aşkımın bir kalbi varmış
(bkz: cüneyt ergün)'ün 2010 yılında çıkan (bkz: teleften bir gece masalı) albümünden keyifli bir şarkıdır..
aşkımın bir ruhu varmış
düşlerime girer çıkarmış
nerede görsem ikimizi
bir hayal kadarmış
nerede görsem ikimizi
bir hayal kadarmış.
aşkımın bir ruhu varmış
düşlerime girer çıkarmış
nerede görsem ikimizi
bir hayal kadarmış
nerede görsem ikimizi
bir hayal kadarmış.
devamını gör...
sorumluluk sahibi olmayan ebeveyn
türkiye'de çokça bulunan, ne yazık ki daha kendi hayatını idame ettiremezken bu dünyaya bir çocuk götürüp bir de onun hayatını idame edemeyen kişilerdir.
bu dünyada herkes çocuk sahibi olmamalı. zaten çok fazla insan var, kaynaklar sınırlı. hal böyleyken inatla herkese çocuk yapması için baskı yapmak dünyanın en cahilce davranışlarından biri. ve bu davranışın bir sonucu da sorumluluk sahibi olmayan insanların çocuk yapması.
peki bu eylemin sonucu ne oluyor? sorumluluk sahibi olmayan kişi bir anda değişmiyor tabii ki, aynı şekilde hayatına devam ediyor ve kendinde asla ama asla suç bulmuyor. hatta yaşadığı zorluklar konusunda çocuğu suçlanmaktan da çekinmiyor. tüm sorumluluklar ve tüm suçlamalar çocuğa kalıyor. çocuk ebeveynlerinin yerine getirmesi gereken sorumluluklar üstüne kaldığı için yaşıtlarından hep çok daha fazla çalışmak zorunda kalıyor. ama sonuçta yine kendini beğendiremiyor, yine yaptıkları yetmiyor ve işin kötüsü yine sahip olması gereken en basit şeylere bile yetişemiyor.
sonra topluma bakıyoruz biz neden bu haldeyiz, neden düzelmiyoruz diye. bir türlü öğrenmiyoruz çocuk sahibi olmanın sadece belli kişilere özel olması gerektiğini.
bu dünyada herkes çocuk sahibi olmamalı. zaten çok fazla insan var, kaynaklar sınırlı. hal böyleyken inatla herkese çocuk yapması için baskı yapmak dünyanın en cahilce davranışlarından biri. ve bu davranışın bir sonucu da sorumluluk sahibi olmayan insanların çocuk yapması.
peki bu eylemin sonucu ne oluyor? sorumluluk sahibi olmayan kişi bir anda değişmiyor tabii ki, aynı şekilde hayatına devam ediyor ve kendinde asla ama asla suç bulmuyor. hatta yaşadığı zorluklar konusunda çocuğu suçlanmaktan da çekinmiyor. tüm sorumluluklar ve tüm suçlamalar çocuğa kalıyor. çocuk ebeveynlerinin yerine getirmesi gereken sorumluluklar üstüne kaldığı için yaşıtlarından hep çok daha fazla çalışmak zorunda kalıyor. ama sonuçta yine kendini beğendiremiyor, yine yaptıkları yetmiyor ve işin kötüsü yine sahip olması gereken en basit şeylere bile yetişemiyor.
sonra topluma bakıyoruz biz neden bu haldeyiz, neden düzelmiyoruz diye. bir türlü öğrenmiyoruz çocuk sahibi olmanın sadece belli kişilere özel olması gerektiğini.
devamını gör...
brothers düğüm salonu radyo yayını
miko allahını seversen beni uzak tut dediğim yayın.
ama mümkün mü, arkamdan şer çetesi gibi işbirliği yapıp kazanımı kaynatıyor hanımefendiler?
miko'nun kendisine de söyledim, normalde böyle bir topa girmem ama beni gizliden ve alenen tehdit edince yapacak bişi yok, el mahkum.
ben yine de eski sevgilinin beni gömdüğü bir anımı bırakıp kaçayım, en azından şer çetesi "oh, iyi olmuş hıyara, afferin bacıma" diyerek mutlu olsun.
3-5 ay süren bir ilişki sonrası opar ya da ona benzeri oto yedek parça işinde bilmem ne müdürü olarak çalışan ex'den bi whatsapp mesajı gelir "bende fotoğrafın kalmış, güzel çıkmışsın, yollayayım mı?" ben sevinirim tabii, hafiften de bi tarafım kalkar "hatun beni düşünüyor, üstelik güzel düşünüyor" diye.
bir süre sonra bir fotoğraf gelir, bakarım bakarım bi anlam veremem çünkü araba parçası, yedek parça gibi bir şeyin fotoğrafıdır. "bu ne, anlamadım ben bunu?" diye sazan gibi atlarım, gelen tek kelimelik cevap hayatımda yediğim en güzel ayarlardandır.
"dingil"*
burada kendimi yeterince gömdüğümü düşünerek sözü miko ve büfeci ikilisine devrediyorum, şimdiden kolay gelsin, keyifli bir yayın olsun.
not : miko şarkımızı çalmazsan valla kaçıncı nesil olduğuna bakmam, seni gömerim, sonra yukarı çıkarıp tekrar gömerim ona göre. "diego bi durur musun?" diye kaçamazsın da bu sefer.
vay anasını arkadaş, meja'nın bilgi dolu tanımları gibi arşa kadar uzandı tanımım ahahahaah*
ama mümkün mü, arkamdan şer çetesi gibi işbirliği yapıp kazanımı kaynatıyor hanımefendiler?
miko'nun kendisine de söyledim, normalde böyle bir topa girmem ama beni gizliden ve alenen tehdit edince yapacak bişi yok, el mahkum.
ben yine de eski sevgilinin beni gömdüğü bir anımı bırakıp kaçayım, en azından şer çetesi "oh, iyi olmuş hıyara, afferin bacıma" diyerek mutlu olsun.
3-5 ay süren bir ilişki sonrası opar ya da ona benzeri oto yedek parça işinde bilmem ne müdürü olarak çalışan ex'den bi whatsapp mesajı gelir "bende fotoğrafın kalmış, güzel çıkmışsın, yollayayım mı?" ben sevinirim tabii, hafiften de bi tarafım kalkar "hatun beni düşünüyor, üstelik güzel düşünüyor" diye.
bir süre sonra bir fotoğraf gelir, bakarım bakarım bi anlam veremem çünkü araba parçası, yedek parça gibi bir şeyin fotoğrafıdır. "bu ne, anlamadım ben bunu?" diye sazan gibi atlarım, gelen tek kelimelik cevap hayatımda yediğim en güzel ayarlardandır.
"dingil"*
burada kendimi yeterince gömdüğümü düşünerek sözü miko ve büfeci ikilisine devrediyorum, şimdiden kolay gelsin, keyifli bir yayın olsun.
not : miko şarkımızı çalmazsan valla kaçıncı nesil olduğuna bakmam, seni gömerim, sonra yukarı çıkarıp tekrar gömerim ona göre. "diego bi durur musun?" diye kaçamazsın da bu sefer.
vay anasını arkadaş, meja'nın bilgi dolu tanımları gibi arşa kadar uzandı tanımım ahahahaah*
devamını gör...
geceleri uyutmayan dertler
bu çiş beni uykudan uyandırır mı yoksa sabaha kadar tutabilir miyim
devamını gör...
okuduğun bir kitabı pudra şekerine uyarla
tüfek, mikrop ve pudra şekeri.
devamını gör...
evham
boş korku anlamına gelen vehimin çoğulu olan kelime.
devamını gör...
rimbaud
her gün muhakkak ne yazdığını kontrol ettiğim yazarımızdır. tanımlarını, düşüncelerini severek takip ediyorum. sözlükte varlığını böyle devam ettirmesi dileğiyle.
devamını gör...
fahrenheit 451
bir ray bradbury kitabıdır.
kitaplar bir korku nesnesidir. gerçekten öyle. bazı insanlar kitaplardan korkar. hem de az buz değil. deli gibi korkarlar kitaplardan. çünkü kitaplar güçlüdür. yanlış giden her şeyi değiştirme, insanları düşünmeye sevk etme, içlerindeki sınırsız gücü keşfetmelerine yardım etme gücüne sahiptir. güç eğer sizde değilse korkutucudur.
işte bu yüzden tarih boyunca kitaplar, kitap yazanlar ve tabii ki bu kitapları okuyanlar hem korkulan hem de bir an önce ortadan kaldırılması gereken düşmanlar olarak görülmüştür. kitap sahipleri kitaplarını saklamak zorunda kalmış, gizli gizli okunan kitaplar gizli gizli elden ele dolaşmıştır.
kutsal kitaplar okumanın gücüne atıfta bulunsa da sanırım bu tek bir kitabı okumakla ilgili bir tavsiye. o yüzden sıradan insan da, her ne konumda olursa olsun yönetici kademesi de kitap okumaya karşıdır. sıradan insan dinin elden gitmesinden, yöneticiler de gücün elden gitmesinden korkarlar. halbuki okuyan insandan kimseye zarar gelmez. yine de bunu bilmezler.
sonra diktatörler çıkar ortaya ve ortalığı bir yanık kokusu sarar. bu sonun başlangıcıdır. sıcaklık 451 fahrenheit’a kadar çıkar. artık güvenebileceğimiz tek şey insanlığın muhteşem hafızasından başka bir şey değildir.
bu kitabı satır satır ezberleyin, yakın zamanda ihtiyacımız olacak.
kitaplar bir korku nesnesidir. gerçekten öyle. bazı insanlar kitaplardan korkar. hem de az buz değil. deli gibi korkarlar kitaplardan. çünkü kitaplar güçlüdür. yanlış giden her şeyi değiştirme, insanları düşünmeye sevk etme, içlerindeki sınırsız gücü keşfetmelerine yardım etme gücüne sahiptir. güç eğer sizde değilse korkutucudur.
işte bu yüzden tarih boyunca kitaplar, kitap yazanlar ve tabii ki bu kitapları okuyanlar hem korkulan hem de bir an önce ortadan kaldırılması gereken düşmanlar olarak görülmüştür. kitap sahipleri kitaplarını saklamak zorunda kalmış, gizli gizli okunan kitaplar gizli gizli elden ele dolaşmıştır.
kutsal kitaplar okumanın gücüne atıfta bulunsa da sanırım bu tek bir kitabı okumakla ilgili bir tavsiye. o yüzden sıradan insan da, her ne konumda olursa olsun yönetici kademesi de kitap okumaya karşıdır. sıradan insan dinin elden gitmesinden, yöneticiler de gücün elden gitmesinden korkarlar. halbuki okuyan insandan kimseye zarar gelmez. yine de bunu bilmezler.
sonra diktatörler çıkar ortaya ve ortalığı bir yanık kokusu sarar. bu sonun başlangıcıdır. sıcaklık 451 fahrenheit’a kadar çıkar. artık güvenebileceğimiz tek şey insanlığın muhteşem hafızasından başka bir şey değildir.
bu kitabı satır satır ezberleyin, yakın zamanda ihtiyacımız olacak.
devamını gör...
mansur yavaş’ın tüm makam araçlarını satma kararı
gerçekleştiği takdirde uzun süredir ülkede bir ilke imza atacak başkandır. tek bir korkum var; insan psikolojik olarak makamda durdukça büyüklük psikolojisine bürünür ve bu statüyü kaybetmekten korkar, sağlıksız bir ruh haline bürünür.
lütfen böyle olma mansur yavaş. şu an tek iyi ve mantıklı sen görünüyorsun ülke başkanlarından. rica ediyorum ruhunu bozma *
lütfen böyle olma mansur yavaş. şu an tek iyi ve mantıklı sen görünüyorsun ülke başkanlarından. rica ediyorum ruhunu bozma *
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük hayırlı sabahlar.
güne kafamda ferdi tayfur dan acılar şarkısı çalarak uyandım resmen.
güne eksi bakiyeyle başlamak diye buna derim.
zaten pozitif başlayabildiğimi de hiç hatırlayamıyorum, rutin oldu artık bu durum.
neyse kes tıraşı dediğinizi duyar gibiyim hepinize güzel bir gün dilerim.
güne kafamda ferdi tayfur dan acılar şarkısı çalarak uyandım resmen.
güne eksi bakiyeyle başlamak diye buna derim.
zaten pozitif başlayabildiğimi de hiç hatırlayamıyorum, rutin oldu artık bu durum.
neyse kes tıraşı dediğinizi duyar gibiyim hepinize güzel bir gün dilerim.
devamını gör...
yetki devri
1 sayılı cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenmiş olan kamu yönetimi tekniğidir.
madde 506 - (1) bakan ve her kademedeki bakanlık yöneticileri sınırlarını açıkça belirtmek ve yazılı olmak kaydıyla, yetkilerinden bir kısmını alt kademelere devredebilir. yetki devri, uygun araçlarla ilgililere duyurulur.
normalde yetki denilen şey görev başında olan kişice kullanılmalıdır. istisnası da işte gördüğünüz yetki devri meselesidir. kanunda da yazdığı gibi açıkça belirtilmelidir. çünkü istisna diyoruz zaten. açık bir hüküm yoksa yetki unsuru bakımından işlem sakat olur. elbette ki bu yetkiyi "tamamen" devretmek söz konusu olamaz. güzel güzel süresini belirtirsin, yazıyla bildirirsin. genel bir yetki devri yoktur kısacası. ayrıca bazen yetki devri yapılamaz çünkü kanunda yapılamayacağı yazat. örneğin, disiplin cezası verme yetkisi (üniversiteliler dikkat) araştırma görevlisine devredilemez. mevzuatta hangi kamu görevlisine bu yetki tanınmışsa onundur.
yetki devri bağımsız olmalıdır. yani siz bana yetkinizi devrediyorsanız hiçbir düzenlememe, yetki kullanımıma dokunamazsınız. yasak! danıştay kararları da bunu desteklemekte. fakat bunun bir istisnası var...
o da 1 sayılı cumhurbaşkanı kararnamesinin ilk maddesinde belirtilmiştir. kısacası cb yetkiyi devredebilir fakat yetkiyi devretse de bizzat kullanabilir.
fakat şunu da söylemek gerek: hukuki sorumluluk halen geçerlidir yetkiyi drvreden açısından.
yetki devrinin varlık gayesine gelirsek... kısaca üst makamın yükünü hafifletmek, alt makamı da üst makama geçebilmesi için hazırlamak, pratik yaptırmak.
son.
madde 506 - (1) bakan ve her kademedeki bakanlık yöneticileri sınırlarını açıkça belirtmek ve yazılı olmak kaydıyla, yetkilerinden bir kısmını alt kademelere devredebilir. yetki devri, uygun araçlarla ilgililere duyurulur.
normalde yetki denilen şey görev başında olan kişice kullanılmalıdır. istisnası da işte gördüğünüz yetki devri meselesidir. kanunda da yazdığı gibi açıkça belirtilmelidir. çünkü istisna diyoruz zaten. açık bir hüküm yoksa yetki unsuru bakımından işlem sakat olur. elbette ki bu yetkiyi "tamamen" devretmek söz konusu olamaz. güzel güzel süresini belirtirsin, yazıyla bildirirsin. genel bir yetki devri yoktur kısacası. ayrıca bazen yetki devri yapılamaz çünkü kanunda yapılamayacağı yazat. örneğin, disiplin cezası verme yetkisi (üniversiteliler dikkat) araştırma görevlisine devredilemez. mevzuatta hangi kamu görevlisine bu yetki tanınmışsa onundur.
yetki devri bağımsız olmalıdır. yani siz bana yetkinizi devrediyorsanız hiçbir düzenlememe, yetki kullanımıma dokunamazsınız. yasak! danıştay kararları da bunu desteklemekte. fakat bunun bir istisnası var...
o da 1 sayılı cumhurbaşkanı kararnamesinin ilk maddesinde belirtilmiştir. kısacası cb yetkiyi devredebilir fakat yetkiyi devretse de bizzat kullanabilir.
fakat şunu da söylemek gerek: hukuki sorumluluk halen geçerlidir yetkiyi drvreden açısından.
yetki devrinin varlık gayesine gelirsek... kısaca üst makamın yükünü hafifletmek, alt makamı da üst makama geçebilmesi için hazırlamak, pratik yaptırmak.
son.
devamını gör...
normal sözlük için değişimin şart olduğu gerçeği
yazarları artık şekillendirmeye çalışmayın. kimse kimsenin düşünce kalıbına girmek zorunda değil ya da sadece belirli konulara odaklanmak zorunda da değil.
herkesin düşüncesi ayrı, herkes kendi düşüncesine göre içerik üretiyor. kimi bilgi, kimi gündem, kimi troll, kimi gelişi güzel vb. düşünceleri bir olanlar da zaten o başlık ve tanımları karşılıksız bırakmıyor.
sözlük açıldığından beri herkes şu olsun, bu olsun, o olsun deyip durdu ama burası sözlük burada belirli bir kalıp olmaz, hadi oldu diyelim. o kalıbı sevmeyenler gider, burası da standart kalıp da ruhsuz, renksiz olup çok seslilikten uzaklaşmış bir yer olur. böyle olmasını isteyenler de sürekli aynı seyleri görmekten dolayı bir süre sonra sıkılıp, burayı bırakır. farklı düşünceler, her yere farklılık, hareketlilik ve renk katar. çok seslilikten çekinmeyin yani bırakın insanları kurallar çevresinde bir kalıba girmeden dilediği gibi yazsın.
herkesin düşüncesi ayrı, herkes kendi düşüncesine göre içerik üretiyor. kimi bilgi, kimi gündem, kimi troll, kimi gelişi güzel vb. düşünceleri bir olanlar da zaten o başlık ve tanımları karşılıksız bırakmıyor.
sözlük açıldığından beri herkes şu olsun, bu olsun, o olsun deyip durdu ama burası sözlük burada belirli bir kalıp olmaz, hadi oldu diyelim. o kalıbı sevmeyenler gider, burası da standart kalıp da ruhsuz, renksiz olup çok seslilikten uzaklaşmış bir yer olur. böyle olmasını isteyenler de sürekli aynı seyleri görmekten dolayı bir süre sonra sıkılıp, burayı bırakır. farklı düşünceler, her yere farklılık, hareketlilik ve renk katar. çok seslilikten çekinmeyin yani bırakın insanları kurallar çevresinde bir kalıba girmeden dilediği gibi yazsın.
devamını gör...
fırat yılmaz çakıroğlu
yedi sene önce ege üniversitesinde pkk'lı teröristler tarafından şehit edilmiş ülkücü bir gençtir.vefatının senei devriyesinde kendisini saygı, sevgi ve rahmetle anıyorum.
devamını gör...
fazla ciddiye alınan şeyler
hayat.
yaşayıp öleceğiz ne bu tantana anlamadım.
yaşayıp öleceğiz ne bu tantana anlamadım.
devamını gör...
sözlük güncellemeleri
çoğu yazar tarafından sıklıkla şikayet edilen
- mobilde bir sohbete girip geri döndüğünde önceki sayfaya değil 2 önceki sayfaya atma problemi giderilmiştir.
- ayrıca masa üstünde tüm mesajlar kısmına girince ilk mesajın otomatik açılması ve görüldü atılması problemi giderilmiştir.
- mobilde bir sohbete girip geri döndüğünde önceki sayfaya değil 2 önceki sayfaya atma problemi giderilmiştir.
- ayrıca masa üstünde tüm mesajlar kısmına girince ilk mesajın otomatik açılması ve görüldü atılması problemi giderilmiştir.
devamını gör...
60 percent
tanışma hikayemizi eksik anlatmış yazardır.
kendisi çok başarılı bir mühendisken ben de yedek parçacı olarak sanayide kendi halinde, aç bırakmayan bir dükkanın sahibiydim. albay emeklisi dedemin adam olması için zorla gönderildiği sanayi aynı zamanda. kendisini çok sever, saygı duyarım hâlâ. dedemin bir sözünü hiç unutmam “sanayide içtiğin çayın tadını hiçbir starbucks’ta arama torunum.”
dedemin bu sözlerinin de etkisiyle franchising üzerinden starbucks açmaya çalışsam da bütçem yetmedi, hem çocuğuz daha o zamanlar, nerede gezer o kadar para? ben de ilerleyen zamanlarda sanayide, hem sanayi çayının tadını unutmamak adına hem de dedeme olan saygımdan dolayı yedek parçacı açtım. bir de küçük bir atölyem var, orada da zor bulunan parçaların dökümünü yapıyorum.
hafta sonu saat 4-5 civarı evimde uzanırken hükümet kanadından sevdiğimiz bir ağabey aradı. “yardım göndereceğimiz kargo uçağının bir parçası eksik, eğer mümkünse bugün içerisinde dökebilir misin?” diye bir ricada bulundu. parçaya ait verileri gönderirseniz neden olmasın diyerek o gün açmadığım dükkana gidip, kalıbı çıkartıp dişliyi bir güzelce döktüm. 3-4 saat içerisinde de hazır edip dişliyi benden isteyen kişiyi aradım. gece 11’den sonra kadife sokak karga’ya bir mühendislerini göndereceklerini söyleyip bir de fotoğrafını gönderdiler. ben de dişliyi kaybetmemek adına anahtarlığıma taktım ve aç olan karnımı doyurmak için bir yere gittim. saat yaklaşmıştı ve hemen karga’nın yolunu tuttum. nihayet erkenden gelebilmiştim.
karga’ya girip gözlerimle mühendisi bir yokladım ama yok, daha gelmemişti. barda oturup bir şeyler içerken anahtarlığı da elimde bir o yana bir bu yana sallamaya başladım. derken beklenildiğinden tamamen habersiz, fotoğrafından çıkarttığım mühendis geldi. dönüp selam verdim ve oturabileceğini söyledim. yaptığı işlerden, gezdiği yerlerden ve ayakkabılarımdan bahsetti. sonra da dişliye gözü takılıp içerisinde bulunduğu sorundan bahsetti. zaten haberimin olduğundan, dişliyi bu sabah döktüğümden ya da ülkenin imkansızlıklarından bahsetmedim. dedemin hikayesini ve bu dişlinin de onun bir anısı olduğunu söyledim. ödünç istedi ama ben zaten o dişliyi kendisi için, hediye olarak yapmıştım. dişliyi verdim ve kalkması gerektiğini söyleyerek kalktı. tekrar görüşmek için sözleştik fakat gelemeyeceğini zaten biliyordum. hükümet kanadındaki ağabeyden sürekli kendisi hakkında bilgileri alıyordum. ara sıra karga’ya da uğruyordu ama sürekli düşünceliydi. hepsinden haberdardım.
işte tanışma hikayemizin aslı budur kendisiyle. eğer dedemi dinlemeyip starbucks açsaydım hem sanayi çayının tadını hem de böyle bir insan olmam gerektiğini unuturdum. sanayi çayı tadında, samimi ve iyi niyetlerle dolu bir tanışmaydı bizimkisi.
kendisi çok başarılı bir mühendisken ben de yedek parçacı olarak sanayide kendi halinde, aç bırakmayan bir dükkanın sahibiydim. albay emeklisi dedemin adam olması için zorla gönderildiği sanayi aynı zamanda. kendisini çok sever, saygı duyarım hâlâ. dedemin bir sözünü hiç unutmam “sanayide içtiğin çayın tadını hiçbir starbucks’ta arama torunum.”
dedemin bu sözlerinin de etkisiyle franchising üzerinden starbucks açmaya çalışsam da bütçem yetmedi, hem çocuğuz daha o zamanlar, nerede gezer o kadar para? ben de ilerleyen zamanlarda sanayide, hem sanayi çayının tadını unutmamak adına hem de dedeme olan saygımdan dolayı yedek parçacı açtım. bir de küçük bir atölyem var, orada da zor bulunan parçaların dökümünü yapıyorum.
hafta sonu saat 4-5 civarı evimde uzanırken hükümet kanadından sevdiğimiz bir ağabey aradı. “yardım göndereceğimiz kargo uçağının bir parçası eksik, eğer mümkünse bugün içerisinde dökebilir misin?” diye bir ricada bulundu. parçaya ait verileri gönderirseniz neden olmasın diyerek o gün açmadığım dükkana gidip, kalıbı çıkartıp dişliyi bir güzelce döktüm. 3-4 saat içerisinde de hazır edip dişliyi benden isteyen kişiyi aradım. gece 11’den sonra kadife sokak karga’ya bir mühendislerini göndereceklerini söyleyip bir de fotoğrafını gönderdiler. ben de dişliyi kaybetmemek adına anahtarlığıma taktım ve aç olan karnımı doyurmak için bir yere gittim. saat yaklaşmıştı ve hemen karga’nın yolunu tuttum. nihayet erkenden gelebilmiştim.
karga’ya girip gözlerimle mühendisi bir yokladım ama yok, daha gelmemişti. barda oturup bir şeyler içerken anahtarlığı da elimde bir o yana bir bu yana sallamaya başladım. derken beklenildiğinden tamamen habersiz, fotoğrafından çıkarttığım mühendis geldi. dönüp selam verdim ve oturabileceğini söyledim. yaptığı işlerden, gezdiği yerlerden ve ayakkabılarımdan bahsetti. sonra da dişliye gözü takılıp içerisinde bulunduğu sorundan bahsetti. zaten haberimin olduğundan, dişliyi bu sabah döktüğümden ya da ülkenin imkansızlıklarından bahsetmedim. dedemin hikayesini ve bu dişlinin de onun bir anısı olduğunu söyledim. ödünç istedi ama ben zaten o dişliyi kendisi için, hediye olarak yapmıştım. dişliyi verdim ve kalkması gerektiğini söyleyerek kalktı. tekrar görüşmek için sözleştik fakat gelemeyeceğini zaten biliyordum. hükümet kanadındaki ağabeyden sürekli kendisi hakkında bilgileri alıyordum. ara sıra karga’ya da uğruyordu ama sürekli düşünceliydi. hepsinden haberdardım.
işte tanışma hikayemizin aslı budur kendisiyle. eğer dedemi dinlemeyip starbucks açsaydım hem sanayi çayının tadını hem de böyle bir insan olmam gerektiğini unuturdum. sanayi çayı tadında, samimi ve iyi niyetlerle dolu bir tanışmaydı bizimkisi.
devamını gör...
the sound of everything
varlığından (bkz: gad) sayesinde haberdar olduğum yunanlı plak şirketi. merkezleri atina'daymış. şirket bünyesinde özellikle gelenekselden uzak ancak kopuk olmayan yunanlı müzik grupları ve dj'ler bulunmakta.
www.youtube.com/c/soundofev...
www.youtube.com/c/soundofev...
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en yaşlı özelliği
bizim tayfayla denize gidince onlar denize giriyor ben çantaların başında nöbet tutuyorum. çünkü abi olmak fedakarlık isteyen bir iştir.
devamını gör...
hakaret olmayan ama hakaret olan cümleler
üniversiteli gençliğin benim yaşındaki insanlara, ne güzel bir şeylerle meşgul olmanız, boş durmamanız demesi.
40 yaş üstünü akşama kadar kanepede tv izleyen dedeler nineler sanıyorlar.
okumaz gezmez dünyaya karışmaz sanıyorlar.
40 yaş üstünü akşama kadar kanepede tv izleyen dedeler nineler sanıyorlar.
okumaz gezmez dünyaya karışmaz sanıyorlar.
devamını gör...
