gölge boyunun sıfır olması
evimiz yani dünyamızın eksen eğikliğinin 23° 27'* olduğunu hatırlıyoruzdur. bu eğiklik sayesinde dünyanın bazı yerleri güneş ışınlarını dik açıyla alabilirken bazıları alamaz.
özellikle 21 haziranda kuzey yarım küre'deki yengeç dönencesi üzerine, 21 aralıkta ise güney yarım küre'deki oğlak dönencesi üzerine güneş ışınları dik açıyla ulaşır ve günün öğlen vakti olan saat tam 12.00'de gölge boyu sıfır olmaktadır. görselde de gölge boyunun sıfır olduğunu görmekteyiz.
özellikle 21 haziranda kuzey yarım küre'deki yengeç dönencesi üzerine, 21 aralıkta ise güney yarım küre'deki oğlak dönencesi üzerine güneş ışınları dik açıyla ulaşır ve günün öğlen vakti olan saat tam 12.00'de gölge boyu sıfır olmaktadır. görselde de gölge boyunun sıfır olduğunu görmekteyiz.
devamını gör...
yazarların beğendiği diziler
the queen's gambit.
devamını gör...
that '70s show
belki bu harikulade diziyi bilen birileri vardır belki entry girerler yazarken tebessüm ediyorum öyle bir sitcom sözlük bilmeyen lütfen izlesin . izleyince ericin bodrumunda olmak isteyeceksiniz biliyorum .
dizi amerika'nın wisconsin eyaletinde kurgusal bir yer olan point place de yaşayan 6 genci ve ailelerini konu alır. bu gençlerin 1976 yılından 1979 a kadar yaşadıklarını izleriz. izlerken büyük keyif alırız.
dizi 8 sezon 200 bölümden oluşmaktadır. 1998 yılları ile 2006 yılları arasında yayınlanmıştır. yapımcılığını fox üstlenmiştir. bölümler 22 dakikadır.
başrol oyuncuları şöyledir.
topher grace
mila kunis
ashton kutcher
danny masterson
laura prepon
wilmer valderrama
debra jo rupp
kurtwood smith
tanya roberts
don stark
lisa robin kelly
tommy chong
josh meyers
dizinin en önemli özelliklerinden birisi bütün oyuncuların çok iyi olması. bu konuda friends dizisine benzetiyorum. oyuncular arasında seçim yapamıyorsunuz hepsi birbirinden eğlenceli ve farklı.
özellikle red forman ve kitty forman bambaşka karakterlerdir.
dizi tarihinde gördüğüm en komik anne baba en komik aile bunlar. unutamıyorum.
diziyi güzel yapan detaylardan bir diğeri dönemi çok iyi yansıtması. müthiş bir şekilde aktarıyor. diziyi çok çekici bir hale getiriyor. teknolojik aletler, kostümler, yiyecekler, müzikler, rock grupları her şey dönemi başarılı şekilde yansıtıyor.
özellikle dizideki gençlerin rock müziğe olan ilgisi müzik severler için daha keyifli bir izleme fırsatı sunuyor.
dizide bulunan arabalar da aynı keyfi izleyiciye sunuyor. özellikle eric karakterinin vista cruiser müthiş bir araba.
dizinin sezonlarında bulunan bölümlerinin ismi bazı rock gruplarının albümlerinden oluşuyor.
led zeppelin, the rolling stones, quenn gibi grupların şarkı isimleri bölüm isimlerine verilmiş.
8 sezon boyunca izlerken dizinin çekildiği mekanda olmak için derin bir arzu duydum. onlardan biri olmak ve o kasabada olmak için her şeyimi verirdim. öyle şeyler hissettim. bunu böyle hissettirecek atmosfer yaratmak her yapımcının yapabileceği bir şey değildir.
yapımcı demişken dizinin yapımcıları mark brazill, bonnie turner, terry turner.
sitcom izleyenler dediğimi anlayacaklardır. bir sitcomu güzel hale getiren en önemli şey introsudur. bu dizinin introsu acayip lezzetli bir müzik ve acayip güzel görüntüler sunuyor. son derece basit ama etkili.
bu diziyi nasıl keşfettiğimi hiç hatırlamıyorum. dizinin pek bilinmemesine çok üzülüyorum. siz gençler nasıl dersiniz. underrated bir dizi. nolur izlemeyenler izlesin lütfen.
ayrıca dizide bulunan göndermeler ve espriler çok başarılı. özellikle star wars respectleri çok hoşuma gidiyordu.
klasik bir amerikan babası olan beyefendinin savaş esprileri bambaşka güzeldi.
çok sevdiğim bir dizi çok sevdiğim bir efsane. ne olur izleyin. bu kadar övdüğüm için sapık zannetmeyin. cidden hak ediyor.
dizi amerika'nın wisconsin eyaletinde kurgusal bir yer olan point place de yaşayan 6 genci ve ailelerini konu alır. bu gençlerin 1976 yılından 1979 a kadar yaşadıklarını izleriz. izlerken büyük keyif alırız.
dizi 8 sezon 200 bölümden oluşmaktadır. 1998 yılları ile 2006 yılları arasında yayınlanmıştır. yapımcılığını fox üstlenmiştir. bölümler 22 dakikadır.
başrol oyuncuları şöyledir.
topher grace
mila kunis
ashton kutcher
danny masterson
laura prepon
wilmer valderrama
debra jo rupp
kurtwood smith
tanya roberts
don stark
lisa robin kelly
tommy chong
josh meyers
dizinin en önemli özelliklerinden birisi bütün oyuncuların çok iyi olması. bu konuda friends dizisine benzetiyorum. oyuncular arasında seçim yapamıyorsunuz hepsi birbirinden eğlenceli ve farklı.
özellikle red forman ve kitty forman bambaşka karakterlerdir.
dizi tarihinde gördüğüm en komik anne baba en komik aile bunlar. unutamıyorum.
diziyi güzel yapan detaylardan bir diğeri dönemi çok iyi yansıtması. müthiş bir şekilde aktarıyor. diziyi çok çekici bir hale getiriyor. teknolojik aletler, kostümler, yiyecekler, müzikler, rock grupları her şey dönemi başarılı şekilde yansıtıyor.
özellikle dizideki gençlerin rock müziğe olan ilgisi müzik severler için daha keyifli bir izleme fırsatı sunuyor.
dizide bulunan arabalar da aynı keyfi izleyiciye sunuyor. özellikle eric karakterinin vista cruiser müthiş bir araba.
dizinin sezonlarında bulunan bölümlerinin ismi bazı rock gruplarının albümlerinden oluşuyor.
led zeppelin, the rolling stones, quenn gibi grupların şarkı isimleri bölüm isimlerine verilmiş.
8 sezon boyunca izlerken dizinin çekildiği mekanda olmak için derin bir arzu duydum. onlardan biri olmak ve o kasabada olmak için her şeyimi verirdim. öyle şeyler hissettim. bunu böyle hissettirecek atmosfer yaratmak her yapımcının yapabileceği bir şey değildir.
yapımcı demişken dizinin yapımcıları mark brazill, bonnie turner, terry turner.
sitcom izleyenler dediğimi anlayacaklardır. bir sitcomu güzel hale getiren en önemli şey introsudur. bu dizinin introsu acayip lezzetli bir müzik ve acayip güzel görüntüler sunuyor. son derece basit ama etkili.
bu diziyi nasıl keşfettiğimi hiç hatırlamıyorum. dizinin pek bilinmemesine çok üzülüyorum. siz gençler nasıl dersiniz. underrated bir dizi. nolur izlemeyenler izlesin lütfen.
ayrıca dizide bulunan göndermeler ve espriler çok başarılı. özellikle star wars respectleri çok hoşuma gidiyordu.
klasik bir amerikan babası olan beyefendinin savaş esprileri bambaşka güzeldi.
çok sevdiğim bir dizi çok sevdiğim bir efsane. ne olur izleyin. bu kadar övdüğüm için sapık zannetmeyin. cidden hak ediyor.
devamını gör...
sözlüğün düz yazarları
beni de yazın bu listeye. çünkü bende düz bir yazarım. düz olmak kötü bir şey değil kendini bilmektir. ne şatafatı ne de saçmalığı ve amaçsızlığı severim. her şey yerinde ve kıvamında olacak. hiçbir konuda abartı olmamalıdır.
devamını gör...
fakirlik belirten detaylar
20 yıl önce filan bizim arabamız yok o zaman, kapıcı geldi anneme araba varmı sizde diye sordu, annemin verdiği cevap;
pazar arabasımı..
hala aklıma geldikçe gülüyorum,
(kapıcının arabası var bu arada, bozulmuş da bir yere gidiceklermiş)
pazar arabasımı..
hala aklıma geldikçe gülüyorum,
(kapıcının arabası var bu arada, bozulmuş da bir yere gidiceklermiş)
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
bugün, ada vapurundan.
buradan
buradan
devamını gör...
sabah olunca gelen hayat çok güzel la hissi
o his nereden gelmektedir? neden bana gelmemektedir? akşama doğru bana da geldiği olmuştur ama sabah uyanınca hayat nasıl güzel gelebilir? uyanmak mesela hiç güzel değil. yine de belki bir gün bana da gelir de, ben de denerim nasıl bir hismiş.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en sevdiği hayvan
tüm hayvanların sevilmeye layık olduğu bu dünyada benim favorim sıradışı bir canlı olan vombattır.
vombat
vombat
devamını gör...
bilgisayar mühendisliği
90larda ve şimdilerde altın çağını yaşayan meslektir(dünya genelinde, türkiye'de farklı olabilir).
90ların sonunda dot.com balonu patladıktan sonra iş alanları geçici olarak azaldıysa da son 5 senedir inanılmaz bir talep var.
bir bilgisayar mühendisi çok farklı alanlarda çalışabilir. ilk aklıma gelenler:
yazılım geliştirme
yazılım tasarım
proje yöneticiliği
iş analistliği
veri analistliği
veritabanı yönetimi
sistem yönetimi
siber güvenlik uzmanı
vs. vs.
bu meslekte başarılı olmak için bitmeyen bir öğrenme açlığı, yeniliklere hızlı adapte olabilme, ortalama üstü sayısal zeka ve analiz yeteneği gereklidir. ingilizce bilmiyorsanız hiç bulaşmayın. zaten ingilizce neredeyse her meslek için şart. proje yönetimi gibi alanlarda ayrıca soft skill denilen özelliklere de ihtiyaç vardır. başarılı bir bilgisayar mühendisinin işsiz kalma olasılığı şu an için hemen hemen sıfır. ülke içinde hiç bir şey yapamasa bile internet üzerinden dünyanın herhangi bir yerindeki firmaya yazılım geliştirme hizmeti sunabilir. başarılı projelere imza atmış olanlar ise yurt dışında rahatlıkla iş bulabilirler.
bu mesleği seçmek isteyen kişiler öncelikle bu işi sevip sevmeyeceklerine karar vermeliler. eğer sevmezseniz hem başarılı olmanız zor olur, hem de mutsuz olursunuz. çok başarılı olanlar ise hepimizin görüp duyduğu üzere inanılmaz işler başarmaktalar.
şimdilik bu kadar.
90ların sonunda dot.com balonu patladıktan sonra iş alanları geçici olarak azaldıysa da son 5 senedir inanılmaz bir talep var.
bir bilgisayar mühendisi çok farklı alanlarda çalışabilir. ilk aklıma gelenler:
yazılım geliştirme
yazılım tasarım
proje yöneticiliği
iş analistliği
veri analistliği
veritabanı yönetimi
sistem yönetimi
siber güvenlik uzmanı
vs. vs.
bu meslekte başarılı olmak için bitmeyen bir öğrenme açlığı, yeniliklere hızlı adapte olabilme, ortalama üstü sayısal zeka ve analiz yeteneği gereklidir. ingilizce bilmiyorsanız hiç bulaşmayın. zaten ingilizce neredeyse her meslek için şart. proje yönetimi gibi alanlarda ayrıca soft skill denilen özelliklere de ihtiyaç vardır. başarılı bir bilgisayar mühendisinin işsiz kalma olasılığı şu an için hemen hemen sıfır. ülke içinde hiç bir şey yapamasa bile internet üzerinden dünyanın herhangi bir yerindeki firmaya yazılım geliştirme hizmeti sunabilir. başarılı projelere imza atmış olanlar ise yurt dışında rahatlıkla iş bulabilirler.
bu mesleği seçmek isteyen kişiler öncelikle bu işi sevip sevmeyeceklerine karar vermeliler. eğer sevmezseniz hem başarılı olmanız zor olur, hem de mutsuz olursunuz. çok başarılı olanlar ise hepimizin görüp duyduğu üzere inanılmaz işler başarmaktalar.
şimdilik bu kadar.
devamını gör...
gökhan özoğuz'un maç tweeti atanlara sinirlenmesi
bi nevi haklıdır. penaltısı verilmese sokağa dökülür, anası babası ölse hesabını sormaz.
devamını gör...
18 yaşından küçük sözlük yazarları
o bıcırıklardan biri de benim * merhaba!
devamını gör...
aslan sütü
rakıya yapılan benzetme. bu isimlendirmenin kökeni de izmir'e dayanıyor. bir zamanlar izmir bornova'da ünlü bir meyhane olan anastapoulos kardeşler isimli mekan varmış. rakı fıçılarının üzerinde bu ailenin sembolü olan aslan amblemi bulunurmuş. işte bu nedenle rakıya aslan sütü ismini izmirliler koymuş.
devamını gör...
collectif medz bazar
2012 yılında paris'te kazara bir araya gelip birlikte müzik yapmaya başlayan dünyalı grup.
ermenice, türkçe, ingilizce, fransızca gibi çok dilli, çok kültürlü, çok sesli, çok renkli olan şarkılarından da anlaşılacağı üzere inanılmaz güzel bir zenginlik barındırıyor etnik zeminde dallanıp budaklanarak yükselen müzikleri.
latinden swinge, operadan türküye herşeyi harmanlayan sesleriyle kulaklara neredeyse her dilde bayram gibi doluyorlar.
çok yaşasınlar! daha çok duyulsunlar!
o zaman dans! o zaman renk!
ermenice, türkçe, ingilizce, fransızca gibi çok dilli, çok kültürlü, çok sesli, çok renkli olan şarkılarından da anlaşılacağı üzere inanılmaz güzel bir zenginlik barındırıyor etnik zeminde dallanıp budaklanarak yükselen müzikleri.
latinden swinge, operadan türküye herşeyi harmanlayan sesleriyle kulaklara neredeyse her dilde bayram gibi doluyorlar.
çok yaşasınlar! daha çok duyulsunlar!
o zaman dans! o zaman renk!
devamını gör...
kafa sözlük
ilk zamanlarından beri gelişimini ilgi ile takip ettiğimiz mecradır. online sayısı arttıkça bir ikilem meydana geliyor. onu bir yazayım dedim. ilerleyen zamanlarda hangi noktaya gider, hep birlikte göreceğiz.
malumunuz üyesi bol, trafiği bol sözlükler yanında bir de az kişinin uğradığı küçük sözlükler var. büyük sözlüklerde kitlesel insan davranışları sonucunda bir takım yararlı bilgilere ulaşabiliyoruz. tabii bu kitlesel davranış hali bir yeden sonra bayıyor.
küçük sözlüklerde daha seçilmiş başlıklar ya da üyelerin meşreplerine göre ilginç bilgilere ulaşmak mümkün. bu sözlüklerin de en büyük açmazı az katılım, az etkileşim ve tabii yönetimin olası keyfi davranışları oluyor.
gelişmelere baktığımız zaman şu an kafa sözlük bu iki uç arasında bir yerlerde duruyor ama sanırım en büyük sorun da bu. yani ne tam olarak gündem ile gündemi takip edebiliyoruz ne de o küçük sözlüklerdeki ilginç başlıklar listede kalabiliyor. yani başlıklar açılıyor ama diğer başlıklar yüzünden akıp gidiyor. iki arada bir derede kalmış durumda, umarım bu aşama uzun sürmez.
malumunuz üyesi bol, trafiği bol sözlükler yanında bir de az kişinin uğradığı küçük sözlükler var. büyük sözlüklerde kitlesel insan davranışları sonucunda bir takım yararlı bilgilere ulaşabiliyoruz. tabii bu kitlesel davranış hali bir yeden sonra bayıyor.
küçük sözlüklerde daha seçilmiş başlıklar ya da üyelerin meşreplerine göre ilginç bilgilere ulaşmak mümkün. bu sözlüklerin de en büyük açmazı az katılım, az etkileşim ve tabii yönetimin olası keyfi davranışları oluyor.
gelişmelere baktığımız zaman şu an kafa sözlük bu iki uç arasında bir yerlerde duruyor ama sanırım en büyük sorun da bu. yani ne tam olarak gündem ile gündemi takip edebiliyoruz ne de o küçük sözlüklerdeki ilginç başlıklar listede kalabiliyor. yani başlıklar açılıyor ama diğer başlıklar yüzünden akıp gidiyor. iki arada bir derede kalmış durumda, umarım bu aşama uzun sürmez.
devamını gör...
normal sözlük bağımlılığı
2-3 gündür boş olan ya da oldurulan bütün vakitlerimin sözlükte geçmesi sonucu dâhil olduğum bağımlılık türüdür. kafa sözlük'e kaydolduğumdan beri sabaha karşı 5 gibi yatıp en geç 9 da "hadi hadi kalk, daha sözlüğe bakacaksın" diye kaldırıyorum kendimi. üstüne bir de artık rüyalarıma girmeye başladı. mesela bu gece* gördüğüm rüya şöyleydi, belli bir miktar tanım girebilmek için önce belli bir miktar artılamak ya da favorilemek gerekiyordu. çok tanım girmek isteyen rastgele artılayıp geçmesin diye çözüm olarak da hangi tanımı neden artıladığımızı liste halinde gerekçelerini yazıyorduk. fakat olay yöneticilerinin* tanımlarını artılıyorsak gerekçe göstermeye gerek yok. çünkü onlar zaten formata uygun tanım girdiklerinden artılanmalarında sorun olmazmış* evet ben önceden de normal rüyalar görmezdim, uçuk kaçık olurdu ama canım sözlük hakkında daha 2. günden böyle komplike bi rüya görmek açıkçası hoşuma gitti. bilinçaltımın sözlük ve sorunlarıyla dolduğunu fark ettim resmen. yol kurucumuz yoldaş benjamin frankline* selam olsun.
devamını gör...
mendelssohn is on the roof
çek yazar jiři weil tarafından 15 yıl boyunca üzerinde çalışılmış ve ölmeden hemen önce 1959 yılında tamamlanmış olan eser. littérature de la shoah ve/veya holokost edebiyatının önemli isimlerinden biri olan weil'in kendine has muazzam bir üslup geliştirdiğinin en kesin kanıtlarından biridir bu roman. rus edebiyatına yoğun ilgisi -ki doktora tezi dahi gogol üzerinedir- yaptığı vladimir mayakovski ve marina tsvetaeva çevirileri ile birlikte rus edebiyatına yatkın olmasının yanı sıra, 18. yüzyıl ingiliz edebiyatının da izleri eserde kendine bir parça yer buluyor ki busta básníkova'da sıkça sözünü ettiği sergei alexandrovich yesenin'in izlerini de weil'in kaleminde rahatlıkla seçebilmek mümkün.
weil'in kurgusu tamamen antisemitizm ekseninde dönüyor. işgal altındaki prag'da nazilerin varlığıyla değişen sıradan hayatların şiddetli ve alaycı bir tasvirini ortaya koyuyor ve her karakterini acımasız bir son ile buluşturuyor. reinhard heydrich prag'ın konser salonunda don giovanni performansına katıldığında, yahudi bir aileden gelen besteci felix mendelssohn'un heykelinin görüntüsünden rahatsız olur ve kaldırılmasını emreder. bu iş için görevlendirilen belediye yetkilisi ve ss adayı julius schlesinger, kaldırılması gereken heykellerin hangisi olduğunu çözemez ve bu yüzden patronu krug, bazı anlaşmazlıklardan sonra bilgili bir yahudi bulması için ss'nin elit muhafızlarına gider daha sonra hikayeye dahil olan dr. rabinovich ile olaylar gelişir. tamamen alaycı, acınası bir üzüntü ve aşağılama dolu bir hikayedir esasında. bu hikaye ile açılan eser daha sonra birbirine bağlantılı olan diğer hikayeler aracılığı ile devam eder. her bir hikayede öne çıkan detay weil'in özellikle sanat ve heykellerin üzerinde durmasıdır.
all that remains for him is music; it always helps when he feels tired; it offers peace and contentment; the tensions of the day melt away in it. he remembers listening to beethoven's fourth after the night of the long knives, remembers how it gave him strength to carry on, to continue interrogating enemies and beating confessions out of them. the music cleansed everything that time, even the blood.
weil'in kurgusu tamamen antisemitizm ekseninde dönüyor. işgal altındaki prag'da nazilerin varlığıyla değişen sıradan hayatların şiddetli ve alaycı bir tasvirini ortaya koyuyor ve her karakterini acımasız bir son ile buluşturuyor. reinhard heydrich prag'ın konser salonunda don giovanni performansına katıldığında, yahudi bir aileden gelen besteci felix mendelssohn'un heykelinin görüntüsünden rahatsız olur ve kaldırılmasını emreder. bu iş için görevlendirilen belediye yetkilisi ve ss adayı julius schlesinger, kaldırılması gereken heykellerin hangisi olduğunu çözemez ve bu yüzden patronu krug, bazı anlaşmazlıklardan sonra bilgili bir yahudi bulması için ss'nin elit muhafızlarına gider daha sonra hikayeye dahil olan dr. rabinovich ile olaylar gelişir. tamamen alaycı, acınası bir üzüntü ve aşağılama dolu bir hikayedir esasında. bu hikaye ile açılan eser daha sonra birbirine bağlantılı olan diğer hikayeler aracılığı ile devam eder. her bir hikayede öne çıkan detay weil'in özellikle sanat ve heykellerin üzerinde durmasıdır.
all that remains for him is music; it always helps when he feels tired; it offers peace and contentment; the tensions of the day melt away in it. he remembers listening to beethoven's fourth after the night of the long knives, remembers how it gave him strength to carry on, to continue interrogating enemies and beating confessions out of them. the music cleansed everything that time, even the blood.
devamını gör...
tarihi şahsiyetler yazar olsa açacağı başlıklar
leonardo da vinci-mona lisa aslında kim
devamını gör...

