81.
bu aralar alıştığımı fark ettiğim durum, camus'un yabancısına evrileceğim sözlük inanıyorum.
devamını gör...
82.
devamını gör...
83.
tercih edilen bir durumsa tadından yenmez
zoraki ise üzer, yorar, yıpratır.
zoraki ise üzer, yorar, yıpratır.
devamını gör...
84.
insanın tam kendisidir aslında.
devamını gör...
85.
21. yüzyılda artık imkansız hale gelmiştir.
devamını gör...
86.
dozunda olunca harikadır, ilaçtır. böyle tek başına rahat rahat saçmalarsın, kendi kendine konuşursun vesaire. dozu kaçınca ise tam bir zehir. insanı çıldırtır, hayatın tadı tuzu kaçar. yani bence.
devamını gör...
87.
-"berlin'de yalnızsınız değil mi?" dedi
-"ne gibi?"
-"yani... yalnız işte... kimsesiz... ruhen yalnız... nasıl söyleyeyim... öyle bir haliniz var ki..."
-"anlıyorum, anlıyorum... tamamen yalnızım. ama berlin'de değil... bütün dünyada yalnızım... küçüklüğümden beri..."
raif efendi'nin haleti ruhiyesidir, kürk mantolu madonna'da.
bunu okuyunca dünyadaki bir başınalığım bana mahsus değilmiş demiştim. gecenin bir saati ya da sabahın ilk ışıklarında uyku ile uyanıklık arasında bir yerde içimi kocaman bir boşluk kaplıyor. soğuk bir ürperme ile şu hayattan geçiyorum ama sanırım hep kendimle olacağım, beni gerçekten anlayan ya da gerçekten anlayabildiğim bir ruh olmayacak diye düşünüyorum. derin bir sis kaplıyor. bazen yönümü buluyorum. farkındalığını yaşamayan bir insan gibi gündelik hayatıma dönüyor ve devam edebiliyorum. ama bazen kaybolup gidiyorum. derinlik artıyor. hissiz bir huzursuzluk kaplıyor her yanımı. çabalamaktan vazgeçiyorum. bırakıyorum hüzün, damarlarımda dolaşsın özgürce.
-"ne gibi?"
-"yani... yalnız işte... kimsesiz... ruhen yalnız... nasıl söyleyeyim... öyle bir haliniz var ki..."
-"anlıyorum, anlıyorum... tamamen yalnızım. ama berlin'de değil... bütün dünyada yalnızım... küçüklüğümden beri..."
raif efendi'nin haleti ruhiyesidir, kürk mantolu madonna'da.
bunu okuyunca dünyadaki bir başınalığım bana mahsus değilmiş demiştim. gecenin bir saati ya da sabahın ilk ışıklarında uyku ile uyanıklık arasında bir yerde içimi kocaman bir boşluk kaplıyor. soğuk bir ürperme ile şu hayattan geçiyorum ama sanırım hep kendimle olacağım, beni gerçekten anlayan ya da gerçekten anlayabildiğim bir ruh olmayacak diye düşünüyorum. derin bir sis kaplıyor. bazen yönümü buluyorum. farkındalığını yaşamayan bir insan gibi gündelik hayatıma dönüyor ve devam edebiliyorum. ama bazen kaybolup gidiyorum. derinlik artıyor. hissiz bir huzursuzluk kaplıyor her yanımı. çabalamaktan vazgeçiyorum. bırakıyorum hüzün, damarlarımda dolaşsın özgürce.
devamını gör...
88.
konur sokağın kalabalık ve samimi masalarından sıyrıldıktan sonra garsonun dahi unuttuğu dip köşe masada, hayata dair beklentilerini sorgularken garsona dair bir beklentisinin olması oldukça saçma olacak henüz yirmi beşinde ama saçlarına aklar düşmüş, otuzundan hallice yorgun yüzlü gencin hüsrana bu denli komşu olmasından olacak ki girişkenliğini kaybetmiş ve konuşacak kimsesi olmadığı için boğazını temizlemeyi unuttuğu zamanlarda ilk kelimesinin hiç duyulmadığı gümbürtüye gittiği, her yolun sonunda ayrılık olduğunu bilmesinden dolayı üşengeç, her yeni başlangıcın mutsuz sona ait olduğunu bilmesinden dolayı isteksiz elleriyle yudumladığı çayına eşlik edeni olmayan işte o masada hiç bir yerde yazmayan ama her yerden okunan, kimseyle paylaşılmayan ama herkese söylenen duygudur.
devamını gör...
89.
şükrü erbaş’ın ömür hanım’ı, proust’un albertine’i, johannes’in cordelia’sı... herkes belirtili isim tamlamasıyken ben, yalnızca dönüşlülük zamiriyle pekişmiş birinci tekil şahısmışım gibi hissettiren duygudur.
devamını gör...
90.
''yalnızlık bir kapıyı açıp, ötekini kapatmaktır..''
devamını gör...
91.
bir başınalık, tek başınalık, yapayalnızlık, izolasyon gibi dereceleri vardır yalnızlığın. hemen herkesin hayatta en az bir kere tattığı bir duygudur yalnızlık. bu duygunun içinde çatışmanın, kavganın, hayatla yaka paça olmanın, işe yaramaz hissetmenin ve tabi ki depresyonla geçen günler demetir. ancak yalnızlık şüphesiz bütünüyle olumsuz bir durum değildir. insanın kendini dinlemesi, hayatı anlamlı kılan şeyleri keşfetmenin yollarından biridir yalnızlık. aynı zamanda yaratıcı yalnızlık gibi yalnızlık türlerine dikkat edildiğinde yalnızlığın, üretim için önemli bir ortam oluşturduğu da görebiliriz.
devamını gör...
92.
öncelerden dünyanın sonu sandığım yaş aldıkça sevdiğim bana beni sevdiren, bana yazmayı sevdiren, bana okumayı sevdiren bana huzuru sevdiren maruz kalmadığım bilakis zaman yarattığımdır.
devamını gör...
93.
yalnızlığa dair yapılmış en basit ve üzücü çıkarım grup kızılırmak'tan gelmiştir.
' yalnızlık büyütür, yalnızlık sonra çürütür... '
dinlemek isteyenler için linki de şöyle bırakayım
' yalnızlık büyütür, yalnızlık sonra çürütür... '
dinlemek isteyenler için linki de şöyle bırakayım
devamını gör...
94.
davetli listesi olmayan tek kişilik bir etkinliktir.
devamını gör...
95.
tercih meselesi olanı dünyanın en güzel şeyi.
zorunlu olarak yalnız kalmaksa bir intihar meselesi.
zorunlu olarak yalnız kalmaksa bir intihar meselesi.
devamını gör...
96.
"yalnızlık
müziğin bile seni dinlemesidir."
müziğin bile seni dinlemesidir."
devamını gör...
97.
yalnızlığı hafife almayın sakın. şairler, yazarlar, filozoflar kalabalık ile iç içe olsaydı(toplumsal olaylar hariç) insana dair güzel şeyler çıkmazdı ortaya. yalnızlık kalabalığın ya da çevreniz tarafından anlaşılamamanızın hengamesinden kurtulmanızdır. kendinize sığınmanızdır yalnızlık.
devamını gör...
98.
yalnızlık 9 harften oluşur . kısa bir kelimedir , ancak bana sorarsanız her telaffuz edildiğinde sanki harflerın her bir tanesi bir yılı temsil eder. sonrada ortaya 9 yıllık bir zaman dilimi çıkarır. o 9 yılda yalnızlığı anlamak ve yaşamakla bir geçmiş yolculuğu yaparak evrende ki yalnız oluşunu düşünürsün. düşünmek iyi ama düşüncenin ötesine geçtiğinde iş kötü . çünkü peşinden sanrılar gelir. belki de içinden " acaba belki bu bir rüyadır ve ben o yüzden yalnızımdır." dersin. ama sen hayatta olmanın en büyük gerçekliğini eğer sokaktaysan ,arkadaşlarıyla gezen insanları görerek zaten görürsün.
peki neden yalnızsın ? o kısım da bir süre sonra tartışılır bir konu olarak masaya yatırılacaktır. ama sebebini asla anlayamayacaksın ; çünkü diğerlerinden ne eksiğin ne de fazlan var. ama onlar yalnız değil sen yalnızsın. yalnızlık küçük şeytan seni. adam harcamak için varsın belki de.
mesela sürekli ortamlarda kendini acınası durumlara da sokacaksın. belki şaklaban olarak yalnızlığını gidermeye çalışacaksın ama yok sen yine yalnızlığa mahkumsun. çünkü sen dünyaya yalnız olarak gelmişsin , kaderin bu.
belki bilgin birisindir ya da üstün bir yeteneğin var , evet. bu çok güzel bir şey ve seni çevrende çok beğeniyorlardır. ama seni sevmeleri sadece lanet olası bilgin ve yeteneğin . o bilgiye ulaştıklarında sana yine yalnızlık kapısı görünecek.
ah yalnızlık... benim çıkmaz sokağım. beni geliştirdiğin doğru ama artık sıkıldım bu döngüden . insanların artık benimle çıkarı için yanımda görünmesinden bıktım. bırak peşimi ve hür olayım da uçuvereyim şu sürekli gördüğüm ama hiç yakınlaşamadığım gökyüzüne.
dipnot: yalnızlık ; dönüp dolaşıp aynı yere vardığın bir döngüdür.
peki neden yalnızsın ? o kısım da bir süre sonra tartışılır bir konu olarak masaya yatırılacaktır. ama sebebini asla anlayamayacaksın ; çünkü diğerlerinden ne eksiğin ne de fazlan var. ama onlar yalnız değil sen yalnızsın. yalnızlık küçük şeytan seni. adam harcamak için varsın belki de.
mesela sürekli ortamlarda kendini acınası durumlara da sokacaksın. belki şaklaban olarak yalnızlığını gidermeye çalışacaksın ama yok sen yine yalnızlığa mahkumsun. çünkü sen dünyaya yalnız olarak gelmişsin , kaderin bu.
belki bilgin birisindir ya da üstün bir yeteneğin var , evet. bu çok güzel bir şey ve seni çevrende çok beğeniyorlardır. ama seni sevmeleri sadece lanet olası bilgin ve yeteneğin . o bilgiye ulaştıklarında sana yine yalnızlık kapısı görünecek.
ah yalnızlık... benim çıkmaz sokağım. beni geliştirdiğin doğru ama artık sıkıldım bu döngüden . insanların artık benimle çıkarı için yanımda görünmesinden bıktım. bırak peşimi ve hür olayım da uçuvereyim şu sürekli gördüğüm ama hiç yakınlaşamadığım gökyüzüne.
dipnot: yalnızlık ; dönüp dolaşıp aynı yere vardığın bir döngüdür.
devamını gör...
99.
yalnızlık, görünmemektir. yalnızlık kendinizle olan dinginliğiniz fakat kendi içinizde yaşadığınız hesaplaşmalarınızın sonucunu kabullenişinizin son evresidir. bazen huzur bazen hüzündür. her şey zıttı ile var olur, yalnızlık da nasibini almıştır zıtlıktan. yalnızlığın çok da güzel bir yanı yoktur ama yalnızlığı hatırlatacak insanlarınız varsa eğer kaçış da yoktur. yalnızlık ıssız bir yerde "seni yalnız bırakmayacağım gözyaşlarını bölüşeceğim" diyecek kimsenizin olmamasıdır. görünmeyeceğini bilseniz bile, "yazınızın" yalnız kalacağını bilseniz bile yine de yazmaktır.
devamını gör...
100.
"yalnızlık… seni bir gün biz seçeceğiz. o zaman güzel olacaksın."
(bkz: yalnızlık heceleri)
(bkz: şükrü erbaş)
(bkz: yalnızlık heceleri)
(bkz: şükrü erbaş)
devamını gör...