1.
eylül ayının 12.gününü ifade etmektedir.
türkiye tarihinde acı hatıralar yaşanmış gündür. 1980 yılında kara leke olarak sürülmüştür.
demokrasimizin aldığı kanlı bir darbedir.
''12 eylül darbesi veya 1980 ihtilali, resmî isimlendirmeleriyle 12 eylül 1980 harekâtı veya bayrak harekâtı, türk silahlı kuvvetlerinin 12 eylül 1980 günü emir-komuta zinciri içinde gerçekleştirdiği askerî darbe. 27 mayıs 1960 darbesi ve 12 mart 1971 muhtırasının ardından türkiye cumhuriyeti tarihinde silahlı kuvvetlerin yönetime karşı gerçekleştirdiği üçüncü açık müdahalesidir. bu müdahale ile kenan evren devlet başkanı oldu, süleyman demirel'in başbakan olduğu hükûmet görevden alındı, türkiye büyük millet meclisi lağvedildi, 1970 sonrasında değiştirilen 1961 anayasası uygulamadan kaldırıldı ve türkiye siyasetinin yeniden tasarlandığı bir askerî dönem başladı. bu dönem yaklaşık dokuz yıl sürdü. 12 eylül 1980 darbesi ardından partiler lağvedildi, parti liderleri önce askerî üslerde gözetim altında tutuldu, ardından yargılandı. darbe sonrası; resmi rakamlara göre 650.000 kişi gözaltına alındı, 230.000 kişi askeri mahkemelerce yargılandı; cezaevlerinde ise işkence sonucu 171 olmak üzere, yaklaşık 300 kişi hayatını kaybetti, 50 kişi idam edildi, 1.683.000 kişi ise fişlendi.''
alıntının kaynağı (vikipedi)
türkiye tarihinde acı hatıralar yaşanmış gündür. 1980 yılında kara leke olarak sürülmüştür.
demokrasimizin aldığı kanlı bir darbedir.
''12 eylül darbesi veya 1980 ihtilali, resmî isimlendirmeleriyle 12 eylül 1980 harekâtı veya bayrak harekâtı, türk silahlı kuvvetlerinin 12 eylül 1980 günü emir-komuta zinciri içinde gerçekleştirdiği askerî darbe. 27 mayıs 1960 darbesi ve 12 mart 1971 muhtırasının ardından türkiye cumhuriyeti tarihinde silahlı kuvvetlerin yönetime karşı gerçekleştirdiği üçüncü açık müdahalesidir. bu müdahale ile kenan evren devlet başkanı oldu, süleyman demirel'in başbakan olduğu hükûmet görevden alındı, türkiye büyük millet meclisi lağvedildi, 1970 sonrasında değiştirilen 1961 anayasası uygulamadan kaldırıldı ve türkiye siyasetinin yeniden tasarlandığı bir askerî dönem başladı. bu dönem yaklaşık dokuz yıl sürdü. 12 eylül 1980 darbesi ardından partiler lağvedildi, parti liderleri önce askerî üslerde gözetim altında tutuldu, ardından yargılandı. darbe sonrası; resmi rakamlara göre 650.000 kişi gözaltına alındı, 230.000 kişi askeri mahkemelerce yargılandı; cezaevlerinde ise işkence sonucu 171 olmak üzere, yaklaşık 300 kişi hayatını kaybetti, 50 kişi idam edildi, 1.683.000 kişi ise fişlendi.''
alıntının kaynağı (vikipedi)
devamını gör...
2.
ülkeyi 30-40 yıl geriye götüren, anayasası ve zihniyetiyle hala yanımızda içimizde yaşayan kara gün.
ayrıca (bkz: kenan evren ölmedi içimizde yaşıyor)
ayrıca (bkz: kenan evren ölmedi içimizde yaşıyor)
devamını gör...
3.
bana bir amcaya mal olmuştur.
rahmetli amcam 12 eylül'de uğradığı işkencelerden dolayı gencecik yaşta vefat etmiştir.
allah o darbe zamanı öldürülen herkese rahmet eylesin mekanları cennet olsun.
hangi taraftan olursa hangi düşünceden olursa olsun. mekanları cennet olsun.
rahmetli amcam 12 eylül'de uğradığı işkencelerden dolayı gencecik yaşta vefat etmiştir.
allah o darbe zamanı öldürülen herkese rahmet eylesin mekanları cennet olsun.
hangi taraftan olursa hangi düşünceden olursa olsun. mekanları cennet olsun.
devamını gör...
4.
1960 ve 1971'den sonra başarılı olan üçüncü askeri müdahaledir.
devamını gör...
5.
12 eylül 1980 de türkiye de asker yönetime el koydu.
milliyetci cephe döneminden beri süre gelen iç karışıklık, sol cenahın git gide büyümesi, (ecevit 1976 seçimlerinde yüzde 46 oy aldı) bu darbenin yaşanmasının sebeplerindendir. bir çok sanatçı, gazeteci hapse atılmıştır. bir çok insan idam edilmiştir. (bkz: iran devrimi) nden hemen sonra yapılması bana bu olayda 3. bir el olduğu hissiyatını verdi. sonuç olarak sağ kesimin kolu, sol kesimin gövdesi kesildi. bu olaydan sonra zaten sol partiler hiç bir zaman tek başına iktidar olamamıştır.
n: bu tanımda herhangi bir kesime kışkırtma veya aşağılama yoktur.
milliyetci cephe döneminden beri süre gelen iç karışıklık, sol cenahın git gide büyümesi, (ecevit 1976 seçimlerinde yüzde 46 oy aldı) bu darbenin yaşanmasının sebeplerindendir. bir çok sanatçı, gazeteci hapse atılmıştır. bir çok insan idam edilmiştir. (bkz: iran devrimi) nden hemen sonra yapılması bana bu olayda 3. bir el olduğu hissiyatını verdi. sonuç olarak sağ kesimin kolu, sol kesimin gövdesi kesildi. bu olaydan sonra zaten sol partiler hiç bir zaman tek başına iktidar olamamıştır.
n: bu tanımda herhangi bir kesime kışkırtma veya aşağılama yoktur.
devamını gör...
6.
türkiye'de sol'u iyice bitirip, sağ muhafazakar düşüncenin önünü açıp, daha yakın zamanda yaşanan 15 temmuz 2016 darbe teşebbüsüne gelinen sürecin de temellerinin atıldığı, abd destekli, bir ülkenin geleceğine yön verme hareketi...
devamını gör...
7.
dönemin cia eski türkiye direktörü paul b. henze tarafından "our boys did it" cümlesi ile dönemin abd başkanı jimmy carter'a bildirildiği iddia edilen, bu nedenle amerika birleşik devletleri'nin fason işi olduğu konusunda hakkında yıllarca komplo senaryoları üretilen darbedir.
meraklısı için not: henze, darbeden 23 yıl sonra, 2003'te türkiye'de katıldığı bir televizyon programında bunun doğru olmadığını, carter'a 'boys in ankara did it' dediğini söylemiştir. doğrusunu allah bilir.
meraklısı için not: henze, darbeden 23 yıl sonra, 2003'te türkiye'de katıldığı bir televizyon programında bunun doğru olmadığını, carter'a 'boys in ankara did it' dediğini söylemiştir. doğrusunu allah bilir.
devamını gör...
8.
emir komuta zinciri dahilinde gerçekleşen darbedir. orduda darbeye karşı olan rütbeli yoktur varsa bile sesini çıkarmamıştır. durum böyle olunca kontrolü ele almak kolay olmuştur.
devamını gör...
9.
3 gün farkla içinde bulunduğum darbedir. 15 eylül 1980'de terhis olduktan sonra memleketim osmaniye'ye dönüp fadime ile evlenme planları yapıyordum.
ankara etimesgut zırhlı birliklerde tankçı uzman onbaşıydım. 11 eylül günü devrelerle kışlanın ücra köşelerinde tekel sigaralarımızla askerliğimizin sonuna gelmemizi kutlayıp türküler söylüyorduk. en ufak darbe planından haberimiz yoktu. 4 gün sonra nizamiyeden çıkışımın hayaliyle yanıp tutuşuyordum. akşam yemeğini rütbelilerle beraber yedikten sonra yatakhanemize geçtik. sabah 7'de içtima vardı. saat 10 gibi son sigaralarımızı içip uykuya daldık. askerlik fazlasıyla yorucu olduğu için başımı yastığa koymadan uyuyordum.
saat yanılmıyorsam gece 3 civarıydı. bölük astsubayı yüksek bir sesle 5 dakikaya herkes kapıda olacak diyordu. kıbrıs'ın yarısını daha 6 yıl önce almıştık. bu gece yarısı yaşanan hareketlilik diğer yarısını da bu gece alacağımızı gösterir gibiydi. aklıma başka bir ihtimal gelmeden yarı uykulu şekilde kamuflajlarımı giydim.
dışarıya çıktığımda tüm rütbeliler, rütbesizler kapıda bekliyordu. hepimiz içtima pozisyonu aldık. daha sonra komutanımız ismini unuttum ancak rütbesi yanılmıyorsam korgeneraldi. taş gibi bir komutandı. 600 kişilik topluluktan çıt çıkmıyordu.
"aslanlarım, kahraman türk silahlı kuvvetleri ülke yönetimine bütünüyle el koydu. şu an burada bulunanların yarısı meclise yarısı ankara emniyeti'ne gitmekle görevlidir. rütbelilerin sözünden çıkmayın." demişti. zamanlama manidardı. tsk 4 gün daha sabretse osmaniye'de keyfime bakacaktım. en az siyasiler kadar şok olmuştum. çabucak şaşkınlığımı üzerimden atmak zorundaydım. kışladan 17 adet m48 tank çıkmıştı. en önde askeri jip ve içinde rütbeliler vardı. arkasından tank konvoyu gecenin sessizliğini bozmuştu.
ben de m48 tanklarından birini kullanıyordum. yanımda bir yüzbaşı ve 4 er vardı. doğruca ankara emniyeti'ne gidip orada idareyi ele aldık. artık polisler bizim emrimizdeydi. emniyet binasından 4 gün boyunca çıkmadık. artık bir darbeciydim. sıkıyönetim nedeniyle tezkere hak getire işler karışmıştı. 4 ay boyunca sağcı solcu tuttuğumu içeri tıktım. daha sonra sular duruldu. tezkereler başlamıştı. 4 ay gecikmeli de olsa terhis olup memleketim osmaniye'ye döndüm. fadime solcunun tekiyle yunanistan'a kaçmıştı. çok üzülsem de elimden bir şey gelmedi. evliliğe olan tüm inancımı kaybettim. o gün bugündür bekarım.
ankara etimesgut zırhlı birliklerde tankçı uzman onbaşıydım. 11 eylül günü devrelerle kışlanın ücra köşelerinde tekel sigaralarımızla askerliğimizin sonuna gelmemizi kutlayıp türküler söylüyorduk. en ufak darbe planından haberimiz yoktu. 4 gün sonra nizamiyeden çıkışımın hayaliyle yanıp tutuşuyordum. akşam yemeğini rütbelilerle beraber yedikten sonra yatakhanemize geçtik. sabah 7'de içtima vardı. saat 10 gibi son sigaralarımızı içip uykuya daldık. askerlik fazlasıyla yorucu olduğu için başımı yastığa koymadan uyuyordum.
saat yanılmıyorsam gece 3 civarıydı. bölük astsubayı yüksek bir sesle 5 dakikaya herkes kapıda olacak diyordu. kıbrıs'ın yarısını daha 6 yıl önce almıştık. bu gece yarısı yaşanan hareketlilik diğer yarısını da bu gece alacağımızı gösterir gibiydi. aklıma başka bir ihtimal gelmeden yarı uykulu şekilde kamuflajlarımı giydim.
dışarıya çıktığımda tüm rütbeliler, rütbesizler kapıda bekliyordu. hepimiz içtima pozisyonu aldık. daha sonra komutanımız ismini unuttum ancak rütbesi yanılmıyorsam korgeneraldi. taş gibi bir komutandı. 600 kişilik topluluktan çıt çıkmıyordu.
"aslanlarım, kahraman türk silahlı kuvvetleri ülke yönetimine bütünüyle el koydu. şu an burada bulunanların yarısı meclise yarısı ankara emniyeti'ne gitmekle görevlidir. rütbelilerin sözünden çıkmayın." demişti. zamanlama manidardı. tsk 4 gün daha sabretse osmaniye'de keyfime bakacaktım. en az siyasiler kadar şok olmuştum. çabucak şaşkınlığımı üzerimden atmak zorundaydım. kışladan 17 adet m48 tank çıkmıştı. en önde askeri jip ve içinde rütbeliler vardı. arkasından tank konvoyu gecenin sessizliğini bozmuştu.
ben de m48 tanklarından birini kullanıyordum. yanımda bir yüzbaşı ve 4 er vardı. doğruca ankara emniyeti'ne gidip orada idareyi ele aldık. artık polisler bizim emrimizdeydi. emniyet binasından 4 gün boyunca çıkmadık. artık bir darbeciydim. sıkıyönetim nedeniyle tezkere hak getire işler karışmıştı. 4 ay boyunca sağcı solcu tuttuğumu içeri tıktım. daha sonra sular duruldu. tezkereler başlamıştı. 4 ay gecikmeli de olsa terhis olup memleketim osmaniye'ye döndüm. fadime solcunun tekiyle yunanistan'a kaçmıştı. çok üzülsem de elimden bir şey gelmedi. evliliğe olan tüm inancımı kaybettim. o gün bugündür bekarım.
devamını gör...
10.
bu darbe 90 lı yıllardaki yüzde yüzlük enflasyonun ana sebebidir,1960 ve 70 li yıllarda enflasyon normalken 12 eylül darbesinden sonra enflasyon birden patlamış ve 2002 yılına kadar çığ gibi büyümüştür.
devamını gör...
11.
80 darbesinde dincilerin burnu bile kanamadı, burada ajitasyon yapmasınlar, solun ve kürtlerin çektiklerini yazarsam en faşistiniz bile salya sümük olur. ayet okumuşmuş....
devamını gör...
12.
her daim, "kenan evren öldü, erdal eren yaşıyor!" sloganıyla andığım gündür.
devamını gör...
13.
ülkemizi bugünlere getiren en kötü olaylardan biri. haksız yere öldürülen insanları, başta erdal eren olmak üzere, rahmetle anıyorum.
devamını gör...
14.
emir komuta zinciri içinde gerçekleşen bir darbedir.
devamını gör...
15.
pek çok sağ görüşlünün desteklediği militarist darbe girişimidir.
devamını gör...
16.
detaylıca incelendiğinde artı ve eksilerle dolu olduğu görülecek darbedir. artısı eksisinden fazladır.
devamını gör...
17.
bir darbe bildirisinin ilk kez bir komutan tarafından değil de trt spikeri tarafından okutulduğu darbedir.
kenan evren'in darbe esnasında askerlerine tembihlediği en önemli şey ise siyasilerin evlerinden alınırken korkutulmamaları ve tehdit edilmemeleridir. böylelikle yaşanma ihtimali oldukça yüksek olan bir kalp krizinin önüne geçmek istemiştir. evren'in bunu yapmaktaki asıl amacı 27 mayıs darbesiyle katledilen siyasiler sonucunda sağ cenahtan yükselen mağdur edebiyatının önüne geçilmesi ve herhangi bir kesimin bu şekilde güçlenmesinin önlenmesidir.
kenan evren'in darbe esnasında askerlerine tembihlediği en önemli şey ise siyasilerin evlerinden alınırken korkutulmamaları ve tehdit edilmemeleridir. böylelikle yaşanma ihtimali oldukça yüksek olan bir kalp krizinin önüne geçmek istemiştir. evren'in bunu yapmaktaki asıl amacı 27 mayıs darbesiyle katledilen siyasiler sonucunda sağ cenahtan yükselen mağdur edebiyatının önüne geçilmesi ve herhangi bir kesimin bu şekilde güçlenmesinin önlenmesidir.
devamını gör...
18.
“işkenceyi ne renk boyadın?
ne renktir,
dıçkı yedirilen bir köylü?
yasaklanan anadil,
ne renkte haykırır derdini?
mamak ne renk utanır,
metris ne renk?
ya diyarbakır….
kızıl mıdır çığlıklar?
yanık bir mahpusun,
ne renk inler kokusu?
tecavüz edilen genç kızlar,
ne renk bağırır hücrede?
17 yaşında bir erdal,
ne renk yürür sehpaya?
jopun, falakan ne renktir?
elektriğin ne renk?
emeği çalınan işçinin,
ne renk kokar ekmeği?
babası öldürülen bir çocuk,
ne renk ağlar yıllarca?
oğlu kayıp anaların,
ne renk akar gözyaşı?
emir verilen bir asker,
ne renk vurur kardeşi?
halktan ne renk korkarsın?
kızıldan ne renk?
usa armalı bir postal,
ne renk basar onura?
ne renk çığlık atar insanlık?
renkler emir dinler mi?
kan damlayan fırçadan,
tabloların ne renktir?”
ne renktir,
dıçkı yedirilen bir köylü?
yasaklanan anadil,
ne renkte haykırır derdini?
mamak ne renk utanır,
metris ne renk?
ya diyarbakır….
kızıl mıdır çığlıklar?
yanık bir mahpusun,
ne renk inler kokusu?
tecavüz edilen genç kızlar,
ne renk bağırır hücrede?
17 yaşında bir erdal,
ne renk yürür sehpaya?
jopun, falakan ne renktir?
elektriğin ne renk?
emeği çalınan işçinin,
ne renk kokar ekmeği?
babası öldürülen bir çocuk,
ne renk ağlar yıllarca?
oğlu kayıp anaların,
ne renk akar gözyaşı?
emir verilen bir asker,
ne renk vurur kardeşi?
halktan ne renk korkarsın?
kızıldan ne renk?
usa armalı bir postal,
ne renk basar onura?
ne renk çığlık atar insanlık?
renkler emir dinler mi?
kan damlayan fırçadan,
tabloların ne renktir?”
devamını gör...
19.
türkiye demokrasisinin 'kara lekesi' denir; hafif kaçar!..
türkiye'de şöyle içini doldura doldura, adil, insan hak ve özgürlüklerine tam duyarlı, şaibesiz, liyakate dayalı bir demokratik süreç yaşandığına da pek tanık olunmadı. 12 eylül 1980 darbesi ise demokrasiye sürülen bir kara leke olmaktan ziyade bu ümidi bile iğdiş eden bir süreci başlattı.
üzerinden tam 41 yıl geçti ama süreç zaten 1971 muhtırasıyla başlamıştı. 41 yıl önce bugün başlayan, açlık grevlerinde, işkencelerde, idam sehpalarında binlerce insanın katledildiği, türkiye siyasetinin postal sesiyle yeniden tasarlandığı sürecin tanığıyım ben. yıllardır süren travmaların da dolayısıyla.
yattıkları yerde dönmelerini dilediğim muhteremler(!) tarafından hazırlanan, güdümlü referandumla yüzde 92'lik "evet" oyu alan 82 anayasasıyla kemikleştirilen 12 eylül faşist zihniyeti, sadece kendinden sonraki birkaç on yılı değil, iflah olunamayacak, belini doğrultamayacak, değerlerini yitirecek, tutunamayacak, savrulacak, giderek yozlaşacak, çürüyecek 41 yıllık bir sürecin yaşanmasına ve daha uzun yıllar yaşanacak olmasına neden oldu.
geberip gittiği için yargılanamayanlarından en ufak dahli olanlara kadar sebep olanlar dönsün dursun yattıkları yerde! bize bir cehennem bıraktılar.
türkiye'de şöyle içini doldura doldura, adil, insan hak ve özgürlüklerine tam duyarlı, şaibesiz, liyakate dayalı bir demokratik süreç yaşandığına da pek tanık olunmadı. 12 eylül 1980 darbesi ise demokrasiye sürülen bir kara leke olmaktan ziyade bu ümidi bile iğdiş eden bir süreci başlattı.
üzerinden tam 41 yıl geçti ama süreç zaten 1971 muhtırasıyla başlamıştı. 41 yıl önce bugün başlayan, açlık grevlerinde, işkencelerde, idam sehpalarında binlerce insanın katledildiği, türkiye siyasetinin postal sesiyle yeniden tasarlandığı sürecin tanığıyım ben. yıllardır süren travmaların da dolayısıyla.
yattıkları yerde dönmelerini dilediğim muhteremler(!) tarafından hazırlanan, güdümlü referandumla yüzde 92'lik "evet" oyu alan 82 anayasasıyla kemikleştirilen 12 eylül faşist zihniyeti, sadece kendinden sonraki birkaç on yılı değil, iflah olunamayacak, belini doğrultamayacak, değerlerini yitirecek, tutunamayacak, savrulacak, giderek yozlaşacak, çürüyecek 41 yıllık bir sürecin yaşanmasına ve daha uzun yıllar yaşanacak olmasına neden oldu.
geberip gittiği için yargılanamayanlarından en ufak dahli olanlara kadar sebep olanlar dönsün dursun yattıkları yerde! bize bir cehennem bıraktılar.
devamını gör...
20.
türkiye demokrasisi demeyeyim de, türkiye tarihinin kara lekesidir. herkes kendini demokrat sanıyor, nerde bi faşist var "demokrasi" diyor deliriyorum.
darbe anayasasına %96'yla evet dedi bu millet. işte böyle de demokrat(!) bir milletmişiz.
unutulmamalıdır! işkence tezgahları, asker postalları, özgürlüklerin kısıtlanması, siyasi yasaklar.... 42 yıldır hesaplaşılmayan bir leke..
ne yazık ki, bu suçun ortakları ve şakşakçıları hiçbir hesap vermediler. darbe anayasasına evet diyen dinozorların da birçoğu aramızda.
darbe anayasasına %96'yla evet dedi bu millet. işte böyle de demokrat(!) bir milletmişiz.
unutulmamalıdır! işkence tezgahları, asker postalları, özgürlüklerin kısıtlanması, siyasi yasaklar.... 42 yıldır hesaplaşılmayan bir leke..
ne yazık ki, bu suçun ortakları ve şakşakçıları hiçbir hesap vermediler. darbe anayasasına evet diyen dinozorların da birçoğu aramızda.
devamını gör...