101.
...
bu tabanca daha sonra çeşitli sabotaj olaylarına karışan dev-genç'li bir öğrencinin cebinde bulunmuştur.
...

12 mart'a nasıl getirildik. ankara: kardeş matbaası, 1971.
devamını gör...
102.
her ne kadar, dil ile açıklanması, anlatılması pek parlak ve aydınlatıcı da olsa, aşkın dile düşmemesi, söylenmemiş kalması ve gönülde duyulması daha parlaktır.
(bkz: mesnevi)

edit:düzeltme
devamını gör...
103.
"bayan roosevelt'i diyorum. o bir episkopalyan."
devamını gör...
104.
"zaten bir müddet sonra bahar geliyor kendiliğinden ve tüm yaşananlar unutuluyor."
devamını gör...
105.
"kaçma! kendine bakmaya, cesaret göster."
devamını gör...
106.
"iri gövdeleri olan ayılar iyi bir tırmanıcı olup aynı zamanda çok iyi birer yüzücüdürler."
sözlükçü olmanın şanındandır, belgesel okuyorum.*
devamını gör...
107.
"hava da beni iliklerime kadar titretti"

tanım: "bugün hava nasıldı?" diye sorulsa aynı cevabı verebileceğim cümle.
devamını gör...
108.
“bu akşam benimle gelecek misin?”.
devamını gör...
109.
"bu y var ya, bu y" dedi, sonra güm.
devamını gör...
110.
kimyada kullanılan derişim türleri yüzde derişim,mol kesri, molarite, molalite, ppm ve ppb olarak ifade edilebilir.
devamını gör...
111.
''ooo zeynep kahvaltıyı burada yapıyorsunuz demek.''
devamını gör...
112.
"...sohbetleri sırasında bazı ortak dostları olduğu anlaşıldı ve bu, konuşmaların daha içten ve samimi olmasını sağladı."
devamını gör...
113.
akp'de yeniden yapılanma sürecinin işaret fişeği olan bu sözlerin ardından belediye başkanlarının istifa edeceği dedikodusu ayyuka çıktı.
parsel parsel-murat ağırel
devamını gör...
114.
çünkü orlando'nun isteği parlak görünmek değil, parlak işler görmekti.
devamını gör...
115.
disiplinin zaman içindeki önemli gelişmelerden biri de, tarih öncesi kültürlerinkiyle karşılaştırılabilir ölçüde benzer basitlikte alet ve zanaatları olan günümüz toplumlarının, arkeologların kendi araştırdıkları yerleşmelerin eski sakinlerinin yaşam biçimlerini anlamada işe yarar bir başlangıç noktası oluşturulabileceğinin fark edilmesi ve arkeologların dünyanın çeşitli bölgelerinde araştırma yapan etnologların çalışmalarından faydalanmaya başlamışlardır.
devamını gör...
116.
kafası çalışan bir edebiyatçı gibi davranmak yerine bize kafasızlara has bir edebiyat sundular.
devamını gör...
117.
hizmetçilerin ön odada sade bir kavaltı(kısmen mayalanmış baharat kaynağına bulanmış hurmalı ve fındıklı lapa) hazırladığını duyuyorlardı.
devamını gör...
118.
"daha da önemlisi, söz konusu sergi alfred barr'ın yirminci yüzyıl sanatına ilişkin ünlü kavramlaştırma çalışmasının bir eleştirisiydi."

donald kuspit
sanatın sonu
metis yayınları
devamını gör...
119.
çizimlerimi new york, honolulu veya singapur'dan da gönderebilirdim,ne fark ederdi ki? adamda daha fazla ve daha iyi çalışıyordum.
devamını gör...
120.
infm=1/2 dir.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"en yakındaki kitabın 17. sayfasının 3. cümlesi" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim