zaman tüneli
yazarların bugün canını sıkan şeyler
şu an başım dönüyor çok salakça bir şekilde buna odaklandım
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının benzediği dizi karakteri
benim için kişilik olarak benziyorlar, fiziksel olarak değil...
öncelikle ekonovich... açık ara frank underwood... ortalığı karıştırması bi ankete bakar, ortalık karışırken kahvesini zevkle içerek izler, attığı her adım aslında üç adım önceden planlanmış... müthiş bi zihin yapısı var...
poine... monica geller...istemeden komik olma konusunda çok güçlü... tespit içeren bi başlığa tek bi fotoğraf atıyo ve baya güldürüyo insanları... aynı zamanda güzel ve farkında yani, bir de insanların cinsiyetlerine bakmadan dost olup aynı orantıda güldürebiliyo...
boş alan çaycı son kale... bi insan bu kadar dale cooper olamaz, kendisiyle konuşurken absürtlüğünü ona benzetiyorum... çok enteresan bi karakter, en sevdiğim tarafı da absürtlüğünün hiçbir zaman gösteriş yapmaması. bakın şimdi ne kadar tuhaf bir şey söyleyeceğim diye hazırlamıyor insanı. gayet ciddi bir şekilde oturup dünyanın en saçma cümlesini kuruyo...
graveworm... gözümün önüne jonathan byers geliyo... iyi niyetli bi adam belli, sözlük kavgalarına kayıtsız kalan birisi değil ama benim kadar içinde bulunup mizah malzemesi yapacak kadar hayatsız da değil, kendi hayatının farkında... izlediği filmler ve müzikler onun karakterinin büyük bi parçası...
külotlu çorap giyen erkek... nick miller... kafası trole ve mizaha çok çalışıyo ama kendini frenliyo, kendini açabildiği az sayıda insan var sanki, bu da onu hafif gizemli, hafif trol kılıyo...
opelina... phoebe buffay ya, hem şirin, hem minnoş, hem kızdırılmamalı, hem de sanatsal bi yönü var... muhabbeti iyi, ona dokunmayan yılan bin yaşayabilir sence...
good luck babe... buffy summers'ı gördükçe aklıma geliyo, kendisine bulaşmak istemem mesela çünkü geceleri vampir öldürmeye çıktığını düşündüğüm hafif gotik bi imajı var... ben inanıyorum geceleri kurt adam, vampir falan avlıyo...
zugra... rupert giles'ı rupert giles'dan bile daha iyi oynar... entelektüel bi yanı var, müzikal anlamda hoş ama bu durumlardan çok sıkılıp normal insan entryleri girmeye çalışıyo... o an göze çok çarpıyo mesela, normal insan olamıyo, kendisi rupert giles gibi birisi... kütüphane kursun kitap bağışlayalım.
çözülemeyen sudoku... cersei lannister... herhangi bi taht, modluk gibi istekleri yok ama yedi düvelle savaşma gücü var... hayatında belki de onu motive eden tek şey aynı anda beş kişiyle kavga etme gücü...
öncelikle ekonovich... açık ara frank underwood... ortalığı karıştırması bi ankete bakar, ortalık karışırken kahvesini zevkle içerek izler, attığı her adım aslında üç adım önceden planlanmış... müthiş bi zihin yapısı var...

poine... monica geller...istemeden komik olma konusunda çok güçlü... tespit içeren bi başlığa tek bi fotoğraf atıyo ve baya güldürüyo insanları... aynı zamanda güzel ve farkında yani, bir de insanların cinsiyetlerine bakmadan dost olup aynı orantıda güldürebiliyo...

boş alan çaycı son kale... bi insan bu kadar dale cooper olamaz, kendisiyle konuşurken absürtlüğünü ona benzetiyorum... çok enteresan bi karakter, en sevdiğim tarafı da absürtlüğünün hiçbir zaman gösteriş yapmaması. bakın şimdi ne kadar tuhaf bir şey söyleyeceğim diye hazırlamıyor insanı. gayet ciddi bir şekilde oturup dünyanın en saçma cümlesini kuruyo...

graveworm... gözümün önüne jonathan byers geliyo... iyi niyetli bi adam belli, sözlük kavgalarına kayıtsız kalan birisi değil ama benim kadar içinde bulunup mizah malzemesi yapacak kadar hayatsız da değil, kendi hayatının farkında... izlediği filmler ve müzikler onun karakterinin büyük bi parçası...

külotlu çorap giyen erkek... nick miller... kafası trole ve mizaha çok çalışıyo ama kendini frenliyo, kendini açabildiği az sayıda insan var sanki, bu da onu hafif gizemli, hafif trol kılıyo...

opelina... phoebe buffay ya, hem şirin, hem minnoş, hem kızdırılmamalı, hem de sanatsal bi yönü var... muhabbeti iyi, ona dokunmayan yılan bin yaşayabilir sence...

good luck babe... buffy summers'ı gördükçe aklıma geliyo, kendisine bulaşmak istemem mesela çünkü geceleri vampir öldürmeye çıktığını düşündüğüm hafif gotik bi imajı var... ben inanıyorum geceleri kurt adam, vampir falan avlıyo...

zugra... rupert giles'ı rupert giles'dan bile daha iyi oynar... entelektüel bi yanı var, müzikal anlamda hoş ama bu durumlardan çok sıkılıp normal insan entryleri girmeye çalışıyo... o an göze çok çarpıyo mesela, normal insan olamıyo, kendisi rupert giles gibi birisi... kütüphane kursun kitap bağışlayalım.

çözülemeyen sudoku... cersei lannister... herhangi bi taht, modluk gibi istekleri yok ama yedi düvelle savaşma gücü var... hayatında belki de onu motive eden tek şey aynı anda beş kişiyle kavga etme gücü...
devamını gör...
valeria ilya draskovicz
#4072754
black metal müzikler paylaşarak trollük yapan biri ile ilkkez karşılaştım. saygı duyarım hehe.. iyi sözlükler..
black metal müzikler paylaşarak trollük yapan biri ile ilkkez karşılaştım. saygı duyarım hehe.. iyi sözlükler..
devamını gör...
kırtıl
uçuk kaçık bir felsefe, köy lan, bir köy, sadece bir köy....
yörük köyü..
yörük köyü..
devamını gör...
bir ilişkinin sağlıklı olduğunu gösteren şeyler
obüşürken göz teması kurmak..
devamını gör...
güne bir şarkı sözü bırak
vomıııııııınnnn darrkkk dizayırzzzzzz
vomıııııııınnnn eternal biğutiyyyyy
vomıııııııınnnn eternal biğutiyyyyy
devamını gör...
kimse bakmıyorken nasıl birisin sorusu
evet aynen ben de biraz önce dağ gibi bulaşık yıkadım, yerlerine yerleştirdim. şimdi tezgah pırıl pırıl. kimse görmedi. zaten bu eylemi birileri görsün de beni takdir etsin, diye yapmadım.
biz, ben, birileri bize baksın da alkışlasın, diye yaşamıyoruz.
biz, ben, birileri bize baksın da alkışlasın, diye yaşamıyoruz.
devamını gör...
anne
garip bir varlık.
çocuğu hangi yaşa gelirse gelsin, yeri geliyor hiç bir karşılık beklemeden sonuna kadar sahiplenip değer veriyor. ama zaman zaman da yeri geliyor, yaşın küçük olmasına rağmen sonuna kadar menfaat bekleyerek iliğini kemiğini sömürebiliyor.
hem geleneksel kadın içgüdülerini taşıması, hem de çocuklarına karşı duyduğu sahiplenme duygusunu aynı anda yaşamasından kaynaklanıyor diye düşünüyorum.
sanırım bir erkek çocuğu olarak anneme karşı mesafeli olmamın sebebi bu. mesafeli de değil, çocukkenki beslediğim güveni, şuan eskisi gibi besleyemiyorum.
çok gri bir varlık anneler. ama her şeye rağmen ailenin parçası. iyi ki var.
çocuğu hangi yaşa gelirse gelsin, yeri geliyor hiç bir karşılık beklemeden sonuna kadar sahiplenip değer veriyor. ama zaman zaman da yeri geliyor, yaşın küçük olmasına rağmen sonuna kadar menfaat bekleyerek iliğini kemiğini sömürebiliyor.
hem geleneksel kadın içgüdülerini taşıması, hem de çocuklarına karşı duyduğu sahiplenme duygusunu aynı anda yaşamasından kaynaklanıyor diye düşünüyorum.
sanırım bir erkek çocuğu olarak anneme karşı mesafeli olmamın sebebi bu. mesafeli de değil, çocukkenki beslediğim güveni, şuan eskisi gibi besleyemiyorum.
çok gri bir varlık anneler. ama her şeye rağmen ailenin parçası. iyi ki var.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarından tavsiyeler
sağlığınız için normal sözlüğü bırakın hehe..
devamını gör...
kırtıl semahı
niye ki? neden böyle bir şey yaptınız...
devamını gör...
bir ilişkinin sağlıklı olduğunu gösteren şeyler
en önemli şeyin aslında saygı ve sadakat olduğunun geri kalan her şeyin o kadar da önemli olmadığını bir anlarsınız umarım
devamını gör...
bir ilişkinin sağlıklı olduğunu gösteren şeyler
kavga ederken bile hakaret küfür etmeden diyalog kuruyorsanız doğru yoldasınız.
devamını gör...
kimse bakmıyorken nasıl birisin sorusu
bulaşık yıkıyorum
devamını gör...
dolanı dolanı gelir
çapraz sikiyorlar şu an beni...
devamını gör...
arzu edilene ulaşıldığında anlamını yitirmesi
arzu nesnesinin marjinal fayda eğrisinin hışmına uğraması durumudur.
devamını gör...
hop çerkes
ali diye biri yok...felsefesi var... yerim onun felsefesini...
devamını gör...
kimse bakmıyorken nasıl birisin sorusu
kendimi tanıdıkça mesafemi koruduğum birisiyim.
devamını gör...
neden yazıyorsun sorusuna verilebilecek cevaplar
yarım yamalak yaşadığım için yazıyorum ben. yaşamadığım, yaşayamadığım ve hiçbir zaman yaşayamayacağım şeylerin yerine yazıyorum. konuşurken de aynıyım. yazarken nasılsam konuşurken de öyleyim. bir kaç hobi ile birlikte, mecburen, yazmayı da sevmeyi tercih ediyorum. kötü alışkanlıkları (bağımlılıklar, irili ufaklı suçlar vs.) sevmek, doğru düzgün yaşanamayan bir hayatı cehenneme çevirip beterin beterini yaşatabiliyor.
devamını gör...

