zaman tüneli

favori grubum symphony x'in süper davulcusudur. ayrıca yine önemli bir abd'li progressive metal grubu olan redemption'ın 2003 çıkışlı ilk albümünde de bateristlik görevini üstlenmiştir.

ilk dinleyişte pek etkilemeyebilir ve bunun asıl sebebinin kendisinin kompozisyonlara uygun davul partisyonları yazıp çalması olduğu kanısındayım; kompozisyonel davul yazımında metal dünyasındaki en iyi isimlerden biri olduğunu düşünüyorum jason'ın. yani çok teknik ve kabiliyetli bir bateristtir kendisi ama yetenek şovu yapmaz yerli yersiz; sadece parçaların uygun yerlerinde hünerlerini gösterir kendisi.

symphony x'in 1994'te çıkan ilk albümünden 2015'te çıkan son albümüne, sadece 1998 çıkışlı twilight in olympus haricindeki tüm albümlerinde baget sallayan kişidir; grup da halen aktif ve yeni bir albüm bekliyoruz syx'ten ve bunda da rullo'yu dinleriz bir aksilik olmazsa. bu arada kendisi kişisel sebepler gerekçesiyle tio albümünde yer alamamıştır. isonrasında ise v: the new mythology suite albümüyle gruba (iyi ki) geri dönmüştür 2000'de. 2013 senesinde bir kalp krizi geçiren isin, iyileştikten sonra kısa süre içinde sahnelere (ve stüdyolara) geri dönmüştür. bu arada, symphx'in 1998'deki albümde davulculuk görevini üstlenen thomas walling geçen sene vefat etmiştir. rip.

jason rullo'nun çok "precise" bir davulculuğu yoktur aslında. yani kendisi bir makine/robot kadar kusursuz çalamamaktadır. lakin, çok enerjik bir bateristtir ve kendisini canlı kayıt videolarında izlemek heyecan ve zevk verir. adeta kompozisyon yazdığı ve ataklarıyla süslediği ritimleri ve kompleks davul atraksiyonları kesinlikle ilgi celbedicidir. bazen de, ilk dinleyişte fark edilemeyebilecek sofistike ve bir nevi mistik numaralar yapmaktadır rullo. örneğin, v albümündeki evolution (the grand design) parçası, power yönü baskın bir eserdir. burada da düz twin pedal gittiğini düşünürüz kendisinin bazı yerlerde. fakat, dikkatli bir dinlemeyle aslında buralarda ilginç bir aksatma yaptığı fark edilir. ama bunu da parçanın power yapısını bozmadan yapıyordur. düz twinli ritim gerektiğinde ise öyle çalıyordur. dediğim gibi, davulcunun yaptığı bazı şeyleri tam manasıyla anlayabilmek için biraz ekstra dikkat gerekebiliyor.

bana göre en iyi davulcuğunu 2000 çıkışlı v: the new mythology suite albümünde göstermiştir rullo reyiz ama bu biraz da bu albümün, diğer sx albümlerine göre daha labirentsi ve sofistike olmasıyla alakalı bence. yani v'daki şarkı yapıları, bu derece kompleks bir davul yazımı ve icrasını destekliyor diye düşünüyorum. ondan sonra (aslında önce), 1995 çıkışlı, grubun ikinci stüdyo albümü the damnation game'deki dressed to kill şarkısının sonlarında da kendisinin ne derece hünerli bir müzisyen olduğuna da şahitlik edebiliriz. veya 2011 çıkışlı iconoclast albümlerine ismini veren parçanın ortalarındaki kimi atraksiyonları da takke uçurtacak cinsten; burada adeta altyapıdan bağımsız ama uyumlu da olan bir kompozisyon yazmış ve zekice oturtmuş o bölüme jason reyiz.

diğer tüm symphony x üyeleri gibi mütevazı bir insan izlenimi verir. ona buna laf attığına, birilerine sataşıp gündeme gelmeye çalıştığına falan rastlamadım ben şahsen.

baterist, joe mama's food truck ismindeki bir şeyle (yemek aracı) yemek sektörüne de atılmıştır. zaten metal müzikte belli başlı 3-5 grup dışındakiler çok da aman aman para kazanmıyorlar bu sektörden. akıllılık yapmış bence abimiz. kendisine bol kazançlar dilerim bu işte. davul dersi falan da verdiğini okumuştum. zaten gruplar artık konserlerden ve böyle ek işlerle para kazanabiliyorlarsa kazanıyorlar. eskisi gibi, albüm satışlarıyla geçinebilecek metal grupları nadirdir. megadeth gibi büyük grupların bile albüm satışlarından paylarına çok gelir düştüğünü zannetmem. metallica ve iron maiden, bu bağlamda istisnalardır muhtemelen. ama onlar da "zenginliklerini" turnelere borçludurlar. yani albüm ve çeşitli ürünlerin satışından fena sayılmayacak paralar kazanabilseler de asıl konserlerden kazanıyorlardır elbette.

birkaç örnek performansını da bırakayım madem buraya davulcunun:



devamını gör...

son kasasına hayran olduğum scooter modelidir.
-4 zamanlı, tek silindirli soch motor
-7000 dev. 16,8 kw (22,5 hp)güç
-5000 dev. 24,3 nm tork
-tci ateşleme sistemi
-4.3 lcd panel
-akıllı telefon bağlantısı
-tcs ve abs
-yenilenen far ve sinyal tasarımı
gibi pek çok özellikle, canavar gibi bir alet olmuş. tek mesele bayide liste fiyatından bulabilmek.
devamını gör...

18 yaşındaki kızın derdi de beni gerdi.
sanki kıza ayrıl desek bizi dinleyecek.

o şerefsizin 18 yaşındaki kıza kardeş gözüyle bakması gerekir. o kızın da 30 yaşındaki herife abi gözüyle.
birbirlerine başka gözle bakıyorlarsa ikisinin de analarının köyüne* kadar yolları var.

elalemin aptalını ben mi düşüneceğim?
devamını gör...

maskülen duruyor bence ve bu itici yapıyor. ama herkesin kendi tercihi ve hayatı. sadece benim fikrim, bundan hoşlanan erkeklerde mevcut.
devamını gör...

o güzel oluyor da...
saçının bir tarafını (yandan) örükleyen diğer tarafını serbest bırakan kızlar da çok başka oluyor bence.
herkes bu tarzı keşfetmiş değil zannederim.
çok estetik duruyor.
devamını gör...

yok mu içinizde lgbti'ci, seküler, vegan, solcu, feminist, kedi ve cins köpek annesi, ateist, aykırı bir tip...

seve seve basacam nikahı. beni formalitelerle, gereksiz adetlerle uğraştırmayın be gülüm. her cevrinize razıyım.
devamını gör...

hepsi geçici olan şeylerdir. çünkü ne yaparsanız yapın ne kadar halının altın süpürürseniz süpürün, günün sonunda yine de hissedersiniz. kaçışı yoktur hissetmenin. sınırı da yoktur, suçu da yoktur. hissedin arkadaşlar. hissettikçe var oluyoruz çünkü. hissettikçe yaşadığımızı anlıyoruz. dile kolay geliyor hissedin demesi. öyle değil mi? eh ben de işin hissetme kısmından kendi payıma düşeni her zaman fazlasıyla alıyorum.
devamını gör...

cenazede dağıtılan yemeklerin tamamı. pide olur, lahmacun olur ya da ne bileyim pilav üstü et falan olur.
bunun sebebi saydığım yemeklerin alelacele, özensiz yapılmış olması değil. bunun sebebi 9-10 yaşındaki bir pic kurusu. o zamanlar bende aynı yastaydim. uzaktan yakınımizin cenazesine goturmuslerdi beni. neyse cenaze defnedildi sıra taziye evinde yemek yemeye geldi. bu pic kurusu bana "biliyor musun bu yemek ölünün etinden yapılıyor. senin miden bulanır sen bana ver ben yerim" dedi.
bu benim hayatımdaki ilk dolandirilma hikayemdir aynı zamanda. yıllar yıllar geçti eşek kadar adam oldum hala taziye evinde yemek yiyemiyorum. asla da yemem.
devamını gör...

düşmeyen üç elmalar, çıkılamayan kerevetler, önce den bir varmış bir yokmuş derdik şimdi bir yokmuş hiç yokmuş diye başlıyoruz masallara. kralların enflasyon karşısında iflas etmiş ülkeleri ve icralık şatoları var. başlık parasına satılan prensesler, evde kalmış fakir prensler, yazsam bitmez bu hikaye.
devamını gör...

hiç nişan alışverişinde ayrılan bir çifte sahip romantik komedi filmi gördünüz mü? genelde nedimelerden ya da best man biri ile aldatma olur falan filan. niye herşey bu kadar zor ve komplike ülkemizde.
devamını gör...

halk arasında " yatta geber" ile desteklenecek yapısı vardır.
devamını gör...

allah b.. versin diyebileceğimiz bir uygulama kullanıcısıdır. derdin ne ? adam eve kadar gelmiş,istiyor yoksa ne işi var orada ve sen buna istinaden bak emin misin manyağın tekiyim sana böyle şeyler içirir yediririm mi demek istiyorsun son bir defo olarak ? neyse çok sinir oldum, bol şekerli bir kahve içeyim yapanlara inat.
devamını gör...

tam olarak deliye benzemiyor. akıllı cümleler kuruyor. bilgisini de konuşturuyor. arkasında israil'in olduğunu düşünüyorum bazen. bir şeyler deniyorlar.
devamını gör...

niye uzun yaşamak ister insan ? herşeye sahip olan biri ister mi bu kadar uzun süre yaşamayı? tanrı seviyesine gelmek istemesinden mi acaba yoksa ego mu işin içine giriyor ? ne bileyim uzatmalarda 70-80 iyidir prostat sorunu yaşamadan.
devamını gör...

fantastik şarkıcı dimash kudaibergen'in belli evrensel mesajlar verdiği epik parçasıdır. şarkının kompozitörü de kendisiymiş. adam yardırıyor, durduramıyoruz efenim.

devamını gör...

hücresel bazda gerçekleşmediği sürece botoks ve benzeri şeyler dış görünüşü değiştirir yaşlanmayı önlemez sadece kozmetik açıdan daha az görünür kılar. hücresel bazda ise dr. david sinclair ve ekibi uzun yıllardır bu konuda en etkin çalışmaları yapanlardan ve bazı sonuçlara ulaşanlardan birisi, araştırabilirsiniz. ben birkaç video bırakayım;


devamını gör...

vizelere son dört gün ve ben daha başlamadım bile çalışmaya
devamını gör...

.
devamını gör...

kimse ilk çekini yazdırmak istemez. ama ilk çek yazıldıktan sonra kimse diğer çeklerini ödemek istemez..
devamını gör...

herkes cennete gitmek istiyor ama kimse ölmek istemiyor benzeri söz.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim