1.
haziran ayı'nın 3. pazarı olan, babalara özel gün.
devamını gör...
2.
ilk kez 1910 yılında haziran ayının 19'unda kutlanmıştır.
altı çocuğuna hem annelik hem babalık yapan bir babanın kızı tarafından 3 haziran'da kutlanılması için çalışmalar yapılmış fakat dönemin başkanları kutlamalara destek verse de resmi olarak kabul etmemiştir.
yıllar sonra ilk defa 1966 yılının başkanı her yıl haziran ayının üçüncü pazar gününün babalar günü olarak kutlanmasını resmi bir bildiri ile duyurmuştur. 1972'de abd başkanı richard nixon'ın imzasıyla babalar günü resmi tatil ilan edilmiştir.
altı çocuğuna hem annelik hem babalık yapan bir babanın kızı tarafından 3 haziran'da kutlanılması için çalışmalar yapılmış fakat dönemin başkanları kutlamalara destek verse de resmi olarak kabul etmemiştir.
yıllar sonra ilk defa 1966 yılının başkanı her yıl haziran ayının üçüncü pazar gününün babalar günü olarak kutlanmasını resmi bir bildiri ile duyurmuştur. 1972'de abd başkanı richard nixon'ın imzasıyla babalar günü resmi tatil ilan edilmiştir.
devamını gör...
3.
amerikan iç savaş gazisi bir babanın kızı olan sonora smart dodd tarafından ortaya atılan babalar günü ilk kez 19 haziran 1910’da kutlandı. böyle bir günü kutlama sebebi ise annelere ithaf edilmiş bir gün olduğu gibi babalara özel bir günün de olması gerektiğini düşünmesiydi.
dodd’un babası, annelerinin yokluğunda 6 çocuğu bir başına büyütmüştü. dodd için babası özeldi ve onun gibi olan tüm babaların kendilerine adanmış bir günü hak ettiğini düşünüyordu. 5 haziran’ın babalar günü olarak anılması için çalışmalara başladı, çünkü 5 haziran babasının doğum günüydü. fakat bu çalışmalar o tarihe yetişmedi ve kutlamalar haziran ayının üçüncü pazar gününe ertelendi.
19 haziran 1910’da washington’un sponkane şehrinde gerçekleştirilen kutlamalar amerika birleşik devletleri’nin başkanı olan calvin
coolidge tarafından desteklendi fakat resmi olarak babalar günü ilan edilmedi.
1966 yılında ise o dönemin başkanı lyndon johnson, babalar günü’nü resmiyete kavuşturdu ve her yıl haziran ayının üçüncü pazarının babalar günü olarak kutlanacağını açıklayan bir bildiri yayımladı. 1972 yılında da başkan richard nixon’ın imzasıyla babalar günü abd’de resmi tatil ilan edildi.
katolikler ise babalar günü’nü dinî açıdan ele alarak hristiyanlık peygamberi olan isa’nın babasının anısına kutlarlar. mart ayının 19. gününü ise “st. joseph günü” adı altında babalarına armağan etmişlerdir.
kaynaklar: 1, 2, 3
devamını gör...
4.
babalar günü her haziran ayının 3. pazarı kutlanan gerek babalarımızın, gerekse babaları aratmayan kadınlarımızın günüdür. bu güne özel hediyeler, birlikteliği simgeleyen objeler alınır. en güzeliyse babalarımıza sevdiğimizi söylememizdir. tüm babalarımızın babalar gününü kutlarım.
devamını gör...
5.
benimle hiç vakit geçirmemiş, beni yıllar önce bırakıp gitmiş bir babam varken benim için önemi olmayan gündür.
devamını gör...
6.
anaerkil bir toplum olduğumuz tek gün. umursanmaz, önemsenmez, dikkate alınmaz, kâle alınmaz, ehemmiyet verilmez!
devamını gör...
7.
tüm babaların ve kendini baba gibi hisedenlerin babalar günü kutlu olsun.
devamını gör...
8.
türkiye için bugün, avrupa için geçen hafta pazar günü olan babaların günüdür.
anneni mi babanı mı çok seviyorsun denildiğinde hep annemi seçtim. uzun süre babamı çok kısa süreçler halinde görmüştüm küçükken, büyüyünce değişen tek şey hemen/hergün görebilmem oldu. çok konuşmuyoruz, muhabbeti yok babamın. max 3 cümlelik dialoglar gelişiyor benle arasında. şu yaşıma kadar babam öğretti diyebileceğim hiç bir şeyim olmadı geriye dönüp bakarsam. az içim buruk ona karşı ya neyse onu böyle kabul ettim.
ama hala arada içime batar, kardeşimin bi sorunu olduğunda yanına gidip hemen konuşması, gönlünü almaya çalışması, hele de benim çocukluğum pinç edilmişken…
kırgınım sana baba, yaramızda kalsın.
anneni mi babanı mı çok seviyorsun denildiğinde hep annemi seçtim. uzun süre babamı çok kısa süreçler halinde görmüştüm küçükken, büyüyünce değişen tek şey hemen/hergün görebilmem oldu. çok konuşmuyoruz, muhabbeti yok babamın. max 3 cümlelik dialoglar gelişiyor benle arasında. şu yaşıma kadar babam öğretti diyebileceğim hiç bir şeyim olmadı geriye dönüp bakarsam. az içim buruk ona karşı ya neyse onu böyle kabul ettim.
ama hala arada içime batar, kardeşimin bi sorunu olduğunda yanına gidip hemen konuşması, gönlünü almaya çalışması, hele de benim çocukluğum pinç edilmişken…
kırgınım sana baba, yaramızda kalsın.
devamını gör...
9.
hiç kutlamadım ama kardeşime karşı gerek benim gerek annemin “baba” rolünü yaptığı uzun zamanlar geçirdiğimize göre kendimin ve annemin babalar gününü kutlarım.
devamını gör...
10.
kimimizin süper kahramanı kimimizin rol modeli olan babaların, babalar gününü kutluyorum efendim.
devamını gör...
11.
12.
evin direği tüm babaların ve baba adaylarının bu anlamlı günü kutlu olsun efendim. baba olmak, kadının rahmine döl akıtmak demek değildir. baba olmak kolaydır ama "baba" olmak zor zanaattir.
devamını gör...
13.
sene de 1 gün iyi ya da kötü aslında ailemizin kahramanı* olan babalarımızı anımsadığımız gün.

şimdi nereden başlasam bilemiyorum. değişik bir adamdı benim babam. öyle pamuklara sarıp sarmalamadı ama kimsesizde bırakmadı. arkamda hep gölgesini hissederdim. bu durum bazen korkutur bazen cesaret verirdi.
mesela seni seviyorum demezdi ama her gün arar saatlerce oradan burdan çene çalardı benle.
çok küçüktüm yani belki başkası çocuk olarak görüp muhatttap almazdı o yaşta ama o karşısına alır dükkanda ne yaptığını, demiri nasıl kaynattığını, tornadaki arızayı nasıl fark ettiğini, dükkana gelen adamın onu nasıl kazıklamaya çalıştığını anlatırdı. insanları da pek sevmezdi hep kızardım bu yönüne. herkesi eleştirir hep kötü yönlerini söylerdi beni de herkese överdi. o yaşlara daha gelmedim ama insanlar üzerinde yaptığı tespitleri bugün o kadar iyi anlıyorum ki. ben aşağılıyor diye kızarken meğer o durum tespiti, kişilik analizi yapıyormuş. *
bir gün dedemlerin evinde oturuyoruz. halamın kızı atıyla oynatmadı beni, itti. orda bir bakış attı bana ben hemen geri çekildim. kimse de demedi kızım bırak birazda kuzenin oynasın. * zaten hoş bizi aileden gibi görmezlerdi hiç. gittiğimiz zaman yalandan sevinirler sonra ne zaman kalkacağız diye gözlerimizin içine bakarlardı. neysem efem kalktık hemen normalde en az 1, 2 saat daha otururduk. çay koymuşlardı falan işte. babam işimiz var başka zaman dedi. onlarda pek ısrar etmedi zaten. ben hala içemediğimiz çaydayım yahu acaba yanında kek, kurabiye falan var mıydı diye düşünüyordum.* akşam vaktiydi babam evimizin yoluna dönmedi. kocaman ışıklı içinde koca koca oyuncakları olan bir dükkanın önünde durduk. beni bastı bir heyecan ama bir yandanda diyorum yok yahu işi vardır. elinde kocaman kırmızı bir atla geldi. sevincimi anlatamam. yahu dev gibi hem de kırmızı. ebrunun ki gibi gri değil. saatlerce inmedim üstünden nasılda mutlu olmuştum anlatamam.
edit: olaya konu olan at fotosu eklenmiştir.*

mahallenin çocuklarının anaları gelirdi dükkana 'kızın oğlumuzu dövmüş adam adam' derlerdi. bana bir kaş çatardı ben hemen kayıp. kadınlara da 'ne yapayım ben hanımlar benim ki kız sizin ki erkek dayak yemeselermiş' deyip gülerdi. 'aaa adama bak bir de arka çıkıyor' derler söylene söylene giderlerdi. ben de sakladığım yerden bir süre çıkmazdım. çıktığımda ters ters bakar hadi eve derdi. arkamdan güldüğüne yemin edebilirim ama kanıtlayamam.
sabahları yatağıma gelir yatar sıkı sıkı sarardı beni. ben hiç sevmezdim bunu. bazende kolumdan tutup zorla kucağına oturturdu. bu tabi ergen dönemlerim sevgi bu mu bu mu yani derdim kendi kendime. arkadaşlarımın babaları nasıl bir de benim kine bak. kendi şımarıklığımı onun sevgisizliğine yorardım. şimdi düşünüyorum evet bana bir kere bile seni seviyorum demedi ama hep yanımda arkamda durdu.
ailenin en küçüğüyüm benle ilgili bir olay olduğunda tüm kardeşler bu olayda söz sahibi olmak isterdi. karşı çıkanlar, hareketlerimi onaylamayanlar, gittiğim yerlere karışmaya çalışanlar falan filan. * 'ben ölmedim onlar geri dursun benim asabımı bozmasınlar şu kız onlardan küçük kıskanmayı bıraksınlar artık' derdi. * *
babamla farklı bir ilişkimiz vardı. sınırlarımız vardı birbirimize karşı ama ihtiyacımız olduğu an birbirimizin yanındaydık. aile içinde bu durum hep sorgulandı babam banuyu kayırıyor kavgaları çıktı. yahu ben adam için torunu gibiydim. benle yaşıt yeğenlerim var düşünün. ben doğduğumda bazı ablalarım evliymiş. sizle olan ilişkisiyle benle olan ilişkisi bir olabilir mi acaba? ayrıca genç babayla ortayaşlı baba arasında fark olur her zaman. genç daha çok çalışır daha çok yorgun olur yeri gelir eve geldiğinde çoluk çocuğu görmez bile. artık orta yaşlar emekliliğe hazırlıktır. tempo düşer evle çocuklarla daha fazla zaman geçirilir. yani fark bana tavrı değil beni tanımasıyla alakalı. sizi tanıyacak, iletişim kuracak kadar kalmamış evde adamcağız napsın. ee şimdi koca insanlarsınız benimle olan diyalogu sizle nasıl olsun. ben asi bir kızdım kendisine benziyordum o da bunu fark edip biraz taktik değiştirmiş olmalı. ee yaşın verdiği olgunlukta var artık aynı olaya aynı tavrı bile vermiyoruz yaşımız biraz ilerlediğinde. neyse efem çok uzattım bitiriyorum.*

ben hep senin küçük kızın olarak kalacağım...
ne elini tutabileceğim bundan sonra ne parka gidebileceğim seninle!
ama ben hep senin o küçük yaramaz kızın olarak kalacağım...
ister 33 ister 63 yaşına geleyim bu değişmeyecek!
babalar günün kutlu olsun. seni seviyorum babacığım...
hep benimle kal, hep kalbimde...
hasretle... *

şimdi nereden başlasam bilemiyorum. değişik bir adamdı benim babam. öyle pamuklara sarıp sarmalamadı ama kimsesizde bırakmadı. arkamda hep gölgesini hissederdim. bu durum bazen korkutur bazen cesaret verirdi.
mesela seni seviyorum demezdi ama her gün arar saatlerce oradan burdan çene çalardı benle.
çok küçüktüm yani belki başkası çocuk olarak görüp muhatttap almazdı o yaşta ama o karşısına alır dükkanda ne yaptığını, demiri nasıl kaynattığını, tornadaki arızayı nasıl fark ettiğini, dükkana gelen adamın onu nasıl kazıklamaya çalıştığını anlatırdı. insanları da pek sevmezdi hep kızardım bu yönüne. herkesi eleştirir hep kötü yönlerini söylerdi beni de herkese överdi. o yaşlara daha gelmedim ama insanlar üzerinde yaptığı tespitleri bugün o kadar iyi anlıyorum ki. ben aşağılıyor diye kızarken meğer o durum tespiti, kişilik analizi yapıyormuş. *
bir gün dedemlerin evinde oturuyoruz. halamın kızı atıyla oynatmadı beni, itti. orda bir bakış attı bana ben hemen geri çekildim. kimse de demedi kızım bırak birazda kuzenin oynasın. * zaten hoş bizi aileden gibi görmezlerdi hiç. gittiğimiz zaman yalandan sevinirler sonra ne zaman kalkacağız diye gözlerimizin içine bakarlardı. neysem efem kalktık hemen normalde en az 1, 2 saat daha otururduk. çay koymuşlardı falan işte. babam işimiz var başka zaman dedi. onlarda pek ısrar etmedi zaten. ben hala içemediğimiz çaydayım yahu acaba yanında kek, kurabiye falan var mıydı diye düşünüyordum.* akşam vaktiydi babam evimizin yoluna dönmedi. kocaman ışıklı içinde koca koca oyuncakları olan bir dükkanın önünde durduk. beni bastı bir heyecan ama bir yandanda diyorum yok yahu işi vardır. elinde kocaman kırmızı bir atla geldi. sevincimi anlatamam. yahu dev gibi hem de kırmızı. ebrunun ki gibi gri değil. saatlerce inmedim üstünden nasılda mutlu olmuştum anlatamam.
edit: olaya konu olan at fotosu eklenmiştir.*

mahallenin çocuklarının anaları gelirdi dükkana 'kızın oğlumuzu dövmüş adam adam' derlerdi. bana bir kaş çatardı ben hemen kayıp. kadınlara da 'ne yapayım ben hanımlar benim ki kız sizin ki erkek dayak yemeselermiş' deyip gülerdi. 'aaa adama bak bir de arka çıkıyor' derler söylene söylene giderlerdi. ben de sakladığım yerden bir süre çıkmazdım. çıktığımda ters ters bakar hadi eve derdi. arkamdan güldüğüne yemin edebilirim ama kanıtlayamam.
sabahları yatağıma gelir yatar sıkı sıkı sarardı beni. ben hiç sevmezdim bunu. bazende kolumdan tutup zorla kucağına oturturdu. bu tabi ergen dönemlerim sevgi bu mu bu mu yani derdim kendi kendime. arkadaşlarımın babaları nasıl bir de benim kine bak. kendi şımarıklığımı onun sevgisizliğine yorardım. şimdi düşünüyorum evet bana bir kere bile seni seviyorum demedi ama hep yanımda arkamda durdu.
ailenin en küçüğüyüm benle ilgili bir olay olduğunda tüm kardeşler bu olayda söz sahibi olmak isterdi. karşı çıkanlar, hareketlerimi onaylamayanlar, gittiğim yerlere karışmaya çalışanlar falan filan. * 'ben ölmedim onlar geri dursun benim asabımı bozmasınlar şu kız onlardan küçük kıskanmayı bıraksınlar artık' derdi. * *
babamla farklı bir ilişkimiz vardı. sınırlarımız vardı birbirimize karşı ama ihtiyacımız olduğu an birbirimizin yanındaydık. aile içinde bu durum hep sorgulandı babam banuyu kayırıyor kavgaları çıktı. yahu ben adam için torunu gibiydim. benle yaşıt yeğenlerim var düşünün. ben doğduğumda bazı ablalarım evliymiş. sizle olan ilişkisiyle benle olan ilişkisi bir olabilir mi acaba? ayrıca genç babayla ortayaşlı baba arasında fark olur her zaman. genç daha çok çalışır daha çok yorgun olur yeri gelir eve geldiğinde çoluk çocuğu görmez bile. artık orta yaşlar emekliliğe hazırlıktır. tempo düşer evle çocuklarla daha fazla zaman geçirilir. yani fark bana tavrı değil beni tanımasıyla alakalı. sizi tanıyacak, iletişim kuracak kadar kalmamış evde adamcağız napsın. ee şimdi koca insanlarsınız benimle olan diyalogu sizle nasıl olsun. ben asi bir kızdım kendisine benziyordum o da bunu fark edip biraz taktik değiştirmiş olmalı. ee yaşın verdiği olgunlukta var artık aynı olaya aynı tavrı bile vermiyoruz yaşımız biraz ilerlediğinde. neyse efem çok uzattım bitiriyorum.*

ben hep senin küçük kızın olarak kalacağım...
ne elini tutabileceğim bundan sonra ne parka gidebileceğim seninle!
ama ben hep senin o küçük yaramaz kızın olarak kalacağım...
ister 33 ister 63 yaşına geleyim bu değişmeyecek!
babalar günün kutlu olsun. seni seviyorum babacığım...
hep benimle kal, hep kalbimde...
hasretle... *
devamını gör...
14.
15.
hayatım boyunca hiç kutlamadığım için sosyal medyadan uzak durduğum gündür
devamını gör...
16.
anneler günü,babalar günü,sevgililer günü falan bana her zaman sacma gelmiştir. klişe ama sevginin gunu olmaz. kızlar icin babalar ilk aşktır derler kesinlikle doğru. babam hep yurtdisinda calistigi icin cok az gorurduk yine de her sorduklarinda babami seviyorum derdim. simdi yine derim. baba bi insanin yarası da olabilir merhemi de. onun için arkadaslar bugün degil yarin sonraki gün sonra sonra sonra hep arayin babanizi. kapitalizmin dayattigi hediye isini de bugune sigdirmayin.
devamını gör...
17.
baba olanların ve babaları hayatta olanların bugünü kutlu olsun. babaların kiymetini bilin, sevin, sayın...
devamını gör...
18.
benim için annemdir baba demek, hem ana hem baba oldu bana.
devamını gör...
19.
sözlüğün babaları orda mısınız?? ta-maam! günümüz kutlu olsun.. kedi babası olarak kendimi de o sınıfa sokuyorum..
devamını gör...
20.
baba olabilen tüm babaların günü kutlu olsun
devamını gör...

