insana kendini zengin hissettiren ama bi’ dupont olmayan çakmaktır. zira dupont direkt zengin işidir.
devamını gör...
- george g. blaisdell, oldukça kaba ama rüzgarda bile yanmaya devam eden avustralya tipi bir çakmaktan ilham alarak yola çıktı.

- bir menteşeyle biri kapak diğeri gövde iki metal dikdörtgeni birbirine bağladı, baca sistemi avustralya çakmağınınkiyle aynıydı.

- 1932 yılında yeni üretilen çakmağın isim babası da bay blaisdell idi, fermuar anlamındaki “zipper” sözcüğünden melodisi nedeniyle etkilenmişti.

- "o çalışır ya da biz onu ücretsiz tamir ederiz." sloganıyla üretilen zippo'ya 1.95 dolar değer biçildi ve koşulsuz ömür boyu garanti verildi. 1936'da patenti alındı.

- 2. dünya savaşı'nda zippo bütün üretimini amerikan ordusu için yaptı, milyonlarca amerikan askeri personeli çelikten yapılmaya başlanan zippo kullandı.

ilham alınan avustralya çakmağı:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ilk zippo:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
düzenek:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kaynak
devamını gör...
az önce sigaramı zippo bir çakmakla yaktım. zihin bir örüntü bulma ya da yüz tanıma makinesi mi bilmiyorum ama acayipliği tartışmaya açık değil gerçekten.

kaç dakika sürecek bu metni yazmam acaba? editleyecek takatim var mı, yok ya böyle olmadı, şöyle yazarsam anlatımım daha güçlü, daha anlaşılır oluru gözetecek bir enerjisi kaldı mı beynimin fikrim yok. oradan oraya uçuşuyor düşünceler kafamın içinde. yine dönüp dolaşıp bir şeyleri somutlaştırmanın lazım geldiği yerlere geldik. anlaşılmak. o kadar önceliğim ki anlaşılmak benim hayatta, bu mu alındı acaba elimden, bu aralar cevabını aradığım soru bu galiba.

mavi bir kav canlanıyor gözümün önünde. kav zaten kıvılcımın alev olma yolculuğundaki mavi sürecinin adı mı acaba? meh. önemli değil. senelerce kullandı babam zippo. ben diyeyim 10 sene, sen üzerine bir o kadar daha koy. ya da salla. yapacak daha önemli işlerin vardır. zippo'nun içine gerçek benzin konur diye bir bilgi de var mesela aklımda. doğruluğundan emin olmadığım bir diğer şey. benzin satışı yasak değil mi artık hem? öyle gidip akaryakıt istasyonlarından bidonla benzin alınamıyor artık. nasıl dolduruluyor o halde zippo bu bilgi doğruysa? satılıyordur herhalde bir yerlerde. e ben bir yeri yakacak olsam o satılan atıyorum 100cc'lik zippo benzini şişlerinden alırım 28 tane? boşa konmuş yasaklar. içinde kalmaya zorlandığımız manasız duvarlar... rüzgarda sönmeyen alevine yeterli kimyasal bileşiği kalmadığında babamın, büyükçe bir bez yayardı masanın üstüne. gri, düz renk zippo'sunu ayrılabilecek en küçük parçalarına kadar ayırır, temizler, doldururdu bir güzel. şimdi düşündüğümde gayet hızlıca, basit şekilde yapabilirdi bunu gibi geliyor. herhangi bir sıradan iş. ama bunu da diğer her şey gibi bir ritüel gerçekleştiriyormuş gibi özene bezene yapardı o. sanırım ben bu adam yüzünden bu kadar can evimden vuruluyorum tamirat tadilat ve tesisat bilgisi olan insanlarını izlerken. eğer tüm bu süre boyunca yanında değilsem, ki bu çok çok küçük bir ihtimal, seslenirdi bana; "senem, gel bitti!" giderdim, verirdi elime çakmağı, gözlerime bakardı gülerek. galiba o da bende en çok aynı şeyi 1568. kez yapıyor da olsam, sevdiğim şeylere her zaman büyük tepkiler verme heyecanımı yitirmeyişimi severdi. yakardım çakmağı; gövdesi mavi kavla kaplanırdı çok kısa bir an için. işte o an o kadar heyecanlı gelirdi ki bana beni yakından tanıyanların bildiği o sesi çıkartırdım hep. içim gıcıklandığında, hoşuma giden bir şey için nabzım hızlandığında çıkardığım o gülmeyle inleme karışımı bence gayet aptalca olan o ses. çok kısa bir an. çok eşsiz bir an. aynısı bir jelatini yeni alınmış bir teknolojik aletin ekranından çıkartırken ya da pürüzsüz yüzeyli herhangi bir objenin, iyi kalite yapıştırıcı ile etiketlendiği ürünleri soyarken de hissediyorum. her defasında bu defa elim yanacak derdim. hiçbir defasında yanmadı. zippo benim için her bakımdan görevini mükemmel şekilde yerine getiren bir eşya olarak kaldı.

bunu birine anlatmıştım çok seneler evvel. anlattığımdan çok seneler sonra bana bir zippo almıştı beni çok incittiği bir olayın akabinde kendini affettirmek için. yaptığının ne kadar düşüncesizce bir hareket olduğunu düşünemeyecek kadar bencil biriydi. ben henüz bunu kabullenmemiştim ama. tane tane anlattım. ne oldu dersiniz? evet sabaha karşı bir saatte, çıkan ayazın soğuğunu bile hissettirmeyecek bir hararette kavga etti benimle. ortakent'te olur da deniz gözlüğü ile falan yüzerken kuma saplanmış bir mavi zippo görürseniz selamımı iletin...

elinden zippo hikayesi alınmış bir miko belki de onu o yapan özelliklerinden biriyle de yollarını ayırdı artık. muhakkak bir cevap bulurum. illa ki bir versiyon doğururum mesele o değil de ya anlaşılmanın önemini artık umursamadığım gibi anlamayı da önemsemezsem?

her gün daha kötü, daha çirkin bir insana dönüşüyorum. deneyim güzelleştirmiyor. yüzümüzdeki çizgiler de yaşanmışlık değil yaşlılık zaten.
devamını gör...
amerikan ordusu 40'larda filan zippo'ları yakmak için yanında zippo lighter fluid taşıyordu. savaş ortasında zippo benzinleri biterse, savaşa mola verip zippo store'lardan yakıt tedarik ediyorlardı.

japonlar bir gün mola esnasında sormuş, "yav bunlar normal benzinle çalışmıyor mu? koysanız ya ikmal tanklarınızdan... " amerikalılar demiş, "lan allahsız çekikler, siz nereden bileceksiniz? bunun benzini özel!"

yeni bir züppe daha almak istiyorum, mat haki olması bu sefer mühim.
devamını gör...
tam koleksiyonunu yapmalık, son derece pahalı ve kendine has aksamlara sahip olan amerikan asıllı çakmak markası. bu devirde kullanılmaz, kendi benzini normal benzinden pahalı anasını satayım.
devamını gör...
birinde görünce kıskandığımdır.
keşke bundanım olsa dedirtir.
göz koyarsın ama çalmaya kıyamazsın.
o insana acırsın...
ya o kişi ben olsaydım dersin.
sahibine teslim ederken öpücük yollarsın.
bay bay sevgilim...
devamını gör...
zippo 90 yaşında!

90 yıldır çakıyoruz" mottosuyla indirim bekledim ama yapmadılar.

bu aralar yutuptan zippo restorasyonları izliyorum. ulan ne zippolar var be kardeşim. *

işte el keserini görmeyen en iyi keser benim keser dermiş. o hesap.

*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
koleksiyonu yapılan çakmak.
devamını gör...
siyah bir tane vardı. kaybolmasın diye hiç kullanamadığım. kafam iyiyken ertesi sabah kendime geldiğimde o tarihlerde mutlaka bir şeyim eksik olurdu. oğlumm ben bu kadar içmedim dün gece, hesap soktular kesin yanılgısı yaşatan o hızlı geceler. ağzım gözüm yamulmuş bir sigara yakardım.

öyle acayip takıldığım bir dönem. bir doğum günümde hediye edilmişti. sigara içerim. sigarayı severim. o zamanlarda da çok severdim. al bunu dedi. tutuşturdu kutusunu ellerime, aldım hediyeyi.

haggaten hiç kullanamadım. kaybolmasın diye başucumdaki komidinin çekmecesinde kutusunda dururdu. sonra kızla yollar ayrıldı. len ben bunu hiç kullanamıyorum diye o dönemki ev arkadaşıma satmıştım sısısısıs oluyor öyle şeyler. hayat.

yine de kalbim pırlanta gibidir. her siyah zippo gördüğümde.. o kızı hatırlar, eskiye dönerim.
devamını gör...
param olsa da ben alsam.
devamını gör...
bu çakmağın enteresan bir sinir bozucu yanı var...
12-13 yıldır kullanırım. tek çakmak hatta.
orası önemli...
bütünleşiyorsun çünkü bir süre sonra... 2 yıllık evcil hayvan gibi.

kendisi hakkında neler neler yazarım da şimdi..
ne demiştik?
enteresan sinir bozucu yan..
evet.. var öyle bir yanı.. o da, her istediğin zaman tınn(biraz kalın bir tın ama çok da kalın değil) diye açıp, şjank diye yakamıyorsun ya..
en çok o darlandırıyor beni.
james dean gibi görünüyorsun çünkü dışarıdan ve bu, ülkemiz standartları düşünüldüğünde, pek hoş bir durum değil.
''artiste bak artiste'' diyorlar gibime geliyor...
sanki demek için bekliyorlar..
efendi efendi açıyorum ben de her defasında, ne yapayım?
evde de sorun oluyor mesela, gecenin bir yarısında..
düşünsene, yan odada biri uyuyor.. nasıl açacaksın o çakmağı?

klavyenin tuşlarına bile piyano tuşlarına dokunur gibi dokunuyorsun, yeri geldiğinde...
çok öyle dokundum..

fakat sinir bozucu işte...
elinde bir ferrari var ve sen, 100 km'yi geçemiyorsun...

kızlar siz de şöyle düşünün;
hmmm, nasıl düşünün?
bulamadım..

iyi geceler...
devamını gör...
sting ve clapton... lise yılları... şarkının introsunu zippo yapıyor...

devamını gör...
zippo dediğin böyle kavranır, böyle yakılır. tıpkı; .........

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
bir çakmak türünden çakmak markasına dönüşen çakmak türüdür.

zippo genelde o çıkardığı çın tak sesi sebebiyle alınmaktadır.

zippo bakımı özen ister emek ister. yok taşını değiştir gazını haftada bir doldur. fitilini kes yeni fitil takma için içini dışarı çıkar.

zippo'nun gazı tahmini sıradan bir sigara bağımlısının kullanımıyla 1 haftada bitmektedir. fitilden ayrı altından ayrı sürekli uçucu zippo gazını kaçırır. bir süre kullanmasanız da gazı biter.

zippo sürekli gaz kaçırdığından ek özellik olarak kafanızı hafiften güzelde yapabilir.

kimi sırf sesi için alır kimi de bakımıyla uğraşmayı sever.

not: alttan kaçırılan gaz için özel zippo aparatı satılmaktadır ancak yine fitile engel olamazsınız kullanılmayan sürede kapağı kapalı tutmak ömrünü uzatır.
devamını gör...
- yürütülmesi, kaybedilmesi zor,
- üflemeyle, rüzgarla söndürülmesi zor,
- kullanan hemen herkesin bir anısının olduğu,
- kapağının çılık çılak sesinin, kokusunun, iki parmak arasında evirip çevrip tur attırmasının büyülediği,
- hediye edilmesine, hediye etmeye bayıldığım,
- sting - it's probably me'de enstrüman olarak kullanılmış çakmak.
devamını gör...
ömür boyu grantilidir.
devamını gör...
yeni bir zippo edindim. bu, en sevdiğim zippo oldu çünkü hayat bazan böyledir. en son yaptırdığın dövme, en son aldığın tişört, en sevdiğin oluverir. utanmaz ve vefasız insanoğlunun bir tutumu.

bu zippo, benim genç kızlığımın acılarını temsil ediyor. bol bol sigara tüttüreyim de damarlarımı tıkayayım öleyim. zaten incinmiş bir kızım.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
kolumdaki yengenize benzer bir zippo gördüm hemen aldım.

millet bana, ben yengelerinize hasta, nasıl olacak bilmiyorum.

yengeniz ve yeni zibbom.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

***
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

arkadaşlar, yeni bir zippo gelmiş limited şeysiyşığn... sadece 2.000 adet...
bilmiyorum bakacağız...
devamını gör...
doksanlı yılların başlarında, sigara içmediği halde bir çok kişinin sahip olduğu çakmaktı.
devamını gör...
doğal afili eşyalardan biridir. geçmişte bir arkadaşımla yaptığım bir muhabbette konu standart çakmak ve zippolara gelmişti. bana şu şekilde örneklemişti;
"standart çakmak, mühendis gibidir. lamı cimi pek yoktur. öyle ilgi çekici bir hali de yoktur. işi verirsin, yapar. bir süre sonra geri kalmaya başlar kendisi ve yaptıkları, yolları ayırırsın.
zippo ise mimar gibidir. iki güne bir övmen gerekir, çok daha fazla iltifat bekler. yaptıkları, zamandan bağımsız çağlar boyu kalabilir ve her daim tarzdır."
bu anlatımı hiç unutmam. duyduğum en acayip benzetmeydi...*

tanım ise, kapağını açtığında kulağa güzel gelen bir çın sesi çıkartan şık bir çakmak türevidir...
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"zippo" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim