zaman tüneli

olmayan veda.
adamın canını sıktılar olur öyle boşluğuna geldi fakat en tezinden dönecek. sudoku ve şap şupa acıyarak baktığımız yeter... saklayacak sopamız yok.d
temiz bir şekilde delirin arkadaşlar böyle olmuyoo.
devamını gör...

let the right one ın (türkçe adıyla gir kanıma)

ne zaman moralim bozuk olsa izlerim.

korku ile dramın iç içe geçtiği, soğuk ve karanlık atmosferiyle beni ekrana bağlayan sıra dışı bir film.

acayip bir atmosfer, garip bir sakinlik ve rahatsız edici bir hava...

melankolik bir yalnızlığın ve o yalnızlıktan kurtulmayı bekleyen biri vampir iki çocuğun benzersiz filmi. 8/10
devamını gör...

ne okuduğun, neden okuduğun, ne anladığın' la birlikte değerlendirilmesi gereken başlık. genel bir başlık, o yüzden herhangi bir yorum yapmayiim...

çok değişik yorumlar yapılabilir bu başlıkla ilgili.

özellikle, bu sözlükte " kitap okumayın!!" şeklinde başlık da açan, entry de giren yazarlar mevcutken.

kitap okumayan bi toplum, intihar etmiş, demektir. kitap okumayın, diyen bir toplumsa, intihar etmeden ölmüş, bir toplumdur...

türkler, genel olarak kültürel olarak "çöl bitkisi"nden farksız insanlardır. hiçbi meyveleri, tatları, etkileri yoktur.
devamını gör...

ya son sevgilime lego almayı dusunmustum.
alamadı.
cunku arayıp arayıp bi turlu bulusmadı benle.
sonra dogumgune kadar 16 gun boyunca sişr dizesi yazıp hediye etmek istedim. uzaktan anca bunu yapabilirim gibi geldi.
hosuna gitmedi. 7. gun filandı sanırım, beni her yerden engelledi. onu da kursakta bıraktı.

bi insan daha ne kadar rencide olabilir?

ama ne zaman yeni biri olacak olsa gitmesin diye mesaj yollatıyor sagla solla.
bence ben bu haksızlıgı hak etmiyorum.

yeni sevgilim olursa ne hediye ederim?
degişik bi seyler bulmam lazım. biraz dusunucem;) ben size donerim;)

son sevgilimden evvelki sevgilim ogretmendi. ona ataturk un en sevdigi kitaplardan idealist kitap beyaz zambaklar ulkesini ve bir kalemkutuyla rengarenk kalemler hediye etmiştim. ve not dusmustum:-hep boyle idealist kal! harikasın!

ondan evvelki sevgilime cicek durbunu hediye edip "hayat beraber hep renkli olsun' diye not dusmustum.

son 12 senede pek hikayem olmadı zaten.
devamını gör...

çok yalnızım boyum 1.87 kilom 90..
devamını gör...

evet, queens of the stone age müzikal olarak bana deri ceket gibi hissettiriyo... ayrıca bunu sadece kendim de hissetmiyorum, çevremde dinleyen arkadaşlarımda da var bu durum... hepimizin ortak noktası eskimiş kahverengi deri ceket...

ama bunun sebebi müziğin dokusundaki kahverengi deri tabakası... gitarlar böyle hafif kirli, davullar kuru, vokal sanki üç gündür su içmemiş ve hiçbir şeyi açıklamak istemeyen sinir baba gibi... bütün albümün üzerinde görünmez bi kahverengi deri tabakası var.

ben queens of the stone age dinlerken müzikal olarak kendimi hiçbir zaman stoner hisetmedim. sanki dolabın arkasından yıllardır giymediğim bi deri ceket çıkarmışım ve nedense üzerime tam oturmuş gibi hissediyorum...

queens of the stone age'in müzikal olarak bana verdiği şey tam olarak bu.
devamını gör...

bana karşı hep çok sadık oldu. asla bırakmıyor peşimi.
devamını gör...

kendi üzerimden bir çıkarımda bulunayım; parası önemli değil ama klişe bir şey olmasın isterim.

bir de mesela, kıyafet alınmasını asla istemiyorum.

“mesleğim nedeniyle bana sürekli geliyor, aşağıda 50’den fazla gömleğim var” demiyorum. sevdiğim çok kişiyle vedalaşma şansı bulamadığım için, ben alışmışım, belli şeyleri dondurup yaşatmak isterim. ben eğer karşımdakini seviyorsam getirdiği hediyeye teşekkür edip, büyük bir tezahürat yapmadan alırım ama onu asla kullanmam. ilk günkü ya da o günkü haliyle kalsın isterim.
devamını gör...

ne alınır bilmiyorum ama ben el emeğine çok değer veren bir insanım. kendim de yaparım, yapılmasını da çok severim.
da gerçi olmuyor artık öyle şeyler.
hediye alırken kimse uzun uzun düşünmüyor mesela. hala bir demet çiçeği hediyeden sayanlar var. sanırım bazen çok şey istiyorum hayattan.
devamını gör...

onu da yazdık kardeşim. #3820281
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir ölümlünün gözlerinde tanrının zarafetini aramaktır.
devamını gör...

ilişkiye devam etmek. bir b.k yemişsin, illa da açığa çıkacak, o kadar tantana yaşayacağına git işte..
devamını gör...

bedeli işte feyk hesap açıp, beni yaraladığını düşünmesidir. bazı mallarda hesap benim ve ben kendime saydırıyorum, fav atıyorum sanıyor *

sen beni birine yakıştırdın diye nasıl üzülüyorum nasıl. tarifi yok.
devamını gör...

heyecanla sinemayı keşfetmeye başladığın ilk yıllarda her patlamalı çatlamalı, bombalar ve pelerinlerin uçuştuğu marvel filmini, her ucuz romantik komediyi "oof ne filmdi ama" diye izlersin sinir baby amcam... ama sinema kültürün geliştikçe, kadrajın nasıl kurulduğunu, senaryodaki derinliği, ışığın kullanımını, oyunculuktaki o ince detayları fark etmeye başlarsın... müzikte de zevk geliştikçe aynısı oluyo... kulağın rafineleştikçe, zamanında sana "fena değilmiş, hatta baya iyiymiş..." gibi gelen o basit melodiler, yapay sesler, 4 akor üzerine oturtulmuş ticari işler kulak zarını tırmalamaya başlıyo amcam... yani müzik dinlemek zorlaşıyo ister istemez, hoşuna gidecek bir şarkıyı eskiden lastfm'de 3 sayfa kaydırınca bulabilirken şimdilerde bulabilmek çook zor bi hal alıyo...

ama bunu anlayacağını gram sanmıyorum... bizim birbirimizi anlayabilme yeteneğimiz yok sinir baby amcam.

fırından yeni çıkmış ekmek gibi her gün önümüze servis edilen o ruhsuz prodüksiyonları, sırf spotify algoritmasını beslesin diye yazılmış bayat nakaratları ilk beş saniyede yakalıyo insan ve bünye bildiğin reddediyo...zevk sahibi olmak ile müzik kütüphanesi olmak arasındaki farktan bahsediyoruz ama biz cahiliz amcam, konservatuvar okumuş insanlar değiliz, sen bizimle muhatap olma boşver
devamını gör...

garibana buraları dar ettiler ya. kıyamam. hayat kendisine yeterince zalim zaten. hiç yaşatmamış. hayatla ilgili bütün deneyimi buse varol ile gelin evi programlarından edindiğinden ibaret. daha fazla bir yaşanmışlık yok. hep bir burukluk.

aşık olup, gözü kapalı bekaretini sunabileceği birisi de çıkmamış karşısına. evde oturduğu yerden hayallerini yazıp duruyordu. keşke rüyalarındaki kişi çıksa da bir cima eyleyip, biraz rahatlasaydı. immanuel kant gibi bakir gidecek.

yapamadığı her şeyi erdeme büründürmesi de cabası. bir de dindar bu. neyse. cennetteki nurilerde de kusur bulmaz da biraz orada tatmin olur en azından. şüpheli.

kendine iyi bak kardeşim. gittiğin yerde umarım meriçlik yapabilecek, yengecilik yapabilecek daha fazla hatun vardır. anneni üzme, uslu çocuk ol. yatmadan sütünü ihmal etme. kalın giyin, üşütme. yolun ve bahtın açık olsun. işin gücün rast gitsin.
devamını gör...

kadıköyde saç tasarım uzmanı olmuş arkadaş şuan bu başlığı görünce araştırdım hiç görüşmedim 20 yıldır
devamını gör...

benimkisi türkiye ' deydi, bense kaç yıldır almanya'dayım. her kim idiyse kendisine hayatta başarılar dilerim. yüzü kısmen gözümün önüne geliyo, ama adı neydi bilemeyeceğim. ilk öpüştüğümle milli olmamıştım, milli olduğum da ilk öpüştüğüm değildi. ilk milli olduğumu hatırlıyorum, ilk öpüştüğümün ismi aklıma gelmiyo.
devamını gör...

yazdıklarını zevkle okuyorum.
devamını gör...

ana dilimde olmadığına hayıflandığım nadir şarkılardan birisi olan 1970 tarihli gilbert o'sullivan bestesi. basit iyiliklerin, kişiyi büyük toplumsal sorumluluklardan kurtarıp kurtarmayacağı hakkında fikir yürüten var oluşa dair bir şarkı. o'sullivan için '' bu adam sanatçı'' dedirtir.

devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim