1.
(bkz: yerdeniz büyücüsü)
devamını gör...
2.
"her ışık ardında bir gölge bırakır."
c.g jung
jung'a göre gölge arketipi ilkel benliğimizin bulunduğu persona dediğimiz dış dünyaya gösterdiğimiz yüzün aksine iç dünyamızda şekillenen kişinin bilincine çıkarması gereken hayvani hislerimiz, düşüncelerimiz,kötü denilen özelliklerdir.enerji burada ne kadar aktıkça gölge bilinçdışında genişler ve içsel potansiyele ket vurur.kendi gölgemizi farkedebilmemiz için bilinçsiz yansıtmalarımıza,dışarıda bizim hoşumuza gitmeyen şeylerin aslında bize ait olduklarını fark etmemiz için sokrat sorgulamasıyla analiz ederek bulabiliriz.eğer billinçdışı içeriklerde gölge farkedilirse,bu tutumların oluştuğu geçmiş anıların karşısına bütünlenmesi adına bilinçdışı ışık diyebileceğimiz başka bir anı koyarak bütünler. buda insana canlılık ve içsel potansiyelini keşfetmesini getirir.
aslında bilinçdışı genişledikçe bilinci daraltır. bu yüzden bilinçdışında göremediğimiz tutumlar sürekli olarak döngüye girer.jung'ın bu cümlesinde bahsettiği gibi:“siz bilinçaltınızı bilince dönüştürene dek, o sizin hayatınızı yönlendirecek ve siz ona kader diyeceksiniz."
analitik psikolojide gölge bilinçdışının bir kısmını kapsar.tümüyle bilinçdışı ise anima/animus arketipiyle simgelendirilir.maksat bireyin ruhunu keşfedip,bununla bütünleşip kendilik dediğimiz hali yakalamasıdır.
joseph campbell'in kahramanın sonsuz yolculuğu kitabında bu süreci şöyle ifade eder."
kahraman-ruh cesurca içeri girer ve cadıların tanrıçalara ve ejderlerin tanrıların bekçi köpeklerine dönüştüğünü keşfeder."
c.g jung
jung'a göre gölge arketipi ilkel benliğimizin bulunduğu persona dediğimiz dış dünyaya gösterdiğimiz yüzün aksine iç dünyamızda şekillenen kişinin bilincine çıkarması gereken hayvani hislerimiz, düşüncelerimiz,kötü denilen özelliklerdir.enerji burada ne kadar aktıkça gölge bilinçdışında genişler ve içsel potansiyele ket vurur.kendi gölgemizi farkedebilmemiz için bilinçsiz yansıtmalarımıza,dışarıda bizim hoşumuza gitmeyen şeylerin aslında bize ait olduklarını fark etmemiz için sokrat sorgulamasıyla analiz ederek bulabiliriz.eğer billinçdışı içeriklerde gölge farkedilirse,bu tutumların oluştuğu geçmiş anıların karşısına bütünlenmesi adına bilinçdışı ışık diyebileceğimiz başka bir anı koyarak bütünler. buda insana canlılık ve içsel potansiyelini keşfetmesini getirir.
aslında bilinçdışı genişledikçe bilinci daraltır. bu yüzden bilinçdışında göremediğimiz tutumlar sürekli olarak döngüye girer.jung'ın bu cümlesinde bahsettiği gibi:“siz bilinçaltınızı bilince dönüştürene dek, o sizin hayatınızı yönlendirecek ve siz ona kader diyeceksiniz."
analitik psikolojide gölge bilinçdışının bir kısmını kapsar.tümüyle bilinçdışı ise anima/animus arketipiyle simgelendirilir.maksat bireyin ruhunu keşfedip,bununla bütünleşip kendilik dediğimiz hali yakalamasıdır.
joseph campbell'in kahramanın sonsuz yolculuğu kitabında bu süreci şöyle ifade eder."
kahraman-ruh cesurca içeri girer ve cadıların tanrıçalara ve ejderlerin tanrıların bekçi köpeklerine dönüştüğünü keşfeder."
devamını gör...