1.
yol üzerinde alış-veris konaklama vb. ihtiyaçları karşılamak için kurulmuş işletme (bkz: motel)
devamını gör...
2.
eski türklerde hükümdarlık ünvanı. osmanlılar'da “padişah” manasına gelmek üzere, han ünvanı kullanılmıştır. han kelimesinin eski kullanılış şekli “hang” olup, en çok kullanılan manası, farsça'da “şah” kelimesinin karşılığıdır.
devamını gör...
3.
eskişehirde bir ilçedir ayrıca.
devamını gör...
4.
'ulu insan' anlamına da gelen eski türkçe sözcüktür.
devamını gör...
5.
orta asya'daki en yaygın unvan. türklerde daha aşağı olan "kral", moğollarda "imparator" yerine kullanılır.
devamını gör...
6.
aynı zamanda bir kore kültür felsefesi. kısaca bahsetmek gerekirse han, korelilerin geçmişte yaşadığı esaretler ve acılardan ders çıkararak modern dünyada onlara acı çektirmiş her milletten intikam alması olarak tanımlanabilir.
han felsefesinin temel amacı her ne kadar günümüzde korelilerin ikiye ayrılmasıyla sekteye uğramış olsa da bütün korelilerin çeşitli ideolojilerinden bağımsız olarak birlik olup dünya üzerindeki diğer milletleri geçmesi ve onlara karşı üstün bir kore projesi yaratmaktır.
tarım, eğitim, bilim, sanayi, bilişim ve aklınıza gelebilecek tüm alanlarda kore'yi üstün kılmaktır. han felsefesi özellikle korelilerin komşusu olan japon ve çinlilere karşı sığınılacak bir liman görevi görür.
bu felsefenin inananları, başta japon ve çinliler olmak üzere diğer tüm milletleri "çok çalışarak" geçebilmeyi amaçlar.
han felsefesinin temel amacı her ne kadar günümüzde korelilerin ikiye ayrılmasıyla sekteye uğramış olsa da bütün korelilerin çeşitli ideolojilerinden bağımsız olarak birlik olup dünya üzerindeki diğer milletleri geçmesi ve onlara karşı üstün bir kore projesi yaratmaktır.
tarım, eğitim, bilim, sanayi, bilişim ve aklınıza gelebilecek tüm alanlarda kore'yi üstün kılmaktır. han felsefesi özellikle korelilerin komşusu olan japon ve çinlilere karşı sığınılacak bir liman görevi görür.
bu felsefenin inananları, başta japon ve çinliler olmak üzere diğer tüm milletleri "çok çalışarak" geçebilmeyi amaçlar.
devamını gör...
7.
han, türkçe'de iki anlama gelir:
1) farsça kökenli bir sözcük olan han, eski çağlarda yol üzerinde konaklamak için yapılmış yapı demektir ve hanın günümüzdeki karşılığı moteldir.
2) öz türkçe bir sözcük olan han, eski türklerde imparator yerine geçen siyasi bir unvandır. aslında eski orta asya türkçesi'nde h harfi yoktur, onun yerine k vardır; dolayısıyla ilgili sözcüğün orijinali kan'dır ve kağan anlamına gelir: mete han-mete kan-mete kağan vb. gibi.
1) farsça kökenli bir sözcük olan han, eski çağlarda yol üzerinde konaklamak için yapılmış yapı demektir ve hanın günümüzdeki karşılığı moteldir.
2) öz türkçe bir sözcük olan han, eski türklerde imparator yerine geçen siyasi bir unvandır. aslında eski orta asya türkçesi'nde h harfi yoktur, onun yerine k vardır; dolayısıyla ilgili sözcüğün orijinali kan'dır ve kağan anlamına gelir: mete han-mete kan-mete kağan vb. gibi.
devamını gör...
8.
perihan ve neslihan isimlerinin kökü.
devamını gör...
9.
türkçe bir unvan olarak kağan ile denk mi yoksa ondan daha mı üst veya daha mı alt şeklinde spekülasyonlar vardır.
k'an, han veya gan şeklinde okunan unvan ilk defa hien-pi'ler tarafından kabile şeflerine verilen bir unvan olarak ortaya çıkar. sonrasında juan-juan'lar tarafından kağan (veya kaan) imparator anlamında kullanılır. göktürkler de bunu aynen devam ettirirler. fakat göktürklerde taşrada "küçük kağan" denilen yöneticiler vardır. büyük moğollar ise kaan'ı han'ın altında kullanmış çin'deki esas hükümdara "büyük han" derken geri kalana kaan demişlerdir. fakat sık sık birbirine eş anlamlı olarak da kullanılmıştır.
han, k'an veya gan türkçe olduğu ve kral anlamına geldiği kağan ise kağa-k'an yani krallar kralı (farslardaki şehinşah gibi) anlamına gelerek kayzer, imparator dengi bir unvan olduğu düşünülmektedir.
k'an, han veya gan şeklinde okunan unvan ilk defa hien-pi'ler tarafından kabile şeflerine verilen bir unvan olarak ortaya çıkar. sonrasında juan-juan'lar tarafından kağan (veya kaan) imparator anlamında kullanılır. göktürkler de bunu aynen devam ettirirler. fakat göktürklerde taşrada "küçük kağan" denilen yöneticiler vardır. büyük moğollar ise kaan'ı han'ın altında kullanmış çin'deki esas hükümdara "büyük han" derken geri kalana kaan demişlerdir. fakat sık sık birbirine eş anlamlı olarak da kullanılmıştır.
han, k'an veya gan türkçe olduğu ve kral anlamına geldiği kağan ise kağa-k'an yani krallar kralı (farslardaki şehinşah gibi) anlamına gelerek kayzer, imparator dengi bir unvan olduğu düşünülmektedir.
devamını gör...