81.
batı’daki kısmen hristiyan ve kısmen de ateist olan bir ülkede yaşıyor olmak tabii ki... romantikleşmenin bir manası yok.
devamını gör...
82.
gülümsemek, ama azrail'e.
"bu dünyada renk, nakış, lezzet, ne varsa küsüm;
gözümde son marifet, azrail’e tebessüm"
n.f.k.
"bu dünyada renk, nakış, lezzet, ne varsa küsüm;
gözümde son marifet, azrail’e tebessüm"
n.f.k.
devamını gör...
83.
bir ara ciddi ciddi tuttuğum liste. yaş ilerledikçe ,değişen koşullara göre,listeden azalan da oldu artan da.
listede en önemlileri; paraşütle atlamak (bungee jumping ile boşluğa düşme hissini yaşadığın için az da olsa köreldi bu istek); toskana ve pompei’yi görmek; küba’ya gitmek.
listede en önemlileri; paraşütle atlamak (bungee jumping ile boşluğa düşme hissini yaşadığın için az da olsa köreldi bu istek); toskana ve pompei’yi görmek; küba’ya gitmek.
devamını gör...
84.
yaşadığını hissetmek. bu yeni zaman diliminde gerçekten yaşadığını hisseden veya bunu düşünen kaç kişiyizdir bilmiyorum ama gerçekten yaşadığını hissetmek ayrı bir zevk. denendi onaylandı.
devamını gör...
85.
öleceğimi bilsem tüm sosyal medyadan silerim kendimi sonra da bankaları sıfırlarım en sonda neyim var neyim yok sevdiğim birine verir kafam rahat beklerim ölümü.
devamını gör...
86.
güzel bir tekne turu
devamını gör...
87.
ölmemek
devamını gör...
88.
son şeyse eğer, kitaplığınızdaki kitapları dağıtmak ve bu zamana kadar aldığınız önemli bilgileri, tuttuğunuz önemli notları, alınacaklar listesindeki kitapları da, yani önemsediğiniz ve değer verdiğiniz ama artık sizin işinize yaramayacak olan güzel şeyleri başkalarına bırakmak emanet etmek olabilir...
yani kitaplar oldukları yerde öyle yatmasınlar, işe yarayacak olan bilgiler, önemsediğiniz ve gerçekten de önemli olan şeyler sahiplerine ulaştırılmalıdır. işe yarar olmalıdır. belki o zaman daha huzurlu ayrılır insan bu hayattan.
yapmak isteyeceğim şeylerin başında bunlar gelirdi.
yani kitaplar oldukları yerde öyle yatmasınlar, işe yarayacak olan bilgiler, önemsediğiniz ve gerçekten de önemli olan şeyler sahiplerine ulaştırılmalıdır. işe yarar olmalıdır. belki o zaman daha huzurlu ayrılır insan bu hayattan.
yapmak isteyeceğim şeylerin başında bunlar gelirdi.
devamını gör...
89.
ölüm zamanım belliyse bana zararı dokunmuş, sevmediğim insanları arayıp güzel bir küfretmek.
devamını gör...
90.
helallik istemek. ee öteki tarafa günahsız gitmek lazım.
devamını gör...
91.
orhan veli'nin mezarında, mezarında taşıyla rakı içmek.
devamını gör...
92.
üstteki yazar trol mü ciddi mi bazen anlamakta güçlük çekiyorum *
devamını gör...
93.
doyasıya yaşamak. ama yaptıklarından ötürü kimin ne dediğini umursamadan. kimsenin özgürlük alanına müdahale etmeden özgürce gezerek, doya doya, hayattan gerçekten keyif alarak yaşamak.
(yaşamayı bir bütün eylem olarak değerlendirirsek)
(yaşamayı bir bütün eylem olarak değerlendirirsek)
devamını gör...
94.
kuzey ışıklarını izlemek,
dünya turuna çıkmak,
tüm borçlarını ödemiş olmak,
ellerinle bir ağaç dikmek,
srilankaya gitmek,
japonca öğrenmek,
hawai adalarındaki meşhur merdivenlerden inmek,
çin seddini gezmek
seçeneklerinden biri.
dünya turuna çıkmak,
tüm borçlarını ödemiş olmak,
ellerinle bir ağaç dikmek,
srilankaya gitmek,
japonca öğrenmek,
hawai adalarındaki meşhur merdivenlerden inmek,
çin seddini gezmek
seçeneklerinden biri.
devamını gör...
95.
ölümünden sonra bile insanların dinleyebileceği, okuyabileceği, izleyebileceği vb eserler bırakmak.
devamını gör...
96.
dünyayı görmektir abi. bakın biz bu dünyanın sakinleriyiz ve sahipleriyiz. burası bizim evimiz. herkes dünyanın ne kadar güzel bir yer olduğunu görmeli. kutuplarından çöllerine kadar. kimi bunu yaratıcıyla açıklar veya kimi yaşadığı gezegenin bir cennet olduğunun farkına varır. ama herkes o büyülenmeyi bir kere yaşar. biz dünyanın yerlileri olarak ölmeden önce gezegenimizdeki güzellikleri görmeye hakkımız var
devamını gör...
97.
anda kalmaya çalışmak.
mesela yağmurlu havada camda yarıştırdığın damlalar birleşene kadar nefesini tutmak.
ya da mevsim geçişlerinde denize ayağını sokmak isterken paçaların ıslanınca aman ne olacak deyip kıyafetlerle yüzmeye başlamak.
hatta uçağı kaçırdığında süklüm püklüm eve dönmek yerine kendinle randevun varmış gibi havaalanında bir cafeye oturup kahve içmek, sakince telaşlı insanları izlemek.
sonuç olarak bi durmak. susarak konuşmak. hatta tercihen görerek bakmak. derin bir nefes alıp bağlamdan kopmak.
mesela yağmurlu havada camda yarıştırdığın damlalar birleşene kadar nefesini tutmak.
ya da mevsim geçişlerinde denize ayağını sokmak isterken paçaların ıslanınca aman ne olacak deyip kıyafetlerle yüzmeye başlamak.
hatta uçağı kaçırdığında süklüm püklüm eve dönmek yerine kendinle randevun varmış gibi havaalanında bir cafeye oturup kahve içmek, sakince telaşlı insanları izlemek.
sonuç olarak bi durmak. susarak konuşmak. hatta tercihen görerek bakmak. derin bir nefes alıp bağlamdan kopmak.
devamını gör...
98.
kesinlikle sevmek ve sevilmek derim. ölmeden önce çok sevin ve çok sevilin. j.k rowling in çok sevdiğim bir sözü var "ölüler için üzülme harry, yaşayanlar için üzül; en çok da sevgisiz yaşayanlar için."
devamını gör...
99.
hiç kimseye borcun olmaması
namaz ve oruç borcunun da olmaması
amel defterini kapatmayacak evlat yetiştirmek
ölümünden sonra güzel hatırlanmanı sağlayacak eser bırakmak
dünyayı dolaşmak
umreye gitmek
çocuklarına onlarla ilgili duygularını yazdığın ajanda bırakmak
namaz ve oruç borcunun da olmaması
amel defterini kapatmayacak evlat yetiştirmek
ölümünden sonra güzel hatırlanmanı sağlayacak eser bırakmak
dünyayı dolaşmak
umreye gitmek
çocuklarına onlarla ilgili duygularını yazdığın ajanda bırakmak
devamını gör...
100.
yaşamak
devamını gör...