zaman tüneli
en sevdiğiniz şarkı en sevdiğiniz şarkı olmak için ne yaptı sorunsalı
sadece hislerime, dusuncelerime, acılarıma, mutluluguma, sevdama tercüman oldu .. daha ne olsun..
devamını gör...
polar
oyuncu listesinde mads mikkelsen, ruby o. fee, vanessa hudgens, katheryn winnick, matt lucas, josh cruddas, richard dreyfuss, johnny knoxville, fei ren, robert maillet, anastasia marinina ve ınga cadranel gibi oyuncuların olduğu 2019 yapımı bu aksiyon/ gerilim filminin yönetmeni ise jonas åkerlund'tır.
emekliliğine az kalmış bir tetikçinin şirketi tarafından kendisini öldürmeleri için tutulan bir kaç değişik tetikçinin onu öldürmek istemesi üzerine. şirketine savaş açması ve patronuna kadar herkesi öldürmesini konu alan bol katliamlı bir film. şirket emeklilik ikramiyesi ödememek için öldürmeyi planladığı bu tetikçi biraz uyanık çıkıyor ve şansıda yaver gidince şirket sahibinin çok fazla şansı kalmıyor. aslına bakarsak onu öldürmek için tutulan ekipte biraz tuhaf görevlerini biraz laubali bir şekilde yapmaya çalışınca adamımız salak değil tabii ki ve bu ekip ona zorluk çıkaramıyor.
aslında mantıklı bir film değil tetikçiyi öldürmek için tetikçi tutmak ve normal tetikçi tutmamak izlenirlik için düşündükleri şeyler filme eksi olarak yansımış. çok kötü bir film değil ama abartılıda değil orta derece izle geç filmi. iyi seyirler.
emekliliğine az kalmış bir tetikçinin şirketi tarafından kendisini öldürmeleri için tutulan bir kaç değişik tetikçinin onu öldürmek istemesi üzerine. şirketine savaş açması ve patronuna kadar herkesi öldürmesini konu alan bol katliamlı bir film. şirket emeklilik ikramiyesi ödememek için öldürmeyi planladığı bu tetikçi biraz uyanık çıkıyor ve şansıda yaver gidince şirket sahibinin çok fazla şansı kalmıyor. aslına bakarsak onu öldürmek için tutulan ekipte biraz tuhaf görevlerini biraz laubali bir şekilde yapmaya çalışınca adamımız salak değil tabii ki ve bu ekip ona zorluk çıkaramıyor.
aslında mantıklı bir film değil tetikçiyi öldürmek için tetikçi tutmak ve normal tetikçi tutmamak izlenirlik için düşündükleri şeyler filme eksi olarak yansımış. çok kötü bir film değil ama abartılıda değil orta derece izle geç filmi. iyi seyirler.
devamını gör...
fajita
uff olsada yesek ya gece gece insanın canını çektiriyorsunuz ama.
devamını gör...
her tartışmada kazandıran cümleler
böyle bir cümle yoktur tartışmalarda kazandırabilen cümleler derseniz belki çünkü her tartışmanın ruhu başkadır birinde sessiz kalmak olumluyken diğerinde olumsuzdur birinde haklısınız demekle kazanım elde edebilirken diğerinde elinizdekini tamamen koz olarak karşınızdakine vermiş olursunuz dolayısıyla bana göre her tartışmayı kazandıran cümle yoktur
devamını gör...
kulüp
ilk sezon tadı damagimda kalmıştı ancak 2. sezon n'oluyo dedirtti..
devamını gör...
şarkılarda geçen şiir tadında cümleler
devamını gör...
kadın komedyen
bir erkek komedyene göre biraz daha dezavantajlı olduğunu düşünüyorum neden derseniz erkek komedyenler bazı esprileri çok rahat yapabiliyorlar ama bayanlar espriler konusunda erkeklerden biraz daha kısıtlı imkanlara sahip olabilir tabii bu sadece benim kendi görüşüm
devamını gör...
sözlükten keyif alamama sendromu
başlıklar sarmayinca yaşadığım sendromdur....
devamını gör...
haklıyken bile mutsuz olan insan
sebebi çok basit haklı olmayı mutlu olmanın önünde tutmuştur bu durumda onu haklı çıkaran sonuç aynı zamanda mutsuz etmiştir örneğin benim aşık olduğum kişi başka birini seviyor diye düşünüyorum ama bir arkadaşım yok ya öyle bir şey yoktur sen boşa endişeleniyorsun diyor ve sonuçta ben haklı çıkıyorum ama bu beni mutlu etmiyor aksine mutsuz ediyor falan filan gibi
devamını gör...
her tartışmada eski defterleri açmak
ders alınmadığı sürece o defter hep açılır.. açana değil açtırana bakmak lazım..
devamını gör...
bursa'da 6 dakikada 14 metre kol böreği yiyen adam
pacman mısın tazmanya canavarı mı mübarek o nasıl mide. herif bir oturuşta bir fabrikadaki işçilerin kahvaltısını tek başına yemiş.
gerçi bu halk kol gibi girmesine alışık, böreğini yerken mi zorlanacak.
gerçi bu halk kol gibi girmesine alışık, böreğini yerken mi zorlanacak.
devamını gör...
sözlükten keyif alamama sendromu
gelir geçer duygulardır. hayatımızında bazı zamanlarında böyle duygular vardır.
devamını gör...
hiç hayali kurulamayan olaylar
pek hayal kurmam çünkü hayal kırıklığına yol açıyor , aksine asla olmayacakmış gibi düşünürüm böylece gerçekleşmeyen güzel şeyleri doğal karşılarım, gerçekleşen her güzel şey sürpriz olur.
devamını gör...
şarkılarda geçen şiir tadında cümleler
ve sen bir gökkuşağı kadar güzelsin. rengarenk ve az sonra gidecek, görüyorum.
ilhan irem-konuşamıyorum.
ayrılık acısı çeken biri dinlese tükenir.
ilhan irem-konuşamıyorum.
ayrılık acısı çeken biri dinlese tükenir.
devamını gör...
sözlükten keyif alamama sendromu
hayattan alınamayan keyfin sözlükten beklenmemesi üzerine kurulu sendrom.
önceki yazdığım sözlüğün ciddi anlamda eğlendiğim uzun soluklu prime bir dönemi olmuştu, halen ara ara güldüğüm çok da saçma bir dönemdi.
ancak kenan beyin de dediği gibi;
yaşandı bitti saygısızca,
yılların geçmesinin tadına varınca.
önceki yazdığım sözlüğün ciddi anlamda eğlendiğim uzun soluklu prime bir dönemi olmuştu, halen ara ara güldüğüm çok da saçma bir dönemdi.
ancak kenan beyin de dediği gibi;
yaşandı bitti saygısızca,
yılların geçmesinin tadına varınca.
devamını gör...
kulüp
keşke tadında bıraksalarmış. ilk sezonun yanından bile geçmez.
devamını gör...
her tartışmada kazandıran cümleler
"haklısın".. kısa ve öz.. karşındaki insana sonrasında haksız bir galibiyete sahip olduğunu hisettirir..ama hayat kurtarır.. yazın bi kenara..
devamını gör...
hiç sevilmemiş insan
ya da sevgiyi istediği kişiden alamamış insan...
devamını gör...
sözlükte kuru çalıların uçması
tam bir edebiyat başlığı.
kardeşim bu nerenin başlığı, sözlük açılalı daha 3 yıl olmuş. öte yandan 3 milyon entry bile yok. bakın bu sözlük benim tapulu malım değil ama şu anda sözlüğün halini yorumlayacak olursak, 'gelişmekte olan' sözlük dememiz gerekiyor. üç dört kişinin gitmesiyle bir şey olmaz yani, sözlük ve sözlük yazarları bazen kabuk değiştirebilirler. elbette önemli olan kalite ama sözlükler hiçbir zaman üç-dört yazar üstünden dönmedi ve dönmeyecek.
kardeşim bu nerenin başlığı, sözlük açılalı daha 3 yıl olmuş. öte yandan 3 milyon entry bile yok. bakın bu sözlük benim tapulu malım değil ama şu anda sözlüğün halini yorumlayacak olursak, 'gelişmekte olan' sözlük dememiz gerekiyor. üç dört kişinin gitmesiyle bir şey olmaz yani, sözlük ve sözlük yazarları bazen kabuk değiştirebilirler. elbette önemli olan kalite ama sözlükler hiçbir zaman üç-dört yazar üstünden dönmedi ve dönmeyecek.
devamını gör...
türk dizilerindeki gerçekçi olma takıntısı
gerçekçilik önemli ama insanlığa hitap etmiyor çoğu. ve gerçeklik vurgulanırken hep zenginlik vurgulanıyor ama?..
3.5 yıldır doğru düzgün tv izlemiyorum. içerikleri bana hitap etmiyor. dümdüzler ve basitler. klişelerle dolu. izlerken "bu bana katmak yerine benden anca götürür." diyorum.
çoklu veya çarpık ilişkiler, öğretici değil sağladıkları doğru düzgün kazanım yok. örnek vereyim;
"ahh benim premsim. beni hangi villanda ya da hangi şirketinde bekliyorsun? hangi salakça bir sakarlık bizi bir araya getirecek? acaba ailene girmemi bir türlü kabullenmeyecek kaynanam şu an sana hangi sosyete kızını düşlüyordur? bana göz koyacak kuzenin/ abin/kardeşin kaçıncı çocuğunun çalışmalarını yapıyor? veya seni aldatacağım kuzenin/abin/kardeşin kim, tanıyor muyum?
ah bebeğim bizim denkliğimiz bing bang gibi. her an dünya yok olabilir. lütfen denk gelmeyelim ortalık yanar."
"ahh benim premsesim. ben o kadar okumuşum, gayette zengin, zengin olduğum için öyle bir beyefendiyim ki, sana anlatamam. (yoksul olunca serseri olmak zorundayız kelebeğim.) birkaç dil bilmemle birlikte yurtdışında da elim ayağım uzun. aşka küsmüş adamım ben. hiçte seni beklemiyorum. gelme, gelirsen istemeyeceğim.
***
allah'ım o nasıl yaratmak öyle. pazardaki haliyle bile çok aşık olunası. ilk görüşte aşık oldum. (pazar klişesi olmazsa olmaz. zenginin orada ne işi olur demiyoruz. hani gerçekçilik?) onun için tekrar pazara gitsem denk gelebilir miyiz acaba?
dengesizlik için denklik gerekiyor. tabi beni kıza bağlayan bir yol bulmam gerekiyor. öbür türlü nasıl leyla mecnun sonralarda nasıl kedi köpek ilişkisi olacak?"
gerçeklik çok önemli tabiki. hiç kavga etmeden, ortalığı kırıp dökmeden sevgi örneği göremeyeceğiz değil mi? boktan reytingler için şiddet ekleyeceğiz, taciz/tecavüz ekleyeceğiz? nasıl gerçekçi oldu mu?! küçük gelin eklenecek vs.
aptalca hırs ve arzular yüzünden iğrenç diziler çekiliyor. yolun ortasında öpüşen çifte kızanlar dizilerin bu kadar ahlak dışı olmasına ses çıkarmıyor? aksine ahlak dışı olanlar çekici geliyor ve baya izleniyor. toplumun ahlakı bu kadar göstermelik ve vasat işte.
sizin beyniniz ve yüreğiniz çürümüş. toplum dizilerden yüzünden de hastalandı ve bozuldu. göremiyorsunuz sadece.
dizilerle pislikleri öğrendiler veya pislikleri daha çok yaydılar. sonrasında adaleti geri plana attılar.
kadınları ezen, kadınları küçümseyen, hep kadına yüklenen gerici zihniyet içerikli diziler gerçekçi olsa bile bana hitap etmiyor. böyle çirkinler değil güzel şeyler işlenmeli. ama yok güzel şeyler hep eskide kaldı.
birlikte savaşıp kazanılan ülke içinde kadın ve erkekleri birbirine düşürdüler? ulan bu kadar mı körsün sen? bu kadar mı bozulmaya müsaitsin?
seni avcı kadını av yapmışlar.
suriyeliler baya artarken türk kadınlarının ölümü niye göz ardı ediliyor?
o kadar kadının katledildiği ülkelerde genç kadınların evlenmek istediğini sanıyor musunuz? doğru düzgün evlilik anlayışı da yok. zaten insanlık bozulmuş gidiyor, nereye?..
bu hâle getirilişinizden siz de(toplum) sorumlusunuz.
tv'yi önümden alıp benim gözümü açan olmadı. tv'yi kendi dizilerimiz için kullanmayan benim. 16-17 yaşımdan beri benim izlediğim diziler sınırlıydı(bunu da kendim sağladım). en sonda tam kestim işte. o dizileri karakterime, zekama, zamanıma, ahlakıma hakaret olarak görüyorum. siz ne olarak görüyorsunuz?
yıllardır aynı tarzda yayınlanan diziler size ne kattı? anca oyalıyor sizi. zamanınızı çalıyor ve bozuyor...
3.5 yıldır doğru düzgün tv izlemiyorum. içerikleri bana hitap etmiyor. dümdüzler ve basitler. klişelerle dolu. izlerken "bu bana katmak yerine benden anca götürür." diyorum.
çoklu veya çarpık ilişkiler, öğretici değil sağladıkları doğru düzgün kazanım yok. örnek vereyim;
"ahh benim premsim. beni hangi villanda ya da hangi şirketinde bekliyorsun? hangi salakça bir sakarlık bizi bir araya getirecek? acaba ailene girmemi bir türlü kabullenmeyecek kaynanam şu an sana hangi sosyete kızını düşlüyordur? bana göz koyacak kuzenin/ abin/kardeşin kaçıncı çocuğunun çalışmalarını yapıyor? veya seni aldatacağım kuzenin/abin/kardeşin kim, tanıyor muyum?
ah bebeğim bizim denkliğimiz bing bang gibi. her an dünya yok olabilir. lütfen denk gelmeyelim ortalık yanar."
"ahh benim premsesim. ben o kadar okumuşum, gayette zengin, zengin olduğum için öyle bir beyefendiyim ki, sana anlatamam. (yoksul olunca serseri olmak zorundayız kelebeğim.) birkaç dil bilmemle birlikte yurtdışında da elim ayağım uzun. aşka küsmüş adamım ben. hiçte seni beklemiyorum. gelme, gelirsen istemeyeceğim.
***
allah'ım o nasıl yaratmak öyle. pazardaki haliyle bile çok aşık olunası. ilk görüşte aşık oldum. (pazar klişesi olmazsa olmaz. zenginin orada ne işi olur demiyoruz. hani gerçekçilik?) onun için tekrar pazara gitsem denk gelebilir miyiz acaba?
dengesizlik için denklik gerekiyor. tabi beni kıza bağlayan bir yol bulmam gerekiyor. öbür türlü nasıl leyla mecnun sonralarda nasıl kedi köpek ilişkisi olacak?"
gerçeklik çok önemli tabiki. hiç kavga etmeden, ortalığı kırıp dökmeden sevgi örneği göremeyeceğiz değil mi? boktan reytingler için şiddet ekleyeceğiz, taciz/tecavüz ekleyeceğiz? nasıl gerçekçi oldu mu?! küçük gelin eklenecek vs.
aptalca hırs ve arzular yüzünden iğrenç diziler çekiliyor. yolun ortasında öpüşen çifte kızanlar dizilerin bu kadar ahlak dışı olmasına ses çıkarmıyor? aksine ahlak dışı olanlar çekici geliyor ve baya izleniyor. toplumun ahlakı bu kadar göstermelik ve vasat işte.
sizin beyniniz ve yüreğiniz çürümüş. toplum dizilerden yüzünden de hastalandı ve bozuldu. göremiyorsunuz sadece.
dizilerle pislikleri öğrendiler veya pislikleri daha çok yaydılar. sonrasında adaleti geri plana attılar.
kadınları ezen, kadınları küçümseyen, hep kadına yüklenen gerici zihniyet içerikli diziler gerçekçi olsa bile bana hitap etmiyor. böyle çirkinler değil güzel şeyler işlenmeli. ama yok güzel şeyler hep eskide kaldı.
birlikte savaşıp kazanılan ülke içinde kadın ve erkekleri birbirine düşürdüler? ulan bu kadar mı körsün sen? bu kadar mı bozulmaya müsaitsin?
seni avcı kadını av yapmışlar.
suriyeliler baya artarken türk kadınlarının ölümü niye göz ardı ediliyor?
o kadar kadının katledildiği ülkelerde genç kadınların evlenmek istediğini sanıyor musunuz? doğru düzgün evlilik anlayışı da yok. zaten insanlık bozulmuş gidiyor, nereye?..
bu hâle getirilişinizden siz de(toplum) sorumlusunuz.
tv'yi önümden alıp benim gözümü açan olmadı. tv'yi kendi dizilerimiz için kullanmayan benim. 16-17 yaşımdan beri benim izlediğim diziler sınırlıydı(bunu da kendim sağladım). en sonda tam kestim işte. o dizileri karakterime, zekama, zamanıma, ahlakıma hakaret olarak görüyorum. siz ne olarak görüyorsunuz?
yıllardır aynı tarzda yayınlanan diziler size ne kattı? anca oyalıyor sizi. zamanınızı çalıyor ve bozuyor...
devamını gör...