında başkasının arkasından konuşan, yarın başkasının yanında senin arkandan konuşur. bu hiç değişmez
devamını gör...

(bkz: hasret anı)
devamını gör...

bazı anlar vardır daha içindeyken özleyeceğini bilirsin. yaşarken eksilmeye başlarlar.
çünkü gideceklerini bilmek onları şimdiden özlemeye yetmiştir hep.
insan henüz ayrılmamışken özleyebildiği şeylerden öğrenir her güzel şeyin içinde bir veda olduğunu.
benim için öyleydi, başkası için güzel bile olmayan şeyler bana hep güzel gelirdi.
yetmezmiş gibi bir süre sonra biteceğini de bilirdim. biterdi de
o yüzden güzel şeyler olduğu zaman hala sorguluyorum gerçek olup olmadığını.
devamını gör...

fırlatırdım bir taş, gücüm olsaydı.yıkmaya yalnızlığın duvarını...
devamını gör...

ne yazık ki insanların dile getirmeye çekindiği korkunç bi gerçek bu... sigur ros insanı gereksiz yere çok iyi bi insana dönüştürüyo...

öncelikle belirtmeliyim ki sigur ros dinlerken kızmak mümkün değil. von'dan atta'ya kadar tüm albümleri tek tek dinlemeye kalkın, bir kez bile sinirlenmek, kaşların çatılması ya da dudak ısırılması münkün olmuyo... sinir baba bile sinirlenemez öyle bir büyüsü var grubun...

hatta dahası da var, bugüne kadar ne kadar iyilik yaptıysam kulaklıklarımda hep sigur ros çalıyordu... yaşlı bir teyzeyi koluna girip karşıya geçirirken takk albümü vardı kulaklarımda, apartman sahibinin salak saçma mesajına sinirlenmeden gülümsediğim gün parantezli albüm vardı... hatta market sıramı bile birine verdiğim o korkunç gün kveikur'dan bir şey dinliyordum...

mesela geçen dolmuşta biri ayağıma bastı ama ne basmak... hani parmağım kırıldı sandım.. normalde içimde küçük çaplı bir nürnberg mahkemesi kuruyorum ama o gün sigur ros dinliyordum, adama dönüp önemli değil dedim, gülümsedim... kesin ondan hoşlandığımı düşünmüştür...

bu grubun toplum için ciddi bi tehdit olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...

2 şarkısı hariç ben de pek hoşlanmam kendilerinden.
devamını gör...

eşlerinde baş ağrısına neden olan bu durum, türk erkeklerinde çeneye vurur. yıllardır karısının bile yüz vermeyip, sevişmediği adamlar olur sana brazzers'taki kel adamın, ne bileyim rocco'nun türkiye şubesi.
devamını gör...

lord of the rings.
devamını gör...

yetmişli ve seksenli yılları yaşamış efsanevi nesildir. başka bir şehirdeki kişinin telefonunu bağlamaları saatler hatta bazen günler sürerdi.

şehirlerarası veya ülkelerarası amaçlı telefon açan kişi önce yerel santrale, yani ptt’ye bağlanırdı. ve sonrasında, şehirlerarası görüşme yapmak isteyen kişi, santraldeki memura aramak istediği şehrin adını, karşı tarafın telefon numarasını ve görüşmenin türünü (normal, acele, yıldırım) yazdırarak kayıt bırakırdı. sonra telefonun bağlanması beklenir ki bu bazen saatler, bazen bir gün sürerdi.
devamını gör...

size ne kadar okuyan lazımdı mesela? belirtseniz, belki bir arkadaş yardımcı olabilirdi.

bana bakma. ben allahsız, kitapsız, dinsiz, imansızım.

herkesin bir kitabı var, yol gösteriyor falan. kuran, incil, anayasa, komünist manifesto, kişisel gelişim, zart zurt. ben yolsuzum. karanlıklarda, ışıksız gezmeyi seviyorum.

bütün insanlar kağıtlara köle olmuş bir vaziyette. ne yapılması gerektiğine dair bilgi edinmek üzerine kitaplara, yaşamak için paralara, sahip olmak için tapulara, adam olmak için diplomalara ihtiyaçları var. ben hiçbir bok olmak istemiyorum izninizle. votka şişesinde balık olabilir miyim mesela? yok. daha ne?
devamını gör...

incir reçeli

allah belamı verdikçe izliyorum. izlemeyeli uzun zaman oldu, bir ara izleyeyim
devamını gör...

ne az okuması, hiç okumayan var. az okuyan yine okuyor. hiç okumayanlar asıl sorun. ayrıca aynı problem kadınlarda da var.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim