ölmesi gereken türk gelenekleri
başlık "corsairsgold" tarafından 04.02.2021 22:06 tarihinde açılmıştır.
101.
evlendiğin kişisinin ailesine anne baba demek. kızınla oğlun mu evlendi yani bu nasıl bir sapkınlıktır? mother in law uygundur. veya günaydın marry nasılsın diyelim yani.
devamını gör...
102.
çevre kirliliği , evet bu bir türkiye cumhuriyeti vatandaşı geleneği dir, piknik, yürüyüş, plaj gibi etkinliklerde her tarafı çöplük gibi kullanmak, bir gelenek bu halk için , elindeki çöpü , arabadaki çöpü dışarı atmak bir gelenek ; ölsün gebersin bu gelenekler.
devamını gör...
103.
günlerce süren taziye ziyaretleri; 3 gün 3 gece süren, komşularının kafasını patlatan sokak düğünleri. kurbanda kesilen hayvanın etlerinin kıyma yapılarak 6 ay buzdolabında saklanarak yenmesi, gereksiz ve şatafatlı sünnet düğünleri ve konvoyları ile sokağı cehenneme çeviren magandalık, silahlı, sopalı, bıçaklı asker uygulamaları (dünyanın her ülkesinde erkekler askere gider sadece bizde silah sıkılır, terör estirirler vs)
devamını gör...
104.
el öpme olayı, ne zaman evlenecen tarzı sorular
devamını gör...
105.
sünnet düğünüdür. birde çocuğa taç gibi şeyler takıyorlar sanki, bir şey başarmış gibi acilen kalkması gerekmektedir.
devamını gör...
106.
cenaze evine gidip karın doyurma. babamın ölümünde özellikle halalarımın mutfaktan çıkamayışını çok net hatırlıyorum. kendim o sırada 9 yaşında olmama rağmen tanımadığım adama ikinci tabak pilavı götürüyordum ve çekinmiyorlardı bundan. babam ölmüş hizmet ediyorum sadece rahat bıraksalar çok daha iyi olurdu.
devamını gör...
107.
düğün konvoyları ve o sırada çalınan kornalar
devamını gör...
108.
kız isteme kırmızı kuşak gibi cinsiyetçi gelenekler
devamını gör...
109.
düğün adı altında yapılan bütün faaliyetlerin kaldırılmasıdır.
*evlenirken cümle aleme ilan edip ardından takı takılmasını beklemek, videosu varsa özellikle anneler tarafından titizlikle incelenerek ‘kim ne taktı biz de aynısından takalım, borç sonuçta’ demeler bırakılsın.
*yok, gelinle damat ayrı iki şehirdense o iki yerde de düğün yapma çılgınlığı yaşamak - ki bunu yapan tanıdıklarım yıllar sonra bile hala düğün borcu ödemektedir-
*fahiş fiyatla evinize asmayacağınız bir takım kompozisyondan yoksun fotoğraflara, onların çekildiği mekanlara ödemeler yapmak.
*yine düğün dernek diye haline durumuna bakmadan insanların hunharca yiyip içtiği günler süren törenler yapmak - böyle bir trakya düğünün üçüncü gününe girmiştik. evlerinin sıvası dahi yoktu.ama tepsilerin, kuruyemişlerin biri gidip biri geliyordu. gazete kağıdına sarılı şişelerde ne olduğunu hepimiz biliyoruz zaten.
*şu kız tarafı bunu yapar yok,erkek tarafı bunu alır gibi geleneksellikle eşlerin ikisinin de zevkinden yoksun ev eşyalarına para saçılması da bırakılmalı.
*yollar kapatılmak suretiyle hasta mı var yaşlı mı var ya da cenaze mi düşünmeden davula imansızca vurmalar,apartman içlerinde inletmeler (hatta yasaklansın).
*düğün salonlarında güm güm sesler arasında ikram edilen yeşil gıda boyalı limonatalar,ucuz malzemeden yapılmış kremadan mamul pastalar da kaldırılması gerekenler listesinde.
gözlemlerim sonucunda içimi dökeceğim bir mecra buldum sonunda:) yapın nikahınızı, gidin uzaklara güzel kardeşlerim.
*evlenirken cümle aleme ilan edip ardından takı takılmasını beklemek, videosu varsa özellikle anneler tarafından titizlikle incelenerek ‘kim ne taktı biz de aynısından takalım, borç sonuçta’ demeler bırakılsın.
*yok, gelinle damat ayrı iki şehirdense o iki yerde de düğün yapma çılgınlığı yaşamak - ki bunu yapan tanıdıklarım yıllar sonra bile hala düğün borcu ödemektedir-
*fahiş fiyatla evinize asmayacağınız bir takım kompozisyondan yoksun fotoğraflara, onların çekildiği mekanlara ödemeler yapmak.
*yine düğün dernek diye haline durumuna bakmadan insanların hunharca yiyip içtiği günler süren törenler yapmak - böyle bir trakya düğünün üçüncü gününe girmiştik. evlerinin sıvası dahi yoktu.ama tepsilerin, kuruyemişlerin biri gidip biri geliyordu. gazete kağıdına sarılı şişelerde ne olduğunu hepimiz biliyoruz zaten.
*şu kız tarafı bunu yapar yok,erkek tarafı bunu alır gibi geleneksellikle eşlerin ikisinin de zevkinden yoksun ev eşyalarına para saçılması da bırakılmalı.
*yollar kapatılmak suretiyle hasta mı var yaşlı mı var ya da cenaze mi düşünmeden davula imansızca vurmalar,apartman içlerinde inletmeler (hatta yasaklansın).
*düğün salonlarında güm güm sesler arasında ikram edilen yeşil gıda boyalı limonatalar,ucuz malzemeden yapılmış kremadan mamul pastalar da kaldırılması gerekenler listesinde.
gözlemlerim sonucunda içimi dökeceğim bir mecra buldum sonunda:) yapın nikahınızı, gidin uzaklara güzel kardeşlerim.
devamını gör...
110.
cenaze evinde yemek dağıtma geleneği ölse çok güzel olur.
devamını gör...
111.
komple düğün olgusu. eğer günün birinde evleneceksem insanları eğlendirmek, doyurmak, ağırlamak vs. zorunda değilim. altınlarınız falan da size kalsın. istemiyorum.
devamını gör...
112.
yukarıda bahsi geçen gelenek uydurmaları konusunda çok haklı tanımlar ama gelenek geçmişten gelen kültürün devamıdır. o yüzden kimse adet deyip kıçından gelenek uydurmasa iyi olur.
devamını gör...
113.
kız isteme kına gecesi kuşak ölmeye yüz tutmuş ama hala uygulanan yerler olduğuna inandığım başlık parası berdel beşik kertmesi gelin alma evlilik sonrası bi bok varmış gibi akrabaları ziyarete gitme altın bilezik ve bilumum bütün kuyumcuyu isteme...
devamını gör...
114.
'kiz isteme' der gecerim. boyle bir gerzekligin yuzlerce yildir surmesi buyuk ayip.
devamını gör...
115.
gelin hamamı.
devamını gör...
116.
düğünlere dair her şey. düğün konvoyu, kapıyı tutup para istemek gibi abuk subuk şeyler, gerdek gecesi zırvalığı...
devamını gör...
117.
kız istemeden tut da erkek tarafına dayatılan masraflar silsilesine kadar her şey. sırf şov olsun diye gücünün yettiğinin beş on katı masraf yapılan düğünler, daha evlenmeden borca batan yeni evli çiftler... kız istemek dünyanın en yersiz geleneği bir kere. ailelerin tanışması, düğün ve çocuklarının evliliği hakkında vs konuşması başka bir şey fakat patates ister gibi "biz senin kızı istiyoruz" diye gelenek adı altında kızdan önce babanın rızasını aramak "senin hayatın, seçimlerin, kararların üzerinde senden önce babanın tahakkümü vardır" dayatmasından başka bir şey değil benim gözümde. günümüzde çok bu niyetle sürdürülmediğini söyleyenleriniz olacaktır ama olayın çıkış noktasının bahsettiğim dayatma olduğu aşikar zaten. bunun dışında "bi kere evleniyorum yaa" başlığı altında yapılan salak suluk harcamalar var bir de. hayır ablam da kaç kere evlendiğinin konuyla ne alakası var? "bir kere evleniyorum ya" kasten alıştırılmış ve zihinlere kazınmış başka bir dayatma cümlesidir. anlamı "evlendikten sonra sonsuza kadar aynı adamın eşi olacaksın, evlilik süresince ne yaşarsan yaşa, başına ne gelirse gelsin hayatının sonuna kadar boşanmadan falancanın karısı olarak yaşamaya mecbursun. evlilik bozulmaz, yuva dağıtılmaz. sen dememiş miydin zaten bi kere evleniyoruz bu hayatta yaa diye, boşanmak, doğru kişiyi bulup ikinci evliliğini yapmak falan geç bunları." gerdek gecesi, kanlı çarşaf zırvalarına hiç girmiyorum zaten. nesillerdir gelenek görenek diye kadınlara yapılan dayatmaların, baskının, psikolojik şiddetin * haddi hesabı yok. bir yerde bu saçmalıkların son bulması gerek artık.
devamını gör...
118.
gerdeğe giren damadın sırtını yumruklamak.
lan adamı ilk geceden sakat ediceksiniz olm amacınız ne.
lan adamı ilk geceden sakat ediceksiniz olm amacınız ne.
devamını gör...
119.
gerdek gecesi ve tuzlu kahve.
devamını gör...
120.
en nefret ettiğim kadınlara bağlanan o salak kırmızı kuşak
devamını gör...