581.
hayat.
devamını gör...
582.
kağıt havlu ve tuvalet kağıdı... neden abi neden? süt? et? su? ekmek? tuz şeker un yağ... sinema? pc oyunu? halı? mobilya? sağlık hizmetleri? araba?
ulan dünya da milyar tane telefon var, millet üç gün çalışıp alıyor ben niye 3 ay çalışıp alamıyorum, benim zamanım neden bu kadar değersiz, neden onların vakti bu kadar değerli, bu kadar pahalı?
ulan dünya da milyar tane telefon var, millet üç gün çalışıp alıyor ben niye 3 ay çalışıp alamıyorum, benim zamanım neden bu kadar değersiz, neden onların vakti bu kadar değerli, bu kadar pahalı?
devamını gör...
583.
gereksiz yere var olan bir şey: türkiye
devamını gör...
584.
kitaplar.
burnum boka batsa da, evime haciz gelecek olsa da kolayca kitap satın alabilmek, kucağımda kitaplarla dolaşabilmek istiyorum. * *
burnum boka batsa da, evime haciz gelecek olsa da kolayca kitap satın alabilmek, kucağımda kitaplarla dolaşabilmek istiyorum. * *
devamını gör...
585.
gıda ürünleri.
devamını gör...
586.
kaymaklı bisküvi.
bu arkadaş herkesin evinde olurdu eskiden, akşam çaya banıp yerdik. özellikle abur cubur sektörünün çeşitlenmesiyle hepimiz kaymaklı bisküvileri dolapların en kuytularına atıp mecbur kalınca yiyorduk. geçen canım bisküvi isteyince bundan alayım en ucuzu buydu diyerek markete yol aldım ki kaymaklı bisküvi bile bir anda gözümde kaymaklı bisküvi bey oldu.
öyle pahalanmıştı ki ceketimin düğmelerini iliklemek ihtiyacı hissettim. o benim tanıdığım, bildiğim kaymaklı bisküvi değildi artık. dolabın kuytularında sersefil kalışının intikamını enflasyonla çıkarıyordu işte. yanında da tutku vardı. ikisini ayırt edemedim. eskiden öyle miydi tutku zengin züppesiydi herkes alamazdı onu. kaymaklı bisküvi ise cep dostuydu terminallerde bile basma etekli, protez dişli deyzelerimiz üniversitelerine doğru yola çıkan anadolu'nun gariban gencine molalarda ikram etmez miydi kaymaklı bisküviyi? şimdi ne eski tadı ne de eski fiyatı kalmıştı. eski bir dosta bakar gibi baktım ona ve sonra hemen marketi terk ettim.
-son-
bu arkadaş herkesin evinde olurdu eskiden, akşam çaya banıp yerdik. özellikle abur cubur sektörünün çeşitlenmesiyle hepimiz kaymaklı bisküvileri dolapların en kuytularına atıp mecbur kalınca yiyorduk. geçen canım bisküvi isteyince bundan alayım en ucuzu buydu diyerek markete yol aldım ki kaymaklı bisküvi bile bir anda gözümde kaymaklı bisküvi bey oldu.
öyle pahalanmıştı ki ceketimin düğmelerini iliklemek ihtiyacı hissettim. o benim tanıdığım, bildiğim kaymaklı bisküvi değildi artık. dolabın kuytularında sersefil kalışının intikamını enflasyonla çıkarıyordu işte. yanında da tutku vardı. ikisini ayırt edemedim. eskiden öyle miydi tutku zengin züppesiydi herkes alamazdı onu. kaymaklı bisküvi ise cep dostuydu terminallerde bile basma etekli, protez dişli deyzelerimiz üniversitelerine doğru yola çıkan anadolu'nun gariban gencine molalarda ikram etmez miydi kaymaklı bisküviyi? şimdi ne eski tadı ne de eski fiyatı kalmıştı. eski bir dosta bakar gibi baktım ona ve sonra hemen marketi terk ettim.
-son-
devamını gör...
587.
çikolata ?
devamını gör...
588.
diş macunu
devamını gör...
589.
(bkz: redbull)
devamını gör...
590.
ihtiyacımız olan herşey...
devamını gör...
591.
magnum un 15tl olması bence çok gereksiz.
devamını gör...
592.
hijyenik ped
devamını gör...
593.
kokulu mum ve sigara
devamını gör...
594.
gunes kremi bu kadar pahalı olacak ne var ki sürmeyelim etrafta domates gibi mi dolaşalım
devamını gör...
595.
kitaplar, ojeler ve 100lük rakı
devamını gör...
596.
konut fiyatları. bunu okuyan demir, çimento, gazbeton... gibi dolara endeksli malzemelerden kaynaklı olduğunu düşünebilir. ama öyle değil. insan başkasına faydalı olmak istediği zaman barınma ihtiyacını sadece işçilik ve zaman maliyetine karşılayabiliyor. hem de çok daha doğa dostu ve huzurlu bir yaşam vaat ediyor.
en temel ihtiyaçlarımızı diğerlerine ekonomik olarak hükmetmek isteyen insanların eline emanet ediyoruz. sonuç: yeni yapılan x rezidansının 53. katını kiraladım, şehir manzarası seyrediyorum. asla satın alamayacağım servet değer biçilmiş beton yığınına düzenli ödeme yapıyorum. bedava olması gereken, toplumsal olarak başkalarına karşı sorumluluğumuzun olduğu yemekten sonraki en temel ihtiyaç.
0 malzeme maliyetiyle yapılabiliyor:
en temel ihtiyaçlarımızı diğerlerine ekonomik olarak hükmetmek isteyen insanların eline emanet ediyoruz. sonuç: yeni yapılan x rezidansının 53. katını kiraladım, şehir manzarası seyrediyorum. asla satın alamayacağım servet değer biçilmiş beton yığınına düzenli ödeme yapıyorum. bedava olması gereken, toplumsal olarak başkalarına karşı sorumluluğumuzun olduğu yemekten sonraki en temel ihtiyaç.
0 malzeme maliyetiyle yapılabiliyor:
devamını gör...
597.
> ceplere koyulacak şeyleri kalbe, kalbe koyulacak şeyleri de ceplere koyuyorlar… o kadar ucuzlattı ki insanlık…
devamını gör...
598.
bir damacana su nasıl 25 tl? bir de umumi tuvaletlerin 5 tl olması var şaka gibi...
devamını gör...
599.
avrupada 1200 dolara satılan bir iphone tr de 2000 dolar.
devamını gör...
600.
maliyetler arttığı için tüm gıda ürünleri.
altın.
bazı marka giysiler.
şu anda türkiyede satılan evler.
2. el araçlar.
altın.
bazı marka giysiler.
şu anda türkiyede satılan evler.
2. el araçlar.
devamını gör...