bakara suresi 282. ayet, islam'daki kadın-erkek eşitsizliğinin en somut kanıtı olan ayetlerden birisidir çünkü ilgili ayette açıkça iki kadının şahitliği bir erkeğin şahitliğine eşittir diyor ve bu durum, türk medeni kanunu'na aykırıdır çünkü medeni kanun'da bir kadının şahitliği bir erkeğe eşittir. işte, arabın dininden ne bekliyorsun ki?
bakara 282: ''ey o bütün iman edenler! muayyen bir va'de ile borçlaştığınız vakıt onu yazın, hem aranızda doğrulukla tanınmış bir yazı bilen yazsın, bir yazı bilen de kendisine allah'ın öğrettiği gibi yazmaktan kaçınmasın da yazsın; bir de hak kendi üzerinde olan adama söyleyib yazdırsın ve her biri rabbı allahızülcelâlden korkun da haktan bir şey eksiltmesin; şayed borclu bir sefih veya küçük veya kendisi söyleyip yazdıramıyacak ise velisi dosdoğru söyleyip yazdırsın, erkelerinizden iki hazırı şahid de yapın, şayed ikisi de erkek olamıyorsa o zaman doğruluğuna emin olduğunuz şahidlerden bir erkekle iki kadın ki biri unutunca diğeri hatırlatsın, şahidler de çağırıldıklarında kaçınmasınlar, siz yazanlar da az olmuş çok olmuş onu va'desine kadar yazmaktan usanmayın, bu, allah yanında adalete daha muvafık olduğu gibi hem şahadet için daha sağlam, hem şüpheye düşmemeniz için daha elverişlidir, meğer ki aranızda hemen devredeceğiniz bir ticaret olsun, o zaman bunu yazmamanızda size bir beis yoktur, alım satım yaptığınız vakit de şahid tutun, bir de ne yazan ne şehadet eden zararlandırılmasın, eğer ederseniz o mutlak kendinize dokunacak bir fısk olur, hem allahtan korkun allah size ilim öğretiyor, ve allah her şeyi bilir.'' elmalılı hamdi yazır meali
kaynak: kuranmeali.com
devamını gör...
gene bilmeyenin yanlis yorumladigi ayet.

1 kadinin sahitliginin 1 erkege denk tutuldugu durumlar da vardir.

ornek veriyorum, birisi peygamber'e, lohusalik durumunda kac sahitin istendigini soruyor. peygamber, 1 kadin sahitligi, 1 erkek sahitligi diyor bi hadiste.

gene 1 hadiste, 1 erkekle 1 kadin evleniyor.

bi kadin geliyor bunlar sut kardes, ikisini de emzirmistim diyor. peygamber onlari bosuyor tek sahitligi yeterli sayip.

demek ki yerine gore tek kadinin sahitligi dahi yeterli oluyor.

mesele bu:
had dedigimiz cezalarda, had cezalarinda, kadinin sahitligi sayilmaz. el kesme, recm, alkol cezasi gibi.

ama lohusalik, sut annelik, gibi gibi, kadini ilgilendiren meselelerde, kadinin tek basina sahitligi dahi caiz ve makbul gorulmustur.

yani islam'in kadini disladigi yok.

ama haddi meseleler, erkege nisbet edilmistir o kadar.
devamını gör...
"kadınların şahitliği

mezhepçi anlayış tarafından çarpıtılmış konulardan diğer bir tanesi kadınların şahitliğidir. kuran, kadın ile erkeğin şahitliğini bir tutar, hiçbir yerde “bir erkeğin şahitliği iki kadına eşittir” diye bir ifade geçmez. örneğin zinanın tespitinde 4 şahit gerekir ve kuran’da bu şahitler 4 kadın veya 2 erkek, 4 erkek veya 8 kadın gibi ifadeler kullanılmadan 4 şahit diye belirtilir. yani herhangi 4 şahit işlevi görür, kadın ve erkek ayrımı yapılmaz. üstelik kadınla kocasının şahitliklerinin birbirleriyle çeliştiği, kadınlara kocalarının zina isnadıyla ilgili durumda da kocanın şahitliği karısınınkine eşittir. hatta kocayla karısının şahitliğinin çeliştiği bu durumda kadının şahitliği esas alınır ve kadın kendi şahitliğine uygun olarak masum kabul edilir (bakınız: 24-nur suresi 6-9).

istisnai, yanlış anlaşılan konu ise bakara suresi 282. ayette, vadeli borçlanmalarla ilgili konuda geçer. bu ayette, “borçların yazılması ve yazıcı ile şahitlerin bu görevden kaçmamaları” söylenir. ayrıca ayetin sonunda “yazıcıya ve şahitlere zarar verilmemesi gerektiği” geçer. görüldüğü gibi maddi menfaatlerin söz konusu olduğu bu konuda, şahitlik, insanların kaçındığı, yapmak istemedikleri bir sorumluluktur. tek bir ayette birkaç kez dikkat çekildiği gibi, bu konudaki şahitliğin, yapılmasından kaçınılan bir eylem olduğunu tespit etmek, bu eylemle ilgili şahitlikleri değerlendirmek için kritik öneme sahiptir. allah, bu kaçınılan görevi erkeklere yükleyip, “iki erkek şahit bulunmasını” ister. dikkat edin ayette, “iki erkek veya dört kadın şahit bulun” ifadesi geçmez, doğrudan “iki erkek şahidin bulunması” istenir. böylece ticaretle daha az uğraşan ve baskılara karşı daha hassas olan kadın, bu kaçınılan yükümlülükten ve baskılardan korunur. eğer iki erkek bulunamaz ve bir erkek bulunursa, o zaman “bir erkek ve iki kadın bulunması” gerekir. böylece hem şahit sorunu çözülür, hem olumsuz bir durumun ortaya çıkışı ihtimalinde bir erkekle bir kadının karşı karşıya kalması önlenip kadın baskılardan korunur. ortaya borcun miktarı konusunda bir anlaşmazlık çıktığını ve şahitlerin farklı tanıklık yaptığını düşünelim. iki şahidin farklı şahitliği durumunda bir kadın, bir erkekle karşı karşıya kalacak ve iki taraftan birinin yalancı olduğunun kesin olduğu bir ortamda, yoğun stres ve baskı altında kalacaktır. zaten insanların şahitlikten kaçınma sebebi, böylesi anlaşmazlıkları ve baskıları, gözlemeleri ve bundan kaçınmalarıdır. oysa bir erkek ve iki kadın şahitle, şahit sayısı üçe çıkınca mesuliyet dağılacağı için şahitlikteki stres önemli bir düzeyde azalacak ve baskı yapmak isteyen art niyetli kimselerin bu sefer iki kişiden birini değil, üç kişiden ikisini kandırmaları gerektiği için işleri zorlaşacaktır. kadınların baskılardan korunmasını sağlayan bu uygulamanın hikmetlerini idrak edemeyenler; kadını baskılardan koruyup, kaçınıldığı belirtilen bir mesuliyeti erkeğe yükleyen bu ayeti anlamayarak, “bir erkeğin şahitliği iki kadının şahitliğine eşittir” diyerek, kuran’ı çarpıtmışlar ve evvelki uydurma izahlarından kaynaklanan bakış açılarını bu alana da sokmuşlardır.

oysa bu ayet dışındaki kuran’daki şahitlikle ilgili diğer ayetlerde kadın ve erkek ayrımı yoktur. eğer böyle bir ayrım olsaydı, bu ya her şahitlikle ilgili ayette belirtilir ya da “bir erkeğin şahitliği iki kadının şahitliğine eşittir” diye genel bir hüküm-ilke konulurdu. böyle bir hükmün-ilkenin olmaması, böyle bir durumun da olmadığını gösterir. ticaretle tarihin hemen her döneminde daha az alakalı olmuş olan kadın, ticaretle alakasının azlığı veya baskıya uğraması sonucu doğru şahitlikten saparsa, diğer kadının şahitliğinin de desteğiyle, bu zorluğu aşabilir ve mesuliyeti paylaşıp mesuliyetini azaltır. zaten unutulmamalıdır ki kaçınılan bu vazifede kadının devreye girmesi, iki erkeğin bulunamaması gibi istisnai bir durumla ilgilidir.

ayetteki “yazana da, şahitlik edene de zarar vermeyin. yapacak olursanız doğru yoldan sapmış olursunuz.” şeklindeki ifadeyi, şahitlere ve yazıcıya yapılan baskıları ve bu bağlamda ayetin mantığını anlamak için göz önünde bulundurmamız gerekmektedir. bu konudaki şahitlik, herkesin yapmak istediği, insanların menfaatlerine uyan bir eylem değildir ki, bazılarının göstermeye çalıştığı gibi burada kadının aleyhine bir durum oluşmuş olsun. aksine, kaçınılan bir vazifenin kime yüklendiğini ayetten anlamaktayız. bu hükümle, insanların kaçındığı bir sorumluluktan kadının korunmasına, yani kadın lehine pozitif bir ayrımcılığa tanıklık ediyoruz."

www.kurandakidin.com/2011/1...
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"bakara suresi 282. ayet" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim