gül

güzel görünüşü, hoş kokusu ve çok çeşitli renkleri ile binlerce yıldır insanların en çok ilgi gösterdiği bitkilerden biri olan gül, antik dönemden günümüze hoş kokusu ile dikkat çekmiş, kokulu yağ ve krem endüstrisinde kullanılan önemli bitkilerden biri olmuştur.
antik hekimler reçetelerinde gülün tedavi edici özelliklerini sıralamışlardır.
devamını gör...
hbo
türkiye'ye de gelse fena olmaz.
devamını gör...
emine erdoğan'ın küçük porsiyon önerisi
sarayda yaşayan cumhurbaşkanı eşinin küfür gibi açıklaması. hep şükür edebiyatı, hep yetinme muhabbeti. hiç daha iyisini yapmaya çalışmak yok, daha iyisi için hedef yok.
devamını gör...
tanımını beğendiğin yazarın beğenileriyle geri dönmesi
beğendiğim bütün tanımları okuyorum. içiniz rahat olsun canlarım.*
devamını gör...
kopuk prenses ve yedi büdüler
sözlüğe yeni bir renk getirecek mis gibi bir yazar.
alıp karşıma uzun uzun anlatasım,
sonra da uzun uzun dinleyesim var.
sanırım biraz cinsiyetçiyim. hele kendini ifade etmeye çalışan,
kendince ifade etmeye çalışan hemcinsime,
ayrı bir itibar ediyorum.
aramıza hoş geldin.
keyifli yazmaların, keyifli okumaların olsun.
alıp karşıma uzun uzun anlatasım,
sonra da uzun uzun dinleyesim var.
sanırım biraz cinsiyetçiyim. hele kendini ifade etmeye çalışan,
kendince ifade etmeye çalışan hemcinsime,
ayrı bir itibar ediyorum.
aramıza hoş geldin.
keyifli yazmaların, keyifli okumaların olsun.
devamını gör...
buz devri replikleri
herkesin bir manitası var.
benimse bebek gibi bir yüzüm.
benimse bebek gibi bir yüzüm.
devamını gör...
kedi besleyenlerin ortak özellikleri
kediler hiçbir şey yapmayıp sadece uyusa bile çok sevimli buluyoruz.* her halleri ayrı güzel.
devamını gör...
geceye bir aforizma bırak
tek ihtiyacımız olan şey, bir deniz kıyısında
sabaha kadar oturup, olanı biteni gözden geçirdikten sonra, kafasında her şeyi aşmış bir insan olarak kalkıp gitmek.
sait faik abasıyanık.
sabaha kadar oturup, olanı biteni gözden geçirdikten sonra, kafasında her şeyi aşmış bir insan olarak kalkıp gitmek.
sait faik abasıyanık.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
devamını gör...
mauthausen toplama kampı
sizleri tarihte bir yolculuğa çıkarayım. “de hadi takılın peşime”
mauthausen, ikinci dünya savaşı sırasında toplama kampı olarak kullanılmış, ausschwitz’ten sonra en büyük ikinci kamptır. yıl 1938 - 1945
ben bu toplama kampını ilk kez ziyaret ettiğimde, sanırım 17 yaşındaydım ki ben ve teoman zaten hep onyediyizdir. bu kampı birkaç kez görme fırsatı bulmuştum
mauthausen; yukarı avusturya eyaletinde, tuna nehri kenarına kurulmuş bir köydür. viyana’ya yaklaşık 120 km. avusturya’nın bir başka büyük şehri linz’e 20 km uzaklıktadır. kamp alanı ise köyün hemen dışında oldukça büyük bir alana kurulmuştur. ve artık ziyaretçilere açılan bir “anıt” olmuştur.
dışarıdan bakıldığında etrafı surlarla çevrili bir yapıdır.

tam ortadaki büyük kapıdan içeri girelim. içeri girdiğinizde büyük bir avluya çıkarsınız. kampa getirilen esirler (çoğu yahudi ve sovyet askeri) bu avluda önce çıplak olarak soyundurulur ve büyük hortumlarla toplu halde yıkatılırlardı. kış yaz aynı şekilde. daha sonra esirlerin fotoğrafları çekilir ve avlunun bittiği yerde başlayan merdivenlerden, yerleşkenin olduğu alana girerlerdi. bu anlanda tek katlı, birbirine bağlı şekilde kulübe benzeri barınaklar vardır. mauthausen’de kaç esir kaldığı bilinmiyor. ölen sayısı ise bulunan ve belgelenen yaklaşık 320 bin kişi kadardır. ilk kurulan kamplardan biridir ancak, müttefiklerin işgalden kurtardıkları son kamptır.
hadi şu barakalara girelim;

içeride sıralı şekilde dizilmiş bir ranza sistemi var. bu alanda bir yatağı 4-5 kişi aynı anda paylaşır ve vardiya sistemine göre çalıştırılan esirler, günün farklı saatlerinde bu alanı kullanırlardı. yani 24 saatte bir yatağı 12-15 kişi kullanırdı. esirler, taş ocaklarında çalışırdı.

bu barakadan çıkıp karşıya geçelim. karşı baraka bugün müzeye çevrilmiştir. içeride fotoğraflar, eşyalar, kıyafetler vs görebilirsiniz. ayrıca o dönemin canlı tanıklarının anlattıkları belgesel filmler gösterilir. bu barakadan da çıkalım ve dışarıdan barakanın altına inen merdivenlere yönelenim. bu bodrum katını eminin çok duydunuz.
gaz odaları

bu alanda zehirli gazla(zyklon b)öldürülen esirler, yine hemen yakınında bulunan fırınlarda yakılırlardı. ancak ölen sayısı çok fazla olduğundan, fırınların dışında toplu mezarlara da gömülürlerdi.

bir diğer öldürme şekli ise; “ölüm merdivenleri”
basamak sayısını hatırlamıyorum ancak, yaklaşık her bir basamağı 50 cm yüksekliğinde olan merdiven, taş ocağı ile kampı birbirine bağlar. ayakta durmaya bile gücü olmayan esirler, sırtlarına taşlar yüklenip bu merdivenlerden çıkmak zorundaydılar. durmak, dinlenmek yok. duran kişi orada vurulurdu. binlerce kişi hayatını bu merdivenlerde kaybetmiştir. bu nedenle almanca “todestiege” yani “ölüm merdiveni” denir.

hitler’in çılgın deneylerini duymuşsunuzdur. çocukların gözlerine kimyasallar vererek, mavi gözlü yapma deneyi, kadınları insan ve hayvan spermleri ile hamile bırakarak daha güçlü bir ırk yaratma deneyi gibi. bu konu çok detaylıdır. başka bir yazıda anlatalım. ancak bu deneylerin bir çoğu bu kampta yapılmıştır. çok sayıda kadın ve çocuk esir bu kampta yapılan tıbbi deneyler sonucunda ölmüştür.
sovyet kızıl ordu, 1945 yılında avusturya’yı işgalden kurtarır. 5 mayıs 1945 günü ise direnen son kale mauthausen alınır. 5 mayıs avusturya’da resmi tatildir ve “faşizimden kurtulma günü” olarak kutlanır. anma töreni bu kampta yapılır.

bugün viyana’nın merkezinde sovyet askerleri için yapılmış bir anıt vardır. bu anıtta almanca ve rusça, minnet ve saygı belirten bir yazı vardır. kızıl ordu kelimesi bu anıtta yazılıdır. almanca “das heldendenkmal der roten armee” kahraman kızıl ordu anıtı yazılıdır.

bu toplama kampı hakkında yazılacak çok ayrıntı var ama konuyu uzatmayalım. bedava rehber bu kadar gezdirir diyelim.
kaynak: gözümle gördüğüm ve lanet olası hafızam.
mauthausen, ikinci dünya savaşı sırasında toplama kampı olarak kullanılmış, ausschwitz’ten sonra en büyük ikinci kamptır. yıl 1938 - 1945
ben bu toplama kampını ilk kez ziyaret ettiğimde, sanırım 17 yaşındaydım ki ben ve teoman zaten hep onyediyizdir. bu kampı birkaç kez görme fırsatı bulmuştum
mauthausen; yukarı avusturya eyaletinde, tuna nehri kenarına kurulmuş bir köydür. viyana’ya yaklaşık 120 km. avusturya’nın bir başka büyük şehri linz’e 20 km uzaklıktadır. kamp alanı ise köyün hemen dışında oldukça büyük bir alana kurulmuştur. ve artık ziyaretçilere açılan bir “anıt” olmuştur.
dışarıdan bakıldığında etrafı surlarla çevrili bir yapıdır.

tam ortadaki büyük kapıdan içeri girelim. içeri girdiğinizde büyük bir avluya çıkarsınız. kampa getirilen esirler (çoğu yahudi ve sovyet askeri) bu avluda önce çıplak olarak soyundurulur ve büyük hortumlarla toplu halde yıkatılırlardı. kış yaz aynı şekilde. daha sonra esirlerin fotoğrafları çekilir ve avlunun bittiği yerde başlayan merdivenlerden, yerleşkenin olduğu alana girerlerdi. bu anlanda tek katlı, birbirine bağlı şekilde kulübe benzeri barınaklar vardır. mauthausen’de kaç esir kaldığı bilinmiyor. ölen sayısı ise bulunan ve belgelenen yaklaşık 320 bin kişi kadardır. ilk kurulan kamplardan biridir ancak, müttefiklerin işgalden kurtardıkları son kamptır.
hadi şu barakalara girelim;

içeride sıralı şekilde dizilmiş bir ranza sistemi var. bu alanda bir yatağı 4-5 kişi aynı anda paylaşır ve vardiya sistemine göre çalıştırılan esirler, günün farklı saatlerinde bu alanı kullanırlardı. yani 24 saatte bir yatağı 12-15 kişi kullanırdı. esirler, taş ocaklarında çalışırdı.

bu barakadan çıkıp karşıya geçelim. karşı baraka bugün müzeye çevrilmiştir. içeride fotoğraflar, eşyalar, kıyafetler vs görebilirsiniz. ayrıca o dönemin canlı tanıklarının anlattıkları belgesel filmler gösterilir. bu barakadan da çıkalım ve dışarıdan barakanın altına inen merdivenlere yönelenim. bu bodrum katını eminin çok duydunuz.
gaz odaları

bu alanda zehirli gazla(zyklon b)öldürülen esirler, yine hemen yakınında bulunan fırınlarda yakılırlardı. ancak ölen sayısı çok fazla olduğundan, fırınların dışında toplu mezarlara da gömülürlerdi.

bir diğer öldürme şekli ise; “ölüm merdivenleri”
basamak sayısını hatırlamıyorum ancak, yaklaşık her bir basamağı 50 cm yüksekliğinde olan merdiven, taş ocağı ile kampı birbirine bağlar. ayakta durmaya bile gücü olmayan esirler, sırtlarına taşlar yüklenip bu merdivenlerden çıkmak zorundaydılar. durmak, dinlenmek yok. duran kişi orada vurulurdu. binlerce kişi hayatını bu merdivenlerde kaybetmiştir. bu nedenle almanca “todestiege” yani “ölüm merdiveni” denir.

hitler’in çılgın deneylerini duymuşsunuzdur. çocukların gözlerine kimyasallar vererek, mavi gözlü yapma deneyi, kadınları insan ve hayvan spermleri ile hamile bırakarak daha güçlü bir ırk yaratma deneyi gibi. bu konu çok detaylıdır. başka bir yazıda anlatalım. ancak bu deneylerin bir çoğu bu kampta yapılmıştır. çok sayıda kadın ve çocuk esir bu kampta yapılan tıbbi deneyler sonucunda ölmüştür.
sovyet kızıl ordu, 1945 yılında avusturya’yı işgalden kurtarır. 5 mayıs 1945 günü ise direnen son kale mauthausen alınır. 5 mayıs avusturya’da resmi tatildir ve “faşizimden kurtulma günü” olarak kutlanır. anma töreni bu kampta yapılır.

bugün viyana’nın merkezinde sovyet askerleri için yapılmış bir anıt vardır. bu anıtta almanca ve rusça, minnet ve saygı belirten bir yazı vardır. kızıl ordu kelimesi bu anıtta yazılıdır. almanca “das heldendenkmal der roten armee” kahraman kızıl ordu anıtı yazılıdır.

bu toplama kampı hakkında yazılacak çok ayrıntı var ama konuyu uzatmayalım. bedava rehber bu kadar gezdirir diyelim.
kaynak: gözümle gördüğüm ve lanet olası hafızam.
devamını gör...
esprili kızların erkekler tarafından tercih edilmemesi
ilişkinin iplerini elinde tutmak isteyen ve korkak er kişisidir. espri yeteneği zeka gerektirir. düşünce şekli bu yönde olan er kişisi zeki kadından korkar, su altından saman yürütemeyeceğinin farkındadır. bu farkındalık zekasından ötürü değildir. köylü kurnazıdır sadece.
küçük bir not: bu kızlarımız tercih edilmezler, tercih ederler.
küçük bir not: bu kızlarımız tercih edilmezler, tercih ederler.
devamını gör...
tanrıdan cevap bekleyen şarkılar
(bkz: ben insan değil miyim)
devamını gör...
logosu görüldüğünde güvendeyim hissi veren markalar
(bkz: ykk) bir fermuar markası. bu fermuarı kullanan hangi marka ürün alıyorsam o ürün bana güven hissi veriyor.
devamını gör...
her konuda fikri olan insan
her konuda fikri değil her konuda zikri olan insandır. fikir üretebilen insan, konuşmak için iki kere düşünür.
devamını gör...
insan olmasaydın ne olmak isterdin sorunsalı
bir kuş olmak isterdim. istediğin yere uçabiliyorsun. özellikle şu martılar çok güzel uçuyorlar hiç kanat çırpmadan metrelerce gidiyorlar. çok hoş bence böyle bir yetenek ile var olmak. ayrıca kuşlara ülke sınırlarında vize de sorulmuyor. dünyanın en ayrıcalıklı varlıkları kuşlar.
devamını gör...
erkek yazarlardan kadın yazarlara sorular
#44870 tanıma cevabım; kadınlar arası rekabet, kıskançlık bunu silmek isterdim. kadın kadının kurdu değil de destekçisi olmalı. bir kadının en büyük düşmanı yine başka bir kadın oluyor. daha çok dayanışma olmasını isterdim.
devamını gör...
kapalı kadın
diğer kadınlardan hiç farklı değil. çok arkadaşım olmuştur. ailemde de çok var. hepsi insan işte. kapalı olduğu için her şeyi mükemmel ve süper ahlaklı sanmak , açık olduğu için ahlaksız ve basit diye düşünmek her ikisi de inanılmaz yanlış ve geri bir düşünce. sadece bir noktaya değineyim. küçük yerlerde zorla kapatılan çok kız çocuğu oluyor bu bir gerçek.
devamını gör...
iii.osman
50 yıldan fazla kafes hayatı yaşadığı için, tahta sağlıklı bir biçimde oturamayan osmanlı padişahı.
zaten fazla hüküm süremeyip erken yaşta vefat etmiştir.
zaten fazla hüküm süremeyip erken yaşta vefat etmiştir.
devamını gör...

