yavru antilop için artık çok geç
profilime bir girdi hızını alamadı 40 beğeni yaptı. sözlük bile durduramadı.
(bkz: yiğidim aslanım hayretler içindeyim)
(bkz: yavaş yahu kaç tane beğeniyon)
(bkz: klavyene kuvet hakan)
bu arada sağ olsundur var olsundur.
(bkz: yiğidim aslanım hayretler içindeyim)
(bkz: yavaş yahu kaç tane beğeniyon)
(bkz: klavyene kuvet hakan)
bu arada sağ olsundur var olsundur.
devamını gör...
depresyonda olan kişiye çık bi hava al iyi gelir demek
ben duş almaya, saçımı taramaya güç bulamıyordum. bana da "kalk bı elini yüzünü yıka iyi gelir" demişti biri ve ben yemek yemek için kaşık çatal tutamıyordum elimin kolumun uyuşması yüzünden.
devamını gör...
yoldaş benjamin franklin'e verdiğim ayar
yoldaş benjaminin kim olduğunu tanımayan yazarın açtığı başlıktır.
adam çok güçlü sen gibi bir yazar racon keseyim dedi çocuğu evinden aldırdı.
haberin olsun tehlikeli birisi kendisi.
adam çok güçlü sen gibi bir yazar racon keseyim dedi çocuğu evinden aldırdı.
haberin olsun tehlikeli birisi kendisi.
devamını gör...
uyunan en ilginç yer
düğünler. sandalyelerin birleştirilerek ya da varsa masaların üzerinde uyumak. üzerinize ortamdaki orta yaşlı bir hanımefendinin şalının örtülmesi. çok tuhaf. evde ufacık bir ses/ışık olsa uyuyamazdım küçükken ama düğünde uyumak en büyük zevklerimdendi.
devamını gör...
online listesi aslında bir yalan mı sorunsalı
türlü türlü mitler ortaya atıldı bugün ve benimde bir mit ortaya atma vaktim geldiğini düşünüyorum. online listesine baktığımda şu an 323 online yazar ama burada hep aynı insanların yazdığını görmekteyim. acaba bu bir kurmaca mı diye düşündürmüyor değil. gerçek sayılar verilsin ey yönetim.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
“gez ve kimseye söylem; gerçek bir aşk hikayesi yaşa, kimseye söyleme. mutlu ol, kimseye söyleme. insanlar güzel şeyleri mahveder.”
frida kahlo
devamını gör...
son feci mars
neden gittin zalımın kızı diye bağırma isteği uyandıran yazarımızdır.
devamını gör...
sonra döndüm ve dedim ki
pastırmamı kim yedi.
devamını gör...
tanımların sonuna nokta koyma gerekliliği
noktanın bize gelişi maliyetli olmadığından rahat rahat kullanarak aştığımız gereklilik.
sorun cebinde akrep olup hiç maliyetine gelen noktayı kullanmaktan çekinen yazarlar.
sorun cebinde akrep olup hiç maliyetine gelen noktayı kullanmaktan çekinen yazarlar.
devamını gör...
sana bir sır vereceğim
değer verilmediği için 1.sezonda final yapan,türk dizi tarihinin en iyi fantastik dizisi olduğunu düşündüğüm başyapıt. aslen los protegidos dizisinden uyarlansa da bu çok iyi bir dizi olduğu gerçeğini değiştirmez.
tam hatırlamasam da bir tane manyak bilim adamı bazı çocuklar üzerinde deney yağıyordu diye aklımda kalmış. nedeni kendi kızının dokunduğu her şeyi çürütmesine çare bulmak. bu çocuklar arasında sanırım şöyle süper güçleri olan çocuklar vardı: elektirik kız,metalleri kontrol eden çocuk,insanlara istediğini yaptırabilen genç,bi de görünmez genç adam vardı sanırsam.
ahh ulan tilki. sevdiğine dokunamak çok kötü bir şey olmalı.
tam hatırlamasam da bir tane manyak bilim adamı bazı çocuklar üzerinde deney yağıyordu diye aklımda kalmış. nedeni kendi kızının dokunduğu her şeyi çürütmesine çare bulmak. bu çocuklar arasında sanırım şöyle süper güçleri olan çocuklar vardı: elektirik kız,metalleri kontrol eden çocuk,insanlara istediğini yaptırabilen genç,bi de görünmez genç adam vardı sanırsam.
ahh ulan tilki. sevdiğine dokunamak çok kötü bir şey olmalı.
devamını gör...
ayna testi
fransız psikolog henri wallon ve akabinde meslektaşı gordon gallup jr. ayna karşısında bebek ve hayvanların davranışlarını inceleyip, karşılaştırdığı test.
özellikle gallup şempanzeleri kullanarak öz farkındalıkları karşılaştırmıştır. buna göre şempanze ayna karşısındaki görüntüsünü algılasa bile, kısa sürede dikkati dağılmakta. yansımasıyla ilgilenmemektedir. 6 aylık bir bebek ise ayna karşısındaki yansımasına karşısında "büyülenir". bebek burada kendisi ve nesneler arasındaki farkı anlamlandırır. yetersiz haldeki yansıması karşısında kendi benliğini tanımlar. böylece "aynadaki yansısı açısından altı aylık bir insan yavrusunun, aynı yaştaki şempanzeden nasıl ayrılabileceği" gösterilir.
ayna testini ileriye götüren psikanalistin en önemli isimlerinden jacques lacan, ayna teorisi ile birlikte bu deneyi refarans göstererek bebeklikte "benliğin" oluşumunu ve imgelemini tanımlamaya çalışır.
özellikle gallup şempanzeleri kullanarak öz farkındalıkları karşılaştırmıştır. buna göre şempanze ayna karşısındaki görüntüsünü algılasa bile, kısa sürede dikkati dağılmakta. yansımasıyla ilgilenmemektedir. 6 aylık bir bebek ise ayna karşısındaki yansımasına karşısında "büyülenir". bebek burada kendisi ve nesneler arasındaki farkı anlamlandırır. yetersiz haldeki yansıması karşısında kendi benliğini tanımlar. böylece "aynadaki yansısı açısından altı aylık bir insan yavrusunun, aynı yaştaki şempanzeden nasıl ayrılabileceği" gösterilir.
ayna testini ileriye götüren psikanalistin en önemli isimlerinden jacques lacan, ayna teorisi ile birlikte bu deneyi refarans göstererek bebeklikte "benliğin" oluşumunu ve imgelemini tanımlamaya çalışır.
devamını gör...
sporun türkiye'de gelişmemesi
sporda bile torpil olduğu için başa gelen durumdur.
sporun torpili olur mu demeyin oluyor.
ben futbol üzerinden örneklerle gideyim hakim olduğum bir kaç spordan birisi.
hakem denen kavram babadan oğula geçer mi lan ? geçiyor.
basketbola geçelim sen futbol denen muhabbete paralar yatırıp basketbola al şu kadar bütçe bozdur bozdur harca dersen gelişir mi lan türkiye sana diyorum.
sen voleybol müsabakalarına önem vermezsen ne olur ?
kadınlar erkekler baya başarılı oluyorlar (bakın bilmiyorum bile) ama ne televizyonda yer veriliyor ne başka yerde.
spor denen mevzu öyle basit bir şey değildir gerekli ve önemlidir.
sen beden dersinde bana test çözdürürsen spor mu gelişir bu ülkede.
açma germe yaptıramayan beden öğretmenleri biliyorum ben.
biz ülke olarak spor müsabakalarında bölünürsek spor gelişir mi ?
gelişmez.
daha çok gelişmez.
ben avrupa’da fenerbahçe’nin yenilmesini isteyen bir fanatiğim.
bu iğrenç ve rezalet bir durumdur rezalettir.
bizi bu hale getirenler şu anda takılıyorlar.
bu en baştan çözülmesi gereken bir mesele.
çok sinirlendim akşam akşam.
sporun torpili olur mu demeyin oluyor.
ben futbol üzerinden örneklerle gideyim hakim olduğum bir kaç spordan birisi.
hakem denen kavram babadan oğula geçer mi lan ? geçiyor.
basketbola geçelim sen futbol denen muhabbete paralar yatırıp basketbola al şu kadar bütçe bozdur bozdur harca dersen gelişir mi lan türkiye sana diyorum.
sen voleybol müsabakalarına önem vermezsen ne olur ?
kadınlar erkekler baya başarılı oluyorlar (bakın bilmiyorum bile) ama ne televizyonda yer veriliyor ne başka yerde.
spor denen mevzu öyle basit bir şey değildir gerekli ve önemlidir.
sen beden dersinde bana test çözdürürsen spor mu gelişir bu ülkede.
açma germe yaptıramayan beden öğretmenleri biliyorum ben.
biz ülke olarak spor müsabakalarında bölünürsek spor gelişir mi ?
gelişmez.
daha çok gelişmez.
ben avrupa’da fenerbahçe’nin yenilmesini isteyen bir fanatiğim.
bu iğrenç ve rezalet bir durumdur rezalettir.
bizi bu hale getirenler şu anda takılıyorlar.
bu en baştan çözülmesi gereken bir mesele.
çok sinirlendim akşam akşam.
devamını gör...
samsun’da sokak ortasında eşi tarafından şiddete uğrayan kadın
bu bildiğimiz, bir şekilde sosyal medya sayesinde ulaşabildiğimiz ve ses çıkarabildiğimiz olaylar. peki duymadıklarımızın sayısı ne kadar? daha kaç çocuk ve kadın işkence görüyor. kaç yaratık aramızda insan görüntüsü ile dolaşıyor. adalet istiyorum. yeter artık!
devamını gör...
15 yaşındaki çocuğu hamile bırakan pedofilinin beraat etmesi
üzücü ama hukuki olarak doğru karar. şikayete tabi suçlarda şikayet hakkının süresi içinde kullanılması önemli. sürenin şöyle bir mantığı var diye anlatmıştı bir avukat: birini şikayet edeceğinden bahisle yıllarca şantaj yapabilir kişiler eğer süre sınırı olmazsa. mesela şu meşhur #metoo tayfası! yargıya başvurmayıp günün birinde attıkları tweetlerle; on yıl önce bana şunu yaptı bu kişi demişti.
doğum gerçekleşmiş habere göre. yahu ne kafalar arkadaş; evdeki çocuğun hamile olduğunu ana baba nasıl fark etmez 6 aylık olana kadar. hatta belki de doğum gerçekleşene kadar! o süre içinde bir iğrenç bir evlilik pazarlığı mı yapıldı çocuk üzerinden azizim!
bu arada bu dosyaya en başından gizlilik kararı alınmamış olması da hayrete düşürdü beni. yaşadıkları yer, kişilerin isimleri falan geçiyor haberde. oha yani! mağdur çocuk olduğunda kesinlikle gizlilik kararı alınmalı çocuğun bu salak toplumda yaşayacağı yıllarda olumsuz etkilenmemesi için.
doğum gerçekleşmiş habere göre. yahu ne kafalar arkadaş; evdeki çocuğun hamile olduğunu ana baba nasıl fark etmez 6 aylık olana kadar. hatta belki de doğum gerçekleşene kadar! o süre içinde bir iğrenç bir evlilik pazarlığı mı yapıldı çocuk üzerinden azizim!
bu arada bu dosyaya en başından gizlilik kararı alınmamış olması da hayrete düşürdü beni. yaşadıkları yer, kişilerin isimleri falan geçiyor haberde. oha yani! mağdur çocuk olduğunda kesinlikle gizlilik kararı alınmalı çocuğun bu salak toplumda yaşayacağı yıllarda olumsuz etkilenmemesi için.
devamını gör...
13 şubat 2021 kadir topbaş'ın vefat etmesi
ıyiydi kötüydü farklı bir konu da, sayın topbaş amerikan hastanesinde yatıyormuş, orada vefat etmiş.
sayın süleyman soylu'nun annesi de sanırım koç üniversitesi hastanesinde yatıyor.
neden o çok övülen şehir hastaneleri değil de, özel hastaneler ?
bu vesileyle bu tespiti de ortaya koymuş olalım.
sayın süleyman soylu'nun annesi de sanırım koç üniversitesi hastanesinde yatıyor.
neden o çok övülen şehir hastaneleri değil de, özel hastaneler ?
bu vesileyle bu tespiti de ortaya koymuş olalım.
devamını gör...
yağmur
bugün çok yağ olur mu? tüm kara bulutlarını gökyüzünde istiyorum. şimşekler çaksın her dakika. yıldırımlar düşsün yüreğime. beynim sırılsıklam olsun. zihnim bulanıklaşsın. yağmur canımın içi yağmur bugün çok yağ olur mu? bedenim sellerine kapılıp gitsin bu diyardan. ruhumun tüm şemsiyelerini kaldırdım bak, bugün çok yağ yağmur. ruhumu kopart at bedenimden.
devamını gör...
normal sözlük'te tanışıp arkadaş olmak
arkadaşlık iyidir, nereden olursa olsun, iyi yürekli olan insanlarla arkadaşlık kurmak, yada ayak üstü 2 çift laf etmek , her sağlıklı ruh için faydalıdır.
devamını gör...
forrest gump'taki jenny
sanıldığı ya da ilk düşünüldüğü gibi kaşar bir kadın değildir. her işi düştüğünde forrest'a koşmamıştır. ki ben jeny ile ilgili fikrini kime sorsam -kadın erkek farketmez- jenny'e benzer yakıştırmalar yapmıştır. eğer film sakin ve akil kafayla izlenirse anlaşılacaktır ki jenny; kadının henüz daha yeni yeni varoluşunu kabul ettirme mücadelesine girdiği 60-80 arası batı toplumunda var olmuş ve dönemin şartları gereği kendi varoluşunun, haklarının, zevklerinin, arzularının ve insan olduğunun farkına varmış, kendi istediğinin peşine düşmüş bir kadındır.
(bkz: mad men) izleyenler bilir, kadınların o dönemden önce ve o dönem bir şey istediğinde ne yaşadığını. (bkz: peggy olson)
jenny; kendi değerinin farkına varmış, ne istediğini bilen, kendine güvenen bir kadındı kanımca. forrest'ın çabası, sevgisi ne kadar güzel ve masumsa jenny'ninki de o kadar kutsal ve özeldi bence. -ki böyle olmadığını düşünen kişilerin düştüğü hataya ben de çok düştüm.-
dönemin şartlarında kendine yakıştırdığını istedi, onu kovaladı; -doğru yada yanlış, tartışılır. -. forrest zihinsel engelli ve bu kadar mükemmel bir karakter olmasaydı; o film bu kadar duygusal ve yüreğe dokunan bir hal almayacaktı. (bkz: forrest gump) filminin bu kadar güzel olmasının bir sebebi de bu bence. bu kadar masum, iyi ve kalbini kırmaaktan imtina edeceğiniz bir karakter ile; kendinin ve haklarının yeni yeni farkına varmış bir karakteri çarpıştırması. (filmin geçtiği dönemler için diyorum)
jenny başı sıkıştığında forrest'ı bulmadı. jenny film boyunca; kendince ne iyi ne doğru özgürce onu deneyimledi. cefasını da kendi çekti. kendi başına şarkı söylemeyi denediğinde de, ırkçı grupta da; balkonun kenarında çıkıp atlamayı düşündüğü 80'ler dünyasında da. sansı ise; forrest gibi saf ve şanslı bir karakterin onu bir şekilde bulması oldu. forrest jenny ne zaman yardıma ihtiyacı olsa orada var oldu bir şekilde. jenny'de bu akımlar geçtiğinde ve yolun sonuna geldiğinde; annesi olduğu, canından parçasını güvenerek emanet ederek yaptığı hataların bedelini canıyla ödedi, ve gitti.
(bkz: mad men) izleyenler bilir, kadınların o dönemden önce ve o dönem bir şey istediğinde ne yaşadığını. (bkz: peggy olson)
jenny; kendi değerinin farkına varmış, ne istediğini bilen, kendine güvenen bir kadındı kanımca. forrest'ın çabası, sevgisi ne kadar güzel ve masumsa jenny'ninki de o kadar kutsal ve özeldi bence. -ki böyle olmadığını düşünen kişilerin düştüğü hataya ben de çok düştüm.-
dönemin şartlarında kendine yakıştırdığını istedi, onu kovaladı; -doğru yada yanlış, tartışılır. -. forrest zihinsel engelli ve bu kadar mükemmel bir karakter olmasaydı; o film bu kadar duygusal ve yüreğe dokunan bir hal almayacaktı. (bkz: forrest gump) filminin bu kadar güzel olmasının bir sebebi de bu bence. bu kadar masum, iyi ve kalbini kırmaaktan imtina edeceğiniz bir karakter ile; kendinin ve haklarının yeni yeni farkına varmış bir karakteri çarpıştırması. (filmin geçtiği dönemler için diyorum)
jenny başı sıkıştığında forrest'ı bulmadı. jenny film boyunca; kendince ne iyi ne doğru özgürce onu deneyimledi. cefasını da kendi çekti. kendi başına şarkı söylemeyi denediğinde de, ırkçı grupta da; balkonun kenarında çıkıp atlamayı düşündüğü 80'ler dünyasında da. sansı ise; forrest gibi saf ve şanslı bir karakterin onu bir şekilde bulması oldu. forrest jenny ne zaman yardıma ihtiyacı olsa orada var oldu bir şekilde. jenny'de bu akımlar geçtiğinde ve yolun sonuna geldiğinde; annesi olduğu, canından parçasını güvenerek emanet ederek yaptığı hataların bedelini canıyla ödedi, ve gitti.
devamını gör...
iki satırda derdini anlat
varoluşsal sancılar çekiyorum. ya ben yok olucam ya da küllerimden doğucam. hayırlısı.
devamını gör...
biri var
biri var.. ne olduğumuz belli değil.
yakın mı, uzak mı,iyi mi, kötü mü hiç bilemediğim..ben dokunmaya korkarken o dokunmaktan çekinmeyen,ben bakamazken ona o gözlerini ayırmayan ben konuşamazken o susmayan.. bütün algımı, kurallarımı yerlebir etmek isteyen.. gitmek isterken gidemediğim, kalamadığım da...
ama.. sesini duyunca gözlerimin içi gülüyor biliyorum, sabah uyanınca beynim onunla dolu hissediyorum.. ne yaşıyoruz, ne yaşıyorum..
cok işim var, cok yolum var, çok karışık..
yakın mı, uzak mı,iyi mi, kötü mü hiç bilemediğim..ben dokunmaya korkarken o dokunmaktan çekinmeyen,ben bakamazken ona o gözlerini ayırmayan ben konuşamazken o susmayan.. bütün algımı, kurallarımı yerlebir etmek isteyen.. gitmek isterken gidemediğim, kalamadığım da...
ama.. sesini duyunca gözlerimin içi gülüyor biliyorum, sabah uyanınca beynim onunla dolu hissediyorum.. ne yaşıyoruz, ne yaşıyorum..
cok işim var, cok yolum var, çok karışık..
devamını gör...