zaman tüneli
her köyde lakabı deli olan bir insanın olması
devamını gör...
ocakta yemeğim kaldı
13 yıl boyunca duyduğum fix söz. devamına da şunu eklerlerdi; tam yemeği koydum tüp bitti, şansa bak....
abla ne şansı? yemeği koyunca bitecek zaten, koymasan bitmezdi...diyemiyorsun tabi, desen mavi ekran olacak aplam...
abla ne şansı? yemeği koyunca bitecek zaten, koymasan bitmezdi...diyemiyorsun tabi, desen mavi ekran olacak aplam...
devamını gör...
dönersen ıslık çal
dönersen ıslık çal
senaryosunu nuray oğuz
yönetmenliğini orhan oğuz'un üstlendiği 1 saat 40 dakikalık 1992 yapımlı türk dram filmi.
filmin konusuna gelmeden önce filmde yapımcı memduh ün'ün de birkaç dakika oynaması filme bir hava ve güç katıyor, bunu söylemeden geçemeyeceğim.

serserilerden kaçan bir travestinin barmenlik yapan cüce ile tanışmasını, cüce onu kurtardıktan sonra eve gitmelerini, onu başta kadın sanıp sonra travesti olduğunu görünce ne kadar öfkelendiğini, ama daha sonra nasıl yumuşadığını anlatır.
bu film dışlanan iki insanın nasıl bir araya gelip birbirlerini dışlamadan yaşamanın ne demek olduğunu gösterir. birisi yaptığı meslek yüzünden dışlanır, birisi fiziksel özellikleri yüzünden. ama ikisi de insandır.
travesti olan dayak yer, tacize uğrar, cüceye ise dayak atmazlar ama kısa diye bindiği taksinin sürücüsü bile gizlice güler.
filmin diğer önemli noktası şuydu kendin olduğunda dışlanmak
kendisi olan herkes farklılıklarından dışlanıyordu. cüce boyunu uzatmak istiyor, travesti artık "normal" bir insan olmak istiyordu.
spoiler vermeden evvel tanımımı burada bitiriyorum, mutlaka izleyin.
en etkilendiğim sahnelerden bazıları; cücenin boyunu uzatmak için çare araması, bir oda dolusu balon/ top almasıydı. travestiye gizlice o uyurken anahtarı verdiği sahne bile dokunan bir sahneydi. filmin en vurucu sahnesi ise sona saklamışlar, travesti ancak filmin sonunda kendisi olabildi, topları boca etti, insanların dikkatini dağıttı ve peruğu fırlattı.
fikret kuşkan büyük oyuncusun abi.
cüce travestiyi ziyarete gittiğinde travestinin bornozla sigara içtiği sahne iyiydi. mimikleri ve duygusu geçmişti.
senaryosunu nuray oğuz
yönetmenliğini orhan oğuz'un üstlendiği 1 saat 40 dakikalık 1992 yapımlı türk dram filmi.
filmin konusuna gelmeden önce filmde yapımcı memduh ün'ün de birkaç dakika oynaması filme bir hava ve güç katıyor, bunu söylemeden geçemeyeceğim.

serserilerden kaçan bir travestinin barmenlik yapan cüce ile tanışmasını, cüce onu kurtardıktan sonra eve gitmelerini, onu başta kadın sanıp sonra travesti olduğunu görünce ne kadar öfkelendiğini, ama daha sonra nasıl yumuşadığını anlatır.
bu film dışlanan iki insanın nasıl bir araya gelip birbirlerini dışlamadan yaşamanın ne demek olduğunu gösterir. birisi yaptığı meslek yüzünden dışlanır, birisi fiziksel özellikleri yüzünden. ama ikisi de insandır.
travesti olan dayak yer, tacize uğrar, cüceye ise dayak atmazlar ama kısa diye bindiği taksinin sürücüsü bile gizlice güler.
filmin diğer önemli noktası şuydu kendin olduğunda dışlanmak
kendisi olan herkes farklılıklarından dışlanıyordu. cüce boyunu uzatmak istiyor, travesti artık "normal" bir insan olmak istiyordu.
spoiler vermeden evvel tanımımı burada bitiriyorum, mutlaka izleyin.
en etkilendiğim sahnelerden bazıları; cücenin boyunu uzatmak için çare araması, bir oda dolusu balon/ top almasıydı. travestiye gizlice o uyurken anahtarı verdiği sahne bile dokunan bir sahneydi. filmin en vurucu sahnesi ise sona saklamışlar, travesti ancak filmin sonunda kendisi olabildi, topları boca etti, insanların dikkatini dağıttı ve peruğu fırlattı.
fikret kuşkan büyük oyuncusun abi.
cüce travestiyi ziyarete gittiğinde travestinin bornozla sigara içtiği sahne iyiydi. mimikleri ve duygusu geçmişti.
devamını gör...
kendimizi hafiflemiş hissetmemizi sağlayan şeyler
(bkz: hipnoz klişeleri)
devamını gör...
değerini kaybedince anladığımız bir şey
(bkz: ölürken hissedilecek duygu)
devamını gör...
her köyde lakabı deli olan bir insanın olması
kendi gibi olmayana deli diyen bir topluluk içinde normal bir durumdur.
devamını gör...
bekarlığında kazanova olan erkek evlenince durulur mu sorunsalı
kazanova hafızam beni yanıltmıyorsa birlikte olduğu bazı kadınlara ödeme de yapmış bir karakter. yani sadece bir kadının peşinden koşmak ve onu elde etmek gibi bir motivasyonu olan biri değil.
bu açıdan bakarsak bir kadının peşinden koşup sonunda onu elde edince (evlilik) bu evlilik onu arayışının sonuna geldiğine ikna eder mi sorusunun cevabı bence etmez olur zira aşırı kadın düşkünü erkelerin psikiyatrik bir arka planı olan dertlerden muzdarip olduğuna inanıyorum.
bir şekilde bir şeyi tatmin etmeye çalışıyor olduğu için psikiyatrik durumu değişmeden davranışı da değişmez gibi geliyor.
bahsi geçen kazanova kıvanç tattlıtuğ veya brad pitt gibi biri olduğu için aşırı talep gördüğü için kazanova olarak etiketlenmişse bu farklı bir durum.
bu durumda da alışmış kudurmuştan beterdir diyorum. olay sadece seks değil ilgi manyağı olmanın narsizme dönmesi.
düşünüyorum, hiçbir şey yapmadan bile kadınlar sizinle olmak için birbirinin üstüne basıp tırmanıyorsa bundan vazgeçmek çok zor olmalı.
hamdi olsun böyle dertlerimiz yok.
bu açıdan bakarsak bir kadının peşinden koşup sonunda onu elde edince (evlilik) bu evlilik onu arayışının sonuna geldiğine ikna eder mi sorusunun cevabı bence etmez olur zira aşırı kadın düşkünü erkelerin psikiyatrik bir arka planı olan dertlerden muzdarip olduğuna inanıyorum.
bir şekilde bir şeyi tatmin etmeye çalışıyor olduğu için psikiyatrik durumu değişmeden davranışı da değişmez gibi geliyor.
bahsi geçen kazanova kıvanç tattlıtuğ veya brad pitt gibi biri olduğu için aşırı talep gördüğü için kazanova olarak etiketlenmişse bu farklı bir durum.
bu durumda da alışmış kudurmuştan beterdir diyorum. olay sadece seks değil ilgi manyağı olmanın narsizme dönmesi.
düşünüyorum, hiçbir şey yapmadan bile kadınlar sizinle olmak için birbirinin üstüne basıp tırmanıyorsa bundan vazgeçmek çok zor olmalı.
hamdi olsun böyle dertlerimiz yok.
devamını gör...
rte nin kutlamaları vahdettin köşkünde yapması
cumhuriyete kafa tutmaktır.
manidardır..
manidardır..
devamını gör...
kafası yastığa değer değmez uyuyabilen kişi
benimdir. uzun yıllar aynı odayı paylaştığım ablam ve şimdi de eşim başım yastığa değmeden uyuduğumu da söylerler.
devamını gör...
bekarlığında kazanova olan erkek evlenince durulur mu sorunsalı
ilk çatlaktan sızabilir.
devamını gör...
bekarlığında kazanova olan erkek evlenince durulur mu sorunsalı
çok sevdiğine eminsen değişebilir. aldatmak karaktersizliktir. eğer karakterine ve sevgisine güveniyorsan evlenirsin..
devamını gör...
karısını şapka sanan adam
kitabın adına bakarak denemek istedim. beklentim çok başkaydı ancak gerçek hikâyelerle karşılaşmak çok ilgi çekiciydi. beyindeki minicik şeyler ne hasarlara yol açıyor, bunu görebilmek çok ilginç. içinde terimlerin fazlaca bulunması ve aslında kendi alanına yazılmış olmasına rağmen, uç noktaları bilmeyenleri de çekebilir.
devamını gör...
zaten olması gereken şey
pek takdir edilmeyen hatta bazen yerilen davranışlar, durumlar, düşüncelere verilen bir sıfata sahip şeyleri tanımlarken kullanılan söz.
genelde, hayatında iyi giden şeylerin değerini bilmeyen kimselerin kullandıkları sözlerdendir. iyi şeyleri, "zaten olması gereken şey" olarak damgalamak onların gidemeyeceği, yok olamayacağı ve hayatın normali olduğunun düşünülmesine sebep olur. nihayetinde insanın hayatındaki "iyi" şeyler sekteye uğradığında kişinin sarsılmasına sebep olur.
iyi şeyleri övmek ve kollamak gerekir. "zaten olması gereken bu" diyip çöpe atmak değil.
genelde, hayatında iyi giden şeylerin değerini bilmeyen kimselerin kullandıkları sözlerdendir. iyi şeyleri, "zaten olması gereken şey" olarak damgalamak onların gidemeyeceği, yok olamayacağı ve hayatın normali olduğunun düşünülmesine sebep olur. nihayetinde insanın hayatındaki "iyi" şeyler sekteye uğradığında kişinin sarsılmasına sebep olur.
iyi şeyleri övmek ve kollamak gerekir. "zaten olması gereken bu" diyip çöpe atmak değil.
devamını gör...
tüpçü
yaz günü, sanırım ağustos, günlerden pazar ve ramazan... çocukları yaylaya göndermişim, evde tekim, buzzzzzz gibi tuborg'u açmış pc de müzik dinliyorum, tek tatil günüm, kapalıyım. ikinci yudumda bir telefon; merhaba, benim tüpüm bitti, getirebilir misiniz? hanımefendi bugün pazar, kapalıyız...ya lütfen ocakta yemeğim kaldı, lüffffennn. "dıııııtttttt, dıııttttt" (küfürüm) adres neresi idi? falan filan sok...hmmm benim eve çok yakınmış, tamam getiriyorum. şort atlet çıktım, 2 arka mahalle, asansörsüz 5. kat...kapıya dayandım ama ter içindeyim. hatun; siz bırakın ben takarım, "yalnız yaşayınca insan öğreniyor bu işleri...." ben hallederim deyip girdim mutfağa, mutfakta masanın üstünde yeni açılmış bir "efes" ve tube açık bir pc....ve ramazan...bende iki yudum alıp geldim dedim, yaaaa "beraber içelim o zaman" dedi...bende kayış koptu, conta yandı...
tüp'mü ne tüpü... nasıl takılıyordu bu lannnn... neyse tüpü taktım, kalktım, dolaptan bir efes daha çıkarıp masaya koydu...hayatım bir film şeri.....
afalladım...."ben efes içmem" gibi saçma sapan bir laf söyleyip dış kapının önüne çıktım. parasını getirdi, aldım ve indim aşağı. eve geldiğimde kendimi tekme tokat dövesim geldi... özür dilerim diye bir sms attım...cevap tınneeee.
geri zekalı tüpçüüüüüüüüüüü
tüp'mü ne tüpü... nasıl takılıyordu bu lannnn... neyse tüpü taktım, kalktım, dolaptan bir efes daha çıkarıp masaya koydu...hayatım bir film şeri.....
afalladım...."ben efes içmem" gibi saçma sapan bir laf söyleyip dış kapının önüne çıktım. parasını getirdi, aldım ve indim aşağı. eve geldiğimde kendimi tekme tokat dövesim geldi... özür dilerim diye bir sms attım...cevap tınneeee.
geri zekalı tüpçüüüüüüüüüüü
devamını gör...
bütün dinlerin insan ürünü olduğu gerçeği
dindoşların zoruna giden yadsınamaz acı bir gerçektir. yeryüzünde ne söylendiyse insanlar söyledi ne yazıldıysa insan yazdı. bunun en belirgin kanıtı, kuran'da allah'ın olur olmaz yarattığı her şeye yemin etmesidir: zeytine, incire, atlara, güneş'e, ay'a vb. bir kere yemini insan eder, tanrı değil. yemin eden varlık, yemin edilenden çok daha güçsüzdür. tarafsız bir şekilde üç büyük semavi dinlere bakarsak: yahudilik, yıldız; hristiyanlık, güneş; islam, ay kültü'dür. (bkz: dinler insan ürünüdür)
bunlar, kur'an-ı kerimdeki kalem suresi'nin 15. ayetinde dendiği gibi eskilerin masallarıdır.
ilgili link: celal şengör hoca'mızdan bütün dinlerin insan ürünü birer masallar olduğu gerçeği
bunlar, kur'an-ı kerimdeki kalem suresi'nin 15. ayetinde dendiği gibi eskilerin masallarıdır.
ilgili link: celal şengör hoca'mızdan bütün dinlerin insan ürünü birer masallar olduğu gerçeği
devamını gör...
karısını şapka sanan adam
ilgi çekici nöroloji hastaları hakkında yazılmış mesleki bir kitap . tıbbi terminolojisi olmayan okumakta zorluk çekecektir. ben bir hevesle almıştım yalnız beklentimi karşılamadı. edebi bir kitap değil kesinlikle, sadece meraklılarının okuyacağı tarzda bir kitap .
devamını gör...
terazidere
oradan bir durak daha git (bkz: next station coach station)
devamını gör...


