zaman tüneli
bir erkeğin en tatlı olduğu an
bir umut peşinden koştuğu kadın için yılmadan usanmadan bir nefer gibi bir emir eri gibi hazır kıta beklemesi. koş deyince koşması atıl deyince atılması yaz deyince yazması.
ne tatlı değil mi.
tabi siz hemen meriç dersiniz onun için ama o umursamaz. çünkü tatlı olmak zorundadır. anlıyorsunuz?
ne tatlı değil mi.
tabi siz hemen meriç dersiniz onun için ama o umursamaz. çünkü tatlı olmak zorundadır. anlıyorsunuz?
devamını gör...
bir erkeğin en tatlı olduğu an
halı sahada gol attıktan sonraki an.
anlatılmaz, yaşanır.
anlatılmaz, yaşanır.
devamını gör...
leylim leylim
öyle mektuplardır ki bunlar; ahmed arif hasretini, özlemini, en derin yaralarını satır satır leyla'sına döker. ne yapsın, içine mi atsın? susmak ona göre değildir, sussa dağılır zaten. sonuna kadar haklıdır. çünkü sevmiştir bir kere. memleket gibi, bir çocuk sevinci gibi, incitmeye korkar gibi sevmiştir. yaraları da bu yüzden bu kadar derindir. her mektup ben buradayım deyişidir; biraz sitem, biraz umut, bolca da adam gibi dimdik bir aşk.
------
"yalnızlığımı bir dolduruyorsun ki; sana mı seni yaradana mı teşekkür edeyim bilmiyorum."
"gözlerinden öperim. ellerinden öperim. öperim kızı öperim. öperim oğlu öperim."
"ne tuzsuz şeydi şu dünya be. geldin, buldun, şenlendirdin, insan ettin beni. yemeyip-içmeyip, yatmayıp-uyumayıp, seni anlatmalı bu yürek."
"ne diye böyle sıcak, böyle dost, böyle "hayır" denilemeyecek bir havadasın? ‘siktir çekme’nin bu sendeki çeşidini bin yıl yaşasam öğrenemezdim."
"ben senin mecburunum - başkaca yokum."
"seni mektupla da olsa öpmek büyük şey."
------
"yalnızlığımı bir dolduruyorsun ki; sana mı seni yaradana mı teşekkür edeyim bilmiyorum."
"gözlerinden öperim. ellerinden öperim. öperim kızı öperim. öperim oğlu öperim."
"ne tuzsuz şeydi şu dünya be. geldin, buldun, şenlendirdin, insan ettin beni. yemeyip-içmeyip, yatmayıp-uyumayıp, seni anlatmalı bu yürek."
"ne diye böyle sıcak, böyle dost, böyle "hayır" denilemeyecek bir havadasın? ‘siktir çekme’nin bu sendeki çeşidini bin yıl yaşasam öğrenemezdim."
"ben senin mecburunum - başkaca yokum."
"seni mektupla da olsa öpmek büyük şey."
devamını gör...
hiçbir şey olmadıysa bile kesinlikle bir şeyler oldu
yoldaş yine her zamanki gibi.
bir şeyler olamıyor hiçbir şey oluyor burada.
akside ispat edilebilir bir durum. bir çeşit içinde bulunulan durumu anlama çabası.
bir şeyler olamıyor hiçbir şey oluyor burada.
akside ispat edilebilir bir durum. bir çeşit içinde bulunulan durumu anlama çabası.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
kimyager olduğuna göre iyi turşu kuran yazardır kesin.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
bissürü seviyorum ukdelerini ve görmeyi.
bekliyrıum kim asacak beni acaba. ahahahahahhaa.
bekliyrıum kim asacak beni acaba. ahahahahahhaa.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
bissürü seviyorum kendisini ve kalemini..
devamını gör...
hiçbir şey olmadıysa bile kesinlikle bir şeyler oldu
hakikaten bir şeyler olmuş burada. kavga gürültü hep olurdu ama bu sefer sanki ipin ucu kaçmış.
neyse biz işimize bakalım.
neyse biz işimize bakalım.
devamını gör...
topuklu ayakkabıdan şampanya içmek
mantar denilen şey sadece şampanya şişesinin ucunda olmaz, uyandırayım...öööğgkk...
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
gökyüzüne tırmanan merdivenler örersin,
aklında, fırtınaları dindiren büyülü bir ses.
tek bir adımda çatırdar o göksel basamak
gerçeğin ayazı keser nefesini.
kendi kurduğun dünyada hükümdarsın sanırsın,
sınırları çizilmemiş umutlar ülkesinde.
fakat hayatın taş duvarında uyanırsın birden,
yalnızlığın o kaskatı, buz tutmuş gölgesinde.
savaş başlar karanlıkta, çekilir kılıçlar,
biri hülyalı bir çocuk, diğeri taştan bir dev.
savrulur etrafa narin, kırılgan ahlar,
küllere karışır sığındığın o sonsuz, sıcak ev.
sessizlik çöker nihayet savaş meydanına,
ne bir kazanan kalır geriye ne dikili bir taş.
hayallerin ile gerçekler çarpıştığında
ölen hep sen olursun,
geride kalan ise; bir masal.
echoes...
aklında, fırtınaları dindiren büyülü bir ses.
tek bir adımda çatırdar o göksel basamak
gerçeğin ayazı keser nefesini.
kendi kurduğun dünyada hükümdarsın sanırsın,
sınırları çizilmemiş umutlar ülkesinde.
fakat hayatın taş duvarında uyanırsın birden,
yalnızlığın o kaskatı, buz tutmuş gölgesinde.
savaş başlar karanlıkta, çekilir kılıçlar,
biri hülyalı bir çocuk, diğeri taştan bir dev.
savrulur etrafa narin, kırılgan ahlar,
küllere karışır sığındığın o sonsuz, sıcak ev.
sessizlik çöker nihayet savaş meydanına,
ne bir kazanan kalır geriye ne dikili bir taş.
hayallerin ile gerçekler çarpıştığında
ölen hep sen olursun,
geride kalan ise; bir masal.
echoes...
devamını gör...
annelerin en güçlü silahı
1- terlik
2- tehdit
birinciden iyi kötü kurtulursun, ıskalayabilir ama ikinciden sıyrılmak o kadar kolay olmayabilir;
- bak annen olmam
- südümü helal edmem
2- tehdit
birinciden iyi kötü kurtulursun, ıskalayabilir ama ikinciden sıyrılmak o kadar kolay olmayabilir;
- bak annen olmam
- südümü helal edmem
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
hoş gelmişsin. sizi yeniden görmek güzel sayın yazar
devamını gör...
gece yazıları
kim bilir kaç defa yıkılır insan, kaç defa kendi enkazının altında kalır da yine de hayatta sayılır? hangi sabah bağışlar kendisinden önceki geceyi? hangi zaman geri verir insanın elinden alınanları?
ve insan, bütün bunların ortasında, yaşamak denilen bu ağır mecburiyetin neden hâlâ devam ettiğini düşünür..
ve insan, bütün bunların ortasında, yaşamak denilen bu ağır mecburiyetin neden hâlâ devam ettiğini düşünür..
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
“leylâ, zalım leylâ!
bu, benimki dördüncü. oysaki senden bir tek mektup aldım. o belâlı ve korkunç ilk mektubun, yani 4-1, ben mağlubum...”
ne diyorduk, zalım leyla...
bu, benimki dördüncü. oysaki senden bir tek mektup aldım. o belâlı ve korkunç ilk mektubun, yani 4-1, ben mağlubum...”
ne diyorduk, zalım leyla...
devamını gör...
büyük umutlar
charles dickens'in on üçüncü romanı, dickens'ın dergisi all year round'da 1860-61 yılları arasında bir seri olarak yayınlandıktan sonra 1861 yılında chapman ve hall romanı üç cilt halinde yayınladı.
roman 19. yüzyılda baş karakter pip'in ekseninde londra'da geçer. romanın renkli bir karakter kadrosu vardır. dickens'ın temaları arasında zenginlik ve yoksulluk, aşk ve reddedilme, iyinin kötülüğe karşı nihai zaferi yer alır.
21. yüzyılda roman eleştirmenlerin büyük beğenisini toplamış ve 2003'te bbc'nin big read anketinde 17. sırada yer almıştır.
roman 19. yüzyılda baş karakter pip'in ekseninde londra'da geçer. romanın renkli bir karakter kadrosu vardır. dickens'ın temaları arasında zenginlik ve yoksulluk, aşk ve reddedilme, iyinin kötülüğe karşı nihai zaferi yer alır.
21. yüzyılda roman eleştirmenlerin büyük beğenisini toplamış ve 2003'te bbc'nin big read anketinde 17. sırada yer almıştır.
devamını gör...
çirkin kız isimleri
çok dokandı, ayıp yav.
devamını gör...
normal sözlük’ün giderek hayvan çitliğine benzemesi
f harfi gruptan ayrıldı.
(bkz: çiftlik olmadı çitlik oldu o da olumlu)
(bkz: çiftlik olmadı çitlik oldu o da olumlu)
devamını gör...



