zaman tüneli
geceye bir söz bırak
ben o semte yine gelirdim de .
arabanın altı değil sen sürtüyorsun ...
arabanın altı değil sen sürtüyorsun ...
devamını gör...
onu çok özlemek
ulan, gece gece çöktü birden. zır zır ağladım. gözyaşlarım kurumadı daha.
çok özledim çok. keşke sana yazabilsem.
edit: 3.30 saatlik vakit kaybından sonra kendime geldim. yazdıklarımdan utanıyorum hshs
çok özledim çok. keşke sana yazabilsem.
edit: 3.30 saatlik vakit kaybından sonra kendime geldim. yazdıklarımdan utanıyorum hshs
devamını gör...
beklentileri azaltarak yaşamak
bazen bunu yapmak gerekiyor ya. narkolepsi tanısı aldım. atak geçirecek oluyorum. ama öyle bir zorluyorum ki kendimi uyumayacagim vs diye. uyku atağında önce ensem geriliyor benim, ağırlık varmış gibi hissediyorum. su çarpıyorum kendime kalem batiriyorum. daha sonra daha ağır ataklar geçiriyorum vs. sonra beklentiyi azalttım. beklentiyi azaltınca stresim de azaldı, uyku atakları daha az tetiklendi. böyle garip seyleriniz varsa deneyin bazen iyi geliyor
devamını gör...
yabancı dizi önerileri
alice is. in borderland
devamını gör...
sinop cezaevi
“büyük ve korkunç bir kaledir. 300 demir kapısı, dev gibi gardiyanları, kolları demir parmaklıklara bağlı ve her birinin biyığından 10 adam asılır güzel azlı mahkûmları vardır. burçlarında gardiyanlar ejderha gibi dolaşır. tanrı korusun, oradan mahkûm kaçırmak değil, kuş bile uçurtmazlar.” evliya çelebi - seyahatname
yaklaşık 4000 yıl önce gaskalılar tarafından yapılmış kale.
yaklaşık 4000 yıl önce gaskalılar tarafından yapılmış kale.
devamını gör...
güzel yarınlara sözlük
güzel günlerin güzel yarınları olsun.
iyi geceler sözlük.
iyi geceler sözlük.
devamını gör...
sözlük yazarlarının uykuya dalarken dinlediği şarkılar
kesinlikle yeni keşfettiğim.. : )
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
ya kimse okumayacak muhtemel ihtimalle ama ben bir şeyler yazmak istiyorum.
bir kere sağlıktan önemlisi yok arkadaşlar. süreğen bir hastalığınız varsa hayat kaliteniz ona adapte olana kadar bok oluyor. sağlığın tanımı ne, beden ve ruh sağlığının düzgün olması. beden sağlığı kadar ruh sağlığınıza da dikkat edin lütfen. hiç bir şey canınızdan değerli değil. durumlar içinde kayboluyoruz. lütfen bu kaybolma o anlık olsun, hayatınıza yayılmasın. hayat böyle şeyler için çok kısa.
bolca okuyun, ne bulursanız, ne zaman olursa olsun okuyun. farklı türler deneyin. bilim okuyun, sanat okuyun, çizgi roman okuyun. bir şeye saplanıp kalmayın.
kendi benliğinizi değiştirmeyin, kendinizi sevin. bu saçma bir cümle gibi geliyor. ama kendini sevmezse biri kimse onu sevmiyor. kendini seven insanlar çok tutarlı oluyor biliyor musunuz? fark ediliyor o. ben de fark ediyorum. asla iç dengem yok ama kendiyle sorunlarını çözmüş insanlara bakıyorum. her haliyle kendini kabul etmiş, sanki güncelleme gelmiş elemana. otomatik bir şey geliyor.
yaşamak zor, trde yaşamak daha zor. ne olursa olsun hayatta kalın. özkıyımda sadece kendinize kıymıyorsunuz. cevrenizdekilere psikolojik çöküntü veriyorsunuz. kendinize kıymayın. sizin canınız değerli. kim ne derse nasıl davranırsa davransın. canınız çok değerli.
sevin, kediyi, köpeği yılanları ve kaşarları. kimsenin ne çektiğini bilemezsiniz. ama saksıda çiçeği büyüten sevgi insanlara neler yapar. sevgisiz insan da bellidir, iç hesaplaşmaları vardır. sevgi görürse kendini iter. sevilmek onun için gariptir. böyle insanlara da sevgi verin. herkes sevmeyi ve sevilmeyi hak eder.
içinizden nasıl geliyorsa öyle yaşayın. harbiden hayat kısa.
buraya kadar okuduysan teşekkürler
umarım bir şeyleri hatırlatmışımdır
normal sözlük sakinlerine sevgiler
-pareidolia
bir kere sağlıktan önemlisi yok arkadaşlar. süreğen bir hastalığınız varsa hayat kaliteniz ona adapte olana kadar bok oluyor. sağlığın tanımı ne, beden ve ruh sağlığının düzgün olması. beden sağlığı kadar ruh sağlığınıza da dikkat edin lütfen. hiç bir şey canınızdan değerli değil. durumlar içinde kayboluyoruz. lütfen bu kaybolma o anlık olsun, hayatınıza yayılmasın. hayat böyle şeyler için çok kısa.
bolca okuyun, ne bulursanız, ne zaman olursa olsun okuyun. farklı türler deneyin. bilim okuyun, sanat okuyun, çizgi roman okuyun. bir şeye saplanıp kalmayın.
kendi benliğinizi değiştirmeyin, kendinizi sevin. bu saçma bir cümle gibi geliyor. ama kendini sevmezse biri kimse onu sevmiyor. kendini seven insanlar çok tutarlı oluyor biliyor musunuz? fark ediliyor o. ben de fark ediyorum. asla iç dengem yok ama kendiyle sorunlarını çözmüş insanlara bakıyorum. her haliyle kendini kabul etmiş, sanki güncelleme gelmiş elemana. otomatik bir şey geliyor.
yaşamak zor, trde yaşamak daha zor. ne olursa olsun hayatta kalın. özkıyımda sadece kendinize kıymıyorsunuz. cevrenizdekilere psikolojik çöküntü veriyorsunuz. kendinize kıymayın. sizin canınız değerli. kim ne derse nasıl davranırsa davransın. canınız çok değerli.
sevin, kediyi, köpeği yılanları ve kaşarları. kimsenin ne çektiğini bilemezsiniz. ama saksıda çiçeği büyüten sevgi insanlara neler yapar. sevgisiz insan da bellidir, iç hesaplaşmaları vardır. sevgi görürse kendini iter. sevilmek onun için gariptir. böyle insanlara da sevgi verin. herkes sevmeyi ve sevilmeyi hak eder.
içinizden nasıl geliyorsa öyle yaşayın. harbiden hayat kısa.
buraya kadar okuduysan teşekkürler
umarım bir şeyleri hatırlatmışımdır
normal sözlük sakinlerine sevgiler
-pareidolia
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
ya kimse okumayacak muhtemel ihtimalle ama ben bir şeyler yazmak istiyorum.
bir kere sağlıktan önemlisi yok arkadaşlar. süreğen bir hastalığınız varsa hayat kaliteniz ona adapte olana kadar bok oluyor. sağlığın tanımı ne, beden ve ruh sağlığının düzgün olması. beden sağlığı kadar ruh sağlığınıza da dikkat edin lütfen. hiç bir şey canınızdan değerli değil. durumlar içinde kayboluyoruz. lütfen bu kaybolma o anlık olsun, hayatınıza yayılmasın. hayat böyle şeyler için çok kısa.
bolca okuyun, ne bulursanız, ne zaman olursa olsun okuyun. farklı türler deneyin. bilim okuyun, sanat okuyun, çizgi roman okuyun. bir şeye saplanıp kalmayın.
kendi benliğinizi değiştirmeyin, kendinizi sevin. bu saçma bir cümle gibi geliyor. ama kendini sevmezse biri kimse onu sevmiyor. kendini seven insanlar çok tutarlı oluyor biliyor musunuz? fark ediliyor o. ben de fark ediyorum. asla iç dengem yok ama kendiyle sorunlarını çözmüş insanlara bakıyorum. her haliyle kendini kabul etmiş, sanki güncelleme gelmiş elemana. otomatik bir şey geliyor.
yaşamak zor, trde yaşamak daha zor. ne olursa olsun hayatta kalın. özkıyımda sadece kendinize kıymıyorsunuz. cevrenizdekilere psikolojik çöküntü veriyorsunuz. kendinize kıymayın. sizin canınız değerli. kim ne derse nasıl davranırsa davransın. canınız çok değerli.
sevin, kediyi, köpeği yılanları ve kaşarları. kimsenin ne çektiğini bilemezsiniz. ama saksıda çiçeği büyüten sevgi insanlara neler yapar. sevgisiz insan da bellidir, iç hesaplaşmaları vardır. sevgi görürse kendini iter. sevilmek onun için gariptir. böyle insanlara da sevgi verin. herkes sevmeyi ve sevilmeyi hak eder.
içinizden nasıl geliyorsa öyle yaşayın. harbiden hayat kısa.
buraya kadar okuduysan teşekkürler
umarım bir şeyleri hatırlatmışımdır
normal sözlük sakinlerine sevgiler
-pareidolia
bir kere sağlıktan önemlisi yok arkadaşlar. süreğen bir hastalığınız varsa hayat kaliteniz ona adapte olana kadar bok oluyor. sağlığın tanımı ne, beden ve ruh sağlığının düzgün olması. beden sağlığı kadar ruh sağlığınıza da dikkat edin lütfen. hiç bir şey canınızdan değerli değil. durumlar içinde kayboluyoruz. lütfen bu kaybolma o anlık olsun, hayatınıza yayılmasın. hayat böyle şeyler için çok kısa.
bolca okuyun, ne bulursanız, ne zaman olursa olsun okuyun. farklı türler deneyin. bilim okuyun, sanat okuyun, çizgi roman okuyun. bir şeye saplanıp kalmayın.
kendi benliğinizi değiştirmeyin, kendinizi sevin. bu saçma bir cümle gibi geliyor. ama kendini sevmezse biri kimse onu sevmiyor. kendini seven insanlar çok tutarlı oluyor biliyor musunuz? fark ediliyor o. ben de fark ediyorum. asla iç dengem yok ama kendiyle sorunlarını çözmüş insanlara bakıyorum. her haliyle kendini kabul etmiş, sanki güncelleme gelmiş elemana. otomatik bir şey geliyor.
yaşamak zor, trde yaşamak daha zor. ne olursa olsun hayatta kalın. özkıyımda sadece kendinize kıymıyorsunuz. cevrenizdekilere psikolojik çöküntü veriyorsunuz. kendinize kıymayın. sizin canınız değerli. kim ne derse nasıl davranırsa davransın. canınız çok değerli.
sevin, kediyi, köpeği yılanları ve kaşarları. kimsenin ne çektiğini bilemezsiniz. ama saksıda çiçeği büyüten sevgi insanlara neler yapar. sevgisiz insan da bellidir, iç hesaplaşmaları vardır. sevgi görürse kendini iter. sevilmek onun için gariptir. böyle insanlara da sevgi verin. herkes sevmeyi ve sevilmeyi hak eder.
içinizden nasıl geliyorsa öyle yaşayın. harbiden hayat kısa.
buraya kadar okuduysan teşekkürler
umarım bir şeyleri hatırlatmışımdır
normal sözlük sakinlerine sevgiler
-pareidolia
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
ya kimse okumayacak muhtemel ihtimalle ama ben bir şeyler yazmak istiyorum.
bir kere sağlıktan önemlisi yok arkadaşlar. süreğen bir hastalığınız varsa hayat kaliteniz ona adapte olana kadar bok oluyor. sağlığın tanımı ne, beden ve ruh sağlığının düzgün olması. beden sağlığı kadar ruh sağlığınıza da dikkat edin lütfen. hiç bir şey canınızdan değerli değil. durumlar içinde kayboluyoruz. lütfen bu kaybolma o anlık olsun, hayatınıza yayılmasın. hayat böyle şeyler için çok kısa.
bolca okuyun, ne bulursanız, ne zaman olursa olsun okuyun. farklı türler deneyin. bilim okuyun, sanat okuyun, çizgi roman okuyun. bir şeye saplanıp kalmayın.
kendi benliğinizi değiştirmeyin, kendinizi sevin. bu saçma bir cümle gibi geliyor. ama kendini sevmezse biri kimse onu sevmiyor. kendini seven insanlar çok tutarlı oluyor biliyor musunuz? fark ediliyor o. ben de fark ediyorum. asla iç dengem yok ama kendiyle sorunlarını çözmüş insanlara bakıyorum. her haliyle kendini kabul etmiş, sanki güncelleme gelmiş elemana. otomatik bir şey geliyor.
yaşamak zor, trde yaşamak daha zor. ne olursa olsun hayatta kalın. özkıyımda sadece kendinize kıymıyorsunuz. cevrenizdekilere psikolojik çöküntü veriyorsunuz. kendinize kıymayın. sizin canınız değerli. kim ne derse nasıl davranırsa davransın. canınız çok değerli.
sevin, kediyi, köpeği yılanları ve kaşarları. kimsenin ne çektiğini bilemezsiniz. ama saksıda çiçeği büyüten sevgi insanlara neler yapar. sevgisiz insan da bellidir, iç hesaplaşmaları vardır. sevgi görürse kendini iter. sevilmek onun için gariptir. böyle insanlara da sevgi verin. herkes sevmeyi ve sevilmeyi hak eder.
içinizden nasıl geliyorsa öyle yaşayın. harbiden hayat kısa.
buraya kadar okuduysan teşekkürler
umarım bir şeyleri hatırlatmışımdır
normal sözlük sakinlerine sevgiler
-pareidolia
bir kere sağlıktan önemlisi yok arkadaşlar. süreğen bir hastalığınız varsa hayat kaliteniz ona adapte olana kadar bok oluyor. sağlığın tanımı ne, beden ve ruh sağlığının düzgün olması. beden sağlığı kadar ruh sağlığınıza da dikkat edin lütfen. hiç bir şey canınızdan değerli değil. durumlar içinde kayboluyoruz. lütfen bu kaybolma o anlık olsun, hayatınıza yayılmasın. hayat böyle şeyler için çok kısa.
bolca okuyun, ne bulursanız, ne zaman olursa olsun okuyun. farklı türler deneyin. bilim okuyun, sanat okuyun, çizgi roman okuyun. bir şeye saplanıp kalmayın.
kendi benliğinizi değiştirmeyin, kendinizi sevin. bu saçma bir cümle gibi geliyor. ama kendini sevmezse biri kimse onu sevmiyor. kendini seven insanlar çok tutarlı oluyor biliyor musunuz? fark ediliyor o. ben de fark ediyorum. asla iç dengem yok ama kendiyle sorunlarını çözmüş insanlara bakıyorum. her haliyle kendini kabul etmiş, sanki güncelleme gelmiş elemana. otomatik bir şey geliyor.
yaşamak zor, trde yaşamak daha zor. ne olursa olsun hayatta kalın. özkıyımda sadece kendinize kıymıyorsunuz. cevrenizdekilere psikolojik çöküntü veriyorsunuz. kendinize kıymayın. sizin canınız değerli. kim ne derse nasıl davranırsa davransın. canınız çok değerli.
sevin, kediyi, köpeği yılanları ve kaşarları. kimsenin ne çektiğini bilemezsiniz. ama saksıda çiçeği büyüten sevgi insanlara neler yapar. sevgisiz insan da bellidir, iç hesaplaşmaları vardır. sevgi görürse kendini iter. sevilmek onun için gariptir. böyle insanlara da sevgi verin. herkes sevmeyi ve sevilmeyi hak eder.
içinizden nasıl geliyorsa öyle yaşayın. harbiden hayat kısa.
buraya kadar okuduysan teşekkürler
umarım bir şeyleri hatırlatmışımdır
normal sözlük sakinlerine sevgiler
-pareidolia
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
ya kimse okumayacak muhtemel ihtimalle ama ben bir şeyler yazmak istiyorum.
bir kere sağlıktan önemlisi yok arkadaşlar. süreğen bir hastalığınız varsa hayat kaliteniz ona adapte olana kadar bok oluyor. sağlığın tanımı ne, beden ve ruh sağlığının düzgün olması. beden sağlığı kadar ruh sağlığınıza da dikkat edin lütfen. hiç bir şey canınızdan değerli değil. durumlar içinde kayboluyoruz. lütfen bu kaybolma o anlık olsun, hayatınıza yayılmasın. hayat böyle şeyler için çok kısa.
bolca okuyun, ne bulursanız, ne zaman olursa olsun okuyun. farklı türler deneyin. bilim okuyun, sanat okuyun, çizgi roman okuyun. bir şeye saplanıp kalmayın.
kendi benliğinizi değiştirmeyin, kendinizi sevin. bu saçma bir cümle gibi geliyor. ama kendini sevmezse biri kimse onu sevmiyor. kendini seven insanlar çok tutarlı oluyor biliyor musunuz? fark ediliyor o. ben de fark ediyorum. asla iç dengem yok ama kendiyle sorunlarını çözmüş insanlara bakıyorum. her haliyle kendini kabul etmiş, sanki güncelleme gelmiş elemana. otomatik bir şey geliyor.
yaşamak zor, trde yaşamak daha zor. ne olursa olsun hayatta kalın. özkıyımda sadece kendinize kıymıyorsunuz. cevrenizdekilere psikolojik çöküntü veriyorsunuz. kendinize kıymayın. sizin canınız değerli. kim ne derse nasıl davranırsa davransın. canınız çok değerli.
sevin, kediyi, köpeği yılanları ve kaşarları. kimsenin ne çektiğini bilemezsiniz. ama saksıda çiçeği büyüten sevgi insanlara neler yapar. sevgisiz insan da bellidir, iç hesaplaşmaları vardır. sevgi görürse kendini iter. sevilmek onun için gariptir. böyle insanlara da sevgi verin. herkes sevmeyi ve sevilmeyi hak eder.
içinizden nasıl geliyorsa öyle yaşayın. harbiden hayat kısa.
buraya kadar okuduysan teşekkürler
umarım bir şeyleri hatırlatmışımdır
normal sözlük sakinlerine sevgiler
-pareidolia
bir kere sağlıktan önemlisi yok arkadaşlar. süreğen bir hastalığınız varsa hayat kaliteniz ona adapte olana kadar bok oluyor. sağlığın tanımı ne, beden ve ruh sağlığının düzgün olması. beden sağlığı kadar ruh sağlığınıza da dikkat edin lütfen. hiç bir şey canınızdan değerli değil. durumlar içinde kayboluyoruz. lütfen bu kaybolma o anlık olsun, hayatınıza yayılmasın. hayat böyle şeyler için çok kısa.
bolca okuyun, ne bulursanız, ne zaman olursa olsun okuyun. farklı türler deneyin. bilim okuyun, sanat okuyun, çizgi roman okuyun. bir şeye saplanıp kalmayın.
kendi benliğinizi değiştirmeyin, kendinizi sevin. bu saçma bir cümle gibi geliyor. ama kendini sevmezse biri kimse onu sevmiyor. kendini seven insanlar çok tutarlı oluyor biliyor musunuz? fark ediliyor o. ben de fark ediyorum. asla iç dengem yok ama kendiyle sorunlarını çözmüş insanlara bakıyorum. her haliyle kendini kabul etmiş, sanki güncelleme gelmiş elemana. otomatik bir şey geliyor.
yaşamak zor, trde yaşamak daha zor. ne olursa olsun hayatta kalın. özkıyımda sadece kendinize kıymıyorsunuz. cevrenizdekilere psikolojik çöküntü veriyorsunuz. kendinize kıymayın. sizin canınız değerli. kim ne derse nasıl davranırsa davransın. canınız çok değerli.
sevin, kediyi, köpeği yılanları ve kaşarları. kimsenin ne çektiğini bilemezsiniz. ama saksıda çiçeği büyüten sevgi insanlara neler yapar. sevgisiz insan da bellidir, iç hesaplaşmaları vardır. sevgi görürse kendini iter. sevilmek onun için gariptir. böyle insanlara da sevgi verin. herkes sevmeyi ve sevilmeyi hak eder.
içinizden nasıl geliyorsa öyle yaşayın. harbiden hayat kısa.
buraya kadar okuduysan teşekkürler
umarım bir şeyleri hatırlatmışımdır
normal sözlük sakinlerine sevgiler
-pareidolia
devamını gör...
sinop cezaevi
dışarıda deli dalgaların gelip duvarlarını yaladığı "meşhur" cezaevidir.
hamiş: selam olsun büyük üstad sabahattin ali'ye.
hamiş: selam olsun büyük üstad sabahattin ali'ye.
devamını gör...
üzülmemiş gibi yapmak
kimse anlamasın diye esprili olmaktan cem yilmaza evrildigim olmuştur
devamını gör...
30 ekim 2023 tarihinde okulların tatil edilmesi
iyi de bu neden gece 22.00 de cumhurbaşkanı tarafından sanki bir sırmış gibi açıklanıyor?
hafta içi yapılsa bu açıklama bazı aileler plan yapabilir ve en azından ölü mevsimde iç turizme faydası olurdu.
artı , çalışan kesim şimdi okula gönderemeyeceği çocuğunu yarın kime emanet edeceğini düşünüyor.
neden her şey plansız ve şok kararlarla oluyor bu ülkede?
hafta içi yapılsa bu açıklama bazı aileler plan yapabilir ve en azından ölü mevsimde iç turizme faydası olurdu.
artı , çalışan kesim şimdi okula gönderemeyeceği çocuğunu yarın kime emanet edeceğini düşünüyor.
neden her şey plansız ve şok kararlarla oluyor bu ülkede?
devamını gör...
düğün kavgası
küçük yerlerde yapılan hemen her düğün kavga potansiyeli barındırır. bizim köyün adetlerine göre köye düğüne gelen yabancılar (köyden olmayanlar) bırakın düğünde oynamayı düğünü izleyemezler bile. tabi bazen karşı tarafın elemanları fazla atarlı giderli olur, alt tarafı ufacık köy ne olacak diye hoyrat davranır. işte o zaman düğünmüş, tüm köy oradaymış, vay ayıpmış dinlemez kimse ve olaylar gelişir. 17-18 yaşlarıma kadar pek çok kavga izledim, bazısına da müdahil oldum bu yüzden. bu kavgalar sadece dışarıdan gelenlerle köydekiler arasında olmaz bazen de köyiçi çıkar mevzu.
günlerden bir gün birinin düğünü var. gelin tarafı da damat tarafı da bizim köylü. o dönem köyde askerlik çağına gelmiş iki grup genç var. bunlar zaman zaman kendi aralarında "ben önce oynayacağım" sebebiyle kavga eder durur. o düğünden öncesinde köyün büyükleri bunları sıraya sokmuş, bi grup a önce oynuyor bi grup b. bahsedeceğim düğünde sıra grup b'de ama gelin grup a' dan birinin kız kardeşi olunca haliyle grup a önce oynama konusunda ısrarcı. olurdu olmazdı derken grup a olayı oldu bittiye getirip önce çıkıyor piste oynamaya. grup b gergin ama çokta bir şey diyemiyorlar haliyle. derken grup b den biri gidip çalgıcılara "kısa kes, biz de oynayacağız" dediği anca ortada oynayanlardan biri pistten koşarak bu elemana vuruyor. tabi onun vurmak için koştuğunu gören grup b üyeleri de ona doğru koşuyor ve elemana vurduğu anda pata küte aksiyonun ortasında kalıyor. grup b her zaman tetiktedir bu tarz mevzularda ve çok haşin davranırlar. saniyeler içinde o eleman kan revan içinde kalıyor, olayı gören diğer grup a üyeleri de arkadaşlarının peşi sıra mevzuya girmeye çalışıyor. hareket başladığı için grup b çoktan olay yerinde ve gelenleri sıradan karşılayıp ezmek üzere ama o da ne? birden oğullarının dayak yediğini gören kadınlar da karışıyor işin içine. kavga ayrıldığında grup a baya hırpalanmış olsa da "erkekseniz yukarı gelin" diye olayı meydan muharebesine çevirmeye çalışıyor. grup b de erkekliğe laf kondurmamak için bunları takibe başlıyor ve sözleşilen yere gelindiğinde grup a nın tüm akrabaları da orada hazır beklemekte. geri dönmek için çok geç olduğu anlaşılınca kavga kaçınılmaz oluyor haliyle. grup a nın böyle ketenpereleri çoktur, alayı korkak ve biraz faşodur.*
işin ilginç yanı yarın sabah saat 7 de bu kavgaya karışan pek çok kişi minibüste yanyana şehre gidiyor işe. sanki dün akşam birbirlerine kafa göz dalanlar onlar değilmiş gibi.
edit: iki grubu birbiriyle karıştırmışım, düzelttim.
günlerden bir gün birinin düğünü var. gelin tarafı da damat tarafı da bizim köylü. o dönem köyde askerlik çağına gelmiş iki grup genç var. bunlar zaman zaman kendi aralarında "ben önce oynayacağım" sebebiyle kavga eder durur. o düğünden öncesinde köyün büyükleri bunları sıraya sokmuş, bi grup a önce oynuyor bi grup b. bahsedeceğim düğünde sıra grup b'de ama gelin grup a' dan birinin kız kardeşi olunca haliyle grup a önce oynama konusunda ısrarcı. olurdu olmazdı derken grup a olayı oldu bittiye getirip önce çıkıyor piste oynamaya. grup b gergin ama çokta bir şey diyemiyorlar haliyle. derken grup b den biri gidip çalgıcılara "kısa kes, biz de oynayacağız" dediği anca ortada oynayanlardan biri pistten koşarak bu elemana vuruyor. tabi onun vurmak için koştuğunu gören grup b üyeleri de ona doğru koşuyor ve elemana vurduğu anda pata küte aksiyonun ortasında kalıyor. grup b her zaman tetiktedir bu tarz mevzularda ve çok haşin davranırlar. saniyeler içinde o eleman kan revan içinde kalıyor, olayı gören diğer grup a üyeleri de arkadaşlarının peşi sıra mevzuya girmeye çalışıyor. hareket başladığı için grup b çoktan olay yerinde ve gelenleri sıradan karşılayıp ezmek üzere ama o da ne? birden oğullarının dayak yediğini gören kadınlar da karışıyor işin içine. kavga ayrıldığında grup a baya hırpalanmış olsa da "erkekseniz yukarı gelin" diye olayı meydan muharebesine çevirmeye çalışıyor. grup b de erkekliğe laf kondurmamak için bunları takibe başlıyor ve sözleşilen yere gelindiğinde grup a nın tüm akrabaları da orada hazır beklemekte. geri dönmek için çok geç olduğu anlaşılınca kavga kaçınılmaz oluyor haliyle. grup a nın böyle ketenpereleri çoktur, alayı korkak ve biraz faşodur.*
işin ilginç yanı yarın sabah saat 7 de bu kavgaya karışan pek çok kişi minibüste yanyana şehre gidiyor işe. sanki dün akşam birbirlerine kafa göz dalanlar onlar değilmiş gibi.
