orhan veli kanık
beni bu güzel havalar mahvetti,
böyle havada istifa ettim
evkaftaki memuriyetimden.
tütüne böyle havada alıştım,
böyle havada aşık oldum;
eve ekmekle tuz götürmeyi
böyle havalarda unuttum;
şiir yazma hastalığım
hep böyle havalarda nüksetti;
beni bu güzel havalar mahvetti.
böyle havada istifa ettim
evkaftaki memuriyetimden.
tütüne böyle havada alıştım,
böyle havada aşık oldum;
eve ekmekle tuz götürmeyi
böyle havalarda unuttum;
şiir yazma hastalığım
hep böyle havalarda nüksetti;
beni bu güzel havalar mahvetti.
devamını gör...
keşke bana yazılsaydı dediğiniz şarkı
devamını gör...
okuduğun kitaptan bir alıntı bırak
insanın kendinden kaçması, düşüncelerinden utanması, dış dünyaya görünen resminden sıkılması; bu büyümek miydi?
(bkz: ahraz) deniz gezgin
(bkz: ahraz) deniz gezgin
devamını gör...
marina
carlos ruiz zafón’un romanı.
barcelona’da bir yatılı okulda okumakta olan oskar bir haftalığına ortadan kaybolmuştur.
şehrin eski bir mahallesinde dolaşırken son derece tuhaf bir kıza rastlar :marina.
marina onu mezarlığa götürdüğünde siyahlar içinde gizemli bir kadın görür ve ikisi birlikte onu takip etmeye koyulur.
barcelona’da bir yatılı okulda okumakta olan oskar bir haftalığına ortadan kaybolmuştur.
şehrin eski bir mahallesinde dolaşırken son derece tuhaf bir kıza rastlar :marina.
marina onu mezarlığa götürdüğünde siyahlar içinde gizemli bir kadın görür ve ikisi birlikte onu takip etmeye koyulur.
devamını gör...
les choristes
2004 fransa yapımı olup christophe barratier imzasını taşıyan müzikal-drama filmidir. koro anlamına gelen bu film, fransa'da yatılı bir erkek okuluna atanmış idealist bir müzik öğretmeninin, yozlaşmış bir okul müdürü ile eğitimi sert tutumlarla sürdüren diğer öğretmenlerden gizli olarak, ders verdiği sınıfa koro çalışmaları yaptırmasını ve o yaştaki erkek çocuklarının hayal dünyası eşliğinde müzik öğretmenimizi bekleyen duygu dolu yaşam olaylarını anlatır. tahmin ettiğiniz üzere film gerçek bir hayat hikayesine dayanmakta; zaten müzik öğretmeni olan clemént mathieu'nün anlatısı eşliğinde olaylar tek tek yaşanmaktadır. burada genç yetenek pierre morhange, sesiyle bizi büyülemekte ve farklı bir evrenin anahtarını, erken gençliğin o sabırsız umuduyla elimize tutuşturmaktadır.
tavsiyem, filmi orjinal dili olan fransızca'dan türkçe altyazı eşliğinde izlemenizdir. böylece mösyö mathieu'nün pépinot deyişini yıllar geçse de tıpkı az önce söylenmişçesine işitmeye devam edersiniz ki tonlaması ve duygusu hala sıcacık durur üzerinde.
bir film bu denli etkileyici olabilir midir? ve filmin müziklerini besteleyen bruno coulais acaba ölümsüz eserler yarattığının farkında mıydı?
bunlar da evrende cevapları olmayan sorulardan sadece ikisi sanırım. sanat tanrı'nın sırlarından bir sır olsa gerek. şahsen benim başka açıklamam yok,bu sebeple de bu muhteşem eserin önünde saygıyla eğilmekteyim.
filmin hayran olduğum müziklerini* ise şöyle sıralayım;
caresse sur l'océan:
la nuit:
vois sur ton chemin:
cerf volant:
pépinot ise 0.15 dk'daki minik çocuk* oluyor:
bu da final sahnesi, aman dikkat !spoiler! :
*sanat insan hayatı için çok önemlidir. sanatla güler;sanatla hüzünlenir; yaşadığımız olayların tesellisini yine sanatta buluruz.sanat sanat için midir yoksa toplum için midir bilinmez ama eğer kendime ifade etmeyi beceremediğim duygularımı bana anlatabiliyorsa o hâlde sanat benim için vardır.
hem şöyle değil midir;
"sanatsız kalmış bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir."
mustafa kemal atatürk
tavsiyem, filmi orjinal dili olan fransızca'dan türkçe altyazı eşliğinde izlemenizdir. böylece mösyö mathieu'nün pépinot deyişini yıllar geçse de tıpkı az önce söylenmişçesine işitmeye devam edersiniz ki tonlaması ve duygusu hala sıcacık durur üzerinde.
bir film bu denli etkileyici olabilir midir? ve filmin müziklerini besteleyen bruno coulais acaba ölümsüz eserler yarattığının farkında mıydı?
bunlar da evrende cevapları olmayan sorulardan sadece ikisi sanırım. sanat tanrı'nın sırlarından bir sır olsa gerek. şahsen benim başka açıklamam yok,bu sebeple de bu muhteşem eserin önünde saygıyla eğilmekteyim.
filmin hayran olduğum müziklerini* ise şöyle sıralayım;
caresse sur l'océan:
la nuit:
vois sur ton chemin:
cerf volant:
pépinot ise 0.15 dk'daki minik çocuk* oluyor:
bu da final sahnesi, aman dikkat !spoiler! :
*sanat insan hayatı için çok önemlidir. sanatla güler;sanatla hüzünlenir; yaşadığımız olayların tesellisini yine sanatta buluruz.sanat sanat için midir yoksa toplum için midir bilinmez ama eğer kendime ifade etmeyi beceremediğim duygularımı bana anlatabiliyorsa o hâlde sanat benim için vardır.
hem şöyle değil midir;
"sanatsız kalmış bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir."
mustafa kemal atatürk
devamını gör...
30 yaşında aile kurmamış insan
sadece evlenip çocuk sahibi olmayı aile kurmak zannedenleri görüyorum ve üzülüyorum.
evlenmeden önce de aileniz yok mu sizin? ağaç kovuğundan mı çıktınız? anne/baba/kardeşten oluşan topluluk ne oluyor, ne deniyor biri beni aydınlatsın.
“aile kurmamış” yerine “evlenip çocuk sahibi olmamış” olsa başlık, tamam. ama ona da tavrım sana ne/size ne olur.
evlenmeden önce de aileniz yok mu sizin? ağaç kovuğundan mı çıktınız? anne/baba/kardeşten oluşan topluluk ne oluyor, ne deniyor biri beni aydınlatsın.
“aile kurmamış” yerine “evlenip çocuk sahibi olmamış” olsa başlık, tamam. ama ona da tavrım sana ne/size ne olur.
devamını gör...
aşı olmayanlara pcr testi zorunlu tutulması
cumhurbaşkanının son açıklamasına göre türkiye'de de uygulanacak olan durum. sanırım ilk ve orta öğretim öğrencileri için bir aşı ve test zorunluluğu yok. fakat üniversite öğrencileri için haftada 2 kez test zorunluluğu geldi. bu açıkça bir despotluk ve yıldırma projesidir. isteyen aşısını olur kendini korur isteyende olmaz ve hastalanınca kendisi sonuçlarına katlanır. söylemekten dilimizde tüy bitti, aşılar virüs bulaştırma veya kapma oranını düşürmüyor aşılı ve aşısız kişilerde bulunan virüs yoğunluğu aynı yani aşısız birisi etrafındaki kimseyi ekstra riske atmıyor. buyrun dw haber linki
pcr testi kişinin virüsü taşıyıp taşımadığını tespit etmek için var, aşılı kişilerin virüsü taşıma ve bulaştırma konusunda aşısızlara kıyasla hiçbir farkı olmadığına bakarsak bu testler aynı şekilde aşılı kişiler içinde geçerli olmalıydı. buradan amacın virüslü kişileri tespit etmek değil aşısız kişiler üzerinde bir baskı oluşturmak olduğunu görebilirsiniz.
ayrıca şunu belirtmek isterim, mevzu bir kere aşı olduk bitti değil. şimdi de aşıların etkisini yitirmesi meselesi konuşuluyor. yani siz aşı olduğunuz zaman aşının direnci sonsuz değil gitgide azalıyor. bu şu anlama geliyor ilerleyen aşamada rutin olarak belli aralıklarla sizden sürekli aşı olmanız istenecek.
aşısızlar tedavi olmasın sağlık hizmetlerini meşgul ediyorlar vergilerimizi kullanıyorlar diyen arkadaşlara cevap niteliğinde şunu söylemek istiyorum. bizde vergi veriyoruz. eğer konu sağlık sistemini meşgul etmek ise, sigara ve alkol kullanan insanlar için de aynı uygulama olursa tamam kabulüm. o kişilerde hasta olacaklarını bile bile bunları kullanıyor ve işin sonunda kaçınılmaz bir şekilde hasta oluyorlar ve sağlık sistemini meşgul ediyorlar.
pcr testi kişinin virüsü taşıyıp taşımadığını tespit etmek için var, aşılı kişilerin virüsü taşıma ve bulaştırma konusunda aşısızlara kıyasla hiçbir farkı olmadığına bakarsak bu testler aynı şekilde aşılı kişiler içinde geçerli olmalıydı. buradan amacın virüslü kişileri tespit etmek değil aşısız kişiler üzerinde bir baskı oluşturmak olduğunu görebilirsiniz.
ayrıca şunu belirtmek isterim, mevzu bir kere aşı olduk bitti değil. şimdi de aşıların etkisini yitirmesi meselesi konuşuluyor. yani siz aşı olduğunuz zaman aşının direnci sonsuz değil gitgide azalıyor. bu şu anlama geliyor ilerleyen aşamada rutin olarak belli aralıklarla sizden sürekli aşı olmanız istenecek.
aşısızlar tedavi olmasın sağlık hizmetlerini meşgul ediyorlar vergilerimizi kullanıyorlar diyen arkadaşlara cevap niteliğinde şunu söylemek istiyorum. bizde vergi veriyoruz. eğer konu sağlık sistemini meşgul etmek ise, sigara ve alkol kullanan insanlar için de aynı uygulama olursa tamam kabulüm. o kişilerde hasta olacaklarını bile bile bunları kullanıyor ve işin sonunda kaçınılmaz bir şekilde hasta oluyorlar ve sağlık sistemini meşgul ediyorlar.
devamını gör...
yazarları bugün mutlu eden olaylar
kanser hastası çocuklara yardım etkinliğinde yapılan yardımlar. içim neşe ile doluyor oradakileri gördükçe. insanların gülümsemesinin sebebi olabilme düşüncesi bile güzel be!
devamını gör...
çocuğunuzun nasıl bir insan olmasını isterdiniz sorusu
insan olsun yeter; gerisi önemli değil dediğim başlıktır.
devamını gör...
özgürlük
ne beşeri ne de toplum düzeni olarak olamayız, imkansızdır. olduğumuzu sanırız ama karıncanın kavanozdan çıkıp başka bir kavanozda olduğunu fark etmesi gibidir. sistem ele almıştır bizi.
devamını gör...
yemek pişirmenin püf noktaları
göz kararım yok diyenler öncelikle ölçerek başlasın. pratik yapa yapa otomatikmen gelir o karar ayarlaması.
ne koyuyorsanız tencereye 5-10 dk sonra mutlaka altını kısın. makarna hariç. makarna paketlerinin üzerindeki süreç genelde tutmuyor. o noktada ya göz kararı ile ya da yiyerek piştiğini görürsünüz.
her yemeğe de her baharat girmez. evde ne bulursanız karıştırıp, hint yemeklerine çevirmeyiniz.
ne koyuyorsanız tencereye 5-10 dk sonra mutlaka altını kısın. makarna hariç. makarna paketlerinin üzerindeki süreç genelde tutmuyor. o noktada ya göz kararı ile ya da yiyerek piştiğini görürsünüz.
her yemeğe de her baharat girmez. evde ne bulursanız karıştırıp, hint yemeklerine çevirmeyiniz.
devamını gör...
anadolu'nun önemli arkeolojik eserleri
en eskilerinden birkaç tane paylaşayım hemen.
1. istanbul- yarımburgaz mağarası: türkiye'de bulunan en eski yerleşim yeridir. eldeki verilerle taa paleotik döneme ait olduğu biliniyor.
(bkz: yarım burgaz mağarası)

2. diyarbakır- çayönü: ilk köy yerleşim yeridir. neolitik döneme ilişkin önemli bilgiler verir.
(bkz: çayönü)

3. konya- çatalhöyük: ilk kent yerleşim yeridir. şehirleşmeye işaret eden bulgular var. ayrıca tarım yapan ilk topluluklardan birine ev sahipliği yapmıştır.
(bkz: çatalhöyük)

4. şanlıurfa- göbeklitepe: bulunmazdan önceki tüm genel geçer bilgileri altüst eden, en eski kült yapıdır. mö. 11400'lü yıllarda yapıldığı tahmin ediliyor. neolitik döneme ait olduğu biliniyor.

(bkz: göbeklitepe)
1. istanbul- yarımburgaz mağarası: türkiye'de bulunan en eski yerleşim yeridir. eldeki verilerle taa paleotik döneme ait olduğu biliniyor.
(bkz: yarım burgaz mağarası)

2. diyarbakır- çayönü: ilk köy yerleşim yeridir. neolitik döneme ilişkin önemli bilgiler verir.
(bkz: çayönü)

3. konya- çatalhöyük: ilk kent yerleşim yeridir. şehirleşmeye işaret eden bulgular var. ayrıca tarım yapan ilk topluluklardan birine ev sahipliği yapmıştır.
(bkz: çatalhöyük)

4. şanlıurfa- göbeklitepe: bulunmazdan önceki tüm genel geçer bilgileri altüst eden, en eski kült yapıdır. mö. 11400'lü yıllarda yapıldığı tahmin ediliyor. neolitik döneme ait olduğu biliniyor.

(bkz: göbeklitepe)
devamını gör...
çaykahvesevmemdurunvurmayın
ben sevdim kendisini ama muhtemelen ikinci hesabı filandır bu. gayet aşina çünkü sözlüğe, mevzulara. nerden mi biliyorum çümkü ben de öyleydim. hadi eyv.
devamını gör...
aldırma gönül
hapishane şarkısı 5, yazar ve şair sabahattin ali tarafından halk dilinden yararlanarak 1933 yılında yazılmış ünlü bir şiir ve şarkıdır. şairin, sinop cezaevi'nde hükümlü bulunduğu sırada yazdığı ve adlandırmak yerine numaralandırdığı hapishane şarkısı adlı beş şiirinin sonuncusu ve en bilinenidir. aldırma gönül adı ile meşhur olan şiir, toplam beş dörtlükten meydana gelmektedir.
devamını gör...
yatağın içi sıcacıkken ayakların üşümesi sorunsalı
nedense öyle gerçekten, şuanda farkettim patik giyerek halledebilirim ama üşengeçlik.
devamını gör...
mutsuzlugumdan mutluyum (yazar)
an itibarı ile kendisi de ünlüler kervanına adını kazımış bulunmakta.
günün ünlüsü yazarımız
(bkz: kocaman alkış)
günün ünlüsü yazarımız
(bkz: kocaman alkış)
devamını gör...
kitap okuyamamak
çeşitli sebeplerden dolayı istenildiği halde kitap okunamaması durumu.
ocak ayında 13 kitap okuyabilmiş biri olarak şubat ayında henüz tek bir kitabı bile okuyamamış olmam durumu. 3 kitaba başlamış bulunuyorum birbirinden farklı tarzlarda ama tek satır okumaya fırsatım olmuyor.
en büyük etken vakit olmaması.* günler 27 saat olsaydı o zaman 3 saat okumayla geçebilirdi.
ocak ayında 13 kitap okuyabilmiş biri olarak şubat ayında henüz tek bir kitabı bile okuyamamış olmam durumu. 3 kitaba başlamış bulunuyorum birbirinden farklı tarzlarda ama tek satır okumaya fırsatım olmuyor.
en büyük etken vakit olmaması.* günler 27 saat olsaydı o zaman 3 saat okumayla geçebilirdi.
devamını gör...
mülakat
az önce 4. aşamasını gerçekleştirdiğim, bitmek bilmeyen bir stres yaşamama sebep olan (uyku problemleri, mide ağrıları vs.) çeşitli türdeki görüşmeler bütünü. bir yılı aşkın süredir iş arıyorum ve "iş arıyor musun?" diye soran insanlardan gerçekten bıktım, usandım. umarım bu kadar çaba ve bekleyişten sonra yüzümün güleceği bir sonuç alırım.
bu arada ilk defa konusuna hakim, kendini yetiştirmiş ve işini düzgün yaptığına inandığım biriyle görüştüm. yaşadığım süreç hakkında hazırlanan adaylara yardımcı olmak adına şu ana kadar edindiğim tecrübelerimi paylaşacağım.
1 - sözel & sayısal genel yetenek testi
bu test aracı kurum kullanılarak veya görüştüğünüz firma tarafından size iletilen bir link aracılığı ile online olarak, tek ekranda kalma ve kameranızın açık olması şartıyla yapılıyor. kağıt kalem kullanabiliyorsunuz fakat hesap makinesine izin var mıydı tam hatırlayamıyorum. süre bir kere başladıktan sonra başınıza gelen aksilikler için süreyi durdurma gibi olaylar yok. örneğin benim tükenmez kalemim bitti ve 2-3 dakika odamda kalem aramak zorunda kaldım. yaklaşık 40 soru için 60 dakika süre tanınıyor ama ben kimsenin yetiştirebileceğini sanmıyorum. zaten yetiştirmekten ziyade belirli bir puanı yakalama amacı var diye düşünüyorum. sorular genelde ales benzeri uzunlukta, kimisi görsel içeriği olan kimisi yazı içeren mantık/dikkat/hesaplama türündeydi.
2 - ingilizce testi - computer adaptive testing
bu testin daha önce girdiğim ingilizce testlerinden farkı aslında amacıydı. normalde hazırlanan belirli miktardaki soru ve süre için uğraşırsınız ama bu test sizin yanıtlarınıza göre şekilleniyor. örneğin b1 zorluğunda bir soruyu doğru yanıtlarsanız bir sonraki soru zorlaştırılıyor, yanlış yanıtlarsanız da soru kolaylaştırılıyor. bu şekilde ingilizce seviyeniz belirleniyor. grammer dışında günlük/iş/akademik konular içeren ve dinlemeli sorular da bulunuyordu.
3 - ingilizce & türkçe video mülakat
bu mülakat yanlış hatırlamıyorsam 3 türkçe ve 2 ingilizce sorudan oluşuyordu. sorular kesinlikle "kendinizi biraz tanıtır mısınız?" vs. şeklinde değildi. eski iş yeriniz / üniversiteniz / yaşantınız vs. olarak çeşitlendirebilirim çünkü hepsinden soru vardı ve detaylıydı diye hatırlıyorum. soruları okumak ve düşünmek için 10 saniye (tahmini) bir süreniz oluyor. soruyu yanıtlama süreniz 1 dakika (tahmini) veya daha uzun. eğer yanıtladıysanız erken bitirebiliyorsunuz. sorular bittikten sonra yanıtlarınız video olarak kaydediliyor ve sisteme yükleniyor.
kişilik envanteri
bu aslında tam olarak bir mülakat değil. adayların başvurduğu pozisyona uygun özelliklere sahip, pozisyonun gerektirdiği kişilikte/karakterde olup olmadığını belirlemek amacıyla yaptıklarını düşünüyorum. uzun uzun insanları tanımlayan cümleler var ve yanıt olarak sizden "kesinlikle hayır, hayır, bilmiyorum, evet, kesinlikle evet) şıklarından birini seçmenizi istiyorlar. sonucu görme gibi bir durumunuz yok.
4- insan kaynakları online mülakat
son olarak çok detay veremeyeceğim ve bugün katıldığım son mülakat buydu. teams üzerinden gönderilen bir link aracılığı ile görüşme sağladık ve yaklaşık 1 saat sürdü. firma hakkında, çalışma şartları hakkında bilgiler verildi. pozisyon beklentileri açıklandı. amaç aslında yukarıdaki mülakatlardan sonra adayı yakından tanıma diye düşünüyorum ama aynı zamanda bir anda yanıtlaması zor olan sorular da yöneltildi. zor olduğunu düşünme sebebim daha önce karşılaştığım sorulardan çok içermemesiydi. (daha sonra detaylı açıklayacağım.)
5- teknik ve belki ik müdür mülakatı
2 haftalık bir haberleşme süresi (olumlu/olumsuz) iletildi. eğer yukarıdaki aşamayı geçmiş olursam teknik ve duruma göre insan kaynakları müdürüyle görüşme olabilirmiş. şimdilik umutla bekleyip hazırlanmaya çalışacağım. birkaç hafta sonra editler paylaşırım. şans dileyin :)
23 kasım edit: dördüncü mükakatı da geçtim. sırada beşinci ve inşallah son değerlendirme var.
3 aralık edit: henüz haber gelmedi.
6 aralık edit: arkadaşlar sonunda oldu. kabul edildiğime dair arandım ve teklif maili geldi.
bu arada ilk defa konusuna hakim, kendini yetiştirmiş ve işini düzgün yaptığına inandığım biriyle görüştüm. yaşadığım süreç hakkında hazırlanan adaylara yardımcı olmak adına şu ana kadar edindiğim tecrübelerimi paylaşacağım.
1 - sözel & sayısal genel yetenek testi
bu test aracı kurum kullanılarak veya görüştüğünüz firma tarafından size iletilen bir link aracılığı ile online olarak, tek ekranda kalma ve kameranızın açık olması şartıyla yapılıyor. kağıt kalem kullanabiliyorsunuz fakat hesap makinesine izin var mıydı tam hatırlayamıyorum. süre bir kere başladıktan sonra başınıza gelen aksilikler için süreyi durdurma gibi olaylar yok. örneğin benim tükenmez kalemim bitti ve 2-3 dakika odamda kalem aramak zorunda kaldım. yaklaşık 40 soru için 60 dakika süre tanınıyor ama ben kimsenin yetiştirebileceğini sanmıyorum. zaten yetiştirmekten ziyade belirli bir puanı yakalama amacı var diye düşünüyorum. sorular genelde ales benzeri uzunlukta, kimisi görsel içeriği olan kimisi yazı içeren mantık/dikkat/hesaplama türündeydi.
2 - ingilizce testi - computer adaptive testing
bu testin daha önce girdiğim ingilizce testlerinden farkı aslında amacıydı. normalde hazırlanan belirli miktardaki soru ve süre için uğraşırsınız ama bu test sizin yanıtlarınıza göre şekilleniyor. örneğin b1 zorluğunda bir soruyu doğru yanıtlarsanız bir sonraki soru zorlaştırılıyor, yanlış yanıtlarsanız da soru kolaylaştırılıyor. bu şekilde ingilizce seviyeniz belirleniyor. grammer dışında günlük/iş/akademik konular içeren ve dinlemeli sorular da bulunuyordu.
3 - ingilizce & türkçe video mülakat
bu mülakat yanlış hatırlamıyorsam 3 türkçe ve 2 ingilizce sorudan oluşuyordu. sorular kesinlikle "kendinizi biraz tanıtır mısınız?" vs. şeklinde değildi. eski iş yeriniz / üniversiteniz / yaşantınız vs. olarak çeşitlendirebilirim çünkü hepsinden soru vardı ve detaylıydı diye hatırlıyorum. soruları okumak ve düşünmek için 10 saniye (tahmini) bir süreniz oluyor. soruyu yanıtlama süreniz 1 dakika (tahmini) veya daha uzun. eğer yanıtladıysanız erken bitirebiliyorsunuz. sorular bittikten sonra yanıtlarınız video olarak kaydediliyor ve sisteme yükleniyor.
kişilik envanteri
bu aslında tam olarak bir mülakat değil. adayların başvurduğu pozisyona uygun özelliklere sahip, pozisyonun gerektirdiği kişilikte/karakterde olup olmadığını belirlemek amacıyla yaptıklarını düşünüyorum. uzun uzun insanları tanımlayan cümleler var ve yanıt olarak sizden "kesinlikle hayır, hayır, bilmiyorum, evet, kesinlikle evet) şıklarından birini seçmenizi istiyorlar. sonucu görme gibi bir durumunuz yok.
4- insan kaynakları online mülakat
son olarak çok detay veremeyeceğim ve bugün katıldığım son mülakat buydu. teams üzerinden gönderilen bir link aracılığı ile görüşme sağladık ve yaklaşık 1 saat sürdü. firma hakkında, çalışma şartları hakkında bilgiler verildi. pozisyon beklentileri açıklandı. amaç aslında yukarıdaki mülakatlardan sonra adayı yakından tanıma diye düşünüyorum ama aynı zamanda bir anda yanıtlaması zor olan sorular da yöneltildi. zor olduğunu düşünme sebebim daha önce karşılaştığım sorulardan çok içermemesiydi. (daha sonra detaylı açıklayacağım.)
5- teknik ve belki ik müdür mülakatı
2 haftalık bir haberleşme süresi (olumlu/olumsuz) iletildi. eğer yukarıdaki aşamayı geçmiş olursam teknik ve duruma göre insan kaynakları müdürüyle görüşme olabilirmiş. şimdilik umutla bekleyip hazırlanmaya çalışacağım. birkaç hafta sonra editler paylaşırım. şans dileyin :)
23 kasım edit: dördüncü mükakatı da geçtim. sırada beşinci ve inşallah son değerlendirme var.
3 aralık edit: henüz haber gelmedi.
6 aralık edit: arkadaşlar sonunda oldu. kabul edildiğime dair arandım ve teklif maili geldi.
devamını gör...

