zaman tüneli

kıskanıyorlar çünkü ölümlüyüz. çünkü her an son anımız olabilir. ölümlü olduğumuz için her şey çok daha güzel ve anlamlı. o halde neden kalan vaktimizi didişmek yerine beethoven ve mum ışığında sevişmek için harcamıyoruz? neyi bekliyoruz?
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bir kere de ayın 15inde param kalsa şaşarım.
devamını gör...

20. ayetinden 25. ayetine olan kısmı

﴾20﴿ hayır (ey insanlar)! doğrusu siz çabucak gelip geçeni seviyorsunuz,
﴾21﴿ âhireti ise bir yana bırakıyorsunuz.
﴾22-23﴿ oysa o gün bir kısım yüzler rablerine bakarak mutlulukla parıldayacak;
﴾24-25﴿ bir kısım yüzler ise o gün insanın belini kıracak bir felâketi sezerek sararıp solacaktır.

şeklinde olan suredir.
devamını gör...

eekeğin şakası yatakta biter der eskiler. ha birde kalkmışın dini imanı olmaz da derler.
devamını gör...

soğuk çorba.

ayranın içine yarma koyuyorlar hani.
devamını gör...

soğutunca, asla ağız yakmayan çorbalara dönüşürler.

kendini yakmayı seveni hiç anlayamadım şu dünyada.
devamını gör...

konya düğün sofralarının yüzlerce yıllık geleneği bir çorbadır. minicik çiçek bamyalarla yapılması ve yağlı kuzu et kullanılması zorunluluktur. bol ekşili ve baharatlıdır. oldukça yağlı bir çorba olması nedeniyle bazıları hiç sevmez, müptelası ise, ankara-izmir-istanbul; yol dinlemez bu çorbayı içmek için konya'ya gider.
devamını gör...

bol limonla gider.
devamını gör...

anadolu'da daha çok, soğuktan üşütmüş hastaları diriltmek annelerce yapılmaktadır. hep alelacele yapılsa da lezzetli olur.
devamını gör...

ortak özellikleri bol yağlı olmalarıdır. ben yalnızca bir kaçını yazayım. her birinin dilimi - damağımı kavurmuşluğu birden fazladır.

1- beyran çorbası
2- etli bamya çorbası
3- tavuklu şehriye çorbası
4- kelle paça çorbası
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

şarkı da şeey olsun..


grup hepsi-olmaz oğlan.

aynen
devamını gör...

sabahattin kudret aksal şiiridir.


ölünün odasını temizliyorlardı. anası, babası, karısı, çoluk çocuğu. kahveden arkadaşları.
gündelikçi kadınlar da gelmişti. kimler yoktu.
ağlıyorlardı, bağırıyorlardı, susuyorlardı.
çığılıklarının yansıması suskuydu, suskularınınki çığlık.

gülüyorlardı gülümsemeden.
yatak çarşaflarını, yastık kılıflarını har vurup harman savuruyorlardı. suya sabuna vuruyorlardı. havalarda uçuyordu bir giysisi.

bir kalemi, bir kâğıdı. anılarını güneşe çıkarıyorlardı.
çirkin aynaları güzel günlerinin. pirelerini, tahtakurularını, bitlerini temizliyorlardı. sesini temizliyorlardı.
gökyüzünü de temizliyorlardı.
bir gün penceresinden baktığı.

buradan
devamını gör...

tabela, kurum ve işletmelerin daha fazla kişi tarafından tanınması için kullandıkları bir araçtır. endüstriyel reklam araçları daha çok günümüzde tercih ediliyor.
tabelasec.com/
devamını gör...

1920/1993 yılları arasında yaşamış türk şair, yazar ve senarist.
felsefe okumuş ve öğretmenlik de yapmıştır.

bu şiirin ilk mısrası senin için yazıldı ikincisini söylerken
bilinmez kimi düşüneceğim
gel de inan şimdi sen aşk şiirine.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


şiirlerinde kent insanlarının gündelik ilişkilerini, saçmalıklarını, çatışmaya varan tartışmalarını ele aldı.
devamını gör...

madem bugün rahmetli kayahan'dan gidiyoruz.

bu kaçıncı çalınışı kapımın
bu kaçıncı sen değilsin başkası
peşimde mazinin ayak sesleri
nelerden vazgeçiyoruz bir düşünsene
kırık kalpler üstüne kuruyoruz bir seyi
bu kalleşlik belki bana yakışmıyor ama
sarı saçlarından sen suçlusun.

devamını gör...

90 nesli ne kadar şanslıymış. bir şimdinin müziğine bak bir de şu güzelim döneme.

devamını gör...

1986 doğumlu amerikalı kemancı.
müthiş bir sanatçıdır.


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

madem şakasına bizi de dahil edin o şakaya görelim ne sohbet dönüyor.
devamını gör...

sık sık bakan vardır ortamda bir de ilk dışında gözünü bile değdirmeyen. ben ikincisiyim. görme duyusunu görüntü kirliliklerine bakıp ziyan etmeye hiç gerek duymam. sevmiyorum mu o zaman duvar neyse o insanda öyledir benim için.
ikincisi olanlar ise hasetli olanlardır. kıskançlıklarını saçma sapan olaylarla kendilerini tatmin etmeye çalışarak giderirler. çoğu şeyi gözünüzün içine bakarak yapmak isterler? komik olmayan olaylarda bile gülme çabaları? dışarıdan, gülünç olduklarından bir haberler. o kadar yoklar ki varlıklarını gözünüzün içine sokmak isterler.
sizin bu küçüklüğünüzün tatlılığını yesinler desem millet açlıktan ölür. ortamın asıl eğlencesi kendileridir benim gözümde. bakmam ama sirk gösterisi yaparlarken de hiç burun kıvırmam. başarı görsem alkışta tutarım gocunmam. (yapmışlığım oldu çünkü basitliğe sabrım çok sınırlı. "çocuklar için de oyunlarınız var mı? yalnız biraz daha kaliteli ve anlamlı olanından? çünkü onlar örtü altını göremez. ve gördüklerini örnek alırlar o yüzden insanlığa hitap etmeli. ne diyorsunuz?" deyince cevap yok. bozulmuş ve yere bakan suratlar var. sonra onların yanına gittim baş hizalarına biraz eğilerek "deminden beri ilgimi çekmeye çalışıyordun çekince yere bakmaya başladınız. -alaylı gülerek - hadi ama o kadar bozuldunuz mu? -ciddiyetle- neyse sen yere düşen insanlığına bakmaya devam et. belki bir gün kaldırmak istersin..." deyip gülümsemeyle ayrılmıştım. birkaç şeyi veya birkaç defa görmezden geldim diye hep geleceğimi sanıyorlar. insan olarak saymadığım için her yaptıklarını yadırgamadım ama keyfimin kahyasının canını sıkarlarsa saymasam da yadırgarım. sevmediğim insanların haddine değil keyfime oynamak. iyi veya kötü hiçbir şeylerinin özellikle duygu ve his olarak etkilemelerine izin vermem. çevremdeki her ayaklı yılanın ağzına en az bir kere vurmuşumdur. ikincide de vurur üçünde tam ikiye ayırır dolayıp koparırım. ben her olayı yüzlerine ve doğrudan söylerken onlar hep arkamdan konuşur ya da ikili oynayarak bir şeyler yapar. o kadar tırsaklar. o yüzden biraz el hareketi yaptım mı üzerlerine alınıp korku duyarlar (çünkü onlar da sabrımın sınanması üzerine dilsiz kalabileceklerini bilir ve bu yüzden hakkı dolmuşsa gidip anneme oynarlar...)halbuki vurmayacağım ama canım nabız yoklamak istemiş olabilir. (: onlar beni düşmanı bellemiş ben ise sevmediğim diyorum sadece. çünkü düşmanlık bile sadece insanlardan edinilir ben bunu bilirim... millete hep olumlu duygular duymak zorunda değiliz ki adi ve şerefsiz tavırlar içine giriyorlarsa bir de? o çekemediğı veya kıskandığı için çekiniyor (gizli yapmaya çalışmalarından belli) ama o tavırlardan çekinmiyor. hiçbirine zerre zararım dokunmadı ya da hiç kötülük yapma amacına da girmedim, iyilik yapma fırsatı bulunca da yapmışımdır yani ben kendimi bilirim ve eminim. açık yerlerinden de vurmamışım vs. ama onlar hakkımda yalan yanlış dedikodu yayar, açığımı yakalamaya çalışır ya da açık yaratmaya vs. eee benim buradaki rolüm ne? kendi hisleri ve bana yansıttıklarının hiçbirinden sorumlu değilim. karşılık vermiyorum hep, görmezden veya duymazdan geliyorum çoğu zaman. onların gerçekten altı olduğum için veya onlar benden daha çok iyi olduğu için değil. benim en fazla düşeceğim seviyeye onlar zirve gözüyle bakar bu yüzden. denk değiliz ve muhatap olmak istemiyorum. insanlıktan ve iyilikten anlamayan insanlar insanlar öyle nankör ve kindarlar ama benim insanlığım var. bu yüzden abartmıyorum, istersem abartmam mı, alasını abartırım. onların kazdığı kuyulardan onlara su vermek tercihim sadece. ben kazmakla da uğraşmam onların alın terine(!) konar tek hamleyle dibi boylatırım. ama yapmak istemiyorum. ve zorlanırsam, çizgilerime inadına inadına basılırsa eşit savaşırız; insanlığımı bir köşeye koyarım. öldürmem süründürüm ben...
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim