zaman tüneli
birinden vazgeçme eşiği
özsaygının sevgiden ağır basmaya başlamasıdır.
neden hep ben çabalıyorum, neden hep çabalayan taraf ben oluyorum, neden hep ben ilgi, alaka, sevgi ve saygı görmek için kendimden ödün veriyorum?* neden bunları hak etmek için kendimi bu kadar yoruyorum? ben neden hep anlamaya çalışan, alttan alan, karşısındakinin davranışlarına anlam yükleyen ve her şeye rağmen bir yolunu bulup kalmaya çalışan tarafım? neden birinin hayatında yer edinebilmek için kendi değerimi unutacak kadar uğraşıyorum?*
bir noktadan sonra insan, sevdiği kişiden çok kendine kırılmaya başlıyor. onca şeye rağmen, onca saygısızlığa rağmen neden kaldığını, neden kendini bu kadar ihmal ettiğini sorguluyor. çünkü mesele artık sevip sevmemek değil, sevdiğin insanın yanında kendini ne kadar değersiz hissettiğin oluyor. birinin sana göstermediği sevgiyi ondan alabilmek için çabalarken, kendine göstermeyi unuttuğun sevgiyi ve en çok da saygıyı fark ediyorsun.
ve sanırım vazgeçme eşiği tam olarak burada devreye giriyor. hala seviyorsun, hala özlüyorsun, belki hala bir şeylerin düzelebileceğine dair içinde küçücük bir umut taşıyorsun. ama artık aynı şeyleri anlatmaktan, aynı şeyleri beklemekten, aynı hayal kırıklıklarını yaşamaktan yorulmuşsun. birinin seni sevmesi için kendini bu kadar yormak zorunda kalmanın normal olmadığını anlıyorsun. ve bingo... tertemiz eşikten geçtiniz.
sonra da ilk defa onu kaybetmekten değil, kendini daha fazla kaybetmekten korkuyorsun. ve belki de ilk kez, onu ne kadar sevdiğinden bağımsız olarak kendini seçiyorsun.*
neden hep ben çabalıyorum, neden hep çabalayan taraf ben oluyorum, neden hep ben ilgi, alaka, sevgi ve saygı görmek için kendimden ödün veriyorum?* neden bunları hak etmek için kendimi bu kadar yoruyorum? ben neden hep anlamaya çalışan, alttan alan, karşısındakinin davranışlarına anlam yükleyen ve her şeye rağmen bir yolunu bulup kalmaya çalışan tarafım? neden birinin hayatında yer edinebilmek için kendi değerimi unutacak kadar uğraşıyorum?*
bir noktadan sonra insan, sevdiği kişiden çok kendine kırılmaya başlıyor. onca şeye rağmen, onca saygısızlığa rağmen neden kaldığını, neden kendini bu kadar ihmal ettiğini sorguluyor. çünkü mesele artık sevip sevmemek değil, sevdiğin insanın yanında kendini ne kadar değersiz hissettiğin oluyor. birinin sana göstermediği sevgiyi ondan alabilmek için çabalarken, kendine göstermeyi unuttuğun sevgiyi ve en çok da saygıyı fark ediyorsun.
ve sanırım vazgeçme eşiği tam olarak burada devreye giriyor. hala seviyorsun, hala özlüyorsun, belki hala bir şeylerin düzelebileceğine dair içinde küçücük bir umut taşıyorsun. ama artık aynı şeyleri anlatmaktan, aynı şeyleri beklemekten, aynı hayal kırıklıklarını yaşamaktan yorulmuşsun. birinin seni sevmesi için kendini bu kadar yormak zorunda kalmanın normal olmadığını anlıyorsun. ve bingo... tertemiz eşikten geçtiniz.
sonra da ilk defa onu kaybetmekten değil, kendini daha fazla kaybetmekten korkuyorsun. ve belki de ilk kez, onu ne kadar sevdiğinden bağımsız olarak kendini seçiyorsun.*
devamını gör...
boşandıktan sonra eski eş ile arkadaş kalınabilir mi sorunsalı
2 sene olmuş boşanalı, arkadaşlarım, yeniden birlikte oluyorlar. ikisi de itten pişman. bende destekledim. bugünümün güzin ablalıkı da buydu. 9 yaşında bir çocukları da var.
baktım erkek mahcup, kadın erimiş kalmış 50 kilo.
ikisi de zaten bitirememiş, halen sevgi var.
arada çocuk varsa, o çocuk yüzü hürmetine, *ike *ike kendi egolarınızdan arınacaksınız demedim de, anlattım.
iki rekat kendinize gelin. yürüyün gidin hadi evinize. sizi bu saatten sonra kimse çekmez birbirinizden başka.
-arada sevgi ölmemişse-
baktım erkek mahcup, kadın erimiş kalmış 50 kilo.
ikisi de zaten bitirememiş, halen sevgi var.
arada çocuk varsa, o çocuk yüzü hürmetine, *ike *ike kendi egolarınızdan arınacaksınız demedim de, anlattım.
iki rekat kendinize gelin. yürüyün gidin hadi evinize. sizi bu saatten sonra kimse çekmez birbirinizden başka.
-arada sevgi ölmemişse-
devamını gör...
köşeyi dönerken alnını duvara çarpmak
arkaya bakarak yürüyor ve aniden önünüze dönüyorsanız mümkündür. aksi durumlarda lütfen bir psikiyatri kliniğine görünün.
odadan çıkarken kapıya kolun takılır, ayağını sandalyeye vurursun, önündeki direği görmeyip kafayı toslarsın da, köşeyi dönerken alnını vurmak nedir.
odadan çıkarken kapıya kolun takılır, ayağını sandalyeye vurursun, önündeki direği görmeyip kafayı toslarsın da, köşeyi dönerken alnını vurmak nedir.
devamını gör...
köşeyi dönerken alnını duvara çarpmak
duvarı cezalandırmakla sonuçlanacak eylem. ne işin var lan duvar senin orada?
devamını gör...
köşeyi dönerken alnını duvara çarpmak
yeğenimin küçükken başına gelen şey, minigim, babası da köşeyi dönememişti..
devamını gör...
yöreselden evrensele gidip dönerken baklava getirmek
adettendir.
devamını gör...
fıstıkçı şahap
bir dünya markası. yöreselden evrensele.
devamını gör...
kendini alçaltmak
evet ya. bir yerde suratına çiçek yiyecek biri varsa o benimdir. çünkü öyle ne yapayim? arkada gülen zafer önen belki de siz olabilirsiniz.
devamını gör...
sansar salvo
zorla hastaneye yatış kararı çıkmış. gerekçe: topluma karşı tehlikeli olma. ahahahha şu adamı salın bilader ya yıllardır mahkeme mahkeme sürünüyor mk. arabası da yok, metrobüslerle yapayalnız gidip geliyor.
youtube.com/shorts/BUZPbhGd...
youtube.com/shorts/BUZPbhGd...
devamını gör...
kişisel ileti önerileri
sıcak, nem, genleşme, yükselen hava, soğukla karşılaşma, birazcık bulut
yok ya leş oldu kfkdjfjd kafam yeterince iyi değil yaratıcılık ölü şu an
yok ya leş oldu kfkdjfjd kafam yeterince iyi değil yaratıcılık ölü şu an
devamını gör...
anarşik düzende seks
oral seks sınıfsaldır dediğimde 3 gün sözlüğe banner atmışlardı, yazarlar abdestli olduğunu kabul ve beyan etmeden giriş yapamamıştı. halbuki sadece şaka yapmak istemiştim. ne kadar inkar etseniz de sözlük gelişiyor.
devamını gör...
bizim sertaç geçen altına sıçmış
efsaneyi hatırlayalım, ben hatırlayamadım ama neyse, ewd.
devamını gör...
hem yöresel hem evrensel solcu (yazar)
tam olarak konum atmasını beklediğim yazardır.
+90 782 976 42 00
+90 782 976 42 00
devamını gör...
iz bırakan film replikleri
"yoruldum patron! insanların
insanlara saldırmasından,
çocukların ömrünün kelebekten
az olmasından, adaletin bozguna
uğradığı bu dünyada yoruldum!"
"hangi çiçek, diğerini 'sarı açtı' diye
ayıplar? hangi kuş 'farklı ötünce' diğerine
yasak koyar? derisinden, dilinden ötürü
ölüyor insanlar. ah insanlar! her şeyi
bulan, kendini bulamayan insanlar..."
-the green mile
insanlara saldırmasından,
çocukların ömrünün kelebekten
az olmasından, adaletin bozguna
uğradığı bu dünyada yoruldum!"
"hangi çiçek, diğerini 'sarı açtı' diye
ayıplar? hangi kuş 'farklı ötünce' diğerine
yasak koyar? derisinden, dilinden ötürü
ölüyor insanlar. ah insanlar! her şeyi
bulan, kendini bulamayan insanlar..."
-the green mile
devamını gör...
six pack'e giden yol
sixi yoksa pekini ördek yapın.
devamını gör...
birinden vazgeçme eşiği
anlıktır efenim. o an gelince paldır küldür.
devamını gör...
bornova solcusu
küçükpark otantikte nargile tüttürür
devamını gör...
hem yöresel hem evrensel solcu (yazar)
ikinci nesil hoş gelmiş yazar. inşallah beybifeystir. koştursun birader.
devamını gör...
yöresel solculukta evrensel değerler
(bkz: six pack'e giden yol)
devamını gör...
