şuraya 4-6 yaş kuran kursu yapmamız lazım cümlesi benim için daha önemli
başlık "sailoreee" tarafından 07.06.2022 11:13 tarihinde açılmıştır.
1.
kaynak
diyanet işleri başkanı ali erbaş: "'şuraya cami lazım' mücadelesinden daha çok 'şuraya 4-6 yaş kuran kursu yapmamız lazım' cümlesi benim için daha önemli." açıklamasında bulunmuş.
diyanet işleri başkanı ali erbaş: "'şuraya cami lazım' mücadelesinden daha çok 'şuraya 4-6 yaş kuran kursu yapmamız lazım' cümlesi benim için daha önemli." açıklamasında bulunmuş.
devamını gör...
3.
okul ??. okul diyememiş yine. çünkü okul olursa ali erbaşlar olmaz.
devamını gör...
4.
ali bey kusura bakmazsanız, milleti öyle bıktırdınız ki, en son imam hatip lisesinde bile dansöz oynattılar.
bence bir daha düşünün siz.
bence bir daha düşünün siz.
devamını gör...
5.
devamını gör...
6.
doğumhanenin tam karşısına kurun. kargocular gibi bir bant ya da kaydırak sistemi inşa edin. anasından çıkan doğrudan size iletilsin.
hatta gebelikte belli bir aydan sonra çocuk anneyi duyarmış derler. o sürece gelen kadınların karnına fısıldayın.
sokakta kalanlar için yemek verecek yerler, çocuklar için okullar demez asla; varsa yoksa kuran kursu. önce milleti doyurun. millet aç aç.
hatta gebelikte belli bir aydan sonra çocuk anneyi duyarmış derler. o sürece gelen kadınların karnına fısıldayın.
sokakta kalanlar için yemek verecek yerler, çocuklar için okullar demez asla; varsa yoksa kuran kursu. önce milleti doyurun. millet aç aç.
devamını gör...
7.
ali erbaş'a yakıştıramadım bu cümleyi. 4 biraz geç değil mi? bence "yenidoğan-6 yaş kuran kursu yapmamız lazım" cümlesi daha önemli olmalı.
devamını gör...
8.
diyanet'in yaptığı her faaliyete zıplayan yazarları yine zıplatacak bir cümle. :)
yahu, dinle ve dinin öğretimiyle alakanız yoksa ne diye kendinizi sıkıntıya sokuyorsunuz? oturun oturduğunuz yerde! bu konu çocuklarına dinini öğretmek isteyen dindar insanların meselesi. onlar bunun ehemmiyetini çok iyi biliyorlar.
bilmeyenler için de şunları yazayım, âmme hizmeti olarak:
küçük yaşta kur'an öğrenmenin büyük bir avantajı vardır. çünkü küçük yaşta dil çok daha kolay telaffuz eder/ kolay alışır, kolay kırılır, kolay kapar ve kavrar, zihin de kolay algılar, kolay hıfz eder. işte bu büyük bir avantajdır. bu avantajı yerli yerince kullanmak ve küçük yaşlarda çocuklara kur'an öğretmek gerekir.
gençlik yaşlarından itibaren kuran öğrenmenin daha da zorlaşması, dilin yatkınlık kazanmasının/kırılmasının, güzel-doğru telaffuz edebilmesinin zorlaşmasından ileri gelmektedir. ayrıca bu dönemlerde örgün sistemle okul eğitimleri başlayıp devam ettiği için diğer derslerden kur'an öğrenmeye çok fazla vakit kalmıyor veya öğrenci bu dersleri bahane ederek kur'an öğrenmek istemiyor. yani, öğrencinin motive ve ikna edilmesi de ayrı bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.
diyanet işleri başkanlığı son yıllarda bu doğrultuda "sıbyan mektebi" denebilecek iki yıllık bir program-proje geliştirmiş ve uygulamaya koymuştur. bu programa göre 4-6 yaş grubu çocuklara yıl boyu kur'an öğretilecektir. pedagojik formasyona uygun bir şekilde diyanet'in geliştirdiği bu programı takdirle karşılıyor, ebeveynlere 4-6 yaş arasındaki çocuklarını bu kurslara mutlaka göndermelerini öneriyorum.