edit: iki grubu birbiriyle karıştırmışım, düzelttim.
devamını gör...
dünyada kimsenin umrunda olmamak
aslinda oyle degildir. birileri birilerinin sahiden umrundadir lakin o birisi umursayanin umrunda midir orasi biraz sisli bir belirsizliktir.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
felsefem özgürlüğe inanmaktır. silahım gülmektir. lisanım ise kalbimin sesidir.
(bkz: charlie chaplin)
(bkz: charlie chaplin)
devamını gör...
100. yıla bir söz bırak
her türlü gaflete, dalalete ve zırcehalete rağmen; ilelebet payidar!
devamını gör...
düğün kavgası
yüzde 90'dan fazlası, adı akraba olan ama özünde bencil köpeklerden müteşekkil hayvanlar yüzünden çıkan kavgalardır.
düğün bir ilişkinin climax noktasıdır genelde. oraya kadar gerilim tırmanır tırmanır, düğün dağılınca çözülür.
işte böyle bir durumda, düğünde akrabaların, uzak dahi olsa birbiriyle bir kavgaya tutuşması, gelin ve damadın çok kötü bir durum içerisine girmesi yahut düğünle birlikte evliliğin de iptal olması sonucunu doğurabilir.
ama bizim kuzeninin kuzeni, amcasının torunu, ebesinin bilmem nesi insanlar için, kendisinden başka önemsenecek hiçbir insan yoktur.
ona ters gelen bir şey mi söylendi, birisi ters mi baktı hiç umrunda değildir. hele hele alttan alayım çocukların özel günüdür demek asla. varsa yoksa ben ve incinen gururum.
daha 2 gün evvel böyle bir kavga çıktı ve taraflardan birinin amcası öldü.
bir insan, düğünde kavga çıkarabiliyorsa it oğlu it olup, bırakın düğüne çağırmayı yağmurlu günde kendisine su bile verilmemelidir.
düğün bir ilişkinin climax noktasıdır genelde. oraya kadar gerilim tırmanır tırmanır, düğün dağılınca çözülür.
işte böyle bir durumda, düğünde akrabaların, uzak dahi olsa birbiriyle bir kavgaya tutuşması, gelin ve damadın çok kötü bir durum içerisine girmesi yahut düğünle birlikte evliliğin de iptal olması sonucunu doğurabilir.
ama bizim kuzeninin kuzeni, amcasının torunu, ebesinin bilmem nesi insanlar için, kendisinden başka önemsenecek hiçbir insan yoktur.
ona ters gelen bir şey mi söylendi, birisi ters mi baktı hiç umrunda değildir. hele hele alttan alayım çocukların özel günüdür demek asla. varsa yoksa ben ve incinen gururum.
daha 2 gün evvel böyle bir kavga çıktı ve taraflardan birinin amcası öldü.
bir insan, düğünde kavga çıkarabiliyorsa it oğlu it olup, bırakın düğüne çağırmayı yağmurlu günde kendisine su bile verilmemelidir.
devamını gör...
antonio'nun saatleri
yolunuz eğer bir gün antonio'nun saat dükkanına düşerse, ona benden selam söyleyin. deyin ki ona; "seyyah, hâlâ zaman baba'nın sırrını çözebilmiş değil. "
antonio'da bu işle meşguldü. babasından ona hayli miktarda mal, mülk ve servet kalmıştı. güzel yiyordu parayı. ta ki....
tuhaf bir adama rastlayana kadar. üç kızkardeşi vaat ediyordu antonio'ya. önüne bir kitap koydu antonio'nun. bu kitap, " sadece baba'dan doğan ve dillere destan üç kızkardeşi anlatmaktaymış. adam demiş ki; bu kitabın öğrettikleri ile bir yol ortaya çıkacak sadece kitapta öğretilen bu alet ile onlara ulaşılacaktı.
kitap eski püsküydü, çöpe atsan bakılacak bir halde değilmiş. adam, antonio'un elindeki tüm servet karşılığında bu kitabı ona vereceğini söyledi. antonio bu saçma teklife ilk olarak kayıtsız kalmış. ama adam, bu kızkardeşlerin akla gelinmeyecek serveti ona vereceğini söyleyince antonio sazan balığı gibi atlayıvermiş teklife.
bu alışverişten sonra, adam sırra kadem basmış. bizim antonio almış kitabı başlamış okumaya. kitaptaki lisan oldukça farklıymış. bu dünyadan değilmiş sanki.
işte o gün rastladım ona. neredeyse açlıktan nefesi kokmuş. bir lokma ekmeğe muhtaç bir halde. ben de dilenci zannettim de bir şeyler vereyim dedim.
- ben dilenci değilim. al şu paranı. al voltanı
+ kusura bakma harap gözküyorsun. senin için yapabileceğim bir şey var mı?
parasız ama gururluydu antonio:
- istemem, ben bana yeterim.
+ yemek ısmarlayım, hiç iyi görünmüyorsun.
güç bela götürdüm onu bir lokantaya. öyle bir yemek yiyordu ki tokum diyen acıkır. o zaman bana anlattı hikayesini. kitabı görmek istedim. evi dediği harabeye doğru yola koyulduk. kitabı aldı ve bana gösterdi sayfaları. bir şey dikkatimi çekmişti. yapılması gereken o alet bir saate benziyordu. benimde cebimde yolluk biraz para vardı. oturup yaptık. bir halta yaramadı. akla gelen tüm saat türlerini denedik. elimizde beş kuruş para kalmadı. birde dolu dolu saat...
gittik sattık bizde. o konuda yüzümüz biraz güldü açıkçası. hem ben paramı geri çıkarttım hem de antonio saat tacirliğine ilk adımı attı. şu an ortalama durumdaydı antonio. kitabın kopyasını çıkarıp bana verdi. o gün bugündür çözmeye çalışıyorum kitabın dilini.
var olmayan kitabın var olan bir bölününden
antonio'da bu işle meşguldü. babasından ona hayli miktarda mal, mülk ve servet kalmıştı. güzel yiyordu parayı. ta ki....
tuhaf bir adama rastlayana kadar. üç kızkardeşi vaat ediyordu antonio'ya. önüne bir kitap koydu antonio'nun. bu kitap, " sadece baba'dan doğan ve dillere destan üç kızkardeşi anlatmaktaymış. adam demiş ki; bu kitabın öğrettikleri ile bir yol ortaya çıkacak sadece kitapta öğretilen bu alet ile onlara ulaşılacaktı.
kitap eski püsküydü, çöpe atsan bakılacak bir halde değilmiş. adam, antonio'un elindeki tüm servet karşılığında bu kitabı ona vereceğini söyledi. antonio bu saçma teklife ilk olarak kayıtsız kalmış. ama adam, bu kızkardeşlerin akla gelinmeyecek serveti ona vereceğini söyleyince antonio sazan balığı gibi atlayıvermiş teklife.
bu alışverişten sonra, adam sırra kadem basmış. bizim antonio almış kitabı başlamış okumaya. kitaptaki lisan oldukça farklıymış. bu dünyadan değilmiş sanki.
işte o gün rastladım ona. neredeyse açlıktan nefesi kokmuş. bir lokma ekmeğe muhtaç bir halde. ben de dilenci zannettim de bir şeyler vereyim dedim.
- ben dilenci değilim. al şu paranı. al voltanı
+ kusura bakma harap gözküyorsun. senin için yapabileceğim bir şey var mı?
parasız ama gururluydu antonio:
- istemem, ben bana yeterim.
+ yemek ısmarlayım, hiç iyi görünmüyorsun.
güç bela götürdüm onu bir lokantaya. öyle bir yemek yiyordu ki tokum diyen acıkır. o zaman bana anlattı hikayesini. kitabı görmek istedim. evi dediği harabeye doğru yola koyulduk. kitabı aldı ve bana gösterdi sayfaları. bir şey dikkatimi çekmişti. yapılması gereken o alet bir saate benziyordu. benimde cebimde yolluk biraz para vardı. oturup yaptık. bir halta yaramadı. akla gelen tüm saat türlerini denedik. elimizde beş kuruş para kalmadı. birde dolu dolu saat...
gittik sattık bizde. o konuda yüzümüz biraz güldü açıkçası. hem ben paramı geri çıkarttım hem de antonio saat tacirliğine ilk adımı attı. şu an ortalama durumdaydı antonio. kitabın kopyasını çıkarıp bana verdi. o gün bugündür çözmeye çalışıyorum kitabın dilini.
var olmayan kitabın var olan bir bölününden
devamını gör...