281.
nedeni chp dir.
devamını gör...
282.
akepe der geçerim, üç beş seneye esamesi okunmayacak bir çukur.
devamını gör...
283.
varlığının sebebi akpye hayır demeye korkan tırsak tayfanın chp'ye düşman olmasıdır.
devamını gör...
284.
seni bu ülkeye müjdeleyen ebenin de, doğuran ananın da.
devamını gör...
285.
işin doğrusunu söylemek gerekirse, en başında o kadar güzel işler yaptı ki; son zamanlarda yaptıkları, insanların gözlerine bariz bir şekilde batmaya başladı. yaptıklarını on yıllara ayırırsak, şu an geçtiği hatalı ikinci on yıl diliminde ve biraz daha zorlarlarsa, yaptıkları o doğrular da silinip gidecek. gerçi yapılan yanlışlar o kadar büyük ki, insanlar doğruları görmezden gelmeye adım atıyor.
“ne yaptı?” diyenlere ya da “ne yaparsa yapsın, yaptıklarını yanlış olarak görenlere” destan anlatacak kadar geniş bir kafam yok. zaten destan da anlatsam anlamayacaklar. şunu net olarak söylemek isterim ki; 2015 civarlarına, hatta 2018 yılına kadar bile ülke o kadar kötü durumda değildi. ama ondan sonra kayış koptu, gitti.
oraya kadar çalma çırpma vardıysa bile, ülke o kadar iyi durumdaydı ki belli olmuyordu. ama sonrasında bu durumlar çok daha göze batmaya başladı ve ülke geriledi. bedelini halk ödediği için de birçok partinin işine geliyor; o da ayrı bir konu.
bu tür ortamlarda siyaset konuşmayı sevmem, hatta imtina ederim; çünkü ne söyleseniz sizi bir tarafa yapıştırıp sonra da duvara yapıştırırlar. insanlar nedense bunu yapmayı çok seviyor, nedenini anlamadığım şekilde. uzun süre yaptıkları doğrular ile ilerledi ama bundan sonra o doğrular yetecek mi, göreceğiz. bir de şu var: karşısında gözü pek kimse olacak mı, yoksa yavuz hırsıza malum hırsızlar mı rakip olacak. hayat kısa; söylediklerimi göremeyecek olanlar olacaktır ya da belki ben göremem. ancak ne olursa olsun, ülkem ve ülkemiz için en hayırlısı olsun.
sözlük ortamında uzun zamandır bulunan biri olarak söylemek isterim ki, çoğu tanımımda bu vardır. lütfen, bile isteye incitici ve aşağılayıcı tanımlardan uzak duralım. gülecükler ile kalın.
“ne yaptı?” diyenlere ya da “ne yaparsa yapsın, yaptıklarını yanlış olarak görenlere” destan anlatacak kadar geniş bir kafam yok. zaten destan da anlatsam anlamayacaklar. şunu net olarak söylemek isterim ki; 2015 civarlarına, hatta 2018 yılına kadar bile ülke o kadar kötü durumda değildi. ama ondan sonra kayış koptu, gitti.
oraya kadar çalma çırpma vardıysa bile, ülke o kadar iyi durumdaydı ki belli olmuyordu. ama sonrasında bu durumlar çok daha göze batmaya başladı ve ülke geriledi. bedelini halk ödediği için de birçok partinin işine geliyor; o da ayrı bir konu.
bu tür ortamlarda siyaset konuşmayı sevmem, hatta imtina ederim; çünkü ne söyleseniz sizi bir tarafa yapıştırıp sonra da duvara yapıştırırlar. insanlar nedense bunu yapmayı çok seviyor, nedenini anlamadığım şekilde. uzun süre yaptıkları doğrular ile ilerledi ama bundan sonra o doğrular yetecek mi, göreceğiz. bir de şu var: karşısında gözü pek kimse olacak mı, yoksa yavuz hırsıza malum hırsızlar mı rakip olacak. hayat kısa; söylediklerimi göremeyecek olanlar olacaktır ya da belki ben göremem. ancak ne olursa olsun, ülkem ve ülkemiz için en hayırlısı olsun.
sözlük ortamında uzun zamandır bulunan biri olarak söylemek isterim ki, çoğu tanımımda bu vardır. lütfen, bile isteye incitici ve aşağılayıcı tanımlardan uzak duralım. gülecükler ile kalın.
devamını gör...
286.
bakın mesele yanlış anlaşılmasın. mevcut iktidar türkiye’nin sorunlarını çözemiyor değil, çözmüyor.
aşağıdaki paylaşıma ek olarak, iktidarın bu ülkenin en temel sorunlarını çözmemek için bilerek ve isteyerek yapmadıklarının ''kısa'' bir listesi:
- kışın milyonlarca vatandaşın karanlıkta evden çıkıp karanlıkta eve dönmesine sebep olan kalıcı yaz saati uygulamasını kaldırmak.
- gıda denetimlerini artırarak vatandaşların içinde ne olduğu belirsiz ürünler tüketmesinin önüne geçmek.
- tekelleşen ve vatandaşa diğer ülkelerdekinin çok üzerinde fiyatlandırmalar sunan gsm operatörlerini sıkı denetim altına almak.
- okullarda çocukların ve öğretmenlerin can güvenliğini sağlamak yerine, her saldırıdan sonra yayın yasağı, erişim engeli ve “provokasyon” söylemiyle meseleyi bastırmaya çalışmamak.
- cumhurbaşkanlığına bağlı vıp uçak filosuna her sene yeni uçaklar eklemek yerine ihtiyacımız olan yangın uçaklarını temin etmek.
- çocuklara, diğer birçok ülkede olduğu gibi okullarda günde bir öğün ücretsiz yemek vererek yabancı yaşıtlarına kıyasla bilişsel ve fiziksel gelişimde geri kalmalarının önüne geçmek.
- verilen mide bulandırıcı yemekleriyle, 6-7 kişinin kalmak zorunda kaldığı daracık odalarıyla, her yıl düşen asansörleriyle, ortak yaşam alanının dahi olmadığı rezil haldeki kyk yurtlarına el atıp yaşanabilir yurtlar inşa etmek.
- toplumu derinden etkileyen her olayda suçu bilgisayar oyunlarında aramak yerine, 23 yılın sonunda içine sürüklendiğimiz sosyal çürümeyi kabul etmek.
- t.c. vatandaşlarının yanı başımızdaki avrupa ülkelerinde seyahat özgürlüğü elde etmesi adına adımlar atmak.
- günlük 133 tl gibi saçmalık derecesindeki öğrenci bursunu insani seviyelere çekmek.
- çok basit düzenlemelerle farklı sosyo-ekonomik seviyedeki vatandaşlar arasında vergi adaletini sağlamak.
- kadın cinayetlerini “münferit olay” diye geçiştirmemek ve istanbul sözleşmesi'nden çekilmemek.
- kamuda mülakatı kaldırarak torpilin önüne geçmek.
- temu, uber, paypal, apple pay, google pay, booking, roblox, airbnb, wattpad, starlink, discord, samsung pay, threads, amazon global gibi global platformları yasaklamak yerine dijital erişim özgürlüğünü güvence altına alan düzenlemeler yapmak.
- kamu kurumlarında çalışıyor gözüken ama vatandaşı tersleyip hiçbir işe yaramayan bankamatik memurlarının iş akdine son vermek.
- 174 milyar tl ile 8 bakanlığın ödeneğini geride bırakan diyanet'in akıl almaz bütçesini mantıklı seviyelere çekmek.
- her mahalleye ihtiyacının dışında onlarca cami inşa etmek yerine; hiçbir sosyal alanı bulunmayan, sınıflarında 30-40 öğrencinin bulunduğu, iç karartıcı devlet okullarını yenilemek, fiziki kapasitelerini artırmak.
- gençlik festivallerini, konserleri, kültürel etkinlikleri yasaklamayarak zaten umutsuzluk içinde olan gençleri daha da karamsarlığa sürüklememek.
- devlet okullarına tuvalet kağıdı ve sabun temin etmek.
- özel sektörde torpilin, adam kayırmanın önüne geçmek için caydırıcı cezalar getirmek.
- her felakette aynı kaosu yaşamak ve ''kader planı'' demek yerine bu felaketleri yaşamadan önce doğru kriz yönetim planları geliştirmek.
- ''her yere üniversite açacağız, herkes üniversite mezunu olacak'' gibi salak saçma bir anlayış yerine, yeterli sayıda ama eğitim kalitesi yüksek, dünya ile yarışır üniversiteler hayata geçirmek.
- iktidara yönelik eleştirilerini dile getiren gençleri, muhalif siyasetçileri, hakkını arayan işçileri-emekçileri yaka paça gözaltına almak yerine, sokakta elini kolunu sallayarak dolaşan 32327812 sabıkalı gerçek suçluları hapse tıkmak.
- kendi partisinin iki bin nüfuslu kıytırık ilçe teşkilatı başkanının dahi onlarca koruma ve mersoyla gezmesinin önüne geçerek kamuda tasarruf sağlamak.
- imar aflarıyla şehirleri mezarlığa çevirmek yerine, riskli yapıları gerçekten denetlemek ve dönüştürmek.
- cb kararıyla eski iktidar vekillerini üniversitelere rektör olarak atamak yerine, üniversitelerin bağımsız yönetimlere sahip olmasını sağlayarak bu eğitim kurumlarını siyasileştirmemek.
- halihazırda çarpık kentleşmenin pençesindeki şehirleri hindistan’dan farksız hale getiren çirkin ve devasa tabelaları tek bir düzenlemeyle ortadan kaldırmak.
- anayasa ile tüm vatandaşların ortak malı haline getirilmiş olan sahillerimizi mafyaya, rantçılara teslim etmeyerek üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde vatandaşın denizle arasına engel koymamak.
- yeterli öğretmen ataması yaparak bir öğretmene 40 öğrenci düşmesinin önüne geçmek.
- kendine muhalif siyasetçilere ağzına geleni söylemek ve kaybedeceğini anlayınca onları hapse atmak yerine devlet adamı olmanın ilk şartı olan ''siyasi etik'' bilmek.
- tarımı bitirip çiftçiyi ithal ürüne mahkûm etmek yerine, üreticiyi destekleyerek gıda fiyatlarını kontrol altına almak.
- kendi destekçilerine gül dağıtırken muhalif vatandaşları düşmanlaştırmamak ve böylece aynı topraklarda yaşayan insanları kutuplaştırmamak.
- daracık sokakların, birbirinden alakasız çirkin binaların ve çarpık kentleşmenin hâkim olduğu şehirleri; geniş sokakları, sıkı yapı denetimi ve birbiriyle uyumlu yapıları olan düzenli şehirlere dönüştürmek.
- koca bir ülkede yasamayı, yürütmeyi ve yargıyı tek bir kişinin talimatına bağlamak yerine, yönetim mekanizmasının liyakat ve kurumsal akılla işlemesini sağlamak.
- kamu ihalelerini yandaş ve sürekli aynı şirketlere dağıtmak yerine, şeffaf ve denetlenebilir ihale sistemi kurmak.
- yargının siyasallaşmasının önüne geçerek bağımsızlığını sağlamak ve vatandaşın adalete duyduğu güveni yeniden tesis etmek.
- kendi cenahında yetişen gençleri tügva etkinliklerinde ağırlayıp “teknofest gençliği” olarak tanımlarken, kendisi gibi düşünmeyen gençleri düşman görmemek.
- bu ülkede doğmuş, bu ülkede yetişmiş ve zaten birçok zorlukla mücadele etmek zorunda kalan sağlık çalışanları için “giderlerse gitsinler” dememek ve bu şekilde ortadoğulu sağlıkçı ithal etmek zorunda kalmamak.
- bir skandal, ihmal ya da felaket yaşandığında hatayı başka yerlerde arayıp sorumluluktan kaçmak yerine, bir kez olsun adam gibi istifa edebilmek.
kaynak
yukarıdaki maddelerin bir tanesi ile ilgili olumlu adım atmayacak sözde siyasi parti özde başka türlü bir örgüt.
türkiye'de pek çok insanın sorun olarak gördüğü ve bir şeyler yapılmasını düşündüğü şeyler zaten müslüman akp-mhp rejiminin hedeflerinden oluşuyor. beceriksiz değiller, planlı ve kasıtlı yapıyorlar. islam böyle bir şey.
devamını gör...
287.
normal sözlük moderasyonu gibi bir oluşum.
devamını gör...
288.
dünyada böyle bir teşkilatlanma yapısı yok...
devamını gör...
289.
290.
bitip dağıldığını görecez diye diye 25 yıl geçti. hala bekliyom.
devamını gör...
291.
anayasa'ya akyırı fiilerin odağı olduğu tescilli bir partidir.
anayasa mahkemesinin kararını tanımıyorum, saygı da duymuyorum diyen bir adamı savunanların partisidir.
anayasa'nın "ysk kararları kesindir, bir üst mercii yoktur" kararını tanımayan idare mahkemesini şakşaklayanların partisidir.
taaa 2007'de bitecekti bu iş, ne sikkim olduğu belliydi, ama anlatamadık.
anayasa mahkemesinin kararını tanımıyorum, saygı da duymuyorum diyen bir adamı savunanların partisidir.
anayasa'nın "ysk kararları kesindir, bir üst mercii yoktur" kararını tanımayan idare mahkemesini şakşaklayanların partisidir.
taaa 2007'de bitecekti bu iş, ne sikkim olduğu belliydi, ama anlatamadık.
devamını gör...
292.
oy verenler biz seçtik sanıyorlar.
devamını gör...
293.
koskoca muhalefette machiaveli okuyan bir tane avel var mı acaba?
prensi okusalar akp yi görecekler çünkü.
prensi okusalar akp yi görecekler çünkü.
devamını gör...
294.
seçim filan hikaye. bunlar sonsuza kadar dikta ile türkiyeyi yönetirler. hepimize geçmiş olsun.
devamını gör...
295.
ülkeye ne adalet ne de kalkınma getirmiştir. var olanı da toprağa gömmüştür.
yolsuzdur, bölücüdür, ülkeyi darülharb alanı olarak görür, sömürür, bopçudur, israil/abd köpeğidir. allah bunları kahretsindir.
yolsuzdur, bölücüdür, ülkeyi darülharb alanı olarak görür, sömürür, bopçudur, israil/abd köpeğidir. allah bunları kahretsindir.
devamını gör...
296.
yaptıkları her adalet dışı davranışla kendi sonlarını daha trajedik bir hale getiriyorlar. tarihten almaları gereken bir ders var. ama okumayı sevmeyen bir cehalet yuvası olduklarından o dersi almamışlar. öyle seçimle falan da gitmeyecekler kolay kolay. kendi kendilerini yiyip bitirecekler.
devamını gör...
297.
hatırlarsanız bunlar muhafazakar demokrat diye geldiler. adalet ve kalkınma gelmediği gibi ne muhafazakarlıkları kaldı ne de demokratlıkları. dincilere asla güvenilmez.
devamını gör...
298.
ya yazmışlar işte, altına imzamı atarım; ---> ne kalkındık, ne de adalet gördük !! var mı böyle örnek tarihte; iktidar partisi muhalefet partisinin dizayn edecek?! akpopolar da " demokrasi adına " (!!) bunu destekleyecek , var mı böyle bişey dünya tarihinde?!...yok !!
bunun devamını söyliyiim ben size ---> türkler anadolu ' daki hakimiyetlerini kaybettiler. bundan sonraki temayül türklerin aleyhine işler.
bir sonraki alparslan ' a kadar arrivederci size...
bunun devamını söyliyiim ben size ---> türkler anadolu ' daki hakimiyetlerini kaybettiler. bundan sonraki temayül türklerin aleyhine işler.
bir sonraki alparslan ' a kadar arrivederci size...
devamını gör...
299.
evet kötüler eee. evet evet sonları çok kötü olacak ayneen.
size bir bilgi vereyim mi bu adamların hiçbirine bir cacık olmayacak ülkede muhalefet bunlar, sermaye bunlar,.iktidar bunlar, polis bunlar, devlet bunlar...
tarihten ders çıkarmışmış ya bırak tarihte böyle iktidarlari deviren adamlar bu tarz iktidarlardan daha deli adamlardi. otobüs üstünde yiğidim aslanım söyleyerek iktidar falan olunmaz geçin.
size bir bilgi vereyim mi bu adamların hiçbirine bir cacık olmayacak ülkede muhalefet bunlar, sermaye bunlar,.iktidar bunlar, polis bunlar, devlet bunlar...
tarihten ders çıkarmışmış ya bırak tarihte böyle iktidarlari deviren adamlar bu tarz iktidarlardan daha deli adamlardi. otobüs üstünde yiğidim aslanım söyleyerek iktidar falan olunmaz geçin.
devamını gör...
300.
ülkeye verdiği en büyük zarar ahlaki erezyondur.
eskiden bir şehit ile sokaklar miting alanı olurdu, eskiden en ufak yolsuzlukta halktan siyasete kadar çığ gibi tepki olurdu, hele şu çözüm sürecini 25 sene önce yapsan sonucu belliydi...
yazık, her şeyi normalleştirdiler kimse tepki vermiyor.
eskiden bir şehit ile sokaklar miting alanı olurdu, eskiden en ufak yolsuzlukta halktan siyasete kadar çığ gibi tepki olurdu, hele şu çözüm sürecini 25 sene önce yapsan sonucu belliydi...
yazık, her şeyi normalleştirdiler kimse tepki vermiyor.
devamını gör...