liberaller liberal olmayanlar tarafından durmaksızın (bkz: ad hominem) yapılarak eleştiriliyor. nerede liberalizm karşıtı bir söylem görsem muhakkak içine liberallerin ne kadar kötü insanlar olduğu bilgisi sıkıştırılır. mesela yoksul bir liberalseniz burjuva özentisi olmakla suçlanıp fakir halinizle neden liberal olduğunuz sorgulanır ve eleştirilirsiniz. varsıl iseniz bu kez de zaten paranız olduğu için tuzunuzun kuru olduğu söylenir ve şımarık burjuva olarak eleştirilirsiniz. iler tutar yanı olan argümanlar yerine sürekli fikirleriniz yerine size saldırılr. bunu da öyle okumamış etmemiş insanlar da yapmaz. işte beni şaşırtan da bu olmuştur hep.
devamını gör...
ifade özgürlüğü, mülkiyet hakkı, çoğulcu demokrasi, sivil haklar, inanç özgürlüğü, serbest ticaret, basın özgürlüğü ve özel mülkiyet gibi fikirleri benimseyen siyasi ideoloji.
devamını gör...
bireysel özgürlük üzerine çıkmış, bireylerin eşitliği olarak değişim göstermiş -izm’dir.
devamını gör...
zamanında türkiye'deki savunucularının çoğunluğunun fetö sempatizanı bir yetmez ama evetçi olduğu ideolojidir. hatta liberalizm'i türkiye'ye tanıtan besim tibuk bile fethullah gülen'in okullarını savunup fetö'nün yargıya sızmasını sadece '' askercilere karşı meşru müdafaa '' olarak yorumlamıştır.
devamını gör...
şuan akp nin ta kendisidir şuan liberalizm ile akp yi ayıran tek şey siyasal islamdır.
devamını gör...
akpliler ile tek farkımın siyasal islam olduğunu öğrendiğim ideoloji. sansür, baskı politikası,otoriter rejim liberallerle malum iktidarı ortak paydada buluşturan şeyler sanırım. sosyalizmin hiçbir ilgisi yok tabii
devamını gör...
gerçekte sosyalizmin tam zıttı olmasına rağmen, abd'de sosyalistlerin liberal rolü yapması ve de o ülkede liberal partilerin onların eline geçmesi sonucu amerikalılar artık liberalizm=sosyalizm/komünizm zannetmekte, bir kavram kargaşası yaşamaktalar.
devamını gör...
birakiniz yapsinlar , birakiniz etsinler sozcugunu benimsemis gruptur kendileri
devamını gör...
devlet elini eteğini çeksin her şeyden, piyasa kendi akışını bulur zaten der bunlar teoride. serbest rekabet sayesinde en iyi ürün üretilip en ucuza satılabilir böylece.
teoride tabi.
pratikte mis gibi sömürü düzeni kurulacağını, güçlünün piyasayı ele geçireceğini, kamu hizmetleri ticari meta haline gelince yoksul vatandaşların ölüme terkedilmis olacağını falan ön görmek zor değil.
liberallere göre sağlık hizmetleri de satılsın, eğitim de ozellestirilsin. zenginin gittiği hastane ile fakirin (bulursa o da) 10 liraya muayene olacağı hastane arasındaki devasa uçurum oluşmuş kime ne. zenginin çocuğunu gönderdiği özel okul ile fakirin üstüne para verip yine yüksek ihtimalle şu andaki devlet okulu seviyesini bile belki tutturamayacak okul arasındaki uçurum da önemli değildir. nihayetinde piyasa talep ölçüsünde arz yaratacaktır.

bütün bunları geçtim bunların öyle her hıyar tutana tuzla koşmak gibi de bir huyu vardır. piyasaci ise eğer siyasal islamciyi da destekleyebilir misal. çünkü piyasaci insan kesin özgürlükçüdür. hiç öyle diktatorlesmez piyasaci insan. piyasa önemli.

dünya genelini bilmem de bunların yerli versiyonlarının sağ siyaset ile aralarındaki mesafenin sol siyaset ile olandan daha kısa olması da işin ekonomik boyutunun hak ve özgürlüklerden önce tutulduğunun güzel bir işaretidir. ülke 100 yaşına geldi, bu kadar siyasi tarih birikti, hala daha sağın özgürlük vaatlerine her seferinde ağızları sulana sulana atarlar. çünkü bilirler ki soldan ekonomi alanında istediklerini alamayacaklarken sağın başbakanı " ülkeyi pazarlamak benim görevim" diyecektir.
devamını gör...
liberalizm, ortaçağdaki yapının özgürlüklere doğru dönüşmesiyle birlikte, bireyin sosyal, siyasal ve ekonomik hayatını kısıtlayan, sınırlandıran ve bu alanlardaki özgürlüğünü yok eden her türlü olguya karşı mücadeledir.

liberalizm temelde iki anlayışı barındırır. ilki devleti anayasayla sınırlamayı öngören sınırlı devlet anlayışı ile serbest piyasaya önem veren(iktisadi anlamda) ve negatif özgürlükçü, bireyci klasik liberalist anlayıştır.
ikincisi ise bazı özgürlüklerin ancak devlet eliyle anlamlı hale getirilebileceğini öngören ve serbest piyasanın ortaya çıkardığı dengesizlikleri sosyal önlemlerle gidermeye çalışan ve devletin olumlu yöndeki müdahalelerini savunan pozitif özgürlükçü ve devlete önem veren sosyal liberalist anlayıştır.
devamını gör...
temel ideolojisi özgürlüğe dayanır. insanlar için her türlü kısıtlama bu görüşe terstir. insanı temel alan bı görüştür.
devamını gör...
vergilerden beli kırıldığı halde birilerinin komik bir şekilde eleştirdiği görüş. ütopik fikirleri satmaktan vazgeçmeyenlerin korkulu rüyası.

sosyalist devlet: 10 lira kazanıyorsan 7 lirasını bana vereceksin, eh sana eğitim veriyorum sağlık hizmeti veriyorum, köprü yapıyorum yol yapıyorum...

liberal devlet: 10 liranın sadece 3 lirasını versen yeter. temel bazı hizmetler için gerekiyor, gerisi ile ne istiyorsan yapabilirsin.
---
eşitsizlik denilen şey tarihin başlangıcından beri var. biz daha adil, fırsat eşitliğine dayalı bir sistem istiyoruz. temizlikçi ile mühendis aynı parayı kazanınca "eşitlik" olmuyor, haksızlık oluyor. çünkü kaynaklar kıt, her ikisine de refah yaşam sunamıyorsun. biri bali adasına tatile gidecek, diğer eşiyle pikniğe gidecek. gönül isterdi ki herkes her şeyi ücretsiz, istediği zaman yapabilsin. belki dünyanın enerji ihtiyacını kökten çözebilecek, işçilerin fabrikada çalışmasını gerektirmeyecek, başka gezegenlerde terraforming yapabilecek teknolojik gelişmeler yaşanabilir de kurtuluruz. ancak bu gelişmeler ancak liberal bir devlette meydana gelebilir. ki geliyor da...
devamını gör...
aslında liberty (serbestlik ve özgürlük) kavramından türemiş olmasına rağmen abd'nin elinde tam bir faşist diktatörlüğe dönüşen akım olmuştur.
özellikle ekonomik politikalarda girişimcileri koruyan temel argümanlardan yola çıksa da, uygulamada tekelci zihniyeti destekleyen garip bir tezat oluşturmuştur.
devletin sağlık, eğitim, tarım, iletişim, enerji gibi alanlardan elini çekmesi gerektiği tezi türkiye'de yapılan özelleştirmelerden edinilen tecrübeler ile tam bir felakete yol açtığı liberaller tarafından pek dile getirilmez.
iyi niyetli liberaller yok denecek kadar azdır. yetmez ama evet diyenlerin bu ülkeyi nasıl bir uçuruma sürüklediği daha dün gibi akıllarda.
devamını gör...
zengini daha zengin etmekten başka bir işe yaramayan, savunucularına "liboş" denilen sistem.
devamını gör...
neymiş efendim piyasanın kendisini düzenlemesi yalanmış, günün sonunda dış güçler.. affedersiniz burjuva her şeyi ele geçirip sömürü düzeni kurarmış.

bak sana bu marksist komplo teorilerinin neyi atladığını bir örnek üzerinden anlatayım;
diyelim sağlığı komple özelleştirdik.

ilk aşamada piyasaya üç kağıtçılar dolar ve bunlar birçok insanı mağdur ederler, birçok kriz çıkar.

ikinci aşamada vatandaş artık bu üç kağıtçılara karşı bağışıklık kazanmaya başlar, kaliteli ve ucuz hizmet vererek isim yapmaya/
marka oluşturmaya başlayan hastane zincirleri yavaş yavaş piyasayı ele geçirirler.

üçüncü aşamada isim yapmış markalar piyasayı ele geçirmiş olur. bu noktadan sonra karşılarına iki seçenek çıkar;
-birincisi; tekel olmanın getirdiği özgüvenle fiyatları arttırmaya başlarlar. ama bunu yaparlarsa kendi ayaklarına sıkmış olurlar çünkü bu şişirilmiş fiyatlar piyasaya yeni rakip markaların girmesini kolaylaştıracaktır. işte marsksizm denen komplo teorisine inanan arkadaşların anlamadığı kısım tam burası, liberal bir ekonomide özel girişimciliğin kolaylığıdır. eğer fiyatlar şişirilirse piyasaya yeni rakipler girer ve bu rekabet ortamı fiyatları eski haline geri döndürür.
-ikincisi; yeni rakiplerin piyasaya girmesini engellemek için fiyatları sürekli düşük tutarlar böylelikle vatandaş ucuza kaliteli hizmet almaya devam eder. win win

piyasanın kendini düzenlediği gerçeği bu salgın sürecinde gözünüzün önünde oldu hala anlamıyorsunuz. virüs ilk çıktığında maskenin tanesini 5 liradan alırken şimdi 25 kuruş civarlarında. bak ne oldu? piyasa kendi kendini düzenlemiş oldu. çünkü diğer tekstil üreticileri gerizekalı değil ki piyasayı üçbeş üçkağıtçıya bıraksın. onlarda atölyelerinde bu yüksek kar getiren ürünü üretmeye başladılar. günün sonunda maske fiyatları hemen hemen maliyeti seviyesine gerilemiş oldu.
devamını gör...
marksistlerin hepsinin atladığı bir nokta var. bir kere bütün bu ideolojiler augustus comte'nin ve sosyal evrim teorisini köken alıyor.
sosyal evrim teorisine göre toplumların 3 aşamalı bir süreçle toplumsal bilince kavuşacağı düşünülüyor. marksistler ve liberaller her toplumun eninde sonunda bu bilince ulaşacağını var saydıkları için kendilerince haklılar.

ama günümüzde birçok toplum daha 2. aşamada takılıp kaldılar. her ülke bir fransa, bir almanya, bir hollanda değil canım. saçmalamayın.

ekleme: piyasanın kendi kendini regüle edeceğini düşünenler varsa açıp tv izlesin. ama dikkatlice izlesin. (bkz: serbest piyasa) hangi reklamlar çoğunlukta? hangi şirketin propagandası daha çok gösteriliyor? hangi şirketin hisseleri covid-19 küresel pandemi sürecinde bile tavan oluyor? cehaletiniz gözlerimi kamaştırıyor.

türkiye'de komunist işçi hareketinin yükselememesinin sebebi bu kadar vizyonsuz olmanızdı. ne komunizm ne liberalizm bakınız korporatizm
devamını gör...
herkese vicdan, inanç, düşünce özgürlüğü tanınmasının gerekli olduğunu savunan, özgür düşünceye bağlı dünya görüşü.
devamını gör...
türkiye'de net holding'in patronu, trt yi de satacağım diyen besim tibuk'u aklıma getiren gereksiz dünya görüşü
devamını gör...
bir ideoloji değildir, zaten ideoloji olsa komünizm, faşizm gibi yok olup giderdi. ideoloji olmamasının en temel sebebi zamana göre rahatlıkla şekillenebilmesi, sadece ana çekirdeğinde bazı kavramlar var (bkz: temel haklar) bu kavramlar haricinde her türlü tarihsel ve fikirsel değişikliğe açık.
devamını gör...
ücretsiz üniversite, ücretsiz hastane gibi şeyler yoktur. devletin vatandaştan vergi toplayarak verdiği hizmetler vardır. o hastanenin ve o üniversitenin parasını sen zaten kol gibi vergilerle ödüyorsun. burada asıl sorun şu ki; devlet bu hizmetleri bir sürü yolsuzluğa ve verimsizliğe bulaşarak ancak verebiliyor. normal bir özel hastaneden alacağın aynı hizmet için diyelim 100 lira ödeyecekken bu yolsuzluklar ve verimsizlikler yüzünden devlet hastanesine 150 lira vergi ödüyorsun. eğer devlet hastanesi olmasaydı aynı hizmeti alabilmek için daha az para harcardın.

kendisini iskandinavya'da sanan saftirik arkadaşlara ve yolsuz siyasilere karşı işte bu yüzden liberalizm.

abd'liler soysal devlete boşuna mı karşı çıkıyor zannediyorsun? çünkü üreten insanlar vergileriyle parazit beslemek istemiyorlar.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"liberalizm" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim