1.
bir şeyin ne olduğu, nasıl olduğu değil, var olduğu olgusu. ben varım çünkü bu hayatın parçasıyım. bu hayata bir görev için buradayım. varım çünkü bana görmem için gözler, düşünmem için akıl verilmiş. eğer bu var oluşumu iyi yönde kullanmazsam, becerilerim, aklım kalbim ve vücudum durgunlaşacak, çürüyecek ve sonunda yok olacaktır. yüce yaratıcı bize nasıl ki bedenimizi bağışlamış ve bizi, bedebimizi en iyi şekilde akılcı ve bilinçli olarak kullanmakla görevlendirilmişse, bize bağışladığı bu sınırsız potansiyeli de hiç şüphesiz onu değerlendirmemiz için vermiştir. ben var oluşumu en iyi şekilde kullanmak istiyorum.kimse dünyaya tesadüfen gelmedi.herkes bir amaç için burada. elimizden gelenin en iyisini yaptığımız zaman, yaşamımızda ya da başka birilerinin yaşamında ne gibi bir mucizenin gerçekleştigini çoğu zaman bilmeyiz. bu dünyaya, var olduğumuzu göstermeliyiz. tıpkı bizde var olan ancak haberdar oladığımız gizli kalan yeteneklerimiz gibi... bu yetenekler kili toprağa benzer. o, ayakkabımızdaki çamur olabilir, bir binadaki tuğla ya da herkes ilham veren bir heykel olabilir. sonuç onun nasıl kullanıldığına bağlıdır. işte hayata var olduğunu göstermek de kendini nasıl kulandığına bağlıdır.
devamını gör...
2.
var olmak, amaca bağlıdır, aslında tam anlamıyla amaca olan inancına , amaçsız var olmak yada inanmadığın amacta var olmaya çalışmak, ruhsuz bedende ölümü yaşamak gibidir.
devamını gör...
3.
yok olmaktan gram farkı yok.
devamını gör...
4.
muhteşem çaba değil mi? ve buna iten sadece nefes alıp veriyor olmamız...
devamını gör...
5.

asıl sorun nerde var olduğumuz olmalı. var olmakta problem yok ama nerde varız? doğru zamanda doğru yerde var olabiliyor muyuz?
bazı yerlerde yokuz, var olamadığımız yerler de var bi defa bunu kabul edelim. bir de şu var ki "ne kadar varız?" neyi ne kadar doldurabiliyoruz. mesela sözlükteki varlığım 500 tanımdan ibaret, yaşamdaki varlığımın belirli bir ölçüsü var mesela twetter da yokum. eylemlerimi ve cismimi toplasam birde fikirlerimi eklesem ne kadardır varlığım, yokluğuma nazaran neyim?
devamını gör...
6.
yüzyıllarca felsefecilerin kafa yorduğu temel sorulardan biri. şimdi ben buraya iki satır yazarsam ayıp olur.(bkz: swh)
devamını gör...
7.
yaşamak. başka söze ne hacet.
devamını gör...
8.
ya da olmamak. var iken kendini soyutlanmış uzaklaşmış hissetmek.
var olmak yaşamak değildir. evet bedenim burada ama ruhum asla.
var olmak yaşamak değildir. evet bedenim burada ama ruhum asla.
devamını gör...
9.
anti durumu mümkün olmayan vaziyettir. yok olmak bunu karşılamaz, bir gün var olursun geri dönüşü olmaz. dönüş alternatifi vardır ölüm gibi ama bu senin var olma durumunu ortadan kaldırmaz. bilincimle algıladığım her şeyi ele aldığımda en çok gücüme giden vaziyettir var olmak. kendimi yok edemem, öldürmem buna çare değil. intiharda korku vardır, içgüdüsel engeller vardır. algısı zor, gücüne gitmeden yaşaması zor. gün gelir, içinde bir meydan okuma isteği belirir, var olduğun için kendini herkese göstermek istersin ve olaylar gelişir.
devamını gör...
10.
var olmak sadece fiziki bir varlıkla sınırlandırılamaz, bir kişi yaptığı her seçimle her hareketle varlığından görünür yahut görünmez izler bırakır arkasında ve kendisi artık orada olmasa da onun tercihlerinin izleri varlığının sonuçlarını yaşatmaya devam eder. aslında var olmak nedir ? zıttı olmayan tek şey midir var olmak ? yokluk varlığın zıttı olamaz bunu karşılayamaz çünkü yok sayılabilmek için bile önce var olmak gerekirken ve her nereye gidersek gidelim geçtiğimiz her yerde seçimlerimizin ve hareketlerimizin izleri varlığımızın izlerini devam ettiriyorken yok olamayız.
devamını gör...
11.
şerefsizliktir.
bir hamlet.
bir hamlet.
devamını gör...
12.
yok olmanın zıttıdır.
devamını gör...
13.
ölmekle bile yok olmayacak olan kavramdır çünkü ölen veya ayrıldığımız insanların, ölen bir evcil hayvanın yokluğu da artık bir varlık haline gelmiştir.
varlığı yoktur artık, yokluğu vardır.
yani vardır.
var olmak algılardan ibaret gibi duruyor.
yok olmak ise, bir kabulleniş.
var mısın ki yok olmaktan korkuyorsun?
farabi
varlığı yoktur artık, yokluğu vardır.
yani vardır.
var olmak algılardan ibaret gibi duruyor.
yok olmak ise, bir kabulleniş.
var mısın ki yok olmaktan korkuyorsun?
farabi
devamını gör...
14.
olmak:
"oykumde bir sure konuk olacak, sonra beni yeniden yuz ustu bırakıp gidecektin..." ________________________________________________________________
yuzyıllardır konusmamıs gibiydi. soyle bir hatrını sorsan da derdini hakikaten anlatsa gibi bir arayıs icindeydi. dakikalarca, saatlerce..
-gercekten kotu gorunuyorsun. (baslangıc icin kotu bir secim yaptım sanırım.)
durdu, bir sigara yaktı. sigarası oldugu surece guvendeydi. anlatmaya guc bulurdu.
birbiriyle baglantısız cumleler sıraladı. tekrar durdu. devam etme gucunu her zamanki gibi kendinde bulacaktı.
-seni anlamıyorum. neden bu kadar garip/gereksiz/detay seylere kafanı takıyorsun?
sessizligindeki guc yerini kararsızlıga bıraktı. kendini guvende hissetmedigi zamanlardaki gorunmezlik pelerinini ustune gecirmisti:
-"bir adam kumsaldaki bir tabelanın uzerine bir yazı yazmıs. diger bir adama "ben seneler once buraya bir yazı yazmıstım. insanlar yıllardır gelip gidip o yazıyı okurlar" demis. diger adam kendisinin de yıllar evvel kumsala bir yazı yazdıgını ama dalgaların yazıyı sildigini soylemis. ikinci adam birinci adama sormus:
...........
-sen ne yazmıstın?
-'ben hep varolanım.' sen ne yazmıstın?
-'ben bu okyanusta sadece bir su damlasıyım.'
biliyor musun, esasen birbirimize soyleyecek hicbir seyimiz yok dostum." hicbir seyimiz yok.
gene sustu. bir daha karsımda gorunur olmayacagını coktan anlamıstım. bizim baslamayan hikayemizde burada bitti. birbirimize soyleyecek bir seyimiz olmadıgını yuzume vurdugu bir yerlerde..
2007-istanbul
"oykumde bir sure konuk olacak, sonra beni yeniden yuz ustu bırakıp gidecektin..." ________________________________________________________________
yuzyıllardır konusmamıs gibiydi. soyle bir hatrını sorsan da derdini hakikaten anlatsa gibi bir arayıs icindeydi. dakikalarca, saatlerce..
-gercekten kotu gorunuyorsun. (baslangıc icin kotu bir secim yaptım sanırım.)
durdu, bir sigara yaktı. sigarası oldugu surece guvendeydi. anlatmaya guc bulurdu.
birbiriyle baglantısız cumleler sıraladı. tekrar durdu. devam etme gucunu her zamanki gibi kendinde bulacaktı.
-seni anlamıyorum. neden bu kadar garip/gereksiz/detay seylere kafanı takıyorsun?
sessizligindeki guc yerini kararsızlıga bıraktı. kendini guvende hissetmedigi zamanlardaki gorunmezlik pelerinini ustune gecirmisti:
-"bir adam kumsaldaki bir tabelanın uzerine bir yazı yazmıs. diger bir adama "ben seneler once buraya bir yazı yazmıstım. insanlar yıllardır gelip gidip o yazıyı okurlar" demis. diger adam kendisinin de yıllar evvel kumsala bir yazı yazdıgını ama dalgaların yazıyı sildigini soylemis. ikinci adam birinci adama sormus:
...........
-sen ne yazmıstın?
-'ben hep varolanım.' sen ne yazmıstın?
-'ben bu okyanusta sadece bir su damlasıyım.'
biliyor musun, esasen birbirimize soyleyecek hicbir seyimiz yok dostum." hicbir seyimiz yok.
gene sustu. bir daha karsımda gorunur olmayacagını coktan anlamıstım. bizim baslamayan hikayemizde burada bitti. birbirimize soyleyecek bir seyimiz olmadıgını yuzume vurdugu bir yerlerde..
2007-istanbul
devamını gör...