sabahattin ali' nin şaheser eseridir. insanın kendi iç dünyasıyla hesaplaşmasını çok güzel bir dille yazıya dökmüştür. okunması gereken başyapıtlardan bir tanesidir.
devamını gör...
iyilik, kimseye kötülüğü dokunmamak değil, kötülük yapacak cevheri içinde taşımamak demektir."
diye bir aforizma ile sayfa başında hök diye kalmanıza sebebiyet verebilecek kitaptır da ayrıca.
devamını gör...
aynı zamanda nihal atsız’ın sabahattin ali’ye ve solculara yönelik saldırıların başlamasına sebeb olan kitaptır.
devamını gör...
ömer karakterini sevmediğim kitap. onun dışında çok uzun ve gereksiz tiradlar da mevcut.
benim nezdimde ortalama bir kitaptı.
devamını gör...
--- alıntı ---

bu böyle devam edip gidecekti, fakat tesadüf karşıma macide’yi çıkardı. onu nasıl sevdiğimi, ne kadar sevdiğimi anlatacak değilim… dünyada hiç kimsenin aynı şeyleri aynı kuvvette duyamayacağını zannediyordum.

onda öyle bir takım haller gördüm ki, benim saatlerce bir çok insanlarda arayıp bulamadığım ve yok farz ettiğim şeylerdi. onda bizim gibi olmayan, olduğu gibi görünen ve bir şeyler olan bir insanı buldum. derhal kendimi düzeltmek, ona layık bir hale gelmek icap etmez miydi? yapamadım ve bu aczimi içimdeki şeytana hamlettim. halbuki tembel ve iradesizdim. başka birşey değil…


adam olmak değil, enteresan olmak; bir şey yapmak değil, bir şey yapanlara küçümseyerek bakarak bir yere çıkmak istiyordum…


--- alıntı ---
devamını gör...
işte bu kitap konuşulur,benim için sabahattin ali'nin en iyi kitabı.şeytan diye isimlendirdiği de karakterin kendi tembelliği ve ihmalkarlığıdır.içimizde sığındığımız bahaneleri yazar çok iyi açığa çıkarmıştır.
devamını gör...
"isteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğimi fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiilerin daimi bir mesulünü bulmuştum: buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık görüyordum. halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması... içimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu... içimizdeki şeytan yok... içimizdeki aciz var... tembellik var... iradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç birşey: hakiklatleri görmekten kaçmak itiyadı var..."

”hayatta hiçbir şey, uğrunda ölmek için istenmez. her şey yaşamamız için olmalıdır.”
devamını gör...
sabahattin ali'nin o kısa ömrüne sığdırdığı güzel eserlerden sadece birisi.

geçmiş, güven verir. gittiğimiz mekanlara tekrar gidip izlediğimiz filmleri tekrar tekrar izlememiz ya da okuduğumuz kitabı bir daha okumayı düşünmemiz bundandır belki de.

içimizdeki şeytan, ya da olduğunu düşündüğümüz şeytan, çok şey düşündürdü bana. sabahattin ali öyle bir yazar ki, sıradan gözüken olayları bile büyük bir titizlikle işleyip bize farklı pencerelerden baktırabiliyor. belki de böylesi daha değerlidir. sıradan ve basit gözüken şeylerin özenle yapılması her zaman daha özeldir. çünkü kimse basit olaylara dikkat etmez, sıradan şeyleri özenle yapmaya gayret göstermez.

karakterlerin ruh tahlilleri çok başarılı, hepsiyle yakın hissedeceğimiz bir yön muhakkak buluyoruz, yani ana karakterlerin dışında yan karakterlerden de öğrenecek çok şey var. ayrıca, kitapta toplum eleştirisi bulunuyor ama ana karakter ömer kendini de eleştirmeyi ihmal etmiyor, ya da kendiyle yüzleşmeyi.. ilk basım yılı 1940 olmasına rağmen hiçbir şey değişmemiş, düşe kalka yine aynı duyguları hissediyor, topluma veya kendimize karşı aynı eleştirilerde bulunuyoruz, ve sabahattin ali bunu bize hissettiren çok önemli bir yazar oluyor.

--- alıntı ---
kalabalık beni sahiden sıktı. ben ikide birde böyle oluyorum, bazen bütün insanları boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum, bazen de hiçbirinin yüzünü görmek istemiyorum. bu nefret falan değil... insanlardan nefret etmeyi düşünmedim bile. sadece bir yalnızlık ihtiyacı.
devamını gör...
ben de çok ayrı yere sahip olan sabahattin ali kitabı.
2017 yılında ceylan gözlümu ilk gördüğümde kürk mantolu madonna okuyordu.yanina yaklaşıp "çok güzel kitaptır ama gerçek bir sabahattin ali kitabı okumak istiyorsan, içimizdeki şeytanı oku" demistim.o da ertesi gün sınıfa geldiğinde bu kitapla gelmişti yanıma .


-beğendin mi kitabı?
kız-ıııı bilmiyorum ya dili çok ağır geldi.
-oyledir.
bu onunla son konuşmamdı be sözlük.ertesi gün okuldan ayrildi.ayni semtte oturuyoruz.ıki yıldır torbacı kılıklı biriyle.

kitap ise bambaşka bir kitap.
--! spoiler !--

hayatın gerçeklerini günyüzüne vuruyor adeta.ben hiçbir karakteri suçlayamıyorum.ömer de bedri de ve macide de birer kurban benim gözümde.yaşamın kurbanı.


--! spoiler !--
devamını gör...
--- alıntı ---

kendi ruhunun pisliğini yakından gören bir adam başkalarının temiz olacağına inanabilir mi?

--- alıntı ---
devamını gör...
"...halbuki yüzüne dikkat etsen ruhunun iç taraflarında nasıl külçe halinde bir yalanın saklı olduğunu görürsün,en korkunç yalan da budur,kendimize karşı bile kullanacak kadar pençesine düştüğümüz bu derin ve gizli yalan.."

''iyilik demek, kimseye kötülüğü dokunmamak değil, kötülük yapacak cevheri içinde taşımamak demektir. bende bu fena cevher fazla miktarda mevcutmuş. belki herkeste var... fakat insan olan onu söküp atmasını, yahut boğmasını biliyor... dokunmadan bırakmak, bir gün başını kaldırmasına meydan vermek olur...''

'' halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması... içimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu... içimizde şeytan yok... içimizde aciz var... tembellik var... iradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var... hiçbir şey üzerinde düşünmeye, hatta bir parçacık durmaya alışmayan gevşek beyinlerimizle kullanmaya lüzum görmeyerek nihayet zamanla kaybettiğimiz biçare irademizle hayatta dümensiz bir sandal gibi dört tarafa savruluyor ve devrildiğimiz zaman kabahati meçhul kuvvetlerde, insan iradesinin üstündeki tesirlerde arıyoruz.''
devamını gör...
bilinirlik açısından kürk mantolu madonna'nın gölgesinde kalmış mükemmel bir sabahattin ali romanı
devamını gör...
bu romanda , toplumsal gündemin kişilikler üzerindeki baskısını ve güçsüz insanın ' kapana kısılmışlığını ' gösteriyor sabahattin ali .
aydın geçinenlerin karanlığına , ' insanın içindeki şeytana ' keskin bir bakış .
(bkz: sabahattin ali)
kitaptan bir alıntı ;

"isteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim , fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: buna içimdeki şeytan diyordum; müdaafasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde , haksızlığa , tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık görüyordum . halbuki ne şeytanı azizim , ne şeytanı ? bu bizim gururumuzun , salaklığımızın uydurması... içimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu... içimizde şeytan yok... içimizde aciz var... tembellik var... iradesizlik , bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey : hakikatleri görmekten kaçma itiyadı var."

sabahattin ali / içimizdeki şeytan
devamını gör...
sabahattin ali’nin en iyi kitabıdır.ömer’in çatışmaları kendiyle ,aşkıyla,dünyayla çatışmalarını anlatır. ömer güçsüz ve zayıf . macide’ye değil de macide’ye olan aşkına tutunmak istiyor aslında ama ona da tutunamıyor.ömer’in ruhsal değişiklerinin hareketlerine nasıl yansıttığını anlatıyor.
“iyilik demek kimseye kötülüğü dokunmamak değil kötülük yapacak cevheri içinde taşımamak demektir.”
devamını gör...
daha önceden önerilmişti fakat bugüne kısmetmiş okumak. heyecanla okumaya başladığım bir eser.
devamını gör...
sabahattin ali’nin etkileyici, güzel bir eseri. okurken keyif alınabilecek kitaplardan.
devamını gör...
sabahattin ali'nin en sevdiğim romanlarından biri. hiçbir şeyin sorumluluğunu alamayan, başına gelen her kötü şeyde başkasını suçlayan bir karakter içerir. ve yazarın karakterleri, olayları işleyişi baya iyidir.

ayrıca evlilik tarzı kurumların ilerlemesi için paraya ihtiyaç olduğunu, iki gönül bir olursa samanlığın seyran olmayacağını da çok güzel işlemiştir.
devamını gör...
açık ara sabahattin ali'nin en iyi eseridir. toplumsal çelişkileri, yozlaşmayı çok iyi yansıtır eserde üstat, diyaloglar ise anlatılmaz okunur. kürk mantolu madonna 'yı yüceltenler zaten başka bir eserini okumamış ağır romantiklerdir ve yazarın parasız kaldığı bir dönemde, tamamen ticari kaygıyla çok kısa sürede yazdığını bilmiyordur ya da. içimizdeki şeytanları çok iyi anlatan, mutlaka okunması gereken bir eserdir.
devamını gör...
içinde müthiş aforizmalar olan kitap. sabahattin ali çok iyi çıkarımlar yapmış. kitap henüz bitmedi ama hikayeyi de anlamış değilim. cunki kitabın hikayesi beni ilgilendirmiyor. içinde ki felsefik söylemler insanı doyuruyor.
devamını gör...
kitap her anlamda harika bence karakter analizlerini kolay yapabildiğiniz olay örgüsü oldukça kaliteli olduğunu düşündüğüm bir kitap çokta güzel mesajlar verir “ işte iki gözüm, ciltlerle kitabın, saatlerce tefekkürün yapamadığı işi iki kirli kağıt başarır. ”
devamını gör...
Bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

"içimizdeki şeytan" ile benzer başlıklar

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
radyo & dergi sözlük kütüphanesi online yazarlar kulüpler yazarak kitap kazan yardım başlıkları puan tablosu sıkça sorulan sorular istatistikler iletişim