islamın ilk şartıdır.
kuran'da birçok ayet, namaz kılmayanın münafık ve şirk ehli olduğunu bildirir.

ayrıca, yine birçok ayet namaz kılanların da müşrik olduğunu bildirir.
enteresan bir durum? müslüman olduğunu iddia edenlerin, kuranı tekrar tekrar ve dikkatlice tekrar okuması gerekiyor (türkçe mealiyle)
devamını gör...

ailemin bilgisayarı başlat > kapat seçeneğinden kapatmamı söylemesine rağmen kendi bildiğimin doğru olduğunu düşünüp ısrarla kasanın düğmesine basıp kapatmam ve azar işitmem.
devamını gör...

her gece yatmadan önce "allahım keşke benim canımı alıp ihtiyacı olan bir kuluna şifa niyetine bağışlasan" dediğim, ölümü iple çekip ne olacaksa olsun artık diyecek kadar bezmiş ruh halimin karşılığı başlıktır.
devamını gör...

meyra-nurtopu
devamını gör...

evet yanlış duymadınız, kendisi islam dininin gerçeklerine göre kafirdir. hatta yazdığı sapkınlıklar ile allah aşkı ile uzaktan yakından alakası yoktur.
bunu örnekler ile sizlere anlatacağız.

celaleddin rumi, yazdığı kitabın vahiy olduğunu iddia etmektedir! tasavvufta bu çok görülmez. zira tasavvuf ehli, velilerin tasavvufta vahiy aldıklarına inanırlar….

kitabının bir başka yerinde celaleddin rumi şöyle diyor:

“bu, ne yıldız bilgisidir, ne remil, ne de rüya. tanrı, doğrusunu daha iyi bilir ya, tanrı vahyidir! sofiler, bunu halktan gizlemek için gönül vahyi demişlerdir!”….”
(mesnevi-celaleddin rumi meb yayınları, c: 4 s: 151)

celaleddin rumi, tasavvufi görüşlerini “tanrısal aşkı” kendisinde bulduğunu söylediği şemsi tebrizi’den almış.

“celaleddin rumi, aşkla, müzikle, raksla ve şiirle beslenip gelişen ve dinler üstü yolda kadına da büyük bir önem vermiş onu da hayata almaya çalışmış ve insanlığın, kadınla bir bütün olduğunu duymuştu. o herşeyden önce kadının kapanmasının, örtünmesinin aleyhindeydi. mesnesvisin’de kadını yaratılmış değil, yaratan (!) bir kudret olarak öven, sert ve kaba ruhlu erkeklerin kadına zulmedebildiklerini söyleyen, asil insanların ince ruhlu olgun kişilerinse kadına bağlı olacaklarını, hatta onun reyine uyacaklarını ona hürmet edeceklerini bildiren celaleddin rumi “fihi ma fih”inde, bir fasılda, kadını ekmeğe benzetmek celaleddin rumi bu şeylerin kendisine gelen vahiy olduğunu iddia ederek resmen mesnevi’yi kur’an’la yarıştırmaktadır.
dilerseniz mesnevi’nin girişi ile yavaş yavaş konuyu detaylantıralım:
“bu kitap mesnevi kitabıdır. mesnevi hakikate ulaşma ve yakin sırlarını açma hususunda din asıllarının asıllarıdır. tanrı’nın en büyük fıkhı (!) tanrı’nın en aydın yolu! tanrı’nın en açık burhanıdır… kur’an’ı apaçık bir hale koyar, rızıkların bolluğuna sebeb olur, huyları güzelleştirir. şanları yüce özleri hayırlı katiblerin elleriyle yazılmıştır. temiz kişilerden başkalarının dokunmasına müsade etmezler. mesnevi, alemlerin rabbinden inmedir! batıl ne önünden gelebilir, ne ardından. tanrı onu korur, gözetir!….”
(mesnevi-celaleddin rumi meb yayınları c: 1 s: 11)

celaleddin rumi’ye göre şeyhin, pir’in, ermişin her ne isim verilirse verilsin tasavvufun ulu zatlarının söyledikleri ve yazdıkları şeyler aynıyla vahiy’dir. tıpkı kendisinin de itiraf ettiği mesnevi kitabında olduğu gibi!…
maalesef celaleddin rumi, kitabına hindistan’dan sadece kelile ve dimne masallarını almamış, erotik hint kültürünün ürünü olan kamasutra’dan da alıntılar yaparak bunları “alemlerin rabbin’den inmedir” diyerek sunmuştur.
celaleddin rumi, kur’an’ın lokman suresinin 27. ayetini kendi kitabı için nasıl alet ediyor:

“….ormanlar kalem olsa, denizler mürekkep olsa yine mesnevi’nin biteceğini umma…” (mesnevi-celaleddin rumi c: 6 s: 178)


mevlana sahabe hanımlarını bile zan altında bırakmaktan sakınmaz, onları savaşa gitmiş kocalarını aldatan ahlaksız kadınlar olarak tasvir eder. fihi mâ fih’te şöyle bir hikâye anlatır; “rivayet ederler ki; peygamber, sahâbeyle bir savaştan gelmişti. bu gece şehrin dışında yatacağız, yarın gireceğiz şehre diye davul çalın buyurdu. a tanrı elçisi dediler, sebebi ne? olabilir ya dedi, kadınlarınızı yabancı erkeklerle buluşmuş görürsünüz; canınız sıkılır; bir fitnedir, kopar. sahâbeden biri (verilen emri) işitmeyip gitti ve karısını bir yabancıyla buldu. (1) (1)[fihi ma fih, 20. bölüm, meb yay., ist /1990. s. 136-137.


şems mevlana’nın 15 yaşındaki cariyesi kimya hatun ile evlenmiş, ki kendisi 65 yaşında idi. şems-i tebrizi’ye, karısı kimya hatun’u bazen allah olarak, daha doğrusu ona, allah, karısı şeklinde görünür-dü. mevlana; bir çadırda şems’i kimya hatun ile oynaşırken gördü. mevlana oynaşmaları için biraz dışarıda dolaşıp, sonra hocasının yanına geldiğinde şems; ‘o kimya hatun değildi. yüce tanrı beni o kadar sever ki, sevdiğim kimse suretinde yanıma gelir. az önce senin beni halvet halinde gördüğün kadın da kimya hatun değildi, allah kimya hatun şeklinde bana gelmişti’ der. (2)eflâkî, menakıb’ul-arifin, c.2, s.72.



ve daha birçok örnek ile çoğaltılabilir. dünya'daki islamafobi var deyip bu adamın çılgınlar misali islam olmayanlar tarafından bile övülmesinin islam ile alakası yoktur. çünkü kendisi islam değil sapkın bir insandır.
zamanın fethullah gülen'i olan moğollar ile iş birliği yapan bu muhteremin foyası da ortaya dökülmüştür.

dipnot: birileri "yeter ya konya'lı yok mu burada demiş, bu başlığı açan zsten konyalı hem de mevlana denilen elemandan daha evvel zamanlarda konya'ya yerleşmiş olan bir ailenin evladı. gerçeklere gözünüzü ve kulağınızı kapatamazsınız. araştıranlar görür ve öğrenir. onların sapkınlığı yazmak suç ama sapkınlığı yaşamak suç değil. hadi oradan.
devamını gör...

sadece covid bazlı düşünmemek lazım. kış aylarındaki diğer hastalıkların yayılmasını da engelliyor.
devamını gör...

nedense hep güzel kızlar-erkekler vardır kollarında niye acaba?
devamını gör...

saçlı hücreli lösemi olarak da isimlendirilen b hücre kökenli malignitedir.
50-60 yaş arası erkeklerde daha sık görülür.
en sık saptanan mutasyon braf mutasyonudur.

klinikte ateş,kilo kaybı,sol üst kadranda dolgunluk hissi vardır.
genellikle pansitopeni(bütün kan hücre seviyesi düşüklüğü) görülür ancak lenfadenopati görülmez.
kemik iliği aspirasyonunda genelde materyal elde edilemez bu duruma dry tap denilmektedir.
tanıda kemik iliği biyopsisi de trap ve anneksin a1 boyaları ile pozitiflik görülür.
akım sitometri yapıldığında 11c,cd25,cd103 (+)'tir.

tedavide ilk ve en sık kladribin tercih edilir.
braf mutasyonu saptanan olgularda vemurafenib verilebilir.
devamını gör...

şiir yazmaya 38 yaşında başlayan, şiirleri ilk kez orhan gencebay tarafından bestelenmiş olan samsun doğumlu şair. 2 yıl önce ankara'da vefat etti.

safi'nin yaklaşık 40 şiiri, orhan gencebay tarafından, 100'den fazla şiiri de zekai tunca, candan erçetin gibi ünlü sanatçılar tarafından bestelendi. şiirleri yabancı dillere de çevrildi.

90'lı yıllarda altın kelebek ve yılın en sevilen on şarkısı birincilik ödüllerini ve trt'nin en iyi türk sanat müziği ödülünü aldı. 2000'li yıllarda türk dil kurumu tarafından türkçeyi en etkin ve güzel kullanan şair olarak ödüllendirilirken, yine aynı yıllarda mihai eminescu adına düzenlenen eminescu madalyasını aldı.


1990 yılında hürriyet gazetesi’ nin , milliyet gazetesi’ nin birincilik ödüllerini aldı. 2003'te (bkz: tdk) tarafından ödüllendirildi.

benim en beğendiğim şiirlerinden biri budur:


kaybolan neşemi şarkıda, sazda,
bulmayı denedim, sensiz olmadı,
felekten bir gece çalıp biraz da,
gülmeyi denedim, sensiz olmadı...

hasreti herkesten çok tanıyorum,
bu zehrin üstüne yok sanıyorum,
yaşlı gözlerimden utanıyorum,
silmeyi denedim, sensiz olmadı...

doğmanı bekledim battığın yerden,
dönmeyi bilmedin gittiğin yerden,
beni sarhoş diye sattığın yerden,
gelmeyi denedim, sensiz olmadı...

evlenmiş dediler, çıldıracaktım,
resim, mektup, şiir, ne varsa yaktım,
ilmeği kaç defa boynuma taktım,
ölmeyi denedim, sensiz olmadı...
devamını gör...

ikinci bir nickaltını yerden göğe kadar hak eden yazarımız.

efendim böyle bir dil,
böyle bir üslup,
böyle bir hayatın içindenlik,
böyle bir hikayecilik yok!
edebiyat dergisinde yazsa zaten bu kadar olur!
sözlüğümüzün kara bulutlarını dağıtıyor kendisi.
iyi ki var ve iyi ki yazıyor.
sıradaki şarkı değerli yazarımız güneş için gelsin.
bulutlar ışığınıza engel olmasın efendim.
devamını gör...

niyesini bilmem de bu sıcağa çare gösterebilirim;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

cehapeli, yazlıkçı teyze olmak bunu gerektirir.
devamını gör...

kaderimin bu kadar kötü olmasını inanın aklım almıyor. hayır etraftaki insanlardan da duyuyorum, görüyorum, okuyorum hayatları hakkında. ama bu kadar radikal olanına gerçekten rastlamadım. her gün '' acaba bugün ne gelecek başıma '' diye yaşamaktan sıkıldım.
devamını gör...

tam bak şurda görüyo musun? hah bak orda g harfi bak kocaman.
devamını gör...

karşımdakinden yeri geldiğinde beklediğim ama çok nadir duyduğum söz.bazen neden özür dilemesi gerektiğini bile ben açıklamak zorunda kalıyorum
devamını gör...

sakallı maymun olarak da bilinen bu tür güney amerika’da, peru’nun doğusunda amazon havzasında yaşamakta olan; henüz yok olma tehlikesi olmayan bir maymun türüdür. bolivya ve brezilya’nın bazı bölgelerinde de görülmüştürler.

adının alman imparatoru ikinci wilhelm'den ilham alınarak konulduğu düşünülmektedir. tamarinler en küçük maymun türlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

çoğunlukla kılları gri renktedirler, göğüslerinde ise sarı benekler bulunur. elleri ve ayakları siyah, kuyruğu ise kahverengidir. boyları 30-40 cm arasında değişir ve ortalama olarak 500 gr ağırlığındadırlar.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

onların asıl ilginç özellikleri ise dişileri çekmek için kullandığı ve son derece ilgi çekici olan sakalları ve bıyıklarıdır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

4 ila 20 kişiden oluşan sosyal bir grup içerisinde yaşarlar ve grubun içerisinde baskın olan dişi, diğer erkeklerle çiftleşir. bunun sonucunda yaklaşık olarak 145 gün süren gebelik meydana gelir. gebelik sonunda dişi, ikiz yavru doğurur.

ormanlarda, ağaçlar üzerinde çok atik bir şekilde hareket edebilirler. çeşitli bitkiler, bitki nektarları ve böcekler sayesinde beslenirler.

pençeleri ve elleri nesneleri tutma ve yakalama konusunda oldukça profesyoneldirler. mesela pençeleri yardımıyla bitki gövdelerini parçalayabilirler ve içlerinden çıkan sakızı yiyebilirler.
devamını gör...

ben mahlasıma uyarak görevimi gururla yerine getiriyorum ama size kolay gelsin tabii.
devamını gör...

bir erkeğin yumruğundan bile serttir bazen bir kadının son sözü. çünkü, ilki dişlerini döker, öteki düşlerini. sözünün sahibi irlanda'lı şair ve oyun yazar'ıdır.
devamını gör...

kürtçe hırsız.
devamını gör...

ara ara hepimize gelen istekdir.

en azından benim için gerçekleştirmesi pek zordur, metropolün göbeğinde doğup buraların havasını soluyan, kargaşası ile beslenen insanların yapabileceği iş değildir.

40 yaşına kadar bu metropol hepimizi yıpratır, içimizden geçer anca öyle düşünürüz.
devamını gör...

sanırım kendimi feda etmek!
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim