işte bu edepsiz erkeklerin sebebi..
artık göster demeye bile gerek kalmadan..
daha uzatmayayım.. siz anladiniz onu..
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çünkü evrene gönderdiğimiz mesajlar daha ulaşmadan uzaylılar tarafından yenmektedir.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"oysa defalarca sormuşlardı, büyüyünce ne olacaksın diye. mutlu diyemedik. çünkü çocuktuk akıl edemedik.."

nazım hikmet
devamını gör...

15. yas gunumde kız arkadaşımla doğum günü kutladığım için eve biraz geç gittim büyük ailem hem toplanalım hemde çocuğa pasta keselim demişler. rahat 20 kişi var. eve girdim her şey iyi güzel hoş. daha sonra yakın arkadaslarim aradı gel sana suprizimiz var diye. dedim bizimkiler salmaz baya kalabalığız saat gece 11 ve dışarda hayvan gibi kar var. aradan bir saat geçti kapı çaldı.

yakın arkadaşlarımdan ikisi kör kütük sarhoş babama ismiyle seslenerek "bak sen bu çocuğu çok sıkıyorsun bugün doğum günü" minvalinde
bir seyler söylediler. ailenin hepsi evde olduğu için hiç ses etmeden beni gönderdi. dönüşte hepiniz buraya gelin dedi. ben bırak arkadaslarimla eğlenmeyi bütün gece arkadaşlarımı ayıltmaya calismaktan yorgun düştüm. en sonunda gittik eve hep birlikte. ama biliyorum ki hiç hayra gitmiyoruz.

neyse balkonda hazır bekleyen babam eliyle isaret etti orada kalın diye. indi aşağı hiç konuşma olmadı zaten. dordumuzu tertemiz dövdü. ama oyle tokat falan değil. karda yaptırmalı falan. ilk dayağı yiyen ben olduğum için sansliydim cunku arkada 3 dk bi bekleme süresi oluyor dayak yemek için muhtemelen o bekleyiş dayaktan daha kötüdür. oyle keko gibi hepimize dalmadı. teker teker çalıştı. direkt bir sanat eseri bıraktı ortaya hala konusuruz o dayağı.

15. doğumgünümün bana çok şey kattı. hatta bana tek bir şeyler katan doğumgünüm. evden ilk uzaklaşma tecrübesi*. arkadaşlarım bana hiç bir şey için ısrar etmemeye başladı. bir şeye hayir diyorsam kesinlikle hayır olarak kalıyordu.

ben eve dönünce babam çağır lan o *******ları eve dedi. çağırdım hepsi geldi. oturduk hep birlikte içtik. babamla ilk defa içmemin hikayesidir aynı zamanda. masaya oturken adam akıllı kalmazsanız dayağı yine yersiniz demişti zaten. herkes o gün adam akıllı kalkti masadan. ders güzeldi ama tam ogrenemedik demek ki. çünkü o masada oturan herkes bu dersi alttan aldı ve onlar hiç hoş hikayeler olmadı.
devamını gör...

bayram namazı sırasında hocanın bana fake atmasi ve tüm gün boyunca abimlarin benimle dalga geçmesi.

bir keresinde ayakkabılarım çalındığını sandığım için uzun bir süre egilik şekilde kaldım. oradan ayakkabıların calinmadigini görünce geri kalktım birde ne göreyim? şöyle bi 2-3 kişi de beni taklit ettiği için hemen benden sonra kalktılar.

şu ana kadar yaşadığım en sansasyonel anı bu olabilir. birde geçen sene namaza yetisemedigimiz halde eve gelince herkese namaza yetiştik demiştik. bizden biraz sonra babam gelince yalanimiz ortaya çıkmıştı. baya bı utanmıştım.

elini kesen kasap ve firar eden danalar.
devamını gör...

google arama kutusuna türk ressamlar diye yazıp bilgilenmek yerine sözlükte başlık açıp cehalet sergilemek dediğim başlıktır.
devamını gör...

eskiden kartvizite yazılırdı. bu da torpil için işe yarardı. bir işe girebilmek için de adamını bulmak lazımdı.
ehliyeti, liyakatı, dürüstlüğü hiçe sayıp, bu özelliklere bakmadan birisine kefil olmak sakınca doğurur.
devamını gör...

başlığı ismi ile değil, lakabıyla açmayı doğru buldum. yazımın sonunda nedenini açıklayacağım. ancak gerçek ismini verelim; ılse koch

sizleri tarihte yine bir yolculuğa çıkarayım. bu sefer konumuz, pek de hanım olmayan bir nazi kızımız. birlikte bakalım bu kadının, pardon canavarın yaptıklarına.

ikinci dünya savaşı yıllarında, siyasi tutukluların alıkonulduğu hapishanelerin komutanı karl otto kochun eşidir. ılse koch bu hapishanede çalışan bir sekreterdir ve bu şekilde nazi subayı ile tanışıp evlenmiştir. ancak eşi buchenwald toplama kampına atanınca olaylar başlar. kendisi bu toplama kampında esirlere yaptıkları ile tanınır. şimdi sıkı durun, 30 haziran 1945 yılında amerikan askerleri tarafından tutuklanır ve yazı ile ellialtı bin, rakam ile de 56 bin insanın ölümünden suçlu bulunur ve yargılanır. 1967 yılında intihar eder. kendi eliyle bir ölüm olması onun için bir şanstır diye düşünüyorum.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

peki bu canavar toplama kampında esirlere neler yapmıştır? insanlık tarihinin en acımasız kadınlarından biri olarak bilinir. bu nedenle kendisine yaşadığı dönemde “buchenwald cadısı” denmiştir. sadist biridir ve dövme takıntısı vardır. dövmesi olan esirleri özellikle seçerek öldürür ve dövme olan kısımların derilerini yüzerek kendisine eşyalar yapar. çanta, eldiven hatta iç çamaşır. olur mu öyle şey demeyin. oldu. nazi dünyasında neler oldu neler. sizlere mahkumların derilerinden yapılan bir abajuru bırakayım;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

savaşın son bulmasıyla tutuklanır ancak uyanık biridir. kaldığı cezaevinde bir gardiyanla ilişkiye girerek hamile kalır. çünkü o dönem hamile kadınların cezaları hafifletilir ve frau* koch bunu bilir. 4 sene sonra çıkar. ancak hakkında o kadar çok belge ve delil toplanır ki, tekrar açılan davada ömür boyu hapis cezası alır. bir süre sonra kendisi intihar eder.

ikinci dünya savaşı inanılmaz insan hikayeleri ile doludur. bu sadece örneklerden biridir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kaynak: bilgilerin bir kısmı zamanında okunan “die hexe von buchenwald” adlı kitaptan alınmıştır. kitabın çevirisi; “buchenwald cadısı” dır. çeviren (bkz: şahsım) valla.
devamını gör...

3 mayıs türkçüler günü.

bilen bilmeyen herkes, bu önemli gün ile ilgili bir şeyler yazıp çiziyor.
kimisi bir bayrammış gibi, kimisi bütün türklüğe özel bir gün gibi yazılar paylaşıyor.

3 mayıs, isim itibari ile türkçüler günü'dür. türkçülük günü, türk milliyetçileri günü, milliyetçiler günü, milliyetçilik günü gibi bu güne yamanmaya çalışılan isimlerin hepsi yanlıştır. "bu güne 'türkçülük günü' desek ne oluyor?" diyenler olacaktır.
türkçülüğün bir günü olmadığını, bir günlük olmadığını hatırlatmak isteriz.
nasıl annelik, bir gün değil her gün ise ve anneler günü, yalnızca 1 gün ise bugün de öyle bir gündür. annelik günü olmadığı gibi türkçülük günü de yoktur.

bu güne milliyetçiler günü demek ise ramazan bayramı'na şeker bayramı demeye eş değerdir. bu güne bu ismi yamamaya çalışan kişilerin, art niyetli olduğunu düşünüyoruz. hangi milletin milliyetçisi olduğu dahi sınıflandırılmayan böyle bir isim, bu güne yamanmaya çalışan kişilerce üretilmiştir. bu günün ismini değiştirenlerin, bu günü anmaya hakkı da yoktur.

3 mayıs'ta yargılanan yalnızca nihâl atsız'dır. normalde 26 nisan'da olan bu mahkeme, türkçü gençlerin oluşturduğu kalabalık nedeniyle 3 mayıs'a ertelenmiştir. nihâl atsız'ın yargılanma nedeni komünist sabahattin ali'nin kendisine açtığı hakeret davasıdır. sabahattin ali'nin bu davayı açma nedeni, nihâl atsız'ın orkun dergisi'nde dönemin türkçü olduğu beyanında bulunan başbakanı şükrü saraçoğlu'na yazdığı açık mektupta isminin geçmesi ve "vatan haini" olarak hedef gösterilmesidir. neticede nihal atsız, bu mahkemece serbest bırakılmıştır.

26 nisan'da kalabalık nedeniyle ertelenen mahkemeye, 3 mayıs günü daha büyük bir kalabalık akın etmiştir. sabahattin ali, mahkeme salonundan çıktıktan sonra osman yüksel serdengeçti'den dayak yemiş, olayların büyümesi sonucu 165 türkçü genç gözaltına alınmış, aynı gün nihâl atsız da bu gençleri provoke etmek suçlaması ile tutuklanmıştır. nihâl atsız'a bu suçlamanın yapılmasının nedeni, 26 nisan'daki ertelenen mahkemeden sonra, istanbul'a dönmeden önce bu gençlerin bir kısmı ile çay içmiş, sohbette bulunmuş olmasıdır.

1944 olayları olarak bilinen, ırkçılık-turancılık davasının her şeyi böyle başlamıştır. ismet inönü'nün 19 mayıs konuşmasında bizzati olarak türkçüler'i hedef alması üzerine olaylar daha da harlanmış, ırkçılık-turancılık davasının savcısı olan yüzbaşı kazım alöç, bu olaydan sonra nihâl atsız'ın evini bastırmış, nihâl atsız'ın mektup arkadaşlarını ve onların mektup arkadaşları olmak üzere toplam 23 kişiyi daha tutuklatmıştır.

türkçüler, bu olaylardan sonra çeşitli eziyetlere mağdur bırakılmış, tabutluklara sokulmuş, hapislere atılmıştır. bu yüzden nihâl atsız'ın da dediği gibi bu gün bir bayram değil, acılarımızın başladığı gündür.
3 mayıs, 1954 gününden bu yana olayın başkahramanı nihâl atsız'ın talebiyle 'türkçüler günü' olarak anılmaya başlanmıştır. bu günün özel bir gün olma nedeni, gençlerin türkçü bir refleks göstererek mahkemeye yığılması ve bu olayın türkçülüğün saha hareketine dönüşmesinin başlangıcı kabul edilmesidir.

nihâl atsız, bu özel günün mimarı olduğu için, bu gün yalnızca onun belirlediği isimle, onun peşinden gidenlerle anılabilecek bir gündür. türkçü olmayan insanlarca bu günün anılması, samimiyetsizlik ya da cahilliktir. bu davanın derdi ile dertlenen, çilesini sırtlanan, birbirinin kuyusunu kazmakla uğraşmak yerine davanın yücelmesi için uğraşan bütün türkçüler'in, türkçüler günü'nü kutlarım.

"3 mayıs ruhu ebediyyen yaşasın!"
devamını gör...

bir hadisi şerif. zulmü yapanla zulüme sessiz kalan aynı kefeye konmuştur.

bir kötülüğü engellemeye gücü yeterken ona seyirci kalan o kötülüğü yapmışlardan sayılır.
devamını gör...

yanlış bilmiyorsam şaman geleneklerimizden biridir. çocuğun gelecekte göbek bağının bulunduğu okula ya da işe gireceği düşünülerek yapılır.

bir yakınımızın kızının göbek bağını gömmem için bana verdiler. ben de gidip odtü devrim stadının karşına gömdüm. bir umut işte bekliyorum bakalım ne olacak. büyüyünce editlerim sonucu.

benim göbek bağımı gömmemişler. evde duruyor. demek ki hiç umutları yokmuş zaten benden.
devamını gör...

seri yukarı çıkartılıp gündem edilmesi gereken başlıktır.

küfür yasak olmasa sülalesini sağ bırakmayacağım tecavüzcü öldürülmelidir.
devamını gör...

alanına giren esas konular: cesedin incelenmesi, ölüm sebeplerini tespit etme, öldürücü ve yaralayıcı aletlerin incelenmesi, zehirlenme, çocuk düşürme, ırza geçme, akıl hastalıkları, alkolizm, uyuşturucu madde bağımlılığı vb.
ölüm vakalarını tespit etmekte doktorlar görev alırlar. cinayet vakalarında, olay mahalline giden ve cesede otopsi yapanlar, hükümet tabipleri ve uzman doktorlardır. hakimin belirlediği sınırlar kapsamında incelemede bulunurlar ve adalete katkıda bulunmak üzerede bir rapor hazırlarlar.
devamını gör...

şöyle önemseyen, sahiplenen çılgın bir manita. allah'ım nasip etme, benjamin'e rezil olmak istemiyorum.
devamını gör...

insan sağlığını tehdit eden primatlardır, cahillerdir.
devamını gör...

osmanlıca bir kelimedir. ayrılık, ayrılık üzüntüsü mânasına gelir.

resimag.com/p1/5bd1d8713d6b.jpeg
devamını gör...

değer vermesi,ilgi göstermesi.tatlı dilli, güler yüzlü ve anlayışlı olması.
bakımsız gezmemesi,her anın değerini bilmesi.
önem verdiklerimi,isteklerimi koşulsuz olarak yerine getirmesi.
kilosuna kesinlikle dikkat etmesi,güzel kelimelerle hitap etmesi.
devamını gör...

bazı konularda insanın kendisine hatırlatması gereken kelime öbeğidir. aynı zamanda no land adlı grubun şarkısıdır.

devamını gör...

bazı insanların başına dönem dönem musallat olabilen karanlık his. her ne kadar kendini geliştirmeye teşvik etse de insanı üzdüğü için karanlık diyorum.

bilim konusunda çok ama çok yetersiz hissediyorum kendimi. dünyadaki her bilgiyi -bu imkansız da olsa- bilmeyi, bildiklerimi herkesin anlayabileceği şekilde, son derece basite indirgeyerek ifade edebilmeyi ve bu konularda sürekli keşifler, icatlar yapabilmeyi çok isterdim.

bunları yapamadığım için sözlükte yazıyorum harıl harıl. 1 kişi bile benden bir şey öğrense kendimi harika hissediyor, diğer yazarlardan 1 tane yeni bir şey öğrensem "yaşasın!" diyorum.

keşke ortalama ömrümüz 500 yıl falan olsaydı da daha çok şey öğrenebilseydik şu hayatta, ölmeden önce.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim