zaman tüneli
şup şup ve lucifer'in birbirine terapi niyetine yaklaşması
bağcılar civarı pasif var mı ?
devamını gör...
geç kalmışlık hissi
zaman zaman bünyeme sinsice zuhur eden his. göğsümün tam ortasına oturan ağır ve fazlasıyla sinir bozucu derecede tanıdık olan bu hissi tarif etmek zor ama deneyeceğim.
sanki herkesin çoktan bindiği o son treni, peronda nefes nefese koşmama rağmen sadece birkaç saniyeyle kaçırmışım gibi bir duygu bu.
trenin uzaklaşan arka ışıklarına bakarken hissettiğim o çaresizlik ve "şimdi ne yapacağım?" paniği...
sanki bütün dünya benim dışımda bir ritim tutturmuş, kendi senfonisini çalıyor da ben o sahneye çıkmayı unutmuşum, kuliste öylece sıramı bekliyormuşum gibi hissediyorum.
etrafıma bakıyorum; herkes bir yerlere varıyor, bir şeyleri tamamlıyor, kendi hikayelerinin son taslağını temize çekiyor.
kimi kariyerinde koşuyor, kimi hayatını birleştiriyor, kimi dünyayı geziyor.
bense sanki hala giriş bölümünde kalemimin ucunu açmaya çalışıyorum.
onlar hayatın o büyük, görünmez sınavını çoktan bitirip kağıtlarını teslim etmişken, ben daha adımı soyadımı yazmayı yeni bitirmişim hissinden kurtulamıyorum.
zaman benden bağımsız, acımasız bir hızla akıyor. takvim yaprakları ben fark etmeden dökülürken, sanki bir yerlerde bir dönemeçte yanlış yola saptım ve asıl yola, olmam gereken o yere dönmek için artık çok geç.
bu sadece bir şeyleri başaramamak veya bir yerlere gelememek değil; kendi hayatıma, kendi potansiyelime, hatta kendi yaşıma bile yetişememek..
aynaya baktığımda gördüğüm yüzle, içimde bir yerlerde hâlâ hazırlık yapan o insanın takvimi bir türlü uyuşmuyor.
bazen geceleri sessizlik çöktüğünde bu his daha da büyüyor. zihnimde sürekli bir saat tıkırtısı yankılanıyor ki bu tıkırtı beni delirtiyor; bana bir şeyleri kaçırdığımı, sürenin dolduğunu fısıldıyor.
kendi kendime "neden daha önce başlamadım? neden daha cesur olmadım?" diye sorup duruyorum.
keşkelerden kocaman bir duvar örüyorum kendi önüme. ya da bir yorgan örüp atıyorum üstüme.
ama sonra, o nefes kesen paniğin ortasında çok cılız bir ses duyuyorum içimden.
belki de gerçekten geç kalmamışımdır.
belki de herkesin aynı güzergahta, aynı bitiş çizgisine doğru koştuğu o görünmez, anlamsız yarışta kendi adımlarımı, kendi hızımı bulmaya çalışıyorumdur.
belki de benim trenim henüz o perona hiç yanaşmamıştır.
mümkün müdür böyle bir şey gerçekten? yoksa kendimi mi kandırıyorum böyle, bilemiyorum..
lakin bildiğim çok net bir şey var ki o da bu dünyadan ne zaman olursa olsun en az herkes kadar buruk ayrılacağım. hiçbir zaman hiçbir başarım beni tatmin etmeyecek.
sanki herkesin çoktan bindiği o son treni, peronda nefes nefese koşmama rağmen sadece birkaç saniyeyle kaçırmışım gibi bir duygu bu.
trenin uzaklaşan arka ışıklarına bakarken hissettiğim o çaresizlik ve "şimdi ne yapacağım?" paniği...
sanki bütün dünya benim dışımda bir ritim tutturmuş, kendi senfonisini çalıyor da ben o sahneye çıkmayı unutmuşum, kuliste öylece sıramı bekliyormuşum gibi hissediyorum.
etrafıma bakıyorum; herkes bir yerlere varıyor, bir şeyleri tamamlıyor, kendi hikayelerinin son taslağını temize çekiyor.
kimi kariyerinde koşuyor, kimi hayatını birleştiriyor, kimi dünyayı geziyor.
bense sanki hala giriş bölümünde kalemimin ucunu açmaya çalışıyorum.
onlar hayatın o büyük, görünmez sınavını çoktan bitirip kağıtlarını teslim etmişken, ben daha adımı soyadımı yazmayı yeni bitirmişim hissinden kurtulamıyorum.
zaman benden bağımsız, acımasız bir hızla akıyor. takvim yaprakları ben fark etmeden dökülürken, sanki bir yerlerde bir dönemeçte yanlış yola saptım ve asıl yola, olmam gereken o yere dönmek için artık çok geç.
bu sadece bir şeyleri başaramamak veya bir yerlere gelememek değil; kendi hayatıma, kendi potansiyelime, hatta kendi yaşıma bile yetişememek..
aynaya baktığımda gördüğüm yüzle, içimde bir yerlerde hâlâ hazırlık yapan o insanın takvimi bir türlü uyuşmuyor.
bazen geceleri sessizlik çöktüğünde bu his daha da büyüyor. zihnimde sürekli bir saat tıkırtısı yankılanıyor ki bu tıkırtı beni delirtiyor; bana bir şeyleri kaçırdığımı, sürenin dolduğunu fısıldıyor.
kendi kendime "neden daha önce başlamadım? neden daha cesur olmadım?" diye sorup duruyorum.
keşkelerden kocaman bir duvar örüyorum kendi önüme. ya da bir yorgan örüp atıyorum üstüme.
ama sonra, o nefes kesen paniğin ortasında çok cılız bir ses duyuyorum içimden.
belki de gerçekten geç kalmamışımdır.
belki de herkesin aynı güzergahta, aynı bitiş çizgisine doğru koştuğu o görünmez, anlamsız yarışta kendi adımlarımı, kendi hızımı bulmaya çalışıyorumdur.
belki de benim trenim henüz o perona hiç yanaşmamıştır.
mümkün müdür böyle bir şey gerçekten? yoksa kendimi mi kandırıyorum böyle, bilemiyorum..
lakin bildiğim çok net bir şey var ki o da bu dünyadan ne zaman olursa olsun en az herkes kadar buruk ayrılacağım. hiçbir zaman hiçbir başarım beni tatmin etmeyecek.
devamını gör...
good luck babe (yazar)
dünyanın en iyi anlaşabilecek iki kadın yazarı, kavga ediyor.
çok acayip.
çok acayip.
devamını gör...
sözlüğün en güzel kadın yazarı olduğunu düşünen kadın yazarı
gazcı meriçleri acilen bırakması gereken yazar. götüme kaş göz çizsem güzel bulacak abazalar diyarında olduğunu unutmaması gerekir.
devamını gör...
kadınları ciddiye almamak
söz meclisten dışarı ama iki meme görse dengesini kaybederek sendeleyecek redpill'ci ergen söylemi.
kolay para peşinde koşan ilgi manyağı instagirller hariç her biri ayrı kıymetlidir.
kolay para peşinde koşan ilgi manyağı instagirller hariç her biri ayrı kıymetlidir.
devamını gör...
galiba bu sözlüğü seviyorum
hemde çok seviyorum.d
devamını gör...
sözlüğün en güzel kadın yazarı olduğunu düşünen kadın yazarı
allah, kevaşelikten uzak tutsun. sözlük orospuları gözümüzün ucunda. sokaklar ne yapsın sısııs
günümüzde 'çirkin kadın' olmak mı kaldı allasen? ağızları yüzleri estetik, botoks, makyaj.
leşler ya.
günümüzde 'çirkin kadın' olmak mı kaldı allasen? ağızları yüzleri estetik, botoks, makyaj.
leşler ya.
devamını gör...
galiba bu sözlüğü seviyorum
iyi ya. güzel insanlar var. gereksiz tipler de var her zamanki gibi ama yapacak bir şey yok. güzel insanlarla konuştukça sözlükte güzelleşiyor.
devamını gör...
good luck babe (yazar)
“deli karını da al git başımdan” yazdığını gördüm.
kimsenin karısı değilim, evlenmeyi düşünmüyorum. olsaydım da sananesiydi mesela. bensiz yaşayamıyorsun. gerçekten üç aykü falansın sen ya. gibi izlemeyi bırak kızım. iyi gelmiyor sana. of yine ebeveynliğim tuttu allah kahretsin. tavsiye verdim. tutamıyorum bazen neys’ bak çocuk;
ben teyze değilim ki sözlüğe ihtiyacım olsun diyorsun ya; ben bacak atmadım buraya hiç. atıp pis gözleri doyuramam. senin ilgi açlığını doyuramadığım gibi. bambaşka bir level ilgi açlığın var cücük. seni anlayıp empati yapabilmem imkansız.
ben bu sözlüğe kusmaya geliyorum. içimi kusmaya. gerekirse sana da kusarım o kadar iğrençsin. bezdim senden. bana olan takıntından.
selam çaktığım tüm yazarlara yapışıp yüz bulamayışından bile bezdim lan. neyi beğenmişim hangi entry’deyim, hepsine bakıyorsun. o insanlara yazıyorsun, o insanlar bana yazmıyor mu sanıyorsun? bunlar benim hurafelerim değil bak. senin yüzünden kusmaya geldiğim yerden de bezdim hımını. al şu karıyı başımdan diyorsun mesela, sen beni aşsan, bunları okumazdın şuan.
bak çocuk, ya def ol git dışarda gider ilgi açlığını, ya da beni sal, erkeklere yapış. yeter lan. kara delik gibisin ilgi verdikçe daha çok istiyorsun. ben erkekte değilim, teyzen de değilim, velin hiç değilim. aradığın “şey” ben değilim. babana sövdüm primini de bırak mesela. direkt sana laflarım. direkt sana. beynin basıyor mu? direkt sana söylüyorum. beni bırak, git babana ağla.
kimsenin karısı değilim, evlenmeyi düşünmüyorum. olsaydım da sananesiydi mesela. bensiz yaşayamıyorsun. gerçekten üç aykü falansın sen ya. gibi izlemeyi bırak kızım. iyi gelmiyor sana. of yine ebeveynliğim tuttu allah kahretsin. tavsiye verdim. tutamıyorum bazen neys’ bak çocuk;
ben teyze değilim ki sözlüğe ihtiyacım olsun diyorsun ya; ben bacak atmadım buraya hiç. atıp pis gözleri doyuramam. senin ilgi açlığını doyuramadığım gibi. bambaşka bir level ilgi açlığın var cücük. seni anlayıp empati yapabilmem imkansız.
ben bu sözlüğe kusmaya geliyorum. içimi kusmaya. gerekirse sana da kusarım o kadar iğrençsin. bezdim senden. bana olan takıntından.
selam çaktığım tüm yazarlara yapışıp yüz bulamayışından bile bezdim lan. neyi beğenmişim hangi entry’deyim, hepsine bakıyorsun. o insanlara yazıyorsun, o insanlar bana yazmıyor mu sanıyorsun? bunlar benim hurafelerim değil bak. senin yüzünden kusmaya geldiğim yerden de bezdim hımını. al şu karıyı başımdan diyorsun mesela, sen beni aşsan, bunları okumazdın şuan.
bak çocuk, ya def ol git dışarda gider ilgi açlığını, ya da beni sal, erkeklere yapış. yeter lan. kara delik gibisin ilgi verdikçe daha çok istiyorsun. ben erkekte değilim, teyzen de değilim, velin hiç değilim. aradığın “şey” ben değilim. babana sövdüm primini de bırak mesela. direkt sana laflarım. direkt sana. beynin basıyor mu? direkt sana söylüyorum. beni bırak, git babana ağla.
devamını gör...
graveworm (yazar)
#4086127 zoofili? (bkz: https://www.google.com/sear...)
devamını gör...
şup şup ve lucifer'in birbirine terapi niyetine yaklaşması
ben, valla kimse kusura bakmasın. öyle kafasına göre başlık açmasına izin vermezdim. var oldu mu o göt bu sözlükte adımın geçtiği herhangi bir kadın yazarda? yok öyle bir dünya.
haddini bilirdi o kadın.
böyle, 2 ay önce anam babam öldü diye zırlayıp, goygoy yapan kadınla da işim olmazdı gerçi.
haddini bilirdi o kadın.
böyle, 2 ay önce anam babam öldü diye zırlayıp, goygoy yapan kadınla da işim olmazdı gerçi.
devamını gör...
kadınları ciddiye almamak
kaç yıl geçti adam her yıl biraz daha dingil gibi davranıyo, asla ilerleme yok full time geriye gidiyo elemanın üslubu.
devamını gör...
sözlüğün en itici yazarı
silvermist kadın/she/her/dişi mi?
devamını gör...
bugün pazar ve ben seni çok özledim
silip kaçmış kedisine sulanan, hüsooom diye ağlayan zavallı zoofili. hiçbir insan kendisi ile ilgilenmiyor ki. yazık.
devamını gör...
sözlüğün en itici yazarı
silvermist bacım lütfen sözlük kavgasında yeni cephe açma, dilersen yarını bekle, tartışmalar durulunca yeni cephe açarsın, biz bu açacağın cephe yüzünden destek olamazsak graveworm gider sovyetler'i tekrar kurar falan, allah korusun.
devamını gör...
sözlük yazarlarının bugün hissettikleri
aklımda tek bir şey var.
ekonomik bağımsızlık.
bu kadar. yan gelip yattığım bir hayatta söz veriyorum edebiyat yapacağıdsfsdf
iyi bir insan olacağım. söz ya. s
ekonomik bağımsızlık.
bu kadar. yan gelip yattığım bir hayatta söz veriyorum edebiyat yapacağıdsfsdf
iyi bir insan olacağım. söz ya. s
devamını gör...
sözlüğün en itici yazarı
(bkz: graveworm)
devamını gör...
şup şup ve lucifer'in birbirine terapi niyetine yaklaşması
#4086169 her erkek taştaşını korur tabii. ne olacaktı? sen midiyi gözünde abartıyorsun. o ekonun taştaşı, o kadar. daha fazlası değil. tabii kimse bir kadına bu kadar berbat bir kaderi yakıştıramaz ama maalesef öyle.
devamını gör...
drunkpilgrim
tanıdığım bir drunk var. kötü sözlük'ten.
o değilse, zorbalarım sısııs
o değilse, zorbalarım sısııs
devamını gör...
