61.
devamını gör...
62.
#2126468
abicim niye bu noktaya değiniyorsun şimdi? mektuplarımın karşılıksız kaldığını düşündüm de içimdeki mahmut emmi "aman allah korusun" deyip tahtalara vurdu hemen.
ben, düşünerek yapılan ince şeylerin hastasıyım. eski aşıkların mektupları, dostların dertleştiği mektuplar, bunlar hep çok çekici gelirdi bana. defalarca okuduğum mektuplar vardır mesela. o kadar güzel hisler uyandırıyorlar ki içimde... biraz eski kafalıyım ben. bir şeylerin hemen tüketilmediği zamanların insanıyım. azıcık da deliyim. "olmaz bee" denen şeyler olur bende. mektuplaştığım birine aşık olabilirim mesela. ya da hiç görmediğim biri ile muhteşem bir dostluk kurabilirim.
mala duygu bağlamayı çok severim. bu cinoyu asla yiyemeyeceğim mesela.*

yani mektup arkadaşlığı denen şey muhteşem bir şeydir. insanın -bırakın konuşmayı- mesajda bile anlatamayacağı yükleri oluyor. elinize kağıt kalemi alıp oturunca bir bir dökülüyor hepsi. o an o dökülüşündeki rahatlığa siz bile şok oluyorsunuz. hele mektubu yazarken yere uzanıp ayaklarınızı da sallarsanız, ohhhhh. tadından yenmiyor.*
abicim niye bu noktaya değiniyorsun şimdi? mektuplarımın karşılıksız kaldığını düşündüm de içimdeki mahmut emmi "aman allah korusun" deyip tahtalara vurdu hemen.
ben, düşünerek yapılan ince şeylerin hastasıyım. eski aşıkların mektupları, dostların dertleştiği mektuplar, bunlar hep çok çekici gelirdi bana. defalarca okuduğum mektuplar vardır mesela. o kadar güzel hisler uyandırıyorlar ki içimde... biraz eski kafalıyım ben. bir şeylerin hemen tüketilmediği zamanların insanıyım. azıcık da deliyim. "olmaz bee" denen şeyler olur bende. mektuplaştığım birine aşık olabilirim mesela. ya da hiç görmediğim biri ile muhteşem bir dostluk kurabilirim.
mala duygu bağlamayı çok severim. bu cinoyu asla yiyemeyeceğim mesela.*

yani mektup arkadaşlığı denen şey muhteşem bir şeydir. insanın -bırakın konuşmayı- mesajda bile anlatamayacağı yükleri oluyor. elinize kağıt kalemi alıp oturunca bir bir dökülüyor hepsi. o an o dökülüşündeki rahatlığa siz bile şok oluyorsunuz. hele mektubu yazarken yere uzanıp ayaklarınızı da sallarsanız, ohhhhh. tadından yenmiyor.*
devamını gör...
63.
şimdilerde kalmayan mektup yazıp beklemeyle geçen uzak arkadaşlık. heycanı bekleyişi ne yazsamları güzel keyifli olan arkadaşlık. bir kere yurt içi bir kere yurtdışı arkadaşlığı yaptım . benim için güzel anılara sahip olmak demek. ufak hediyeleşmeler bile olmuştu bee. bak duygulandım şimdi iyi mi.
devamını gör...
64.
güzeldi o bilinmezlik, bekleyiş, sayfaların kokusu, harflerin kıvrımları, belleri bükük, kancaları, anlamları, kayıp düşen cümleleri şiir gibi okuyuş, unutup tekrar ederek ezberleyiş... fakat o çağ öldü yavaştan. belki mektuplar kalır da arkadaşlık uçup gidiyor artık. kağıtlar da, sayılar da, kodlar da geri dönüşüm kutusunda sonlarını düşünerek garip bir uykuya dalıyor. dönüp baktığında ha böyle de biri vardı, varmış, ee ne olmuş dersin. der misin? dersen bulaşma. ders alamıyorsun sen de zira. modern bit pazarı kurma çabaları varsa nafile. keşke böyle olmasa, yazık. sabun köpüğünden hallice kısa cümleler kurmak istiyor doyumsuz çoğunluk. cümleleri bırak sözcükler bile güdük.
devamını gör...