kalabalıkların içinde yalnız olmak
başlık "girlwithsixpacktattooo" tarafından 07.11.2020 20:37 tarihinde açılmıştır.
161.
'... sende yalnız kalmayı başarabilen bir ruh olgunluğu var. çünkü yalnızlık insanın en zor mesleğidir. ve sen daima, yanında en sevdiğin insan olsa bile hiçbir zaman bu yalnızlıktan kurtulamayacaksın. bununda bedeli bu galiba.'
diyerek satırlarını noktalamış lise edebiyat öğretmenim mehmet bademli.
o zamandan bu zamanı görmüş gibi. ya da o zamanlar ben beni görememişim gibi. bu ara tek konum var bu yalnızlık meselesi. yazıyor, çiziyor sonunu getiremiyorum. derinlere iniyorum en derinlere. kendimi bu kadar yalnız hissetmemi sağlayacak mesele ne olabilir diye. zorlu çocukluk ve gençlik yılları, anne ve babanın yalnız büyümesi ve onlardan bana geçen yalnızlık, terkedilme korkusu?
aslında ilk yıllar iftihar ederdim bu durumdan. mehmet öğretmenimin yazdığı bu hatıra onurlandırmıştı beni. 'ben yalnızım ve yalnızlığımla çok mutluyum' mavraları. * 'ben tercih ediyorum, ben' havaları. şimdilerde düşünüyorum da başka bir seçenek bırakılmamıştı ki bana. ruhum yalnızdı benim. yaratıldığım an bedenime ruhtan önce o üflenmişti sanki.
bana bir miras gibi ruhuma yapışmış bir hastalık gibiydi yalnızlık. gitgide çekti beni içine. en derinlerime yerleşti.
yalnız olmak öyle sandığınız gibi havalı bir durum değil. 2 gün 1 ay birileriyle görüşmeyip eve kapanmakta değil. sevgilinin zartının zurtunun olmaması hiç değil. insanın ruhuna işleyen bir kod o. yazılım hatası gibi düşünün. yahu bizi geri toplamaları lazım fabrika hatasıyız biz. aman aman tamam korkmayın. güncelleme geldi. casus yazılım yükledik hallettik o işi. * )
uzun zamandır yazmıyorum sanırım. malum yalnızlık girdabında boğulmakla meşguldüm. bir kıyıya tutundum bakalım. bir bacağı dayadım iskeleye koca g.tmü kaldırabilirsem o iş tamam. hadi hadi hoş geldim. hepinizi öpüyorum o güzel yüreklerinizden. sevgiler, saygılar...
diyerek satırlarını noktalamış lise edebiyat öğretmenim mehmet bademli.
o zamandan bu zamanı görmüş gibi. ya da o zamanlar ben beni görememişim gibi. bu ara tek konum var bu yalnızlık meselesi. yazıyor, çiziyor sonunu getiremiyorum. derinlere iniyorum en derinlere. kendimi bu kadar yalnız hissetmemi sağlayacak mesele ne olabilir diye. zorlu çocukluk ve gençlik yılları, anne ve babanın yalnız büyümesi ve onlardan bana geçen yalnızlık, terkedilme korkusu?
aslında ilk yıllar iftihar ederdim bu durumdan. mehmet öğretmenimin yazdığı bu hatıra onurlandırmıştı beni. 'ben yalnızım ve yalnızlığımla çok mutluyum' mavraları. * 'ben tercih ediyorum, ben' havaları. şimdilerde düşünüyorum da başka bir seçenek bırakılmamıştı ki bana. ruhum yalnızdı benim. yaratıldığım an bedenime ruhtan önce o üflenmişti sanki.
bana bir miras gibi ruhuma yapışmış bir hastalık gibiydi yalnızlık. gitgide çekti beni içine. en derinlerime yerleşti.
yalnız olmak öyle sandığınız gibi havalı bir durum değil. 2 gün 1 ay birileriyle görüşmeyip eve kapanmakta değil. sevgilinin zartının zurtunun olmaması hiç değil. insanın ruhuna işleyen bir kod o. yazılım hatası gibi düşünün. yahu bizi geri toplamaları lazım fabrika hatasıyız biz. aman aman tamam korkmayın. güncelleme geldi. casus yazılım yükledik hallettik o işi. * )
uzun zamandır yazmıyorum sanırım. malum yalnızlık girdabında boğulmakla meşguldüm. bir kıyıya tutundum bakalım. bir bacağı dayadım iskeleye koca g.tmü kaldırabilirsem o iş tamam. hadi hadi hoş geldim. hepinizi öpüyorum o güzel yüreklerinizden. sevgiler, saygılar...
devamını gör...
162.
yukarıda da yazıldığı ben de gurur duyardım kendimle ilk başta...
bir dönem varoluşsal iç çatışmalarını yaşadım. neyse ki bir zaman sonra dindi.
sonra da üzerime sindi. matrixte dolaşan bir neo duygusuyla yaşamak.
bir dönem varoluşsal iç çatışmalarını yaşadım. neyse ki bir zaman sonra dindi.
sonra da üzerime sindi. matrixte dolaşan bir neo duygusuyla yaşamak.
devamını gör...
163.
kimseyi tamamen tanıyamaz. tanıdığını düşünebilir ama en can alıcı noktaları asla bilemez. o yüzden ne kadar kalabalık olsakta bir yere kadar yalnızlığı hissetmeyiz. ama günün sonunda başını yastığa koyduğunda yanındaki insanın bile düşündüğünü ,hissettiğini bilemezsin ,emin olamazsın. o yüzden mfö nün de dediği gibi yalnızlık ömür boyu .
devamını gör...
164.
iş sahibi olan bazı insanların durumudur. yükseklerden atarlanmalar falan filan. elindeki parayı arabayı telefonu evini alsalar kimse bakmaz halen ergen ergen hareketler yapıyor bazıları. beyefendi ve hanımefendi olduklarını sanıyorlar. pisliğe batmışlar haberleri yok.
devamını gör...
165.
"ben bir anıyı ağırlamakla geçen hayatlardanım."
- haydar ergülen
devamını gör...
166.
bu başlığı ne zaman görsem, ince bir ses tonuyla içimden "bu kalabalığın içinde, yapayalnız hissetmektense" diye tiz tiz bağırıyorum.
hiç şaşmadı.
hiç şaşmadı.
devamını gör...
167.
ben yalnızlığımın farkındayım... onlar henüz değil.
devamını gör...
168.
kafasının içi kalabalık olanların umursamadığı yalnızlık.
devamını gör...
169.
pek sağlıklı olmayan bir durumdur.
devamını gör...
170.
"yalnızık dünyayı doldurmuş. yaldızlı karyolalarda çift yatanlar bile tek. sevmek bir insanı sevmekle başlar her şey. burda her şey bir insanı sevmekle bitiyor." der sait faik.
devamını gör...
171.
yalnızlığın içinde kalabalık olmak gibidir.
devamını gör...
172.
173.
j.p.sartre aklıma geliyor hep.yaşamı boyunca yalnızım diyebilen bir argümana sahipken cenazesinin kalabalıklığı canlanıyor gözümün önünde. aslında büyük şehirlerin en iyi yanı da bu. sen tek başına yürürken hayatın senden habersiz getirdiği kalabalıklar var ve bunlar içindeki bir ışık hüzmesi oluyorsun. bazen iyi geliyor diyorsun ki hayat akıyor bazen de kötü oluyor çünkü bakmışsın o akışta kaybolmuşsun.
devamını gör...
174.
belki biraz romantik yaklaşıcam ama insan kalabalıktan önce kendi içinde yalnızdır kendine uzaktır insan çoğunuzun hayalleri aslında ailenin eşin yada toplumun dayatmasıyla oluşur kendi zihnimizde değil zira kendi zihnimizde bence yoktur pek çoğumuzda insan kendi zihnini en son ne zaman dinledi ki hangimiz kendisiyle günde 10 15 dk konuştu insanları oturduğumuz yerde eleştiriyoruz ya ben onla oturma onla ben yürümem yemek yemem ya biz hayatımızın çoğu noktasında kendimizle değilken niye insanlar bizle olsun ki biz kalabalığın içinde yanlızlaşmadık biz kendi içimizde kaybolduk şimdi sadece kendimiz bizim yüzümüze trip atmadığı surat asmadığı için kalabalıklar içinde yalnızız diyoruz halbu ki zihnimiz bir nefes verse hepimiz önce onun bizi terk ettiğimi görücek.
devamını gör...
175.
o zaman bedri rahmi'den
yalnızlıgın kadarsın
yalnızlıgın mis kokmalı
yalnızlık dedigin büyük bir zindan
dünyanın en büyük zindanı
dinden imandan çıkarır
ama öyle bir adam ederki insanı..
yalnızlıgın kadarsın
yalnızlıgın mis kokmalı
yalnızlık dedigin büyük bir zindan
dünyanın en büyük zindanı
dinden imandan çıkarır
ama öyle bir adam ederki insanı..
devamını gör...
176.
“bizi biz eden kaçışlardır, kenara çekilişlerdir. kalabalıkların ortasında kendi yalnızlığını sürdürüp bir kozayı olgunlaştırmaktır. bütün çalışmalar birer yalnızlığı gerektirir. içinde birikene eğilen, ‘içeriyi’ dinleyen kişi, dışarda söylenenlerden daha çok şey duyar.”
behçet necatigil
devamını gör...
177.
bedenen değil ruhen hissedilmiyordur.
devamını gör...
178.
bir şehir düşün içinde ben .
içimde sen ...
içimde sen ...
devamını gör...
179.
isterse bütün dünya yanında olsun yinede onca insan arasında kendini küçücük yapayalnız hissedersin. o insanların yanında gözükmesi bir şey ifade etmez.
devamını gör...
180.
yazın daha kötü oluyor bu. ne zaman bir yere gitsem herkes eşiyle dostuyla yan ya na geziyor. ben de psikolojisi bozuk yaşlı dayılar gibi tek başıma oturuyorum. bu durum değişsin diye uğraşlarım oldu ama sonuç hep aynı oldu. tek başına gezmek tatile gitmek bence pek keyifli değil. öte yandan benim gibi negatif ve sıkıcı birini kim ne yapsın diyorum tam bir kısır döngü çıkmaz yol.
devamını gör...
