41.
sanki memlekette doğru düzgün iş varmış ve işsizler keyfinden çalışmıyormuş gibi işsizleri cezalandıran bir borç/haraç. hükümet ülke ekonomisini bile isteye mahvediyor, hem küçük işletme kurmayı zorlaştırıyor hem de büyük işletmecileri bile ülkeden kaçırıyorlar. üstüne torpil ve kaçak işçi çalıştırma dahil her türlü etik ve hukuki değerin yok sayılması denkleme girince işsiz sayısı artıyor.
yani saraylı dinci faşist hükümet diyor ki "üç kuruş maaş verip köle gibi çalıştıran şerefsiz işverenlere mecbursun. yoksa sana para cezası keserim, hastanelere almam, ölecek olsan da tedavi etmem. zaten doktorları kovdum gittiler, ve kalan randevuları hep suriyeliler doldurdu. devlet olarak vatandaşımı korumak zorunda değilim, devletin işi vatandaştan haraç kesmek. mecbur kölelik yapacaksın yada cezanı çekeceksin."
ondan sonra birden borcu siliyor. adam bir şekilde borcunu ödemiş ama devlet bunu cezalandırıyor. ne kadar aşağılıkça ve şeytanca olsa da çıkardığın kanuna kurala uyan insanları tam enayi yerine koyuyorsun. sonra memlekette niye kimse kanunlara saygı duymuyor diye merak ediliyor. e devleti yönetenler vatandaşı buna teşvik ediyor. "ben bu parayı ödemeyeyim, bir kaç yıla kesin silerler yada faizsiz yapılandırması falan gelir." diyor. tıpkı katillerin 3-5 yıl yatar çıkarım diyerek terör estirdikleri gibi. ve gerçekten de hükümet k-çından uydurduğu borçlara da bir "çare" buluyor, katilleri, hırsızları, tecavüzcüleri de salıyor. pkk'lı terörist başı p-çi bile salacak lan! böyle devlet yönetilmez. milyonlarca insan bu saçmalıkları kabul etmiş, normalin ve olması gerekenin bu şekilde olduğunu sanıyor, daha mantıklı işler yapılan bir düzen hayal edemiyor, talep zaten etmiyor. ne biçim bir cehennemin içine düştük arkadaş.
yani saraylı dinci faşist hükümet diyor ki "üç kuruş maaş verip köle gibi çalıştıran şerefsiz işverenlere mecbursun. yoksa sana para cezası keserim, hastanelere almam, ölecek olsan da tedavi etmem. zaten doktorları kovdum gittiler, ve kalan randevuları hep suriyeliler doldurdu. devlet olarak vatandaşımı korumak zorunda değilim, devletin işi vatandaştan haraç kesmek. mecbur kölelik yapacaksın yada cezanı çekeceksin."
ondan sonra birden borcu siliyor. adam bir şekilde borcunu ödemiş ama devlet bunu cezalandırıyor. ne kadar aşağılıkça ve şeytanca olsa da çıkardığın kanuna kurala uyan insanları tam enayi yerine koyuyorsun. sonra memlekette niye kimse kanunlara saygı duymuyor diye merak ediliyor. e devleti yönetenler vatandaşı buna teşvik ediyor. "ben bu parayı ödemeyeyim, bir kaç yıla kesin silerler yada faizsiz yapılandırması falan gelir." diyor. tıpkı katillerin 3-5 yıl yatar çıkarım diyerek terör estirdikleri gibi. ve gerçekten de hükümet k-çından uydurduğu borçlara da bir "çare" buluyor, katilleri, hırsızları, tecavüzcüleri de salıyor. pkk'lı terörist başı p-çi bile salacak lan! böyle devlet yönetilmez. milyonlarca insan bu saçmalıkları kabul etmiş, normalin ve olması gerekenin bu şekilde olduğunu sanıyor, daha mantıklı işler yapılan bir düzen hayal edemiyor, talep zaten etmiyor. ne biçim bir cehennemin içine düştük arkadaş.
devamını gör...
42.
insanlığa atılmış büyük bir kazıktır yaklaşık aylık 10k kadar bir kazık
devamını gör...
43.
osmanlı imparatorluk miraslarından biri de budur: türk nüfusun horlanması, örselenmesi, sömürülmesi.
mülteciler ve azınlıklar ise pohpohlanmaktadır.
tarihin tekerrürü gibi bunlar. sanırım yaklaşan seçim de 'kurtuluş savaşının' tekerrürü gibi olacak.
dinci tıynettekiler dayaksız bir yere gitmezler, zordan anlarlar.
mülteciler ve azınlıklar ise pohpohlanmaktadır.
tarihin tekerrürü gibi bunlar. sanırım yaklaşan seçim de 'kurtuluş savaşının' tekerrürü gibi olacak.
dinci tıynettekiler dayaksız bir yere gitmezler, zordan anlarlar.
devamını gör...
44.
direkt olarak kötü niyetli bir uygulamanın sonucu olan borç tipidir. lakin bu sistem halka yayılamadı. sevilmedi benimsenmedi.
ödemeyen sayısı çok fazla. burada ödeyenlerin şöyle bir algısı olabilir " herkes öderse sıkıntı olur benim için" diyebilirler. ama biraz araştırdığımızda bunun ödenme oranının düşük olduğunu görmekteyiz. biraz şeye döndü " kimden ne koparırsak kârdır" gibi bir şey oldu.
haliyle her geçen gün " ben salak mıyım tek ben ödüyorum?" ve " ben sigorta istemiyorum zorla mı?" düşüncelerine sahip olanlar artıyor. kaldı ki işsizi cezalandırma politikası asla ve asla tutmayacaktır.
düşünsene işsizsin ve bu borcun var. biliyorsun ki çalışmaya başladığın an maaşının kokusunu alamadan kullanmadığın bir hizmetin parasını alacaklar senden zorla. çalışmak istemezsin. motivasyonun kırılır. bu nedenle en çok iş başvurusunun olduğu dönemlerin " gss affı" sonrası olduğunu görürsünüz. çünkü " çalışıyorum ve param benim olacak " düşüncesi hemen sarıyor insanı. yine affedildiği zaman iyi izleyin. iş başvuruları şu ana göre çok daha fazla olacaktır.
tutmuyor işte anlayın. eleniyor sistem. zaten işsizler ve beyaz yakalılar dışında kimin üstüne vergi için gidiliyor ki? buldular bu iki grubu sağıyorlar. yine işssizler ödemiyor af çıkıyor falan. beyaz yaka acınacak halde.
ödemeyen sayısı çok fazla. burada ödeyenlerin şöyle bir algısı olabilir " herkes öderse sıkıntı olur benim için" diyebilirler. ama biraz araştırdığımızda bunun ödenme oranının düşük olduğunu görmekteyiz. biraz şeye döndü " kimden ne koparırsak kârdır" gibi bir şey oldu.
haliyle her geçen gün " ben salak mıyım tek ben ödüyorum?" ve " ben sigorta istemiyorum zorla mı?" düşüncelerine sahip olanlar artıyor. kaldı ki işsizi cezalandırma politikası asla ve asla tutmayacaktır.
düşünsene işsizsin ve bu borcun var. biliyorsun ki çalışmaya başladığın an maaşının kokusunu alamadan kullanmadığın bir hizmetin parasını alacaklar senden zorla. çalışmak istemezsin. motivasyonun kırılır. bu nedenle en çok iş başvurusunun olduğu dönemlerin " gss affı" sonrası olduğunu görürsünüz. çünkü " çalışıyorum ve param benim olacak " düşüncesi hemen sarıyor insanı. yine affedildiği zaman iyi izleyin. iş başvuruları şu ana göre çok daha fazla olacaktır.
tutmuyor işte anlayın. eleniyor sistem. zaten işsizler ve beyaz yakalılar dışında kimin üstüne vergi için gidiliyor ki? buldular bu iki grubu sağıyorlar. yine işssizler ödemiyor af çıkıyor falan. beyaz yaka acınacak halde.
devamını gör...
45.
kendi öz evlatlarını çaresiz bırakıp, hasta mı oldun öde parayı diyen devlet böyyükleri; dışarıdan kontrolsüz gelenlere sunduğu bedava sağlık hizmetini kendi vatandaşına sunmuyor.
çaresizlik hissi öyle bir boyutta ki benim ülkemin insanı, hem de kendi ülkesinde yeter ki borçlandırma ben para öderim tedavim için diyor.
bunun adını ben değil ilk defa görmüş gibi davrananlar koysun.
daha nasıl anlatayım?...
çaresizlik hissi öyle bir boyutta ki benim ülkemin insanı, hem de kendi ülkesinde yeter ki borçlandırma ben para öderim tedavim için diyor.
bunun adını ben değil ilk defa görmüş gibi davrananlar koysun.
daha nasıl anlatayım?...
devamını gör...
46.
askerden gelen kardeşimin vatandaşlık görevi olarak bütün borçlarını ödediği, sonrasında af çıkınca kendini enayi hissettiği bir uygulama.
devamını gör...