61.
bir ara (hayatımın en spritüalist zamanları) inanılmaz sardığım kavram.
hayatımın enteresan bir dönemiydi gerçekten. başıma gelen her şeyde bir alt anlam, bir gizli müdahale falan arıyordum. enerjiler, sinerjiler neler neler. bunu aşk konusunda da yapmaktan geri durmadım. küçük tesadüfler, basit rastlantılar, hatta basit rastlayamayışlar bile kesinlikle ruh ikizi olduğumuza delalet ediyordu. harika günlerdi arkadaşlar, dünya tam anlamıyla büyülü bi' yerdi. tabi aşık olduğum için değil, deli olduğum için. * sonra? tedavi oldum ve bu büyü bozuldu.
ama o zamanlar ruh ikizleri ve ruh eşleri konusunda çok ciddi* ve çok lüzumsuz okumalar yaptım.
araştırmalarıma göre, öyle sanıyor olsak da bu iki kavram kesinlikle aynı değilmiş. bunlar arasındaki farkları uzun uzun yazacaktım ama üşendim, o yüzden astrolog esin doğuş'tan detaylıca okuyabilirsiniz.
tabii kendime dönüyorum. şu anda güncel olarak böyle şeylere inanmıyorum tabii arkadaşlar. ama inananlara da mani olmak istemiyorum. hayatımın o evresi dediğim gibi çok daha sihirli ve renkliydi. dolandırmadığınız ve dolandırılmadığınız sürece, ruh eşimi bulamadım diye kendinizi paralamamanız koşuluyla hiçbir sakınca görmüyorum böyle şeylere inanmanızda. burçlar ve manifesting aktiviteleri hakkında da böyle düşünüyorum.
hayatımın enteresan bir dönemiydi gerçekten. başıma gelen her şeyde bir alt anlam, bir gizli müdahale falan arıyordum. enerjiler, sinerjiler neler neler. bunu aşk konusunda da yapmaktan geri durmadım. küçük tesadüfler, basit rastlantılar, hatta basit rastlayamayışlar bile kesinlikle ruh ikizi olduğumuza delalet ediyordu. harika günlerdi arkadaşlar, dünya tam anlamıyla büyülü bi' yerdi. tabi aşık olduğum için değil, deli olduğum için. * sonra? tedavi oldum ve bu büyü bozuldu.
ama o zamanlar ruh ikizleri ve ruh eşleri konusunda çok ciddi* ve çok lüzumsuz okumalar yaptım.
araştırmalarıma göre, öyle sanıyor olsak da bu iki kavram kesinlikle aynı değilmiş. bunlar arasındaki farkları uzun uzun yazacaktım ama üşendim, o yüzden astrolog esin doğuş'tan detaylıca okuyabilirsiniz.
tabii kendime dönüyorum. şu anda güncel olarak böyle şeylere inanmıyorum tabii arkadaşlar. ama inananlara da mani olmak istemiyorum. hayatımın o evresi dediğim gibi çok daha sihirli ve renkliydi. dolandırmadığınız ve dolandırılmadığınız sürece, ruh eşimi bulamadım diye kendinizi paralamamanız koşuluyla hiçbir sakınca görmüyorum böyle şeylere inanmanızda. burçlar ve manifesting aktiviteleri hakkında da böyle düşünüyorum.
devamını gör...
62.
kelime kökeni arapça bize de arapçadan geçmiş, farsça da karşılığı can kelimesidir aynı anlama gelir azerbaycanlılar, özbekler, türkmenler ve kazaklar can veya jan diyerek farsça karşılığını kullanırlar bizde hem can hemde ruh genel kullanımda karşımıza çıkar ancak islam öncesi dilimizdeki karşılığı “tin, tın” dır. tin eşi, tınılarının eş olduğu insan anlamına da denk gelecektir (bkz: sür), (bkz: süne).
devamını gör...
63.
ben senin gördüğün rüyan idim
sen kendini benim rüyamda buldun...
sen kendini benim rüyamda buldun...
devamını gör...
64.
ruhumuzun esidir. bizi alakadar etmiyor yani.
devamını gör...
65.
zevkleri uyuşan kişilerin bağlarını kuvvetlendirmek için verdiği mahlas
devamını gör...
66.
zevkleri uyuşandan ziyade, tam tersi, hiç uyuşmayıp birbirini tamamlayan kişilere ruh eşi denmeli bence. kendimden bir tane daha olsa, boğazını sıkardım.
devamını gör...
67.
bir türlü denk gelemediğim eş.
devamını gör...
68.
bana ruhsuz deyola. o zaman benim iş nanay efenim.
devamını gör...
69.
(bkz: sısısısısıs)
devamını gör...
70.
bazıları bir tanesine bile denk gelemezken, uzmanlar 7 farklı ruh eşi olduğunu söylüyor
devamını gör...
71.
benim yok çünkü ben eşsiz bir ruha sahibim.
devamını gör...
72.
olmayan bir ruhun eşi olamaz herhalde.
devamını gör...
73.
benimki galiba ruh olarak var. fiziksel olarak bu dünyada yok gibi. insan bi iletişime geçer biraz telepati falan geliştiririz insafsız...
devamını gör...
74.
belki de sudur:
whats your number filminde esas kızımız simdiye kadar 19 adamla yatmıstır. bir dergide 20 den fazla adamla yatanların hic evlenemedigini okur. geriye dogru eski yattıgı adamları taramaya baslar sayı artmasın diye onlardan biriyle evlenebilir miyim diye.
ve derken komsusu olan "o adam"a sunu soyler:
-kendim olabildigimde cok mutlu bir kadınım. ve sadece senin yanında tam anlamıyla kendim olabiliyorum. seni seviyorum. number 20.
whats your number filminde esas kızımız simdiye kadar 19 adamla yatmıstır. bir dergide 20 den fazla adamla yatanların hic evlenemedigini okur. geriye dogru eski yattıgı adamları taramaya baslar sayı artmasın diye onlardan biriyle evlenebilir miyim diye.
ve derken komsusu olan "o adam"a sunu soyler:
-kendim olabildigimde cok mutlu bir kadınım. ve sadece senin yanında tam anlamıyla kendim olabiliyorum. seni seviyorum. number 20.
devamını gör...
75.
ruh eşim olarak gördüğüm bir dostum olmuştu.
çok uzun yıllar ruh esi illa romantik birliktelik olmak zorunda değil, bir iş arkadaşın da olabilir diye gezdim.
kendisi evliydi. ben de hep mesafemi bildim.
sonra, yıllar yıllar sonra onun tahmin ettiğim kadar melek bir insan olmadığı ortaya çıktı. meğer ruh eşim değilmiş.
hayal kırıklığına uğradım.
ben onu olduğu gibi de severdim, ben insanların büyük cogunlugunun siyah ya da beyaz değil, gri olduğuna inanırım zira.
ama beni kandırmasına gerek yoktu.
çok uzun yıllar ruh esi illa romantik birliktelik olmak zorunda değil, bir iş arkadaşın da olabilir diye gezdim.
kendisi evliydi. ben de hep mesafemi bildim.
sonra, yıllar yıllar sonra onun tahmin ettiğim kadar melek bir insan olmadığı ortaya çıktı. meğer ruh eşim değilmiş.
hayal kırıklığına uğradım.
ben onu olduğu gibi de severdim, ben insanların büyük cogunlugunun siyah ya da beyaz değil, gri olduğuna inanırım zira.
ama beni kandırmasına gerek yoktu.
devamını gör...
76.
sende de ne ruh varmis be abla, herkesle eslesiyor masallah dedirten 1 entry iceren baslik. evet.
devamını gör...
77.
ya bu gulmekicinyaratilmis abla size de öyle oluyor mu , sanki sürekli birilerine böyle sevda demirel gibi çat çat tokat vuruyor da, aradaki cem davran gibi kalıyoruz biz ya.
yani hak vereceğim ama kime sallıyor acaba diyorum... suskun kalıyorum tam bir şey yazacağım başka konuda yine çaaatt yazıyor.
anlamadım ben ya.
yani hak vereceğim ama kime sallıyor acaba diyorum... suskun kalıyorum tam bir şey yazacağım başka konuda yine çaaatt yazıyor.
anlamadım ben ya.
devamını gör...
78.
iki insan birbirinin kaderinde varsa yolları her daim kesişir, onları bir araya getirir.
ruh eşin seni bulur.
sen onu arama.
ruh eşin seni bulur.
sen onu arama.
devamını gör...
79.
ey ruh! geldiysen göz damlamı bul! *
devamını gör...
80.
bir avuntu.
insan denilen varlığın aklı başına geldiği ve aşk diye bir kavram icat ettiği o çook eski zamanlardan beri aradığı, aramaktanda asla vazgeçmediği ve asla vaz geçmeyeceği "kendine göre hak olan" bir avuntu.
çünkü insan tam olmak ister, tamam olmak ister. hatta herşeyi tamamdır da, bir o'dur noksan. (bkz: orhan gencebay) (bkz: ya evde yoksan) (daha önce de yazmıştım)
bu avuntuya muhtacız sanki. bu yapmak zorunda olduğumuz, kendimize telkin ettiğimiz bir emir gibi. mutlu olmak durumunu sadece o'nunla birlikteyken yaşıyormuşuz gibi hissetmek. başka türlü olmayacak gibi düşünmek, bir şartlanma gibi.
peki zararı nedir?
hiçbirşey.
hiçbir zararı yoktur bana kalırsa. bu duyguya adrenalin muamelesi yapabiliriz sanırım. insanı ayakta tutan, güçlü tutan, kendine bir amaç yada amaçlar silsilesi yaratmasına sebep olan, devam etme isteği, devam etme gücü, ayağa kalkma kudreti vb.. gibi kendine manevi güç enjekte etmesine sebep olan bir adrenalin.
o sebepten acımasız, haksız ve gayet zor olan hayatımıza devam ederken bir yandan, diğer yandan da o'nu aramaya devam etmenin bir zararı olmayacağını düşünmüşümdür.
kim bilir, belki de bu güç veriyordur geri kalan herşey ile mücadele etmek için.
insan denilen varlığın aklı başına geldiği ve aşk diye bir kavram icat ettiği o çook eski zamanlardan beri aradığı, aramaktanda asla vazgeçmediği ve asla vaz geçmeyeceği "kendine göre hak olan" bir avuntu.
çünkü insan tam olmak ister, tamam olmak ister. hatta herşeyi tamamdır da, bir o'dur noksan. (bkz: orhan gencebay) (bkz: ya evde yoksan) (daha önce de yazmıştım)
bu avuntuya muhtacız sanki. bu yapmak zorunda olduğumuz, kendimize telkin ettiğimiz bir emir gibi. mutlu olmak durumunu sadece o'nunla birlikteyken yaşıyormuşuz gibi hissetmek. başka türlü olmayacak gibi düşünmek, bir şartlanma gibi.
peki zararı nedir?
hiçbirşey.
hiçbir zararı yoktur bana kalırsa. bu duyguya adrenalin muamelesi yapabiliriz sanırım. insanı ayakta tutan, güçlü tutan, kendine bir amaç yada amaçlar silsilesi yaratmasına sebep olan, devam etme isteği, devam etme gücü, ayağa kalkma kudreti vb.. gibi kendine manevi güç enjekte etmesine sebep olan bir adrenalin.
o sebepten acımasız, haksız ve gayet zor olan hayatımıza devam ederken bir yandan, diğer yandan da o'nu aramaya devam etmenin bir zararı olmayacağını düşünmüşümdür.
kim bilir, belki de bu güç veriyordur geri kalan herşey ile mücadele etmek için.
devamını gör...