zaman tüneli

#4072305
evet abi biliyorum o yazarı, ahlaksız herif insanların duygularıyla oynuyor burada. amaç ne ki, gay sen geyim de, ılığım de romantik film izliyorum de, ilginç gerçekten..
devamını gör...

evet ekrana izmir gelsin şimdi de. beni kurtarın birinci olmayayım, ben bu yükü kaldırabilecek karakterde bir insan değilim. #help
devamını gör...

bir kapıyı çekip çıkmak ne kadar sürer?
anahtarın o soğuk metali çevirdiği yarım saniye.
ardımdan kapanırken kapı, bir sessizlik içeride.
adımlarım sokağa değil, kaçar gibi benden uzağa.

köşeyi dönünce yavaşlıyor adımlarım.
bir kadın küfürler savuruyor rüzgâra
yeni yaptırdığı saçlarını düzeltirken.

bir sokağın daha sonuna geldim,
yine deniz falan yok ileride.
sadece çatlamış beton,
boyası dökülen sağır bir duvar.

sokak lambaları tek tek açılıyor,
tellerin arasından sızan soluk, gri bir aydınlık.
kendi gölgeme takılıp düşüyorum yere
bir an afallasa da,
gölgem benden önce kalkıyor ayağa.

şimdi önümde eskimiş bir duvar,
cebimde o soğuk metalin ağırlığı.
yukarıda silinmiş bir ışık.

bir sokağın daha sonuna geldim.
deniz falan bekleme.
yalnızca yarım saniye.
devamını gör...

okuduğunu anlamıyorsan, sen ve diğerleri, bu benim derdim değil. zamanında çok sevdiğim biri demişti;

sen söyle, onlar anlasın veya anlamasın, sen söyle.

neys’ madem anlaşılmıyor, lafın tamamını söyleyeceğiz el mahkum.

benimle ilgilenme diyor şair orada. bana sarma diyor, ailenle ilgilen diyor.

senin baban şunu bunu yaptı, şöyle şöyle bir insandı mı diyor? lafın babasına edilmesi için böyle gelişmesi gerekiyor. böyle gelişmediğine göre, babaya değil çocuğa edilmiş laftır. bunu da nasıl evirip, çevirecekseniz, kolay gelsin diyorum. iyi günler.
devamını gör...

böyle bir durumda, kişinin ailesinin sorgulanması gerekir. bu kıza birinin bu fonların mantığını ve işleyişini anlatmış olması gerekiyor çünkü. dışarıdan, bağımsız birinin yönlendirmesiyle bu işlere girilemeyeceğine göre, bir soy ağacı araştırması gerekiyor demektir.

ayrıca, bence iletişimi kesin. bu fonlar ve diğer yan kaynaklar sağlıklı işler değil. bu işlerden ülkece midemiz bulandı.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

isteseydi yapardı lafına her zaman inanacağım
çünkü ben isteyince yapabiliyorum
devamını gör...

albız ne? google’layıp geliyorum. dönerken haselnusskaffee alayım sana dayı. tadı güzel. belki beni öldürmekten vazgeçirecek kadar. * dünkü filmli entry’ne ithafen yazayım da, ne diyor bu olmasın.

çocuklarımla aynı motifli şeyleri giymiyorum ya, tek parça elbiseler favorim. boş günümde bari pantalon - shirt takılmayayım.
devamını gör...

leğene oturtun baloncuk çıkıyorsa erkektir. böyle miydi nasıldı.
devamını gör...

müstakil isem hemen dönmeye çalışırım hele bir de akan bir sohbet muhabbet varsa araya soğukluk girmesin isterim.

ama konuşma sarmıyorsa, kibarlığımdan "bok gibi muhabbetin var kardeşim" diyemem de geç cevap vereyim konuşmak istemediğimi anlasın diye düşünürüm.
devamını gör...


içime sindi, dışıma barbie.


hay canını albızlar alsın, gözümün önünde 16 yaşındaki kızıyla aynı kıyafeti giyen 38'lik anne görüntüsü canlandı. kalk bir çay koy da içek.
devamını gör...

önceden buna çok kızardım fakat yetişkin olduktan sonra bu olguya fazlasıyla hak vermeye başladım. insan 16-24 yaş aralığında sürekli konuşmak- mesajlaşmak istiyor.

okuması gereken bir insan olarak, çok ekstra yorucu ve sizi zorlayacak bir hayattan gelmiyorsanız, öğrenci sıfatıyla ders çalışmak dışında ekstra sorumluluğunuz genelde olmuyor. bu yüzden gençlerin mesaj atacak inanılmaz vakti oluyor. mesaj gelmediğinde de, zamanını stalk ve diğer kurma işlemlerine ayırıyorlar. mesajlaşmamak genelde "istenilmeme- umursanılmama veya potansiyel başka birinin varlığına" bağlanıyor ve iletişim sürekli kalıcı tutulmaya çalışılıyor.

yetişkin bir birey haline geldiğinizde fark ediyorsunuz ki hayat inanılmaz akan bir dinamiğe sahip. zaman su gibi.. yılların nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. bu yüzden hep an'da kalmanız gerekiyor. bulunduğunuz dakikanın veya saatin son derece farkında olmanız önemli. telefona bakmak veya sürekli ona mesai harcamak sizden bunu çalıyor. içinde yaşadığınız dünyaya yabancı, elinizdeki cihaza bağımlı oluyorsunuz. etrafı izlemek yerine, dünyayı ellerimizdeki cihazlardan izliyoruz. deneyimlemek yerine pasif kalarak hayatımıza devam etmeyi seçiyoruz. bu saçmalık konfor alanı haline geldi üstelik.

bu yüzden her şeyi yaşamak lazım. her dakikayı. mesaj beklemeyin, gidin görün. yazışmayın, araşın.

diğer yandan, iş hayatı hafife alınacak bir olgu değil. insani ruhen ve psikolojik olarak inanılmaz daraltıyor. intiharın eşiğine gelen insanlar var. kapitalist sistem korkunç bir şey aslında. bu yüzden insan işin yığdığı abuk subuk görevlerin dışına çıktığında( mesai dışı), sadece hayatın akışına kapılmak istiyor. zihininde boşalması gerekiyor çünkü. insan özel hayatında da elindeki cihazlarını kullanarak mesai yapamaz. bu yüzden bir insan hayatının tamamını telefonuna bakarak geçiremez. bu hem kişinin kendisini hem de içinde bulunduğu dünyaya haksızlık çünkü. neden insanlar anını yaşamak yerine, kendisini sürekli bir cihaza bakmaya programlasın ki? o cihaza bakmak için etrafınızdaki her şeye sırt çeviriyorsunuz. kim bilir o saniyede ne fırsatlar ve ne güzel anlar kaçıyor.. işin verdiği toksik hisler de büyüyor.

önce hayat.

bu kadar net.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

maide 6-7 ve nisa 102'de ayet öğrenildiğini ortaya koyduktan sonra gün yüzüne çıkan gerçek.

maide 6, nimetin tamamlanmadığı dönemi anlatıyor ve allah’ın tamamlamak istediği nimetine "işittik ve itaat ettik" cevabını veriyorlar!

tehlikeli ortamlarda ayet geldiğinde de nisa 102'de anlatıldığı gibi gruplara ayrılarak, birbirlerini koruyup ayetleri öğrendiler.
kur'an okunduğunda secde edildiğini söyleyen ayetler var ve örneğin 8/66 ayeti savaş öncesi indirilmiş bir ayettir.

maide 6-7 ve nisa 102'den sonra namaz iddiaları çöker. sadece kur'an'dan öğrenmiyorsanız o sizin sorununuz! sadece kur'an'a göre:
resul salat vakitlerinde ayetleri öğretti
ayetlerden öğrenmek yerine ayetleri geri üflemeyi tercih ediyorsanız bu sizin sorununuz...

salatnedir.blogspot.com/202...
devamını gör...

günaydın, onore oldum. insan olana bir kere anlatılır mottosuyla, bir kere uzun yazabilirim. tek cümlelik cevaba, hiç cümle ya da bazen sadece iki harf; ok

sonradan gelen çaylaklar mal gibi kalıyor, durumu anlamıyor. içime sindi, dışıma barbie.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu devirde anlamak çok zor.
nude bile feyk çıkabilir.

sözlükte kadın görünümlü tramessiler de var dikkat edin.
fotoğraf paylaşıyor diye güvenmeyin yani.

en doğru yöntem bütün yazdıklarını okumak, gözlem yapmak, duygu değişimlerini incelemek.

geçen birisinin tam kadın olduğuna emin oluyordum pisuvarda yanına gelen patronu ile hikayesini okudum.
devamını gör...

işsiz kalınca hayatın gerçekleriyle yüzleşmek zorunda kalmak, eskiden çalıştığın için azade olduğun, yerine birilerini gönderdiğin ve uzaktan organize ettiğin ya da ucundan kıyısından olduğu kadarıyla üstlendiğin sorumlulukların bizzat gerçek muhatabı haline gelmek.

ben 20 kusür yıldır yoğun çalışma hayatı olan biri olarak ailevi mevzulardan uzak yaşıyormuşum meğersem. şöyle ki; ailedeki büyüklerden biri (annem, babam, kayınvalidem, kayınpederim) yardıma muhtaç haldeyse, ne bileyim hastaysa, doktor randevusu varsa vs hep onlarla ilgilenmesi için birilerini (eşim, abim, kardeşim, hatta zaman zaman oğlum vs) yönlendirirdim. söylemesi ayıp* organizasyon benim işimdir. ama olaylarla bizzat ilgilenmek çok daha farklı bir şeymiş.

geçen hafta kayınvalidem hastalandığı için ona gidip 3 günlük yemek yaptım. babam, kaldırımda yürürken düştü, eli kaldırımın kenarına çarptığı için 4 dikiş atıldı falan, bu mevzularda hep ben bizzat yanındaydım.

"zaten öyle olması gerekir, ne var ki bunda?" denilebilir ama dediğim gibi, yerime birilerini yönlendirmeye alışmış olduğum için, şimdi sorumlulukları bizzat üstleniyor olmak bana oldukça zor geliyor...
devamını gör...

günaydın. gözlerim yanıyor, başım zonk. annemin sesiyle uyandım, hiç sevmediğim sabahlardan. helele hölölö’sü bittikten sonra babanın arabasını sana vereceğiz diyor. içine dinleme cihazı veya gps yerleştirmediyse bende sudok’ değilim. neys’ enayiliği tuttu herhalde, ok diyip alacağım arabayı, ilk işimde arabayı taratmak olacak. * buraya kadar okuduysan oh kebab sudok’ deme lan. parasını vericem aylık taksitle. bizde böyle. sevgi parayla ya da hayırlı evlat olma şeysi… neys’ defolup işe hazırlanayım.
devamını gör...

ben satıyorum.

fiyat bilgisi için qm.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim