1.
boş bulunup gülersen
bir ölünü görünce
ocağa tütsü atarsın
pencerene sürme çek
ölünün babasıyla
uzunca bir rakı iç
anmadan eski günleri
bırak biraz ay doğsun
dört arkadaş bir olup
tahta kutu içinde
ölünüzü götürün
incirlerin altına
dönersen ıslık çalarsın
yol uzun, su karanlık
otur bir çardak altına
bırak biraz yağmur yağsın
1979, ergin günçe.
bir ölünü görünce
ocağa tütsü atarsın
pencerene sürme çek
ölünün babasıyla
uzunca bir rakı iç
anmadan eski günleri
bırak biraz ay doğsun
dört arkadaş bir olup
tahta kutu içinde
ölünüzü götürün
incirlerin altına
dönersen ıslık çalarsın
yol uzun, su karanlık
otur bir çardak altına
bırak biraz yağmur yağsın
1979, ergin günçe.
devamını gör...
2.
ölünün babasıyla / uzunca bir rakı iç /
ölünün babasıyla değil lakin ölünün evladıyla, ölünün yeğeniyle, ölünün torunuyla oturup rakı içtik.
eski günlerden çok farklı olur, o masada gülünmez, konuşulmaz, yenmez, hatta içilmez bile bazan.
öyle havadan sudan bir konu açılır, herkes bir yeltenir de, aslında konuşmak kimsenin içinden gelmez.
rakı ılır, yemek soğur, ekmek kurur.
ölünün babasıyla değil lakin ölünün evladıyla, ölünün yeğeniyle, ölünün torunuyla oturup rakı içtik.
eski günlerden çok farklı olur, o masada gülünmez, konuşulmaz, yenmez, hatta içilmez bile bazan.
öyle havadan sudan bir konu açılır, herkes bir yeltenir de, aslında konuşmak kimsenin içinden gelmez.
rakı ılır, yemek soğur, ekmek kurur.
devamını gör...