anlamlar mı bize gelir? biz mi anlamlara gideriz?
devamını gör...
beklentiler doğrultusunda kişiye, zamana, konuya, olaya, söze, davranışa ve objeye yüklenen değere göre sürekli değişiklik gösterse de, ismiyle ters orantılı bir şekilde hayatta en az anlaşılan şeylerden biridir anlam...

bir şeye bir çok anlam yüklemek!..

çok mu abartılı bilmiyorum ama, neticede
içinde bulunduğu durumun esiridir anlam!..
mesela; bir şarkı, bir resim, bir yemek, bir güzergah ya da bir bir mekan; aklınız ve yüreğinizde hangi durumda yer ettiyse o şekilde, onun içinde anlam bulur...
misal;
hayatınızın en mutlu anında dinlediğiniz bir şarkının yaratacağı anlam, o anın içinde var olur. sevdiklerinizle beraber yaptığınız herhangi bir etkinlik her zaman o anı
hatırlatacak ve o şekilde anlam kazanacaktır...
neticede;
her ne olursa olsun!..
“anlam” sözcüğü hiç kuşku yok ki sonsuzlukla eşdeğer bir kavram.
çünkü kendinize göre bir bazı şeyleri birçok anlam yükleseniz bile; onun yalın durumundan sonsuz çağrışımlara açık bir duruma getirdiğinizde, bazen mutluluk, bazen hüzün, bazen de özlem olarak çıkacaktır karşınıza...
devamını gör...
yahu anlam işte. bir çok şey de arayıp da bulamaďığımız ya da bulmadığımız bir şey!
üstteki yazar güzel yazmış. bir bir anlandırmış bir çok şeyi.
devamını gör...
bazen kelimelerle anlatılamayan manadır. ne demişler sözler insanlığın hapishanesidir.
devamını gör...
harc-ı alem isimli izmirli punk grubunun güzel şarkısı. buradan

içtim.
içiyorum, her gün.
ve sonra ayılıyorum. yine başı dönüyorum.

yaptım.
her gün yapıyorum.
bir süre sonra iyi gelmiyor
ve hiç anlamı kalmıyorum.

anlamadım.
anlamıyorum her gün.
bir süre sonra anlıyorum
ama hiç bir anlamı kalmıyor gibi güzel sözlere sahip.
devamını gör...
son harfi ipe bağlanıp denize atılsa anında batacak kadar yoğun bir sözcüktür.
devamını gör...
bir şeyin anlamı çok büyük olduğunda, kaybı insanın anlam dünyasında yıkıcı oluyor. insanın anlamları üzerinde kolonların üzerinde yükselir gibi yükseldiğini, birini kaybettiğinde zayıflayıp tökezleyeceğini düşünüyoruz. ama o çok anlam verilenin yani anlam kazananın aslında kubbe gibi, içimizdeki en büyük alanı örttüğünü, diğer anlamların yarım ya da çeyrek kubbeler gibi kaldığını sonradan fark ediyoruz. çatı çökünce beraberinde her şeyi de alaşağı ediyor. tüm anlamlar silikleşiyor. başımızın üstünde sınırsız gökyüzü; aşk, inanç, ideal ya da tutku. anlam çatısını taşıyan her neyse kaybı da yıkıyor bu yüzden insanları.
devamını gör...
ne olduğunu asla çözemeyeceğim sanırım. kelimelerin kifayetsiz kaldığı yerde başlar. anlam artar, azalır, kaybolur ve yeniden gelir. biz sanki bir figüranızdır tüm bunlar olup biterken. görünen ve görünmeyen bütün şeylerin ötesindedir benim nezdimde anlam. yüzeyde kalmayıp derinleşmek lazım. gerçi nasıl becereceksek!
varlığın özünden tutun, bir çocuğun elinden oyuncağının alınmasından ötürü ağlamasına kadar her yerdedir anlam. onsuz ne insan var olabilirdi ne de varlık.
anlamak istediğim tek bir şey vardır o da benim için anlamlı olan şeyi nasıl anlayacağım? hayat çok garip dostlarım. görünen dünyanın dışında çok ilginç şeyler olup bitiyor. madde, mananın tezahüründen doğmuştur. gören göz için eşyadan çok daha fazlasıdır dünya. ve en çok gördüğüm zamanlar ise genellikle gözümü kapattığım zamanlardır. algılarımın açılması için, daha fazla anlamak için uzaklaşmak gerek sıcak hayattan. nasıl anlayacağımı bilmiyorum, anlama süreci nasıl gerçekleşiyor bilmiyorum ama bir şekilde anlayabiliyorum. burada ise hududu aşmayı bıraktım artık. algılamayacağım bir gerçeği zihin sınırlarına hapsedir, onu eğip büküp başka bir forma getirerek ''anladım'' demenin hiçbir esprisi yok. sürrealizmin ta kendisi olur bu. ya da cehalet de diyebiliriz.
yıllar içerisinden öğrendiğim en büyük gerçektir. anlamanın önünü açan 2 unsur var:
1 - neyi anlayamayacağını bilmek
2 - anlamanın sadece düşünmekle alakalı bir durum olmadığını anlamak.
oturduğumuz yerden bakış açımızı değiştiremeyiz. başka bir yere gitmek, yolculuğun sonucunda gerçekleşir. zihnimizde aynı konuları döndürmenin bir anlamı yoktur, göç etmek lazım. terk etmek demiyorum, göç etmek diyorum. daha iyi koşullarda düşünmenin vakti geldiyse olduğu yerde durmaya çalışmamalı insan. nereden geldiğini unutmadan, nereye gitmek istediğini bilerek yolculuğa çıkmak lazım.
bilinsin ki bu tefekkür yolculuğunun varmak ile bir alakası yoktur. meselenin özü yolda olmanın ta kendisi.
devamını gör...
anlamlar bazı kelimelere sığmıyor. anlamlar sığmıyor taşıyor.taşmakla da kalmıyor her yeri sel basıyor. bildiğin nuh tufanı oluyor ama biz gemiye binemiyoruz. anlamların içinde sessizce can veriyoruz. en yakınımızdaki bile, konuşmasak bile duyacak olan kişi çığlıklarımızı duymuyor. avazım çıktığı kadar bağırıyorum belki de susuyorum yine de olmuyor. anlamlar işte her kapıya çıkıyor her kapıyı açıyor her kapıyı kapatıyor her kapıyı kilitliyor... yani şu kelimelere prangalamasak anlamları gelecekler gece uykumuzda boğacaklar. allahtan uyumuyorum gelip boğmasınlar diye. gözlerime tuz sürüyorum uykum kaçsın diye baktım ki tuza gerek yok anlamlar yeterince uykumu kaçırıyor. anlamlar işte kendime kızıyorum ,neden anlatamıyorum, ''anlatamıyorum abi'' benim kullandığım anlam yanlış biliyorum. ben o anlamda demedim diyorum haksızım çünkü benim anlamlarım o'nda anlam buluyor. karşımda olmayınca öksüz kalıyor. gözlerine karşı söylesem gözleri o anlamlara babalık yapsa kendi sözlerinden ayırmasa arada başını okşasa güzel olmaz mı? gülmüyor işte benim anlamlarım neden mi? gözleri karşımda değil çünkü. koşturup bir duvara tosluyorlar. boynu bükük masum anlamlarım. kaç defa lanet etmişlerdir böyle bir adamın kelimelerinin anlamlarını olduklarına işte elden ne gelir ki... aslında elden çok şey gelir de beyin yok abi. beyin yok basmıyor kapasite bu kadar. bu sefer anlatacağım diyorum doğru kelimeyi bulamıyorum. doğru kelimeyi bulsam o anlama gelmiyor. ne yapacağımı bilmeden kafamı yastığa koyuyorum düşünüyorum hep dediği gibi düşünüyorum. düşündükten sonra aslında hatanın direkt ben olduğumun farkına varıyorum. defolu mal gibi kenara çekliyorum. sen sev yeterki anlamlar yolunu bulur diyor içimden bir ses. anlamlar ah anlamlar acaba kaç defa anlamlar dedim. bence 82 defa anlamlar dedim. bütün anlamlarımdan özür diliyorum: onları anlamlandıramadığım için. keşke daha doğru kişilerin ellerinde olsalardı. tek şeyin anlamını düzgün kullanıyorum seni seviyorum. çok mu iddialı oldu? iddialı biriyimdir sevmek konusunda. ben adam gibi değil ayı gibi severim öldürürüm de severim de. düşünmeden konuşurum, ayılar düşünmez çünkü. her düşünüşüm de kendimi bir hayvanla anlamlandırıyorum. ne demiş müslüm gürses tutamıyorum zamanı ben de diyorum ki tutamıyorum kelimeleri. buradaki anlamlar çok derin işte. hem tahtta oturuyorsun bütün krallık sana seferber sen hala anlamları suçluyorsun. anlamlar serseri anlamlar avare boşver onlar hangi anlama geliyorsa gelsinler. krallığımızda bulunmayan komşu krallıktaki dut ağaçlarından dut bile topladım sana. hem de melezler hem karadut hem beyaz dut. yalnız çok şekerlendiler tutamıyorum dutları. bir an önce yemen lazım. bir arkadaş değildim göğü getiremedim ama dutlarla idare et artık. fakir bir krallığım var, varlığı bile anlamsız olan bir krallık. işte varlığı senin varlığınla anlamlanıyor. neyse farkettim ki kendi anlamım o. o olmadan anlamlarım ve ben sahipsiz kalıyoruz. çok mu çok saçmalıyorum. saçmayım işte. her tarafa saçılan bir tüfek saçması. saçma sapan yerlere saçılıyorum. saçmayla ilgili de bir girdi mi yazsam. yok o çok saçma olur. gecenin saçmalaması işte. kim saçmalatıyor beni kim ulan kim? çıksın ortaya cesareti varsa. çıkamaz işte neden içime hapsettim onu. sesini bile çıkaramaz. zalim bir gardiyanım ben. iki güne bir yemek veririm. çoğu zaman susuz bırakırım. ocak ayında gibi üşür. çok severim bilmez ki acılar bu yüzden.
devamını gör...
hayatımın başlarında her zaman her şeyin en basit halini istedim. doğduğum yerde ölmeyi, aşık olduğum ilk kadınla evlenip hayatımı geçirmeyi, bilmemeyi, öğrenmemeyi, görmemeyi istedim. sonra hayat bana bunların mümkün olmadığını gösterdi. ben de dedim ki kendi kendime; demek ki bulunması gereken bir anlam, aranması gereken bir gerçek var, çünkü düşündüklerim doğru değil. aradım, doğduğum yerden çıktım, ilk aşık olduğum kızdan ayrıldım, bildim, öğrendim, gördüm. nihayetinde hayat dedi ki; araman gereken bir anlam, bulman gereken bir gerçek yoktu, hiç olmadı. o zaman neden beni buna inandırdın diye sordum; ben hayatım, sen ölene kadar seni kandırırım, dedi. üzülme, öldüğün gün sen de beni kandıracaksın çünkü ölüm hayatın kanışıdır, dedi.
devamını gör...
artık hayattan çıkartmamamız gereken şeydir. gereksizdir.
devamını gör...
hayat boyu aradığımızdır, hayat denen bulmacayı çözme isteğidir. her şeyin ardındaki gizi görme sevdasıdır. *


t/ bir şeyin anlamı.
devamını gör...
yüklediğiniz kadardır. neyi anlamlandırdığına dikkat et çocuk, yoksa bir gün bi bakarsın mana denizin kurumuş.
devamını gör...
birileri bir şeyler diyor, susuyor, duruyor, koşuyor, düşüyor, düştüğü yerden kalkıyor. ışıklar yanıyor, sönüyor. zaman geçiyor, saatler duruyor. hayat akıyor, ruhum donuyor. anlamı ararken anlamsızlığın anlamım olacağı aklıma gelmezdi. başıma geliyor, aklım gidiyor.
devamını gör...
bir çok durumda ve çoğu kez, arayan, kendi aradığı şeyi anlam diye tanımlıyor. yani kendince olması gerektiğine inandığı ve olmaması halini kabullenemediği durumu, kendi arayış yanılgısı olarak değil, durumdaki eksiklik gibi gösterme yanlışı..
devamını gör...
(bkz: sınır)
devamını gör...
aslında kendi hikayendir.
devamını gör...
bugünlerde çok arar olduk bu kelimeyi. sahi, nereye gitti her şeyin anlamı? tüm bunlar ne içindi?

kim çaldı bizim anlamimizi? belki de onu yanlış yerlerde arıyoruz...
devamını gör...
hayatında anlam olmayan insan bir anlam bulup onu kaybettiğinde hayatı ilk halinden daha anlamsız hale gelir.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"anlam" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim