41.
kendini bir türlü bir yerlere ait hissetmeyen, çabaladıkça eli boş kalan insan diyebiliriz.
devamını gör...
42.
bulmaktan ziyade aramayı seven insandır.
devamını gör...
43.
herkesin sorununa derdine yetişmeye çalışırken kendini kaybeden kişi.
devamını gör...
44.
bir yerlerde kaybetmiştir mutlaka. geldiği yoldan tekrar bi kontrol etsin olmadı.*
devamını gör...
45.
bir başkasında kaybolmuş insandır.
devamını gör...
46.
kendini bulan insan yoktur hemşehrim. insan hep arar bunu , ne kadar yaklaşırsan o kadar iyi.. fazlasını umma.
devamını gör...
47.
belli bir yaşa gelmiş olmasına rağmen yeteneklerini farkedemeyen insan...
devamını gör...
48.
benimdir, mesleğini dahi icraa edecek yetenek ve kabiliyete sahip olmamakla birlikte vasıfsızlar derneğinin bayrak tutanı olabilirim.
devamını gör...
49.
burdan laf sokunca birşey değişmiyor biliyorsun demi mal mal tartışıyoruz sadece.
devamını gör...
50.
şımarık büyütülüp her istediği yapılan insandır. bir insan hayatın sillesini yediği zaman anlıyor hayatın bize dair planları olduğunu. siz sorumluluk almaktan kaçtıkça bu hayat size elbet daha da yüklenecektir.
kıçınızı kaldırıp eyleme geçin. sadece düşünmek, kendinizi kandırmaktan öteye taşımıyor sizi.
kıçınızı kaldırıp eyleme geçin. sadece düşünmek, kendinizi kandırmaktan öteye taşımıyor sizi.
devamını gör...
51.
wuu bir üsteki tanım surata şamar atan cinsten. ama böyle soğuk suya da ihtiyaç var. ben serptim yüzüme şöyle fena da olmadı. harekete geç diyoruz o zaman oy birliğiyle. ben yine o hareketin bir ucundan serçe parmağımla tutup tam kavrayamam diye kendimle ufak bir anlaşmazlığa düşüyorum. sonra bir üstteki tanımı tekrar okuyorum.
kendine gel.
bulup buluştur, takıp takıştır yap bir güzellik kendine.. hedefin bulmaksa önce kendinden başlamalı. diğerleri beraberinde gelir hiç merak etme.. bunları ben mi söylüyorum aferin bana. bir şeyler olur gibi benden ay hadi inşallah.*
kendine gel.
bulup buluştur, takıp takıştır yap bir güzellik kendine.. hedefin bulmaksa önce kendinden başlamalı. diğerleri beraberinde gelir hiç merak etme.. bunları ben mi söylüyorum aferin bana. bir şeyler olur gibi benden ay hadi inşallah.*
devamını gör...
52.
kendini bulma denilen yalan rüzgarına kapılmamış üst klasman insandır.
devamını gör...
53.
korsan denilen yazar arkadaş hayatında ne kadar sıkıntı çekmiş acaba onu sormak lazım! ama artık katlanamıyorum bu tip her şeyi bildiğini sanıp hiç bir halt bilmeyip atıp tutan insanlardan! 17 yaşında kız arkadaşımı kaybettim, 18 yaşında ailem dağıldı, 19 yaşında 6 ay yoğun bakımda yatıp herkesin başına gelmeyen bir hastalık 4 ameliyat geçirdim. o yaşta 4 ay ben yataktan kalkamadım. batın kısmım açıktı. midemin içini gördüm. gün yüzü görmedim yataktan kalkamadım. 40 kg ile çıktım. yürüyemiyordum!. o kısımı geçtim atlattım dedim. tam kendimi toparlıyorum derken elimizde avucumuz da ne varsa kaybettik. pes etmedim sıfırdan başladım. psikolojik ve fiziksel olarak kendimi toparlama sürecine girdim bu sefer ayrı ayrı anne baba ile sorunlar yaşadım. hadi onları da hallettim. tam kendimi toparlıyorum yine dedim geçen sene sağ gözümü kaybetme noktasına geldim. yine ameliyat ile halletim. çok iyi bir işim vardı. bu yüzden onu da kaybettim. yine işleri yoluna koydum derken doğuştan gelen kronik bipolara benzer bir hastalık teşhisi konuldu. yine sıfırdan başladım. tam kendimi toparlama yoluna girerken sol gözüm de ciddi bir iç kanama oluştu dün akşam. sorumlu olduğum bir insan var. bipolar ve sağlam ataklar geçiriyor. sıfırdan tedaviye başlaması gerekiyor. onunla ortak bir iş yürütüyoruz. ek olarak her ne kadar iyi olmasa bile bir işim var. göz mevzusu yüzünden yine işimi kaybetme noktasına geldim. kendimi bulma ve tanımlama evresinden beri darbe üstüne darbe yerken ben kendimi nasıl bulacağım! ben ayakta kalırım savaşarım. aileme yaşama şansı az dediler yine çıktım! bunlar bana koymuyor. ben sadece biraz nefes almak istiyorum artık. herkesin derdi var vs vs diyenler olacaktır. herkesten bana ne? kısaca diyorum ki o çok bilmişliğinizi alın kıvırın ve uygun bir yerinize yerleştirin. bazen insan bulamıyor işte kendini. vakit olmuyor.
devamını gör...
54.
yaşamaktan korkuyorsanız gerçekte kim olduğunuzu bulmak çok zor. ben gerçekte nasıl konuşurum, nasıl davranırım bilmem. çünkü damarlarımda kan yerine korku akıyor.
devamını gör...
55.
kendini aramaya çalışmak istmeyen insandır.
devamını gör...
56.
nereye bakacağını bilmeyen insandır. annelerimizin dediği gibi ‘nereye koyduysan ordadır’. yani sadece sizin bilebileceğiniz bir yerdedir aradığınız kişilik.
toplumun normlarından,kurallarından,tabularından sıyrıldığınız zaman, orada durduğunu göreceksiniz. sorun sadece şu: o kişiyle yüzleşmeye hazır mısınız?
toplumun normlarından,kurallarından,tabularından sıyrıldığınız zaman, orada durduğunu göreceksiniz. sorun sadece şu: o kişiyle yüzleşmeye hazır mısınız?
devamını gör...
57.
aramaya inansın. arayan belasını da mevlasını da buluyor alimünyum. başlıkta romantizm kasamadım kimse kusura bakmasın artık.
devamını gör...
58.
bu arkadaşlara hemen bir hatta iki film tavsiyesi vereyim.
1 - “ the worst person in the world” :
julie, hangi mesleği seçeceğine karar veremeyen, ne çeşit bir erkekle mutlu olacağından emin olamayan enerjik bir genç kadındır. özgür yaşamaya inancı onu hayatını paylaşmaya karar verdiği erkeklerle kolayca ilişki kurmaya yöneltir. ama julie eski ilişkilerin tamamen geçmişte kalmadığını, geleceğe de gölgelerini düşürebileceğini hesaba katmamıştır. strindberg’in ünlü oyununa referansla çağdaş matmazel julie çeşitlemesi olarak görülebilecek film, coşku ile ciddiyeti bağdaştıran anlatımıyla dikkat çekiyor.
herhangi bir geç kalmışlık hissi yaşayanlara, kendini arama yolculuğunda oradan oraya savrulanlara kesinlikle tavsiye ederim.

2- will smith’den “ the pursuit of happynes” ( umudunu kaybetme)
iyi bir baba olan chris gardner, işinde sorunlar yaşayan, maddi açıdan sarsıntıda olan ve aynı zamanda iyi bir eş olan bir adamdır. ancak ne yazık ki eşi sıkıntılara daha fazla katlanamayacağına karar vererek onu terk eder. christopher adındaki oğulları da babasının yanında kalır. karısının terk edişi de yetmezmiş gibi bir de ev sahibi dışarı atar baba –oğulu. sokaklarda kalıp, tuvaletlerde, düşkünler evinde çalışarak ayakta durmaya çalışır. oğlunun sevgisi bu mücadeleci baba için her şeydir. ve sevgiye eklenen bir var olma savaşı hiç şüphesiz, vakti geldiğinde en mükemmel kapıları açacaktır.
1 - “ the worst person in the world” :
julie, hangi mesleği seçeceğine karar veremeyen, ne çeşit bir erkekle mutlu olacağından emin olamayan enerjik bir genç kadındır. özgür yaşamaya inancı onu hayatını paylaşmaya karar verdiği erkeklerle kolayca ilişki kurmaya yöneltir. ama julie eski ilişkilerin tamamen geçmişte kalmadığını, geleceğe de gölgelerini düşürebileceğini hesaba katmamıştır. strindberg’in ünlü oyununa referansla çağdaş matmazel julie çeşitlemesi olarak görülebilecek film, coşku ile ciddiyeti bağdaştıran anlatımıyla dikkat çekiyor.
herhangi bir geç kalmışlık hissi yaşayanlara, kendini arama yolculuğunda oradan oraya savrulanlara kesinlikle tavsiye ederim.

2- will smith’den “ the pursuit of happynes” ( umudunu kaybetme)
iyi bir baba olan chris gardner, işinde sorunlar yaşayan, maddi açıdan sarsıntıda olan ve aynı zamanda iyi bir eş olan bir adamdır. ancak ne yazık ki eşi sıkıntılara daha fazla katlanamayacağına karar vererek onu terk eder. christopher adındaki oğulları da babasının yanında kalır. karısının terk edişi de yetmezmiş gibi bir de ev sahibi dışarı atar baba –oğulu. sokaklarda kalıp, tuvaletlerde, düşkünler evinde çalışarak ayakta durmaya çalışır. oğlunun sevgisi bu mücadeleci baba için her şeydir. ve sevgiye eklenen bir var olma savaşı hiç şüphesiz, vakti geldiğinde en mükemmel kapıları açacaktır.

devamını gör...
59.
başkasını bulur.
devamını gör...
60.
kimim ben sorusunu sormamış olabilir.
devamını gör...