zaman tüneli

kırık ve arızalı biri değilsen asla bu işlere bulaşma. fakat kırık , arızalı , suyun akışını tersine çevirmek isteyen , akıntıya kürek çeken , çıkmaz sokaklara , girilmez tabelası olan caddelere özellikle girip oraları doloşmak isteyen , öküzün altında buzağı arayan ve bulan biriysen de bu sefer seni çantacı , faturacı ve ya hocanın çocuğunu her gün okuldan alan bir şoför yaparlar.


zira bu ülkede ilk defa üniversite açıldığında devletin başında askerler olduğu için o askerlerin çocukları üniversitelere akademisyen olarak doluştular. ve dolasıyla askeri hiyerarşi hala devam ediyor üniversitelerde. emir komuta zinciri , senelerce uğraştığın tez için " ıııh bu olmamış bugün git yarın gel " kafası hala devamke.

bi de zaten teze onay veren tiplemeler, o konuda ve ya kendi sahasında ölene kadar tek uzman olarak yaşamak isteyen insanlar genelde. tabi ki istisnalar var ama çok az. "bu adam beni geçsin , herkesi geçsin , bilimin , felsefenin , düşüncenin önü açılsın" diyen kişiler bekliyorsanız karşınızda azcık nah derim işte o işe. ve ya nazikçe çok beklersiniz diyeyim.
devamını gör...

kendisini 'teleny' adli eserinde detaylica tasvir ettiğini dusundugum ünlü oyun ve roman yazarı.
devamını gör...

mesela bizim "hababam sınıfı"kült bir film serisidir. bu filmler gişede iyi tahsilat yapamadılar belki ama tv de, yüz kere de izlense izleyiciye aynı hissiyatı veren ve sıkmayan kendine has bir havası var, bizden ,tanıdık çünkü. sonradan çekilen benzerleri ve asla yerini tutamayacak olan bir oyuncu kadrosuna sahiptir. her karakterin ayrı bir yeri ve önemi vardır halk için. naçizane tavsiyem pek bilinmese de tunç okan'ın "otobüs "filmi de iyi filmdir. bizim "kült" film listesine girecek filmdir, bence ama.
devamını gör...

'vera veya nihilistler' ile birlikte oscar wilde'nin pek duyulmamis eserlerinden.gene de bir dorian gray değil.
devamını gör...


hiç umudu olmayan hiçbir şeyden umudunu kesmez.

tam adı lucius annaeus seneca olan; m.ö 4/65 yılları arasında yaşamış, ispanya doğumlu italya'da ölen romalı düşünür, devlet adamı, oyun yazarı/ stoacı
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kimseyi ilgilendirmemekle birlikte bazılarına dert olmuş hesaptır. ne kadar meraklısınız la allahçılık oynayıp bizi cezalandırmaya. biz cehenneme gidince siz cennette oh çekeceksiniz anlaşılan. sanal zevkinize ket vurmak istemem ama haram-helal /günah-sevap/cennet-cehennem.... bunlar sandığınız gibi olmayabilir. ayrıca gerçek islam da yaşamak istediğiniz/yaşadığınızı sandığınız olmayabilir.
devamını gör...

milliyetçi cephede heyecan yaratan tekliftir. ancak tarafların bir araya gelmesi zor gibi gözükmektedir. eski kırgınlıklar çabuk aşılamaz diye düşünüyorum.
devamını gör...

çünkü yaşadığım ülkede kenevir yasal değildi. başımı belaya sokmamak adına, ben de alkol tükettim.
devamını gör...

minareyi çalan kılıfını hazırlasın sözünü hatırlatmaktadır.
devamını gör...

bir kitabın basılması, kitap baskısı olarak ifade edilir.
devamını gör...

* işareti olarak bilinen sözcük.


asterisk ismi de geç latince asteriscus yani "küçük yıldız"dan gelir.
devamını gör...

demek ki neymiş?
kurallar ve bazı kısıtlamalar lazımmış. yoksa saldım çayıra mevlam kayıra yaparsan sonu böyle olurmuş.
bu iğrenç olaydan sonra bana kalsa o sözlük bozuntusu kapatılmalı. çünkü bunu yapan ne kadar suçluysa buna izin veren daha da suçludur.
sabah sabah çok fena oldum arkadaşlar, bu kadar da insanlık yok olamaz yahu! allah belanızı versin.
devamını gör...

doktora aşamasına gelene kadar oldukça kolay bir yolu var aptal değilseniz. yani ingilizce şart denmiş. e oha yani. lan tabi şart, bunun söylenmesi bile komik geliyor bana. uzun uzun dil belgesi anlatmanın anlamı yok, doktora seviyesine geldiysen ingilizceyi bil bir zahmet. kısaca hiçbir ekstrası yok ingilizce bilmenin. bilmiyorsan kapalı kapılar.

türkiye içi ne yaparsan yap konu "siyasi tanıdık" ve kadro kavgasına dönüyor. elin güçlüyse sorun yok. 4.00 ortalama falan çok bir şey ifade etmiyor. alanın talep ediliyorsa ve iyi tanıdıklar varsa gerisi geliyor. yoksa işler epey zorlaşıyor. imkansız değil ama zor. fizik major olup eğitim bilimlerine tamam demek zorunda kalıyorsunuz.

avrupa için biraz daha rahat. orada tanıdık değil performans önemli. yayın yaptınız mı ve alanınızda yaratıcı bir duruş gösterdiniz mi buna bakılıyor. 5000 sayfa tez vs. komik bulunan şeyler burada. master tezi 80 sf üstü kabul edilmiyor. buradaki handikap doktora ödeneklerinin kesilmesi. o yüzden bir şirket bulmanız gerek araştırmanızı finanse etmesi için ya da okulunuzda kadro finanse edebilen hocalardan birini kafalamanız gerek. her türlü zorlu bir yol. farkındaysanız dil falan demedim. ingilizce ve yerel dili bilmiyorsanız, o iş imkansız.

amerika biraz türk sistemine benziyor fakat zorluklar iki yerin karışımı. ödenek ve yüksek performans şart. burada yüksek ortalama vs seviliyor. avrupa'da masterı 20 üzerinden 12 ile bitirsen alanında tutkuluysan olur o iş fon varsa. amerika'da ortalama vs. giriyor işin içine.

kısaca zor. imkansız değil ama zor. maddi yanı zorluyor. lisans yeni bitirmiş bir öğrencinin buraları görmesi düşük ihtimal. %99 göremez. gören de şanslıdır her açıdan.

bir noktaya gelip de vazgeçmek daha zor diğer yandan. yaşamayı yeniden öğrenmek zorunda kalıyor insan. buraya başka zaman değinirim artık.
devamını gör...

alaçatı’da bir mekanda içip ödediğim hesaptan azdır herhalde.*
devamını gör...

güven vermeyen pizza çeşidi. saydın mı?
devamını gör...

vietnam savaşı sırasında kamboçya'nın abd tarafından bombalanması konusunda sorumlu bulunarak bir dönem savaş suçlusu ilan edilmiş musevi asıllı eski abd dışişleri bakanı , bugün itibarıyla ölmüştür
devamını gör...

en başta filmin ciddi sayıda ve kemik bir hayran kitlesi olmalıdır, filmde geçen replikler diyaloglar bu hayran kitle tarafından dilden dile dolaşmalı ve deyim yerindeyse bir tür fake aforizma niteliği kazanmalıdır, filmin kendi alanında özgün ve benzersiz olması da ayrıca tamamlayıcı bir öğe olarak sayılabilir, pulp fiction bazı sahneleri çok itici olsa da benim açımdan kült bir filmdir.
devamını gör...

her tür ağır ruh hastasının , sapığın, sapkının yazabildiği leş bir ortam olduğu için yıllar önce yazmayı bıraktığım sözlük. hangi başlığı açarsan aç en az 50 tane küfür geliyor mesaj kutuna . misal galatasaray ile ilgili bir şey yazdın hemen fenerlisi , beşiktaşlısı küfür ediyor. siyaset başlığı açsan hemen akplisi , chplisi, pkklısı küfürü basıyor. felsefe yazsan ne dediğini bile anlamayan davarolar doluyor mesaj kutuna. din açsan dinsizi, edebiyat açsan barzosu , sanat kültür açsan görgüsüzü hemen zıplıyor anıra anıra.


velhasıl böyle kan dondurucu iddialarla gündeme gelmesine de pek şaşırmadım doğrusu. özünde böyle bir potansiyeli var çünkü . lakin bu pisliğin sonuna kadar gidecek ve bu rezil ötesi durumu temizleyecek bir yönetimleri olduğunu da hiç sanmıyorum.
devamını gör...

bugün ölüm yıldönümü olduğu için kendimce bir şey yapmak istediğim okuduğum oscar wilde imzalı eser.
türkçe'ye ise piyale perver çevirmiş.
bir sayfa türkçe şiir bir sayfa ingilizce olmak üzere basılmış, ezel dizisinde ramiz dayı'nın okuduğu şiir de bu kitapta yer alıyor. ramiz dayı da şiiri zindanda okuyordu.


oscar wilde, mahkûm edildiği iki yıllık hapis cezasını çekmek için 25 mayıs 1895’te girdiği reading devlet hapishanesi’nden 19 mayıs 1897’de çıktı ve ertesi gün fransa’ya, manş denizi kıyısındaki berneval-le-grand beldesine gitti. reading zindanı baladı’nı burada yazmaya başladı ve daha sonra sevgilisi alfred douglas ile yaşamaya başladığı fransa’daki rouen ve italya’daki napoli şehirlerinde, 1897 sonu itibariyle şiiri tamamladı.
reading zindanı baladı ilk kez ocak 1898’de sadece “c.3.3.” imzasıyla yayımlandı. c.3.3.
mahlası, wilde’ın reading hapishanesi’nde c blok, 3. kat, 3 numaralı hücrede kalmış olmasından gelmektedir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

reading ilindeki reading zindanında bir utanç çukuru vardır orada
o çukurda bir adam yatar, biçare delik deşik olmuş, alevin dişleriyle sardılar onu yanan, kavrulan bir kefene
ve bir isim bile yazmadılar kabrine.
şimdi yatsın orada sessizce
ölüler dirilinceye dek mahşerde:
lüzumu yok gözyaşı dökmenin, ya da beyhude serzenişlerin:
bu adam sevdiğini öldürmüştü, ve bu yüzden de ölmüştü.

ve herkes öldürür sevdiğini
bunu böyle bilin, kimi hazin bir bakışla öldürür, kimi latif bir sözle, korkaklar öperek öldürür
yürekliler kılıç darbeleriyle!
devamını gör...

çok şükür. pespaye kılıklı kadın sayısında ciddi bir oranda azalış görüyorum istanbul'da. resmen yeniden doğmuş gibiyim. insanlar daha geniş kitlelere hitap edecek gibi giyiniyor. etekten vazgeçmeyenler var canımsınız.

değişik değişik kotlar. bişiler.

renk renk kızlar. büyüleyici.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim