zaman tüneli
normal sözlük yazarlarının verdiği paraya acımadığı şeyler
adidas’ın süperstar modeli o dönem acayip popüler. heves etmişim, fiyatı da sanırım 200 tl civarı. çocuk işçi olarak günlüğü 28 liraya bir yerde çalışıyorum. para biriktirdim, heyecanla avmye gittim almaya. ama o 200 lira gözüme o kadar büyük geldi ki paraya kıyamadım. boynum bükük, gidip bir kampanyalı öğrenci döner yedim.
ertesi gün ulus taki çıkrıkçılar yokuşundan çıkarken çakmasına denk geldim. fiyatı 20 tl. hiç düşünmeden atladım, aldım o beyaz superstarı. ayakkabı bildiğin komple kalıp plastik ama dışarıdan bakınca bayağı superstar gibi duruyor. 3. günde ayağıma bir vurmaya başladı her tarafı su topladı peçete mecete koyuyor nafile. bir de heyecandan küçük almışım, parmakları öyle bir sıkıyor ki topallaya topallaya yürüyorum. sanki hiç geçmeyecek bir pişik olmuşum gibi çile çekiyorum. akşamları işten gelince annem leğene su koyup içine kaya tuzu atardı, ayaklarımı içine sokup rahatlamaya çalışırdım. salaktım, belki hâlâ da salğım bilmiyorum.
ama o günden beri ayakkabı alırken fiyatına asla bakmıyorum, ayakkabıya verdiğim paraya hiç acımıyorum.
ertesi gün ulus taki çıkrıkçılar yokuşundan çıkarken çakmasına denk geldim. fiyatı 20 tl. hiç düşünmeden atladım, aldım o beyaz superstarı. ayakkabı bildiğin komple kalıp plastik ama dışarıdan bakınca bayağı superstar gibi duruyor. 3. günde ayağıma bir vurmaya başladı her tarafı su topladı peçete mecete koyuyor nafile. bir de heyecandan küçük almışım, parmakları öyle bir sıkıyor ki topallaya topallaya yürüyorum. sanki hiç geçmeyecek bir pişik olmuşum gibi çile çekiyorum. akşamları işten gelince annem leğene su koyup içine kaya tuzu atardı, ayaklarımı içine sokup rahatlamaya çalışırdım. salaktım, belki hâlâ da salğım bilmiyorum.
ama o günden beri ayakkabı alırken fiyatına asla bakmıyorum, ayakkabıya verdiğim paraya hiç acımıyorum.
devamını gör...
trafikteki acemiliklerime kimse anlayış göstermez korkusu
kadın şoförlerde gözlediğim endişe. cinsiyetçilik yüzünden. ayıp bir şey. ilk tepkimiz hep hoşgörü olmalı.
devamını gör...
saniyelik salaklıklar
gözümdeki gözlüğü aramam. ama bir iki saniyede aydım. salaklıksa bile kısacık bi şii. gömmeyin hemen.
devamını gör...
ekşi sözlük'ün son yıllardaki en büyük yazar alımını yapması
orada yazar olmak çok zor değil. aday olmak için yazdığınız ilk on entry boş laklak değilse 6 ayda falan sıra geliyor.
yok abuk subuk boş lak lak yapıyosanız veya bu birkaç sene alabiliyor.
yok abuk subuk boş lak lak yapıyosanız veya bu birkaç sene alabiliyor.
devamını gör...
trafikteki acemiliklerime kimse anlayış göstermez korkusu
bu yaşta acemiysen zaten işin var demektir hacı abi.
devamını gör...
ekşi sözlük'ün son yıllardaki en büyük yazar alımını yapması
biraz nostalji olsun diye bu fırsatla yeniden üye olmama vesile olan fakat geç kaldığım için onay sırasına düşmeme sebep olan olay. keşke dün ya da daha önce girseymişim.
devamını gör...
trafikteki acemiliklerime kimse anlayış göstermez korkusu
yak dörtlüleri sağ şeritten yavaş yavaş ilerle acemi olduğun kabak gibi belli olur, karışan eden pek olmaz.
devamını gör...
ekşi sözlük'ün son yıllardaki en büyük yazar alımını yapması
2019'dan kalma çaylak hesabımı kontrol ettim az önce, ne kadar aptalmışım ya instagram kullanıcı adımla hesap açmışım "adımsoyadım12" diye. kullanıcı adı değişikliği olmuyomuş kapattım hesabı, orada yazar olmak için 3-5 sene daha bekleyemem.
devamını gör...
adnan menderes'in otoriterliğe yönelme sebepleri
adnan menderes ve demokrat parti için sonun başlangıcı, chp'nin büyük oy arttırarak tbmm'ye 178 milletvekili soktuğu 1957 seçimleriydi. o seçimde chp'nin aldığı oy oranı ise yüzde 41'di. menderes'in o gece için ''allah bana öyle bir günü bir daha yaşatmasın '' dediği söylenir. bu andan itibaren muhalefetin artacağı ve siyasi ortamın iyice gerginleşeceği belliydi. aslında bir çok taraflı tarafsız analiste göre 1961 seçimleri yapılabilseydi, dp az farkla da olsa tekrar kazanırdı ancak olaylar öyle bir hale geldi ki muhalefet sertleştikçe menderes otoriterliği daha da arttırdı. menderes tahkikat komisyonu, vatan cephesi, basına sansür gibi icraatleri uyguladıkça inönü'nün muhalefeti sertleşti. sonunda türkiye cumhuriyeti'nin ilk askeri müdahalesi gerçekleşti. adnan menderes'i bu denli otoriter kararlar almaya iten sebepler nelerdi ve başvekil bu kararları hangi duygusal ve siyasal saiklerle almıştı ? aşağıda sıralayacağım maddelerin bir kısmı zaten tarihçilerce kabul edilmişken bazıları da sübjektif olmakla beraber tarihsel temelde tümüyle yoksun değil.
1- menderes'in halkın gözünde çok yüksek bir kredisi olduğuna dair özgüveni. anadolu halkının büyük kısmı zaten demokrat parti'nin de ötesinde menderes fenomenine oy veriyordu. halk ile arasında duygusal bir ilişki vardı. bu noktada menderes, siyaseten sıkıştığında muhalefeti ezmek için sert kararlar alsa bile halk çoğunluğunun arkasında olacağına dair inan taşıyordu. hatta darbeden birkaç gün önceki istanbul mitingi de bunun ispatıydı.
2- inönü ve chp'nin askeri darbeyi ustalıkla kışkırtması. özellikle son maddede ele alacağım 1958'deki ırak darbesi'nden sonra inönü'nün meclis konuşmaları ve üslubu, sehpaların kurulacağı, gerekli durumlarda ihtilalin milletlerin en tabi hakkı olduğuna yönelik, son derece sert beyanatlardı. menderes bu tahriklere çok kolay geldi ve bu işin başını ezmekten başka çare yok duygusuna kapıldı.
3- devr-i sabık dedirtmem psikolojisi. yukarıdaki maddeye bağlı olarak adnan menderes'in en büyük korkularından birisi de iktidarın tekrar chp'nin eline geçmesi durumunda 10 yıllık icraatlerinin yargılanması ve kendisine yönelik bir adli sürecin başlamasıydı. iktidar tekrar inönü'nün eline geçerse bir daha bırakmaz duygusundaydı.
4- 1958 ırak darbesi'nin psikolojisini bozması. özellikle inönü'nün damadı metin toker, demokrasimizin ismet paşalı yılları kitabında adnan menderes'in arasında sıcak bir dostluk bulunan ırak devlet başkanı nuri said paşa'nın darbeyle indirilip cesedinin sokaklarda sürüklenmesi hadisesi karşısında dehşete kapıldığını anlatıyor. muhtemelen kendisinin de aynı akıbete uğrayacağına dair derin bir korkuya kapıldı ve ondan sonra her türlü himmetini, kendisini iktidardan indirmeye yönelik muhalefeti ezmeye harcadı.
1- menderes'in halkın gözünde çok yüksek bir kredisi olduğuna dair özgüveni. anadolu halkının büyük kısmı zaten demokrat parti'nin de ötesinde menderes fenomenine oy veriyordu. halk ile arasında duygusal bir ilişki vardı. bu noktada menderes, siyaseten sıkıştığında muhalefeti ezmek için sert kararlar alsa bile halk çoğunluğunun arkasında olacağına dair inan taşıyordu. hatta darbeden birkaç gün önceki istanbul mitingi de bunun ispatıydı.
2- inönü ve chp'nin askeri darbeyi ustalıkla kışkırtması. özellikle son maddede ele alacağım 1958'deki ırak darbesi'nden sonra inönü'nün meclis konuşmaları ve üslubu, sehpaların kurulacağı, gerekli durumlarda ihtilalin milletlerin en tabi hakkı olduğuna yönelik, son derece sert beyanatlardı. menderes bu tahriklere çok kolay geldi ve bu işin başını ezmekten başka çare yok duygusuna kapıldı.
3- devr-i sabık dedirtmem psikolojisi. yukarıdaki maddeye bağlı olarak adnan menderes'in en büyük korkularından birisi de iktidarın tekrar chp'nin eline geçmesi durumunda 10 yıllık icraatlerinin yargılanması ve kendisine yönelik bir adli sürecin başlamasıydı. iktidar tekrar inönü'nün eline geçerse bir daha bırakmaz duygusundaydı.
4- 1958 ırak darbesi'nin psikolojisini bozması. özellikle inönü'nün damadı metin toker, demokrasimizin ismet paşalı yılları kitabında adnan menderes'in arasında sıcak bir dostluk bulunan ırak devlet başkanı nuri said paşa'nın darbeyle indirilip cesedinin sokaklarda sürüklenmesi hadisesi karşısında dehşete kapıldığını anlatıyor. muhtemelen kendisinin de aynı akıbete uğrayacağına dair derin bir korkuya kapıldı ve ondan sonra her türlü himmetini, kendisini iktidardan indirmeye yönelik muhalefeti ezmeye harcadı.
devamını gör...
az rastlanan kız isimleri
bülent, türkiye sadece 1 tane var ondan da emin değiliz.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının verdiği paraya acımadığı şeyler
dolap uygulamasından 2000'li yılların başlarından kalma harry potter film afişli kola bardağı almıştım 200 liraya, ona verdiğim paraya acımadım çünkü ona sahip olmak muhteşem bir şey.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının verdiği paraya acımadığı şeyler
her şeyden bir tane olsun ama kaliteli olsun. israfa lüzum yok.
devamını gör...
bir gün daha
senaryosu kevser öz tarafından yazılan ve batuhan aydoğan tarafından yönetilen 9 dakikalık kısa film;
1 ay önce yayınlanmıştır.

rasim adındaki yaşlı ve alzheimer hastası terzi bir adamın yıllar önce kaybettiği karısına karşı duyduğu vefa borcunu ve vermiş olduğu sözü yerine getirme çabasını konu ediniyor.
yaşlı adam alzheimer olsa da ara sıra geçmişi hatırlıyor, aşkını, karısını, alzheimer olsa dahi unutamadığı o insanı hatırlıyor, onun gençliğini, üzerindeki elbisesini, elbisesini gösterirken duyduğu heyecanı, sevinci, mutluluğu yeniden duyumsar gibi oluyor.
güzel ve gencecik karısına bir söz bu, ona güzel bir elbise dikecek, evliliklerinin 10. yılını kutlayacaklar, ölüm onları asla ayırmayacak...
ama hayat ideallerdeki gibi olmaz, hayat her an değişir, kazanır ve kaybedersin, tıpkı terzi râsim amca gibi...
bir gün daha istersin, adı ruhuna dövme gibi kazınmış bir insanın varlığını doya doya yaşamak için, yüzüne bakmak için, aşkın için.
şimdi ise kişisel fikirlerime geçmem gerekirse;
konusunu duygusal bulduğum bir kısa film oldu.
ana fikir ise bence şöyleydi;
verdiğin sözü tutmak istersin, aşkın için, o artık gözle göremediğin kadar uzakta olsa bile, bu dünyada olmasa bile, alzheimer olsan bile onun için elinden geleni yapmak istersin, sözünü yerine getirmek istersin, unutmuş veya unutulmuş olsan bile...
tıpkı terzi râsim amca gibi...
iz bırakanların unutulabileceği bir evren yoktur...
1 ay önce yayınlanmıştır.

rasim adındaki yaşlı ve alzheimer hastası terzi bir adamın yıllar önce kaybettiği karısına karşı duyduğu vefa borcunu ve vermiş olduğu sözü yerine getirme çabasını konu ediniyor.
yaşlı adam alzheimer olsa da ara sıra geçmişi hatırlıyor, aşkını, karısını, alzheimer olsa dahi unutamadığı o insanı hatırlıyor, onun gençliğini, üzerindeki elbisesini, elbisesini gösterirken duyduğu heyecanı, sevinci, mutluluğu yeniden duyumsar gibi oluyor.
güzel ve gencecik karısına bir söz bu, ona güzel bir elbise dikecek, evliliklerinin 10. yılını kutlayacaklar, ölüm onları asla ayırmayacak...
ama hayat ideallerdeki gibi olmaz, hayat her an değişir, kazanır ve kaybedersin, tıpkı terzi râsim amca gibi...
bir gün daha istersin, adı ruhuna dövme gibi kazınmış bir insanın varlığını doya doya yaşamak için, yüzüne bakmak için, aşkın için.
şimdi ise kişisel fikirlerime geçmem gerekirse;
konusunu duygusal bulduğum bir kısa film oldu.
ana fikir ise bence şöyleydi;
verdiğin sözü tutmak istersin, aşkın için, o artık gözle göremediğin kadar uzakta olsa bile, bu dünyada olmasa bile, alzheimer olsan bile onun için elinden geleni yapmak istersin, sözünü yerine getirmek istersin, unutmuş veya unutulmuş olsan bile...
tıpkı terzi râsim amca gibi...
iz bırakanların unutulabileceği bir evren yoktur...
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının verdiği paraya acımadığı şeyler
takım elbise ve içki.
anladığım bu hayattan. s
anladığım bu hayattan. s
devamını gör...
gothic tacettinin anal günlüğü
hea doğru benim charımdı, ıhıh, ewd. sorry cagırnat kardeşim.
devamını gör...
gothic tacettinin anal günlüğü
ne yani sinir hiçbir zaman baba olamayacak mı?
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının verdiği paraya acımadığı şeyler
çocuklar için harcadığım paraya acımıyorum. özellikle eğitimleri için..
devamını gör...
gothic tacettinin anal günlüğü
devamını gör...
önemli olan (yazar)
#4102627
hahaha espri de yaparmış.. tuttuğun nöbet nöbet değil, kuğulu da eski kuğulu değil diyeyim..:))
hahaha espri de yaparmış.. tuttuğun nöbet nöbet değil, kuğulu da eski kuğulu değil diyeyim..:))
devamını gör...
