zaman tüneli
erkekliği yıkıp yerine brokoli dikeceğiz
e olur
devamını gör...
yat alırken dikkat edilmesi gereken hususlar
hep yatacaksa sıkıntı. iyi seçin.
devamını gör...
erkekliği yıkıp yerine brokoli dikeceğiz
yeni bir sera kadıgil sıçmığı zannettim. bari bamya deseydin, daha aşağılayıcı olurdu.
devamını gör...
pokemon
taso ve kart koleksiyonumla, hala vazgeçemediğim pokemon go, elite ve gameboy oyunlarıyla, kolumda pikachu dövmesiyle sevmediğim, taptığım seridir.
devamını gör...
erkekliği yıkıp yerine brokoli dikeceğiz
biraz acele edebilir miyiz? brokolinin kilosuna 80 lira verdim bugün pazarda. hiç mutlu değilim.
devamını gör...
unutulmayan isimler
janset, eski borderline sevgilimin ismi. hayatımın içinden geçti, nasıl unutayım ki? neyse ki evlendi de kurtuldum. allah eşine sabır versin, bana da geçmiş olsun. .
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
reinhardt buhr
devamını gör...
başar keklik
ayran gönüllü bir kardeşimiz. bir müjgan için albüm çıkarıyor bir gonca mualla için. bu gönlün bir yerde sabit dursun be. başarcığım başarırsın ben sana inanıyorum.
dinledik yine de, bir çekiciliği var.
dinledik yine de, bir çekiciliği var.
devamını gör...
kuaför
kadınlara beterin beterini yaşatmak için yanıp tutuşan kötücül esnaf taneleri. tabi bunu bilerek yapmıyorlar. o kadar uzun zamandır kadınları üzüyorlar ki bunu neden yaptıklarını hatırlamıyorlar.
devamını gör...
amerikan film klişeleri
bu klişelerin sırayla bir bir yıkıldığı bir film olarak resident evil 2026 filmini şiddetle tavsiye ederim. zombi filmi olarak değil kara mizah seviyesi açısından efsane olabilir.
devamını gör...
yat alırken dikkat edilmesi gereken hususlar
eski sahibini iyi araştırmak lazım. malum uyuşturucu zulası falan varsa sonradan marinada bulunan yatınıza polis baskını olabilir veya suçtan kazanılan/ sucta kullanılan malın müsadere edilmesi nedeniyle elinizden çıkabilir.
siz iyi niyetliyim ucuza kapattım ama acil nakde ihtiyacım olduğundan satıyorum demişti yoksa kartel patronu olduğunu bilsem alır miydim deseniz de iyi niyetinizi ileri süremeyebilirsiniz.
siz iyi niyetliyim ucuza kapattım ama acil nakde ihtiyacım olduğundan satıyorum demişti yoksa kartel patronu olduğunu bilsem alır miydim deseniz de iyi niyetinizi ileri süremeyebilirsiniz.
devamını gör...
amerikan film klişeleri
hollywood yapımlarında hikayeyi hızlandırmak, izleyicinin tanıdık duygulara kolayca bağlanmasını sağlamak veya görsel etkiyi artırmak amacıyla sıklıkla tekrar edilen, gerçekçilikten uzak, kalıplaşmış senaryo, karakter ve görsel öğelerdir.
bu klişeler sinema dilinin bir parçası haline gelmiş olup, en yaygın örnekleri şu kategorilerde karşımıza çıkar:
arkaya bakmadan yürümek: karakterler arkalarında devasa bir patlama olurken asla irkilmez veya arkalarına bakmazlar; havalı bir şekilde yürümeye devam ederler.
sonsuz şarjörler: ana karakterler onlarca düşmana karşı ateş ederken silahlarını neredeyse hiç doldurmazlar.
son saniye kurtarışları: bombalar her zaman son 1 veya 2 saniye kala imha edilir.
katilin yavaşlığı: seri katiller veya canavarlar her zaman yavaşça yürür ancak kaçmaya çalışan kurbanlar sürekli yere düşer ve yakalanır.
gözlük çıkınca güzelleşmek: sosyal olarak dışlanmış veya "çirkin" kabul edilen bir kız karakter, sadece gözlüğünü çıkarıp saçını açınca bir anda okulun en popüler kızı haline gelir.
kalıplaşmış okul grupları: okulda her zaman zorba amerikan futbolu oyuncuları (jocks), popüler ponpon kızlar (cheerleaders) ve ezilen inek öğrenciler (nerds) keskin çizgilerle ayrılmıştır.
emekliliğe bir gün kala: bir polis veya dedektif tam emekli olacağı gün ya vurulur ya da hayatının en büyük davasını alır.
öksüren karakterin kaderi: bir karakter filmin başında hafifçe öksürüyorsa, filmin sonunda kesinlikle ölümcül bir hastalığı olduğu ortaya çıkar.
parizyen manzara: paris'teki her evin veya otelin penceresi istisnasız eyfel kulesi'ni görür.
kırmızı plastik bardaklar: gençlerin düzenlediği her ev partisinde içecekler sadece kırmızı plastik bardaklardan (solo cup) içilir.
asla kilitlenmeyen arabalar: karakterler arabalarından indiklerinde kapıları asla kilitlemezler ve anahtarı genellikle güneşliğin arkasında bırakırlar.
bu klişeler sinema dilinin bir parçası haline gelmiş olup, en yaygın örnekleri şu kategorilerde karşımıza çıkar:
arkaya bakmadan yürümek: karakterler arkalarında devasa bir patlama olurken asla irkilmez veya arkalarına bakmazlar; havalı bir şekilde yürümeye devam ederler.
sonsuz şarjörler: ana karakterler onlarca düşmana karşı ateş ederken silahlarını neredeyse hiç doldurmazlar.
son saniye kurtarışları: bombalar her zaman son 1 veya 2 saniye kala imha edilir.
katilin yavaşlığı: seri katiller veya canavarlar her zaman yavaşça yürür ancak kaçmaya çalışan kurbanlar sürekli yere düşer ve yakalanır.
gözlük çıkınca güzelleşmek: sosyal olarak dışlanmış veya "çirkin" kabul edilen bir kız karakter, sadece gözlüğünü çıkarıp saçını açınca bir anda okulun en popüler kızı haline gelir.
kalıplaşmış okul grupları: okulda her zaman zorba amerikan futbolu oyuncuları (jocks), popüler ponpon kızlar (cheerleaders) ve ezilen inek öğrenciler (nerds) keskin çizgilerle ayrılmıştır.
emekliliğe bir gün kala: bir polis veya dedektif tam emekli olacağı gün ya vurulur ya da hayatının en büyük davasını alır.
öksüren karakterin kaderi: bir karakter filmin başında hafifçe öksürüyorsa, filmin sonunda kesinlikle ölümcül bir hastalığı olduğu ortaya çıkar.
parizyen manzara: paris'teki her evin veya otelin penceresi istisnasız eyfel kulesi'ni görür.
kırmızı plastik bardaklar: gençlerin düzenlediği her ev partisinde içecekler sadece kırmızı plastik bardaklardan (solo cup) içilir.
asla kilitlenmeyen arabalar: karakterler arabalarından indiklerinde kapıları asla kilitlemezler ve anahtarı genellikle güneşliğin arkasında bırakırlar.
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
devamını gör...
sinir baba (yazar)
#4101348
hislerinize yabancı değilim. herkes var ama kimse yok gibi. içinden kocaman bir parça kopmuş da, o boşluk hiç kimseyle ve hiçbir şeyle dolmuyor gibi. dünyada adresini kaybetmişsin de, yorulunca çalacak bir kapın yokmuş gibi. annenin yokluğu dünyadaki en derin ve en sessiz acı. keşke bunları hiç yaşamasaydık. umarım bir gün, bir yerlerde, bir şekilde, biraz olsun hafifler.
hislerinize yabancı değilim. herkes var ama kimse yok gibi. içinden kocaman bir parça kopmuş da, o boşluk hiç kimseyle ve hiçbir şeyle dolmuyor gibi. dünyada adresini kaybetmişsin de, yorulunca çalacak bir kapın yokmuş gibi. annenin yokluğu dünyadaki en derin ve en sessiz acı. keşke bunları hiç yaşamasaydık. umarım bir gün, bir yerlerde, bir şekilde, biraz olsun hafifler.
devamını gör...
market poşetinden çöp poşeti yapmak
çöp poşetleri verimli değil. ipli olanlar kopuyor. ipsiz olanların da ağzını bağlamak sorun. tam dolmadan kapatmayı ayarlamak gerekiyor.
bu açıdan market poşetleri daha kullanışlı. geri dönüşümden üretiliyor. battal boy poşetlerde dürüm böyle mi emin değilim.
bir de sabit fiyat garantisi var. devlet kararname ile zam yapıyor ama çöp poşeti fiyatı anlık çöp poşeti borsasında belirleniyor. belki orada da karşılıklı alıp satacaklar biz de üç kuruşluk poşeti ederinden pahalıya alacağız.
bence enflasyonla mücadele programını bırakalım. nasıl dolarda sabit fiyat politikası var bence tüm mallarda da olsun.
nasıl bir ara devlet market açmıştı. yine açsın ama bu sefer tüm marketler devletin olsun.
bizim kantinde eti cin 45 lira. belmarda 36ira hakmarda 26 lira. 114 gram aynı eti cin.
böyle serbest piyasa olmaz. ben neden 3 farklı fiyata eti cin yiyorum. bisküvi lan bu. fiyatı nasıl dalgalanıyor anlamak mümkün değil. komünizmse komünizm ulan *
bu açıdan market poşetleri daha kullanışlı. geri dönüşümden üretiliyor. battal boy poşetlerde dürüm böyle mi emin değilim.
bir de sabit fiyat garantisi var. devlet kararname ile zam yapıyor ama çöp poşeti fiyatı anlık çöp poşeti borsasında belirleniyor. belki orada da karşılıklı alıp satacaklar biz de üç kuruşluk poşeti ederinden pahalıya alacağız.
bence enflasyonla mücadele programını bırakalım. nasıl dolarda sabit fiyat politikası var bence tüm mallarda da olsun.
nasıl bir ara devlet market açmıştı. yine açsın ama bu sefer tüm marketler devletin olsun.
bizim kantinde eti cin 45 lira. belmarda 36ira hakmarda 26 lira. 114 gram aynı eti cin.
böyle serbest piyasa olmaz. ben neden 3 farklı fiyata eti cin yiyorum. bisküvi lan bu. fiyatı nasıl dalgalanıyor anlamak mümkün değil. komünizmse komünizm ulan *
devamını gör...
pokemon
japonca "pocket monsters" (cep canavarları) kelimelerinin kısaltmasından oluşan, satoshi tajiri tarafından 1995 yılında yaratılan küresel bir medya imtiyazıdır.
pokémon, doğada yaşayan, özel güçlere ve elementel özelliklere sahip olan kurgusal yaratıkların genel adıdır. "pokémon eğitmeni" adı verilen insanlar, bu canavarları "poké ball" adı verilen top şeklindeki araçlarla yakalar, eğitir ve spor amaçlı karşı karşıya getirip savaştırır.
ilk olarak 1996 yılında nintendo game boy için rol yapma video oyunu (jrpg) olarak çıkmış; ardından anime dizileri, sinema filmleri, mangalar ve koleksiyon kart oyunları ile dünya çapında devasa bir popüler kültür haline gelmiştir.
pokémon, doğada yaşayan, özel güçlere ve elementel özelliklere sahip olan kurgusal yaratıkların genel adıdır. "pokémon eğitmeni" adı verilen insanlar, bu canavarları "poké ball" adı verilen top şeklindeki araçlarla yakalar, eğitir ve spor amaçlı karşı karşıya getirip savaştırır.
ilk olarak 1996 yılında nintendo game boy için rol yapma video oyunu (jrpg) olarak çıkmış; ardından anime dizileri, sinema filmleri, mangalar ve koleksiyon kart oyunları ile dünya çapında devasa bir popüler kültür haline gelmiştir.
devamını gör...
mustafa sarıgül'ün trans vatandaşı ağırlamak istemesi
başkanımız tüm yaratılmışlara karşı sevgi ve saygı doludur. işte yine karşılaştığı trans bir vatandaşımızı sanat, kültür konuşmak üzere davet etmiş. ben de sanat, kültür konuşmak istiyorum ama sarıgül başkanım kadar tesirli olabilir miyim bilmiyorum.
www.youtube.com/shorts/RVuJ...
www.youtube.com/shorts/RVuJ...
devamını gör...
briyantin
90’larda yayınlanan, esen kayar’ın hazırlayıp sunduğu, rock and roll ve elvis ağırlıklı radyo programı.
devamını gör...
yat alırken dikkat edilmesi gereken hususlar
doğru marina seçin. ben seçmedim pişman oldum dermişim.
devamını gör...
sırbıstan’da başlayan öğrenci hareketi
bir takım avrupa ülkeleriyle kahve import/export sorunlarıyla ilgili değildir. kedi mamasi krizi olabilir. ogrencilere yükleniyorlardır. cahilim ben.
devamını gör...