yahu, dinle ve dinin öğretimiyle alakanız yoksa ne diye kendinizi sıkıntıya sokuyorsunuz? oturun oturduğunuz yerde! bu konu çocuklarına dinini öğretmek isteyen dindar insanların meselesi. onlar bunun ehemmiyetini çok iyi biliyorlar.
bilmeyenler için de şunları yazayım, âmme hizmeti olarak:
küçük yaşta kur'an öğrenmenin büyük bir avantajı vardır. çünkü küçük yaşta dil çok daha kolay telaffuz eder/ kolay alışır, kolay kırılır, kolay kapar ve kavrar, zihin de kolay algılar, kolay hıfz eder. işte bu büyük bir avantajdır. bu avantajı yerli yerince kullanmak ve küçük yaşlarda çocuklara kur'an öğretmek gerekir.
gençlik yaşlarından itibaren kuran öğrenmenin daha da zorlaşması, dilin yatkınlık kazanmasının/kırılmasının, güzel-doğru telaffuz edebilmesinin zorlaşmasından ileri gelmektedir. ayrıca bu dönemlerde örgün sistemle okul eğitimleri başlayıp devam ettiği için diğer derslerden kur'an öğrenmeye çok fazla vakit kalmıyor veya öğrenci bu dersleri bahane ederek kur'an öğrenmek istemiyor. yani, öğrencinin motive ve ikna edilmesi de ayrı bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.
diyanet işleri başkanlığı son yıllarda bu doğrultuda "sıbyan mektebi" denebilecek iki yıllık bir program-proje geliştirmiş ve uygulamaya koymuştur. bu programa göre 4-6 yaş grubu çocuklara yıl boyu kur'an öğretilecektir. pedagojik formasyona uygun bir şekilde diyanet'in geliştirdiği bu programı takdirle karşılıyor, ebeveynlere 4-6 yaş arasındaki çocuklarını bu kurslara mutlaka göndermelerini öneriyorum.
devamını gör...
9.
aklıma şey geldi. bir ingilizce öğretmeni arkadaşım bir kolejde ise başlayacaktı. demiş işte ben ingilizceyi çocuklara öğretirim vs . adamlar demiş ki . bizim için önemli olan ingilizce değil senin namazlara namazına kaç öğrenci getirebileceğin. tabi bu da girdi işe sonra ayrıldı. maaşını tam vermemişler. başka bir cemaatin kolejine girdi sonra namaza devam.
ilginç.
ilginç.
devamını gör...
10.
evet önemli ama artık geç kaldın ali efendi. ülkenin gençleri internetin etkisine gireli 20 yıldan fazla zaman oluyor ve siz her yere imam hatip açıp eğitim sistemini ona göre dizayn etmeye çalışsanız da gençler arasında bu zorlama düzen tutmuyor.
sizin gibiler yüzünden gençler deist oluyor, suçu zihniyetinde bulmak yerine beyin yıkama faaliyetini daha düşük yaşa indirmeye çalışıyorsunuz. suudi rabıtasından aldığınız paralarla yaptığınız ajanlık faaliyetlerinin sonucunda ülkeyi bu hale getirdiniz sağolsun rahmetli uğur mumcu yazdı da ne halt olduğunuzu öğrendik. bu vahabi suud işbirlikçisi selefi zihniyetinizin ülkede ne kadar azınlık olduğu hükümet değişince daha net açığa çıkacak ve anlaşılacak. o gün geldiğinde önce kendi içinizdeki rezillikleri kendi mensuplarınız ifşa edecekler. aynı ağlak fetöşün ve onun sümüklülerinin başına geldiği gibi, tarih sahnesinden tamamen ve bir daha gelmemek üzere silinmeniz için tüm dürüst vatandaşlar olarak allah'a dua ediyoruz. ( ateistler ve deistler siz de kafanıza göre bir ritüel yapın )
bu seçim umarım sonucunda değişim olan bir seçim olur, o zaman geldiğinde siyasal islam'ın ülkeyi ne kadar zorlama toplumsal mühendisliklerle yönetmeye kalktığı daha net anlaşılacak. tüm ülke nefes almaya başlayacak.
sizin gibiler yüzünden gençler deist oluyor, suçu zihniyetinde bulmak yerine beyin yıkama faaliyetini daha düşük yaşa indirmeye çalışıyorsunuz. suudi rabıtasından aldığınız paralarla yaptığınız ajanlık faaliyetlerinin sonucunda ülkeyi bu hale getirdiniz sağolsun rahmetli uğur mumcu yazdı da ne halt olduğunuzu öğrendik. bu vahabi suud işbirlikçisi selefi zihniyetinizin ülkede ne kadar azınlık olduğu hükümet değişince daha net açığa çıkacak ve anlaşılacak. o gün geldiğinde önce kendi içinizdeki rezillikleri kendi mensuplarınız ifşa edecekler. aynı ağlak fetöşün ve onun sümüklülerinin başına geldiği gibi, tarih sahnesinden tamamen ve bir daha gelmemek üzere silinmeniz için tüm dürüst vatandaşlar olarak allah'a dua ediyoruz. ( ateistler ve deistler siz de kafanıza göre bir ritüel yapın )
bu seçim umarım sonucunda değişim olan bir seçim olur, o zaman geldiğinde siyasal islam'ın ülkeyi ne kadar zorlama toplumsal mühendisliklerle yönetmeye kalktığı daha net anlaşılacak. tüm ülke nefes almaya başlayacak.
devamını gör...
11.
pis sübyancılar, rezil herifler.
devamını gör...
12.
çocuklardan çek pis ellerini !
devamını gör...
13.
ne söylesem boş. yazık.
devamını gör...
14.
#2021038
evet arkadaşlar şurada bayağı önemli bir mevzuya parmak basılmış, müslümanlar olarak sadece namaz kılmalıyız, başka herhangi bir şey yapmamalıyız ki birkaç asır daha türlü militarist ve ekonomik şiddete uğramaya devam edebilelim. çok önemli. lütfen... ingilizce öğrenmeyin, öğretmeyin. sonra, kızlarınızı okutmayın mesela. ne bileyim, yemek yemeyin, ne önemi var. allah bizi sadece buraya namaz kılalım diye gönderdi, evet.*
evet arkadaşlar şurada bayağı önemli bir mevzuya parmak basılmış, müslümanlar olarak sadece namaz kılmalıyız, başka herhangi bir şey yapmamalıyız ki birkaç asır daha türlü militarist ve ekonomik şiddete uğramaya devam edebilelim. çok önemli. lütfen... ingilizce öğrenmeyin, öğretmeyin. sonra, kızlarınızı okutmayın mesela. ne bileyim, yemek yemeyin, ne önemi var. allah bizi sadece buraya namaz kılalım diye gönderdi, evet.*
devamını gör...
15.
daha soyut-somut ayrımını doğru düzgün yapamayan çocuğa dini öğretmeye çalışırken beynini yakın. anlayamayacağı şeyleri korkutarak öğretin. ondan sonra bu çocukların nesi var. vallahi deliriyorum şöyle şeyleri görünce.. din öğreteyim diye çocukları mahvettiğiniz yetmiyor bi de küçük ekonomistler oluşmaya başladı. o çocuğun ekonomiyi dert etmesi iyi bir şey değil. tıpkı cennet cehennem ayrımıyla düşünmenin iyi olmadığı gibi. iyi biri olmayı öğretin yeter. bırakın çocuklar biraz çocuk kalsın.
devamını gör...
16.
kaybettiklerini fark eden güruhun en önde gelen temsilcisinin önem verdiği söylemi parlatmaya gerek yok. bununla ilgili konuştukça seçim zamanına kadar "bakın, bakın dine nasıl saldırıyorlar!" diyecek argüman toplama çabası içindeler.
hoş bunun için argümana da ihtiyaçaları yok, olmayan şeyleri olmuş gibi göstererek kendi güruhlarını istedikleri alanda dondurdular. yine de onlar enerjilerini buna harcasınlar, bizim harcayacak enerjimiz çok daha kıymetli. doğru yer ve zamanda değişim için enerjimizi,aklımızı, maddi gücümüzü verimli kullanmalıyız.
hoş bunun için argümana da ihtiyaçaları yok, olmayan şeyleri olmuş gibi göstererek kendi güruhlarını istedikleri alanda dondurdular. yine de onlar enerjilerini buna harcasınlar, bizim harcayacak enerjimiz çok daha kıymetli. doğru yer ve zamanda değişim için enerjimizi,aklımızı, maddi gücümüzü verimli kullanmalıyız.
devamını gör...
17.
bu yaştaki çocuklara hangi din, inanç, mezhep anlayışına göre olursa olsun fark etmez, din eğitimi vermek zulümdür.
olacak iş değil ya. nasıl bir vicdan var arkadaş sizde.
olacak iş değil ya. nasıl bir vicdan var arkadaş sizde.
devamını gör...
18.
iyice çöplük bir nesil yetiştirmek için temennide bulunulmuş.. unutmayın ki hiçbir hafız sizi ezberlediği ayetler ile sağlığınıza kavuşturamaz ya da teknolojiye bir katkı sağlayamaz inançların kendi başına olanı makbuldur kur'an okumak isteyenler youtube açar izler öğrenir bunun dışındaki her şey sadece milleti sövüslemek içindir.. ben diyelim ki ateistim ve bunun içinde kurslar açılmasını istiyorum e ne olacak şimdi
devamını gör...
19.
bir tür "dinci" beyanı. dindar demiyorum özellikle.
her zaman olduğu gibi kendimden vereceğim örneği. insan en iyi kendini bilir çünkü.
ben müslüman bir ailede doğdum. rahmetli babaannem ve dedem 5 vakit namazını kılan insanlardı. halalarım da öyle ama mesela babamın hiç o taraklarda bezi olmadığı gibi alkol almayı da çok severdi.
çok küçüktüm. babaannem namaz kılarken şeytan gibi musallat olurdum kadıncağıza. anlamıyorum ya tabii ne yaptığını, yanına geçer hareketlerini taklit ederdim. kim bilir dikkatini nasıl dağıtıyordum kadının ama bir gün olsun kızmadı bana.
anne tarafım da öyle düzenli şekilde namaz kılmasalar da mümkün olduğunca orucunu tutan, duasını eden insanlardı. ben ne düzenli ibadet yapanlardan "sen de yap" baskısı gördüm ne de içki ve gece âlemi ortamlarını sevenlerden "sen de iç" baskısı. herkesin yaşadığı kendineydi özetle.
ergenlikte biraz isyankâr oldum. öyle ateist olduğum bir dönem falan yok ama "niye bana bunu vermiyorsun?", "niye bu benim başıma geldi" diye ciyak ciyak bağırıp çağırdığım günler oldu. sonradan yavaş yavaş durulup barıştım onunla.
şimdi burada reklamını yapmayacağım ibadetlerle ilgili neyi yapıp neyi yapmadığımın ama inanç dünyası son derece güçlü bir insanım. günah işlemiyor muyum hiç? işlemez olur muyum? günahsız insan var mı acaba? fakat elimden geldiğince dikkatli yaşamaya çalışıyorum yine de, ara ara nefsime yenilsem de.
neden anlattım bunları? şundan: kesinlikle dinle de dindar insanlarla da sorunum yok. hiçbir zaman da olmadı. hatta üniversitelere başları örtülü diye insanları almıyorlar diye ortalık yıkılırken benim en yakın arkadaşım başı örtülü bir kızdı ve sorunsuz giriyordu okula. o iş bu günlerin temelini atmak için özellikle kurgulanmıştı belli ki. kitap okuyanlar ve yakın tarihin olay örgüsünü kronolojik olarak izleyenler bunu fark edebilir. neyse, konu o değil. konu, benim gibi bir insanın bile diyanet'in bu tür çıkışlarından hoşlanmıyor oluşu. yani diyanet'i eleştiren herkesi de dinsiz sanıp "bu konu sizi ilgilendirmiyor" demek doğru değil.
diyanet, ruhban sınıfı gibi yaşıyor. doğruyu öğretecek, akıl verecek bir kurumun güvenilir olması için önce kendisinin, söylediği şeylere uygun bir hayat sürmesi gerekir. başka ülkelerin başındaki adam işine bisikletle gidip normal bir evde yaşarken diyanet elemanları son model arabalarla gezip lüks içinde yaşıyor ama size fakirliğe şükretmeyi öğütlüyorsa, benim dinim böyle adamları lanetliyor.
dolayısıyla bu adamlar böyle beyanlarda bulunurken insan biraz düşünmeli; gerçekten halkın iyiliğini istedikleri için mi bu tarz beyanlarda bulunuyorlar, yoksa insanları "okuyup bilimle ilgilenirler, kuran'ı arapça ezberlemek yerine anlayarak türkçe okurlar da bizim işler yokuşa sürülür" diye düşünerek okumaktan, öğrenmekten, bilimsellikten uzak mı tutmaya çalışıyorlar diye.
neden hiç "türkiye bilime yönelmeli" derken duymuyoruz bu adamları? neden hiç okuma yazma oranının yükseltilmesi, herkesin okuduğunu anlaması için çabalamıyorlar? neden "müslüman herkesten ileri olup herkese örnek olmalı" diye düşünmüyorlar da aksine bilimde, teknolojide, sözde beğenmedikleri kâfirler tarafından idare ediliyor oluşumuzu kabulleniyorlar? siz bu diyanet'in iyi niyetli olduğuna gerçekten nasıl inanabiliyorsunuz? deizmde, ateizmde bu kadar artış sizce bir tesadüf mü yoksa bir projenin parçası mı? uyanık davranmayanlar başkalarına köle olur, unutmayın.
eğer inançlı bir aile iseniz çocuğunuzu ille de küçücük yaşta kursa göndermeniz gerekmiyor. ona güzel davranarak, dini ona kendiniz düzgünce anlatarak, onu korkutmadan, dinden nefret ettirmeden, inanmaya mecbur hissettirmeden dini anlamayı teşvik ederek büyütürseniz o zaten yolu kendisi bulur. kuran kursu inancı kuvvetlendirmek için şart değil. kendi kulaklarımla "kuran okuyabiliyorum ama ne dediğini anlamıyorum" diyen insan duydum ben. öğrendikleri kuran'ın kendisi veya özü değil arapça dil sadece.
çocuğunuza kuran'ın özünü öğrenmesi için yol gösterin siz. arapça her yerde öğrenilir. arap dili ve edebiyatında okuyan da iyi kötü arapça öğrenir. önemli olan arapçasını okuduğu kitabın içeriğini bilmesi.
her zaman olduğu gibi kendimden vereceğim örneği. insan en iyi kendini bilir çünkü.
ben müslüman bir ailede doğdum. rahmetli babaannem ve dedem 5 vakit namazını kılan insanlardı. halalarım da öyle ama mesela babamın hiç o taraklarda bezi olmadığı gibi alkol almayı da çok severdi.
çok küçüktüm. babaannem namaz kılarken şeytan gibi musallat olurdum kadıncağıza. anlamıyorum ya tabii ne yaptığını, yanına geçer hareketlerini taklit ederdim. kim bilir dikkatini nasıl dağıtıyordum kadının ama bir gün olsun kızmadı bana.
anne tarafım da öyle düzenli şekilde namaz kılmasalar da mümkün olduğunca orucunu tutan, duasını eden insanlardı. ben ne düzenli ibadet yapanlardan "sen de yap" baskısı gördüm ne de içki ve gece âlemi ortamlarını sevenlerden "sen de iç" baskısı. herkesin yaşadığı kendineydi özetle.
ergenlikte biraz isyankâr oldum. öyle ateist olduğum bir dönem falan yok ama "niye bana bunu vermiyorsun?", "niye bu benim başıma geldi" diye ciyak ciyak bağırıp çağırdığım günler oldu. sonradan yavaş yavaş durulup barıştım onunla.
şimdi burada reklamını yapmayacağım ibadetlerle ilgili neyi yapıp neyi yapmadığımın ama inanç dünyası son derece güçlü bir insanım. günah işlemiyor muyum hiç? işlemez olur muyum? günahsız insan var mı acaba? fakat elimden geldiğince dikkatli yaşamaya çalışıyorum yine de, ara ara nefsime yenilsem de.
neden anlattım bunları? şundan: kesinlikle dinle de dindar insanlarla da sorunum yok. hiçbir zaman da olmadı. hatta üniversitelere başları örtülü diye insanları almıyorlar diye ortalık yıkılırken benim en yakın arkadaşım başı örtülü bir kızdı ve sorunsuz giriyordu okula. o iş bu günlerin temelini atmak için özellikle kurgulanmıştı belli ki. kitap okuyanlar ve yakın tarihin olay örgüsünü kronolojik olarak izleyenler bunu fark edebilir. neyse, konu o değil. konu, benim gibi bir insanın bile diyanet'in bu tür çıkışlarından hoşlanmıyor oluşu. yani diyanet'i eleştiren herkesi de dinsiz sanıp "bu konu sizi ilgilendirmiyor" demek doğru değil.
diyanet, ruhban sınıfı gibi yaşıyor. doğruyu öğretecek, akıl verecek bir kurumun güvenilir olması için önce kendisinin, söylediği şeylere uygun bir hayat sürmesi gerekir. başka ülkelerin başındaki adam işine bisikletle gidip normal bir evde yaşarken diyanet elemanları son model arabalarla gezip lüks içinde yaşıyor ama size fakirliğe şükretmeyi öğütlüyorsa, benim dinim böyle adamları lanetliyor.
dolayısıyla bu adamlar böyle beyanlarda bulunurken insan biraz düşünmeli; gerçekten halkın iyiliğini istedikleri için mi bu tarz beyanlarda bulunuyorlar, yoksa insanları "okuyup bilimle ilgilenirler, kuran'ı arapça ezberlemek yerine anlayarak türkçe okurlar da bizim işler yokuşa sürülür" diye düşünerek okumaktan, öğrenmekten, bilimsellikten uzak mı tutmaya çalışıyorlar diye.
neden hiç "türkiye bilime yönelmeli" derken duymuyoruz bu adamları? neden hiç okuma yazma oranının yükseltilmesi, herkesin okuduğunu anlaması için çabalamıyorlar? neden "müslüman herkesten ileri olup herkese örnek olmalı" diye düşünmüyorlar da aksine bilimde, teknolojide, sözde beğenmedikleri kâfirler tarafından idare ediliyor oluşumuzu kabulleniyorlar? siz bu diyanet'in iyi niyetli olduğuna gerçekten nasıl inanabiliyorsunuz? deizmde, ateizmde bu kadar artış sizce bir tesadüf mü yoksa bir projenin parçası mı? uyanık davranmayanlar başkalarına köle olur, unutmayın.
eğer inançlı bir aile iseniz çocuğunuzu ille de küçücük yaşta kursa göndermeniz gerekmiyor. ona güzel davranarak, dini ona kendiniz düzgünce anlatarak, onu korkutmadan, dinden nefret ettirmeden, inanmaya mecbur hissettirmeden dini anlamayı teşvik ederek büyütürseniz o zaten yolu kendisi bulur. kuran kursu inancı kuvvetlendirmek için şart değil. kendi kulaklarımla "kuran okuyabiliyorum ama ne dediğini anlamıyorum" diyen insan duydum ben. öğrendikleri kuran'ın kendisi veya özü değil arapça dil sadece.
çocuğunuza kuran'ın özünü öğrenmesi için yol gösterin siz. arapça her yerde öğrenilir. arap dili ve edebiyatında okuyan da iyi kötü arapça öğrenir. önemli olan arapçasını okuduğu kitabın içeriğini bilmesi.
devamını gör...
"şuraya 4-6 yaş kuran kursu yapmamız lazım cümlesi benim için daha önemli" ile benzer başlıklar
kuran kursu
23