dünya klasikleri / tiyatro-oyun-piyes / edebiyat / senaryo-oyun
9.7 / 10
puan ver

öne çıkanlar | diğer yorumlar

en derin karakteri, prens hamlet'e duyduğu aşk ile divaneye dönen ophelia'dır. britanyalı sanatçı john everett millais'ın 1850'li yıllarda sular üstünde ve çiçekler arasında resmettiği ophelia tablosu'nu google arts & culture'da detaylarıyla inceleyebilirsiniz. ayrıca beni de henüz başlık açamadığım için buraya yazdığım ophelia başlığına ait girim nedeniyle mazur görebilirsiniz, çok teşekkürler.
devamını gör...
birkaç yıl evvel, bülent emin yarar'ın oynadığı tek kişilik dev kadro ile izleme fırsatı bulmuştum. kozyatağı kültür merkezinde gerçekleşen oyundan, inanılmaz güzellikteki seyir zevki ile ayrıldım. bundan önce moda sahnesinde sergilenen aynı adlı oyunu daha kalabalık bir kadroyla izlemiştim fakat çok da keyif alamamıştım. hatırladığım oyuncular; timur acar, mert şişmanlar, onur ünsal...
devamını gör...
ingiliz edebiyatında önemli yer kaplayan , w.shakespeare'in en uzun oyunudur. çok kez canlandirılan ve yazarın en fazla bilinen oyunlarındandır. shakespeare'in bu eseri 34-35 yaşlarında yazdiğı tahmin ediliyor
olay danimarka'da geçiyor. prens hamlet'in, babasını öldürdükten sonra tahta geçen amcası claudius'tan aldığı intikamı anlatıyor.
shakespeare okunmasında en büyük etkenlerden olan yazılış biçimi ve içerisinde barındırdiği etkileyici sözler ile hamlet herkes tarafından sevilen bir başyapıt haline gelmiştir.

madem ki bu dünya bile yok olacak bir gün, sevginin bitmesine insan neden üzülsün? aşk mı kaderi kovalar kader mi aşkı? daha kimseler çözemedi bu bilmeceyi…
devamını gör...
kabil'in kardeşi habil'i kıskançlığından hasetliğinden öldürmesi hz.ibrahim'in oğlu ismail'i kurban etmek istemesi gibi insan ilişkilerinin en büyük mihenk taşı olan ailelerde aile içi tartışmalar kavgalar ilk insanlardan beri eksik olmaz ve bu sözlü edebiyatta da yazılı edebiyatta da çokça dile getirilirmiştir baba katli ana katli kardeş katli evlat katli. hamlet'de olan durum da budur. danimarka kralı olan baba hamlet kardeşi-claudius- tarafından haince iktidar hırsı yüzünden öldürülür tıpkı osmanlı'da hanedanın bekaası için kardeş katlinin caiz olması gibi ve claudius kardeşinin eşi-gertrude- ile evlenir. hamlet bu durumdan babasının ani ölümünden işkillenir ve babasının hayaletini görüp gerçekleri öğrenince trajedi başlar. insanın yaradılış niteliklerinden biridir belki bu tip olayların hiç bitmemesi sürekli yaşanması tekrarlanması. adem ile havva'nın allah'ın emrine uymayıp şeytan tarafından kışkırtılması ile yasak meyveyi yiyip dünyaya sürülmesi insanın tabiatıyla ilgili bir sonuç çıkarıyor önümüze. yahudilikteki on emir hıristiyanlıktaki yedi ölümcül günah tam da bu bilinen insan tabiatının örnekleri olarak yer almakta yani beşer şaşar. claudius'ta şaştı hristiyan olarak yedi günahtan biri olan hırs kıskançlık onda galebe çaldı kabil'e özendi kardeşini öldürdü ve insanlar geldiğinden beri dünyanın görmeye alıştığı kanıksadığı bir aile trajedisi oluştu hamlet'in aşkıyla intikamıyla.okurken shakespeare'in dilinin nasıl bir dil olduğu neden sürekli tiyatroların hamlet ve diğer shakespeare oyunları oynandığı da yanıt bulur.
devamını gör...
(bkz: shakespeare)'ın okuduğum ilk eseri (bkz: hamlet). ilk olarak bunu mu okumalıydım bilmiyordum, kitaplığımda yalnızca hamlet vardı. bu gereksiz detaydan sonra birazcık konuya ve düşüncelere geçebilirim diye düşünüyorum.

(bkz: hamlet) shakespeare denince akla gelen ilk eserlerdendir belki de. bu tiyatro metni danimarka'da geçiyor. hamlet'in babasının ölümü ve hemen ardından annesi ile amcasının evlenmesi üzerine bir gece mezarlıkta babasının hayallerini görmesi ve gerçekleri öğrenmesi ile amcasından aldığı intikamı konu alıyor.
ben (bkz: hasan ali yücel klasikleri)serisinden okudum. çeviri çok güzeldi evet ama o kadar şiirsel bir dile sahip ki. çoğu yeri çok beğensem de çoğu yeri anlamakta hatta anlamlandırmakta zorlandım. bu edebi dili de sanıyorum shakespeare'dan başkası böyle güzel kullanamazdı. konu trajik ve çarpıcı, aşk, entrika, sadakat ve güven problemi, delilik.. hepsi bir aradaydı. okuduktan sonra shakespeare okumak için yeterli olmadığımı fark ettim ama bir yandan da kendimi onu okumaktan alıkoyamayacağımı. oyununu izlemeyi de okuduktan sonra çok istedim. umarım bir gün bu şansı yakalarım.

zor akıyor gibi gelse de sevmemek elde değil ki bu metinleri.
devamını gör...
william shakespeare'in en büyük oyunlarından biri hamlet'tir. hamlet, entrika, intikam ve ölümün trajik bir hikayesidir. amcası claudius'un hamlet'in babasını öldürdüğü fikrine takıntılı hale gelen prens hamlet'in hikayesini anlatıyor. amcasının annesiyle evlendiğini duyunca, hamlet kederden deliye döner ve bu süreçte kendi krallığını yok eder. bu yazıda, bu ünlü oyunun trajik unsurlarına odaklanacak ve deliliği ve claudius'un hamlet'in babasını öldürmesini nasıl betimlediğini inceleyeceğiz.
oyunun açılışında, prens hamlet ile tanışıyoruz. o sırada dört ve annesi kraliçe gertrude. hamlet ve ailesi danimarka'ya bir yolculuktan dönüyorlar. danimarka'ya geri dönerken, gemileri onları hamlet'in almanya'daki amcasının şatosuna götüren bir fırtına tarafından ele geçirilir. saraya girdiklerinde ve claudius'un oğlu laertius tarafından karşılandıklarında oyun resmen başlar. oyun daha sonra elsinore kalesi'nde ve hamlet'in danimarka'daki helsingborg'daki evinde geçen sahneler arasında değişiyor. bu yapı, amcasının ihanetini keşfederken hamlet'in deliliğe inişini takip etmemizi sağlar.
genel olarak, trajik karakterler bir ahlak, görev veya onur duygusuyla ilahi olarak ilham almış olarak tasvir edilir. bununla birlikte, trajik kahraman, doğuştan gelen büyüklüğü nedeniyle kusurlu ve kibir eğilimlidir. bu, onu zamanla yok eden gerçeklik güçleriyle çatışmaya sürükler. başka bir deyişle, trajedi, gerçekliği göz ardı ederek kaderden kaçabileceklerini düşündüğünde ortaya çıkar ama bu sadece sonunda onların çöküşüne yol açar. hamlet'in trajedisi, ana karakterinin tehlikenin olmadığı yerde tehlikeyi görmesidir. claudius'un babasının ölümündeki suçluluğunu fark ettiğine inanıyor ve intikam için onu öldürmeyi planlıyor. claudius annesiyle evlendiğinden ve tahtın varisi olarak haklı rolünü gasp ettiğinden, hamlet kendisine karşı ihanet davası açmak için gerekçeleri olduğuna inanıyor.
claudius'un durumu, amcasının işine doğrudan karışmadığından hamlet'inkinden daha gri babasının öldürülmesi. ancak gertrude ile tanıştığında hala evliydi ve karısı ophelia'ya karşı hisler beslerken onunla evlendi. bu nedenle gertrude, claudius'un cesedini onunla yatakta keşfedene kadar bu duygulardan haberdar değildi. 2. perde 4. sahnede claudius, öldüğü sırada yaşlı bir adamı baştan çıkarmaya çalıştığını iddia ederek bu ilişkileri örtbas etmeye çalışır - ancak gertrude'a karşı önceki eylemlerinden dolayı bu açıklamaya çok az kişi inanır. bu olaylar, claudius'un amcasının karısıyla evlenebilmesi için tacı gasp etmek amacıyla hamlet'in babasını öldürme motivasyonuna katkıda bulunur. ancak bu onu tamamen haklı çıkarmaz.
pek çok eleştirmen hamlet'in tüm sorunlarını çözebileceğini düşünse de eğer inandığına göre hareket etmiş olsaydı, bazı olaylar niyeti ne olursa olsun onu deliliğe itti. sonuçta claudius, hamlet'in babasını doğrudan öldürmemiş olsa da, gertrude başka bir erkekle evliyken evlendi ve ölü karısı ophelia'ya duygusal olarak bağlıyken ona karşı hareket etti. bu nedenle, hem gertrude hem de claudius, sonunda onları kendi yıkımlarına doğru bir yola sürükleyen trajik kusurlara maruz kalırlar.
devamını gör...
olay örgüsünden ziyade gaflara önem verdiğim oyundur. hamlet'in o meşhur cümlelerini bırakıyorum. her bir cümlesinin ayrı anlamı vardır. kısacası şahaserdir.

olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu!
düşüncemizin katlanması mı güzel
zalim kaderin yumruklarına, oklarına
yoksa diretip bela denizlerine karşı
dur, yeter demesi mi?
ölmek, uyumak sadece!
düşünün ki uyumakla yalnız
bitebilir bütün acıları yüreğin,
çektiği bütün kahırlar insanoğlunun.
uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü.
çünkü, o ölüm uykularında
sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından
ne düşler görebilir insan, düşünmeli bunu.
bu düşüncedir felaketleri yaşanır yapan.
yoksa kim dayanabilir zamanın kırbacına?
zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine
sevgisinin kepaze edilmesine
kanunların bu kadar yavaş
yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine
kötülere kul olmasına iyi insanın
bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken?
kim ister bütün bunlara katlanmak
ağır bir hayatın altında inleyip terlemek
ölümden sonraki bir şeyden korkmasa
o kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya
ürkütmese yüreğini?
bilmediğimiz belalara atılmaktansa
çektiklerine razı etmese insanları?
bilinç böyle korkak ediyor hepimizi:
düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor
yürekten gelenin doğal rengini.
ve nice büyük, yiğitçe atılışlar
yollarını değiştirip bu yüzden
bir iş, bir eylem olma gücünü yitiriyorlar.
devamını gör...
dün ankara (bkz: akün sahnesi)nde izleme fırsatı bulduğum tek kişilik istanbul devlet tiyatrosu oyunuydu. bülent emin yarar abimizin bu oyunu eminim ki daha güzel oynadığı zamanlar olmuştur, bence dün gününde değildi ya da heyecan yaptı. eeee ankara tiyatro konusunda başka hiç bir ile benzemez, bilen bilir.
yazan: william shakespeare konuyu daha detaylı ele almış tabii ama tek kişinin oynayacağı kıvama getirene kadar eser kırpılmışta kırpılmış, kitabı okumadan gidenlerin bazı yerlerde kopukluk yaşayabileceklerini düşünüyorum. salon doluydu, seyircilerin büyük çoğunluğu ayakta alkışladı. ben de beğendim. koskoca hamleti tek kişi oynayabilecek mi acaba kaygısıyla gittim, gördüm, alkışladım.
bilet bulabilirseniz kaçırmayın, hatta bulun.
devamını gör...
deli olmayan bir deliliğin akıllı olmayan akılla savaşıdır. kralın hayaletiyle başlayan bir intikam yolunda atılan adımlar bassın diye anlamlı cümlelerle kurulmuş bir merdivendir; hamlet çıkıyor mudur bu merdivenleri, iniyor mudur? belki ulaşır en üst basamağa da yere dökülmüş kanlar ayağını kaydırıp düşer darağacından bile sağlam olan mezarlara. ya da belki onun mezarı merdivenin kendisinden bile yüksektedir şimdi: ophelia'yla eşit bir irtifada.
devamını gör...
"işliyor, patlıyor içinden
ve insan, bilmiyor niçin, neden öldüğünü...
"

özgün adı the tragical history of hamlet, prince of denmark olan ve bilindiği üzere william shakespeare tarafından yazılan eser; kitabın 1599/ 1601 yılları arasında yazıldığı rivayet edilmektedir.

kitabımı sabahattin eyüboğlu çevirisi ile okudum, sayfa sayısı değişiklik gösteriyor olsa da pdf baskısı 353 sayfaydı.

kitabımıza geçelim;

kitaptaki bazı karakterlerin adlarını anmakta fayda var;

hamlet
claudius
gertrude
polonius
ophelia
laertes
horatio
hamlet'in babasının hayaleti *
rosencrantz ve guildenstern diğerleri...

olaylar danimarka'da geçiyor,
danimarka kralı kendi öz kardeşi claudius tarafından öldürülüyor, böylece yeni kral artık kendisi olacak ve kardeşinin karısı gertrude ile evlenecektir.

hamlet babasının öldürülmüş olduğunu ise babasının hayaletinden öğrenir ve kral amcası claudius ile aralarındaki intikam ateşi harlanacaktır,
ecel ile gelen bir ölüm değil de başka bir insanın elinden gelen bir ölüm olduğundan bunun bir bedeli olacaktır.

şimdi burada biraz hamlet hakkında konuşalım;

hamlet yiğit bir insandır, sivri dillidir ve kabına sığmaz, gencecik bir delikanlıdır, polonius'un kızı ophelia'ya âşıktır, en iyi arkadaşı horatio'dan başkası değildir, kimselere benzemez hamlet, onun diline düşen kişi doğduğuna pişman bile olabilir.

hamlet'in babasının ölümünden etkilendiği için aklını yitirir gibi olduğu düşüncesine kapılır amcası claudius,
belki de tek korkusu hamlet tarafından öldürülmektir, bu yüzden onun başka bir ülkeye gitmesini istediği bile düşünülebilir.

hamlet yanlışlıkla bir cinayete sebep olacaktır, öldürdüğü kişinin oğlu laertes ile aralarında kılıç savaşı başlayacak, peki kazanan acep hangisi olacaktır?

bu son olayla birlikte kitabımızın sonlarına doğru yaklaşırız, william shakespeare sanki hayal kırıklığına uğratır bizleri bu son ile, her şey daha farklı olabilirdi, böyle bitmemeliydi hissiyle baş başa bırakır.

şimdi ise kitapla ilgili kişisel fikirlerime geçiyorum;

bir ailenin parçalanmışlığını, yıkımını, taht kavgası olarak da adlandırılması muhtemel bu durumu, intikamı, ölümü ve öldürmeyi, insanın kaybettiği zaman yabancılaşmasını oldukça etkili, zamansız bir üslupla bize sunuyor william shakespeare.

oldukça epik, coşkulu, yer yer duygusal, bazen muzip, insanın yüreğine dokunan bir anlatım hüküm sürüyor kitap boyunca,
şiirsel bir anlatım tarzı da göze çarpıyor, soneler tadı da alıyor insan okurken.

çok severek okuduğum bir kitaptı,
seçtiğim bazı cümleleri bırakarak burada bir son veriyorum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel



bernardo;

evet! horatio, sen misin gelen?

horatio;

benim, ama ne kaldıysa benden...

her yaşayan ölür, sonsuzluk hepimizin sonu,
olağan bir şey bu.


bir insandı, her şeyden önce,
benzerini görmeyecek gözlerim..

hayatım
bir toplu iğne bile etmez gözümde
ruhumsa, ölümsüzdür.


seni unutmak ha?
aklımın karatahtasından
silerim de bütün boş anıları,
bütün kitaplarda yazılan, çizilenleri,
gençliğimden,
öğrenciliğimden kalanları,
yalnız senin buyruğun kalır.

yerde gökte daha öyle şeyler var ki,
horatio,
senin felsefenin düşlerine bile girmez.

yok vallahi!
bir fındık kabuğu içinde bile kainatın kralı sayabilirim kendimi...
gördüğüm kötü rüyalar olmasa.


bütün kurduklarımız yıkılır gider.
düşünceler bizim, olaylar bizim değiller.

işliyor, patlıyor içinden
ve insan
bilmiyor niçin, neden öldüğünü...


kim dayanabilir zamanın kırbacına?
zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine,
sevgisinin kepaze edilmesine,
kanunların bu kadar yavaş
yüzsüzlüğün kadar çabuk yürümesine.
kötülere kul olmasına iyi insanın
bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken?


ben hâlâ uyutmaktayım her şeyi.
nasıl yüzüm kızarmasın görünce karşımda
on binlerce insanın yakın ölümlere gittiğini?
bir esinti uğruna, şan olsun diye,
mezara gidiyorlar yatağa gider gibi.


mezar ölüler içindir, sağlar için değil.

onu bırak da
bilemezsin nasıl bir ağrı var şuramda: yüreğimin başında... ama aldırma.


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"hamlet" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim