normal sözlük yazarlarının meslekleri
başlık "bol giyimli kukla" tarafından 16.11.2020 02:21 tarihinde açılmıştır.
801.
i
ş
s
a
z
ı
i
ş
s
i
z
i
n
i
ş
s
a
z
s
ı
z
ş
s
a
z
ı
i
ş
s
i
z
i
n
i
ş
s
a
z
s
ı
z
devamını gör...
802.
(bkz: talebe)
devamını gör...
803.
çek senet mafyası.
devamını gör...
804.
galericiyim.
devamını gör...
805.
biçerdöver şoförü.
devamını gör...
806.
bu aralar freelancer çevirmen. eski barmen. şu python'u öğrenebilirse ufaktan coder olmak istiyor.
devamını gör...
807.
yarım mimarım.
devamını gör...
808.
jigolo.
devamını gör...
809.
serbest meslek.
devamını gör...
810.
inşaat mühendisiyim. ayrıca mesleki eğitmenlik de yapıyorum.
devamını gör...
811.
şuanlık kariyerime özlem tekin'in rastaları olarak devam ediyorum.
devamını gör...
812.
telefoncuyum... abi onun tamirini biz yapmıyoruz yalnız.
devamını gör...
813.
yüzük taşıyıcısı.
devamını gör...
814.
pogo boy’luk yapıyorum.
hayır hayır türkiye’de değil…
hayır hayır türkiye’de değil…
devamını gör...
815.
mutsuzluk bakanlığında müdür yard.
bazenleri de aptallık bakanlığında..
bazenleri de aptallık bakanlığında..
devamını gör...
816.
"factotum"
her işi yapan manasında. işçi kesiminin müdavimlerinden olan, gorki'yi bile yer yer ekarte eden bir usta, bukowski! hayatında neredeyse yapmadığı meslek dalı kalmamıştır. garsonluk, bulaşıkçılık, bisiklet tamirciliği, fabrika işçiliği, postane elemanlığı, heykellerin tozlarını temizleme, turşu fabrikası... hatta factotum kitabında turşu fabrikasına başvurur ve patronun ilgisini çeker. bir yazarın turşu fabrikasında ne işi olur ki ona göre? o da kendisine babaannesini hatırlattığını belirtir. her gittiğinde turşu ikram ettiğini söyler. işten gece eve döndüğünde otobüste, iş yerindeki ofisin fiyakalı biblo ve takımları aklından geçer. söyle söyler iç geçirerek: "iyi hayatları düşündüm, güzel evlere doğru uzanan kıvrımlı yollarda uzun sürüşler, refah, avrupa seyahatleri, iyi kadınlar..."
zaten bukowski'nin eserlerindeki nihai amaç, fabrika işçilerinin gözünden dünyanın bıkkınlığını anlatmak. benim mesleğim de müşterek, bu yönüyle buko ile. 2014 yılında ekonomi bölümünü bitirdim lakin sistemin yalayıcılarından olmadığımdan bu güne değin icra etmediğim meslek kolu yok. benzin istasyonu, çağrı merkezi, garsonluk, otomotiv sektörü, mutfak şefliği, tekstil sektörü, oteller, mağaza satış danışmanlığı, fabrika işçiliği... hala bedenen ve zihnen fazlasıyla meşakkatli bir işte çalışıyorum. eve geldiğimde klozet oturacak mecalim bile kalmıyor. iş yeri fazlasıyla mental olarak bağnaz ve cahil insanlarla dolu. aynı dili konuşabildiğim kimse yok. iş veren ya da müdür tayfasının, sırf erken boşalma problemlerinden dolayı, işçiye yönelik kaprislerini çekmek zorundayım, çünkü alternatifim yok. elimde iki birayla sisteme giydirip rahatlıyorum arada. bu arada bir kitap yazdım, 2019 yılında yayımlandı. şimdi ikinci kitabımı yazıyorum. tüm online satış sitelerinden temin edilebilir. kitabın adı: "hep ama hiç/soner emre
hülasa, bukowski'nin dediği gibi: "meteliksizim ama niteliksiz değil"
her işi yapan manasında. işçi kesiminin müdavimlerinden olan, gorki'yi bile yer yer ekarte eden bir usta, bukowski! hayatında neredeyse yapmadığı meslek dalı kalmamıştır. garsonluk, bulaşıkçılık, bisiklet tamirciliği, fabrika işçiliği, postane elemanlığı, heykellerin tozlarını temizleme, turşu fabrikası... hatta factotum kitabında turşu fabrikasına başvurur ve patronun ilgisini çeker. bir yazarın turşu fabrikasında ne işi olur ki ona göre? o da kendisine babaannesini hatırlattığını belirtir. her gittiğinde turşu ikram ettiğini söyler. işten gece eve döndüğünde otobüste, iş yerindeki ofisin fiyakalı biblo ve takımları aklından geçer. söyle söyler iç geçirerek: "iyi hayatları düşündüm, güzel evlere doğru uzanan kıvrımlı yollarda uzun sürüşler, refah, avrupa seyahatleri, iyi kadınlar..."
zaten bukowski'nin eserlerindeki nihai amaç, fabrika işçilerinin gözünden dünyanın bıkkınlığını anlatmak. benim mesleğim de müşterek, bu yönüyle buko ile. 2014 yılında ekonomi bölümünü bitirdim lakin sistemin yalayıcılarından olmadığımdan bu güne değin icra etmediğim meslek kolu yok. benzin istasyonu, çağrı merkezi, garsonluk, otomotiv sektörü, mutfak şefliği, tekstil sektörü, oteller, mağaza satış danışmanlığı, fabrika işçiliği... hala bedenen ve zihnen fazlasıyla meşakkatli bir işte çalışıyorum. eve geldiğimde klozet oturacak mecalim bile kalmıyor. iş yeri fazlasıyla mental olarak bağnaz ve cahil insanlarla dolu. aynı dili konuşabildiğim kimse yok. iş veren ya da müdür tayfasının, sırf erken boşalma problemlerinden dolayı, işçiye yönelik kaprislerini çekmek zorundayım, çünkü alternatifim yok. elimde iki birayla sisteme giydirip rahatlıyorum arada. bu arada bir kitap yazdım, 2019 yılında yayımlandı. şimdi ikinci kitabımı yazıyorum. tüm online satış sitelerinden temin edilebilir. kitabın adı: "hep ama hiç/soner emre
hülasa, bukowski'nin dediği gibi: "meteliksizim ama niteliksiz değil"
devamını gör...
817.
matematik öğretmeni.
devamını gör...
818.
düşündüm de ben çalışmıyorum ki. amma fakirmişsiniz ha. ananız babanız vaktimde bir iki arsa kapatsaydı negzel hiç çalışmazdınız. hep sözlükte takılırdık. kimle konuşsam cevap yazamıyor çalışmaktan.
devamını gör...
819.
gizli işsiz denebilir
devamını gör...
820.
rhovanion orman ve köy işleri bakanlığına bağlı kuyutorman'da bekçiyim...
ent'lerin bakımlarından sorumluyum.
ent'lerin bakımlarından sorumluyum.
devamını gör...